Sayı 36|EYLÜL 2008    Anasayfa | Blog | Kurumsal | Forum | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

DUYURU!

Gazeteciliğe

hevesli misiniz?

İndigo Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır. Detaylı Bilgi

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Sonbahar

Yazar: Yasin Sarı


Zamanla Dans

Yazar: Fehmi Özçelik


Ahh Sevgili Aşkın Çok Güzel

Yazar: Hale Karaarslan

 

 

 

 

 

 

Yazar: Zuhal Keresteci

Merakla Beklenen Seçim Kampanyaları

Türkiye yeni bir seçim sürecine giriyor. Siyasal iletişime ilgi duyan herkesin merakla beklediği ise yeni seçim kampanyaları.

Bazı siyasal partilerin bayrakları asılmaya başlandı. Özellikle büyük kentlerde konvoy halindeki araçlar göze çarpıyor. 3 Kasım seçimleri öncesinde çok konuşulan Cem Uzan ise yine televizyonlarda iddialı söylemlerde bulunuyor. “Ben söyledim, onlar yaptı” diyerek iktidar partisine karşı negatif bir kampanya yürüteceğinin sinyallerini veriyor.

Siyasi partiler her ne kadar politik pazarlama kavramından hoşlanmasalar da gerçekte politik pazarlama tekniklerini kullanıyorlar ve bu teknikler seçim sonuçlarını önemli ölçüde etkiliyor. Peki, politik pazarlama nedir?

Michel Bongrand’a göre politik pazarlama, bir adayın potansiyel seçmenlerine uygunluğunu, adayı en yüksek sayıdaki seçmen kitlesinin ve bu kitledeki her bir seçmenin tanımasını sağlamak, rakiplerle ve muhalefetle farkını yaratmak, en az araçla bir kampanyayı kazanmak ve gerekli olan oy sayısını elde etmek için kullanılan tekniklerin tümüdür.

Ülkemizde politik pazarlama uygulamalarının ilkini 1950 seçimlerinde Demokrat Parti’nin seçim kampanyası için kullandığı “Yeter! Söz Milletindir” afişi oluşturmaktadır. Önemli bir güce ve hatırlanma oranına sahip olan bu slogan, halkın özlemine cevap vermesi açısından da büyük bir etkiye sahip olmuştur. 1977 yılında Adalet Partisi’nin ilk kez bir reklâm ajansıyla çalışmasıyla siyasal kampanyalarda profesyonelleşme sürecine girilmiştir. Radyo yayınları, basılı iletişim araçları ve afişlerle geniş kitlelere ulaşılmıştır. Kasım 1983 Seçimleri ise, dev posterler, bayraklar, ses ve görüntü bantları, büyük boy ilanlar ve yaygın olarak kitle iletişim araçlarının kullanıldığı lider odaklı kampanyalara sahne olmuştur.

Lider odaklı bir başka kampanya da Cem Uzan ve Genç Parti için Ali Taran’ın hazırladığı kampanyadır. Cem Uzan’ın nasıl bir lider, Genç Parti’nin de nasıl bir parti olduğu elbette ki tartışılabilir. Ancak şurası bir gerçektir ki, Türkiye tarihinde ilk kez bu derece başarılı bir pazarlama kampanyasına tanık olmuştur. Siyaset sahnesinde ilk kez yer alan ve seçimlere çok kısa bir süre kalmışken çalışmalara başlayan bir partinin %7.25 oranında oy alması büyük başarıdır.

