|
Yazar:
Zuhal Keresteci
Politika
Pazarı
Seçmenin oyuna talip olan siyasi partiler kampanya çalışmalarına başladı.
Başbakan’ın karanfili, MHP’nin Türk bayraklı balonları, Uzan ve Tatlıses
ikilisi, DP’nin “Olmadı Yar” yerine “Nereye Kadar” diyen şarkısı, CHP’nin 60
ilde miting düzenleme planı, kemikle, soğanla ve ekmekle propaganda yapma
yöntemini tercih eden adaylar… İlk izlenimler bunlar, bakalım seçim notları
arasına neler düşecek ileriki günlerde…
Seçim Günlüğü
AKP:
Parti bu kez imaj konusunda daha temkinli
bir çalışma yapacağa benziyor. Özellikle milletvekili adayları için
hazırlanan seçim kılavuzu adayların iletişim tekniklerinden yararlanarak
seçmenle doğru bir temas kurmalarını sağlamaya yönelik. Etkili iletişim
yöntemlerini konu alan kılavuzda partililere birtakım önerilerde
bulunuluyor: El sıkın, omuza şefkatle dokunun, konuşurken ve dinlerken
gözlere bakın, güler yüzlü, tatlı dilli ve içten olun gibi…
Diğer
yandan da parti lideri R. Tayyip Erdoğan milletvekili adayları aracılığıyla
seçmene kırmızı karanfiller gönderiyor. Kırmızı karanfilin kişinin kendine
olan saygısını, güzelliği ve sevgiyi sembolize ettiğini bilerek yapıyor
bunu. “Kendime olan saygımı yitirmedim ve sizi seviyorum” diyor kısaca.
GP:
Cem Uzan yine bir planlanmış ürün
konumunda. 2002 seçimlerinden, şu ana kadar çok farklı bir çizgi izlediği
söylenemez. 2002 yılında miting alanlarına şarkıcı olarak götürdüğü İbrahim
Tatlıses’i bu kez milletvekili adayı olarak tanıtıyor medyaya. Medyanın
gücünden yine etkin olarak yararlanacak gibi gözüküyor. Üzerinde Türk
Bayrağı’nın renklerini (beyaz gömlek ve kırmızı kravat) taşıyarak
milliyetçilik olgusuna atıflarda bulunuyor. Negatif reklam stratejisini
uygularken üzerinde durduğu en önemli nokta ise, AKP’ye oy kaybettirmesi
beklenen terör olayları… Terörü tamamen yok etmekten tutun da, emekliye 14
maaş vermek, mazotun 1 YTL olması gibi tabiri caizse uçuk vaatlerde
bulunuyor.
Kendini
ezilenlerin sesini duyuracak kişi olarak tanımlarken; seçmenin duygularına
da Tatlıses’in gözyaşlarının görüntüsüyle hitap etmeye çalışıyor. Uzan,
reklamın en popüler aktörü olma unvanını koruyor.
MHP:
Klasik bir kampanya dönemine giriş gözleniyor MHP’de. Milliyetçilik olgusu
ön plandaki tek olgu. “Tek başına iktidar” sloganıyla hareket ediyor.
DP:
Seçim şarkısını ilk belirleyen partilerden. “Nereye Kadar” diyecek Ağar’ın
Demokrat Parti’si. Ancak tüm kampanya boyunca hafızlara kazınacak olan
şarkının iktidarı hedef alan sözler içeriyor olmasının bazı seçmenler
üzerinde bumerang etkisi yaratacağını dikkate almadan tercih edilmiş olması
şaşırtıcı.
İlginç bazı propaganda yöntemlerine bağımsız adaylarda da rastlanabiliyor.
Örneğin, Antalya Bağımsız Milletvekili adayı İbrahim Taştan’ın elinde kemik
parçasıyla pazarlara gitmesi ve “Bunlar
yolsuzluktan, yoksulluktan erimiş insanımızın kemikleri. Ben sizden biriyim.
Asgari ücretlinin maaşı en az 2 bin YTL olmalı ki, gelip sizlerden alışveriş
yapsın” diyerek yapmış olduğu benzetme “Reklamın iyisi kötüsü olmaz”
görüşünü bir kez daha hatırlatıyor.
CHP:
2002 seçim kampanyalarında mitinglerin etkinliğinin sık sık gündeme gelmesi
üzerine partinin bu uygulamaya ağırlık verdiği gözleniyor. Bir günde iki
ayrı ilde miting düzenleyecek CHP lideri Baykal. 60 ilde seçmenle buluşmayı
hedefliyor.
***
Önümüzdeki günler çok ama
çok renkli kampanyalara sahne olacak gibi görünüyor. Biraz da birbirine
benzeyen kampanyalara… Bütçeler şimdiden korkunç rakamlarla ifade edilmeye
başlanıyor… Vaatler birbirine benziyor… Liderler birbirine benziyor… Ve
görüşler…
Aslında biraz düşünürsek
eksiğin kampanyalarda değil de partilerin bünyesinde barındığını
bulabiliriz… Günümüzün partilerindeki en büyük eksik bana göre, peşinden
kitleleri sürükleyecek nitelikte bir lidere sahip olmayışıdır.
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Zuhal
Keresteci, 1981 Edirne
doğumlu. 2003 yılında Marmara Üniversitesi İletişim
Fakültesi Gazetecilik bölümünden mezun olduktan sonra Trakya
Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümünde “Politik Pazarlama”
konulu bir tez hazırlayarak yüksek lisansını tamamladı.
Detaylı Bilgi
|