|
Elni

Renkler
Yeşil çimenlerin üzerine
uzanıp, minik avuçlarımla toprak anaya dokunmak ve gözlerimde
pırıl pırıl dans eden "Ki" enerjisini mavi gökyüzünde izlerken,
genişlediğimi, bütünleştiğimi ve huzurun kucağında sonsuz
sevgiyle sarıldığımı henüz küçük bir çocukken böyle ifade
edememiştim. Yaz tatili bittiğinde şehre geri döndüğümüzde yoğun
kirli havayı bir tabaka halinde görür, kötü kokusunu duymaya
başlardım. Çam ağaçlarının kokusunu gözlerimi kapatıp içime
çekerdim. Şehirde renklerin nereye gittiğini kendi kendime
sorardım. Ve içimdeki, doğaya geri dönme duygumla nasıl başa
çıkacağımı bulmaya çalışırdım.
Henüz konuşmayı öğrenmeden
kıyafetlerimi kendim seçtiğimi annem hep anlatır. Bunun nedeninin şimdi
farkına varıyorum, kıyafetlerimi renklerine göre seçmişim.
Hastanede 15-20 gün tedavi gördükten sonra, taburcu olup eve
adım attığımda söylediğim ilk cümle; evimiz ne kadar
renkliymiş... Çok istediğim halde giyemediğim kahverengi kabanın
beni neden rahatsız ettiğini şimdi anlıyorum; rengi...
Her
renk kendi enerjisiyle bizi etkiler. Her rengin kendine özgü
karakteristik bir enerjisi vardır.Kıyafetlerimiz, evimizin
duvarları,koltuklar,nevresim takımımızın renkleri bizi olumlu
veya olumsuz etkiler.Eğer çalışma odanız yada oturma odanızda
uzun süre kalamıyorsanız odalarınızın içindeki renklerini tekrar
gözden geçirin.
Bir oyun oynayalım; kırmızı
ve mavi renklerde kartları masaya koyun, avuçlarınızı kartların
üzerine getirin, kartlarla temas etmeyin biraz mesafe bırakın.
Gözlerinizi kapatın, kırmızı ve mavinin size gönderdiği
mesajları hissetmeye çalışın. Kırmızıdan sıcak, maviden soğuk
duyumlar alacaksınız. Bu bazen tam tersi ya da iki renkte de
aynı duyum olabilir. Metabolizmanız ve o anki enerjisel
yapınızla ilgilidir. Dengede olanı kırmızıdan sıcak, maviden
soğuk duyumlar almaktır. Bu çalışma sonunda benim aklıma ilk
gelen şuydu; küçük renk kartlarıyla bile renk ve enerjisel
olarak iletişim kurup duyumlar alıyorsak; mekanların, giysilerin
yani yaşam alanlarımızın renklerinin bizi ne boyutta
etkilediğini bir düşünün!...
İnsanlarla
bir arada olduğunuzda bazılarından olumlu, bazılarından olumsuz
enerji aldığınızı hissedersiniz. Bu o kişinin aurasının
renkleriyle ilgilidir. Biz, yaşadığımız, düşündüğümüz,
hissettiğimiz her şeyi auramızla dış dünyaya yansıtırız. Var
olan her şeyle enerji alışverişi içinde olduğumuzdan,
birbirimizin auralarından etkileniriz. Doğru aurada olduğumuzda,
içimizdeki potansiyeli daha kolay dışarıya çıkartabiliriz.
Olumlu veya olumsuz auralarla bütün dünyayı, evreni etkileriz.
Biz kendimizi renklerle ifade
ederiz;
Günlük yaşantınızdaki renk tercihlerinizi, o günkü psikolojiniz oldukça etkiler. İhtiyaç duyduğunuz renk
enerjilerini içsel hissettiğinizde, bu duygunuzu dinler ve doğru
renkleri seçerseniz; enerjinizi, auranızı güçlendirirsiniz. Bu
noktada ikili renk seçimlerinde uyumlu renkleri birlikte
kullanmanız çok önemlidir. Renk terapisti olan ve Living Colour
organizasyonun kurucuları Howard-Dorothy Sun çiftinin 8'li renk
çemberinden yola çıkarak;
Kırmızı - Turkuvaz...
Turuncu - Mavi...
Sarı - Mor...
Yeşil - Macenta... ile mutlu
ve uyumludur.
Boş
bir çemberin yarısını yeşile boyayın ve yarısını boş bırakın.
Hızla çemberi döndürdüğünüzde, boş kalan bölümü macenta(pembe)
renkte göreceksiniz. Uzun zaman önce günlük yaşamda renklere
baktığımda hemen yanında, çemberdeki tamamlayan rengini kısa
sürelerle görmeye başladım. Çalışma masamın örtüsünü pembe
yapmıştım, bir an masanın yanında boşlukta harika bir yeşil renk
tonunu gördüm, parlak ve ışıl ışıldı. Heyecan vericiydi.
Bilinçli yapılan
bir çalışma değildi. Siz de biliyorsunuz,
algılarınız açıldıkça duru görülüğünüzle bu tarz deneyimler
yaşamak çok keyiflidir.
Renkler bizim içimizde ve her
birimiz evrene çok özel renklerle mesajlar gönderiyoruz. Yaşamak
güzelliktir! Güzellik içimizdedir!
Renk ve Işıkla.
|