3 Kasım 2002 Genel Seçimleri öncesinde gündemi alt üst eden bu uygulamalara bakarak kampanya hazırlığı içerisinde olan siyasi parti ve kampanya yöneticilerine bazı ipuçları verilebilir:

 

1- Lider ve milletvekillerinin konuşmalarının uzmanlar tarafından hazırlanması,

2- Mitinglerde dinleyicilerin soru-cevap yöntemiyle etkileşime zorlanması,

3- “Ant” içmek milliyetçilik duygularını canlı tutmaktadır. O nedenle anda benzer söylemlerin konuşma metinlerinde yer alması,

4- Kitle iletişim araçları özellikle de televizyondan etkin biçimde yararlanılması,

5- Mitingler en etkin siyasal parti çalışmalarından biridir. O nedenle mitinglere ağırlık verilerek seçmenle yüz yüze iletişim kurulması,

6- Teknolojik gelişmeler (özellikle de internet ve GSM)’den yararlanılması,

7- Lider konuşmalarının süresi bakımından iyi ayarlanması, çok kısa veya çok uzun konuşmalardan kaçınılması,

8- Partinin liderine duyduğu güveni sembolize etmek amacıyla parti liderinin tüm fotoğraflarda yer alması,

9- Milli marşlar toplumun ortak paydalarını oluşturmakta ve halk üzerinde duygusal bir yakınlık hissi uyandırmaktadır. Seçmenin duygularına hitap etmek amacıyla milli marşların kullanılması,

10- Mesajların sade, akılda kalıcı bir şekilde iletilmesi ve sık sık tekrar edilmesi, 

11- Kampanya için ayrılan bütçenin kampanya başarısını etkilediğinin göz ardı edilmemesi,

12- İletilen mesajların seçmenin hedef ve beklentilerine cevap veren nitelikte olmasına özen gösterilmesi kampanya çalışmalarında başarıyı doğuran uygulamalar arasında sayılabilir.


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Zuhal Keresteci, 1981 Edirne doğumlu. 2003 yılında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik bölümünden mezun olduktan sonra Trakya Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümünde “Politik Pazarlama” konulu bir tez hazırlayarak yüksek lisansını tamamladı. Detaylı Bilgi


HABERLER

 

 

Yükselen Yeni Tür; Homo Violents


Her Şeyin Teorisi


İklim Dostu Bir Yaşam


Şifacı Doktor İnci Erkin


Kanser Tedavisinde Akıllı Moleküller


Balinaların Nesli Tehlikede!


İki Kültür Arasında Çocuk Yetiştirmek


Yaratıcı İmgeleme Araştırmaları


Selçuk Erdem: İyi Çocuklar Değiliz Biz!


Okumanın Dinamiği


Nükleer Yayılma


Tiyatro Sporu ve Mahşer-i Cümbüş


Psikiyatrik Suistimalin Bilinmeyen Tarihi


Çocukluk Çağı Sinüzitleri


Barış Kadıköy'deydi 


Merakla Beklenen Seçim Kampanyaları


Tarım ve Hayvancılıkta AB'ye Uyum?


Haydi Türkiye Günde Bir Yumurta


Ayrıştırma


AKM Yıkılsın Mı?

 

denemeler

neyseo

 

KÖŞE YAZARLARI

Uzay Gökerman 

Aydın Olgusu


İdil Soyseçkin

Mayıs Karnesi


Nilay Altın

Sihirli Dokunuşlar 


Burcu Akar

Anne Karnında Başlayan Öğrenilmiş Korkular -I-


Can Duman

Olmak Ya Da Olmamak


Didem Çivici

Her Şey Güzel


Arbil Çelen

Tamam O Zaman


Engin Sezen

Anne Babaların Yapageldikleri Hatalar


Melda Güngül

Ne Yapmalıyım?


Özge Esirgen

Dünya’da Büyümek 


Rüya Yüksel

Sevgiliye Mektup


Özge Gündem

AKM Yıkılırsa Sevgilimi Nerede Bekleyeceğim?


Volkan Burnaz

Burası Ne Kadar Bizsiz


Buse Doğan

Nasıl yani, anlamak için yaşamak, özlemek için yitirmek mi gerekir?


Didem Çivici

Salıncak


Eray Çetinkaya

Zaman Yaşamı Yiyor


Fırat Erdoğan

Kapatılan Köy Enstitüleri ve Açık Olan Okullarımız 

 

 

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  8 Eylül 2008 TSİ 01:00