|
Yazar:
Dr. Zehra Berna Arık
Sağlık Haberleri, İstanbul – Haziran 2008
Diabetik Ayak
Şekerin Sinsi Komplikasyonu
Şeker hastalığı (Diabetes
mellitus), görülme sıklığı ve yol açtığı komplikasyonları nedeniyle çok
önemli bir sağlık sorunudur. Yeni tedavi yaklaşımları ve geliştirilen
ilaçlar sayesinde kan şeker seviyesi kontrol altında tutulabildiğinden,
diyabetin ölümcül olan komplikasyonlarından ketoasidoz ve hipoglisemi artık
daha nadir görülmektedir. Diyabet, tedavisi olmayan, ancak iyi bir bakımla
kontrol altında tutulabilen kronik bir hastalıktır. Ancak kan şeker seviyesi
ne kadar iyi kontrol altında tutulsa da, uzun dönemdeki komplikasyonlar
genelde kaçınılmazdır. Hangi komplikasyonun daha belirgin ortaya çıkacağı
kişiler arasında farklılık gösterir. Bunların çoğu kan dolaşımı ile
ilgilidir. Etkilenen organa göre farklı hastalık profilleri ortaya çıkar.
Böbreklerde nefropati, gözlerde retinopati, el ve ayaklarda nöropati veya
diyabetik ayak bunlardandır.
Neden
önemli?
Diabetik ayak ülserleri
ekstremitenin kesilmesine (amputasyonuna) kadar gidebilen ciddi sorunlar
yaratabilmesi bakımından üzerinde önemle durulması gereken konulardandır.
Yapılan araştırmalarda diabetik hastaların yaklaşık %15’inde yaşamlarının
bir döneminde ayaklarında ülser geliştiği gösterilmiştir. Diabet tüm dünyada
en sık ayak amputasyonu sebebidir. Alt extremite amputasyonu uygulanan
hastaların%51’ini diabete bağlı amputasyonlar oluşturur. Amputasyon oranı
ilerleyen yaşla artış gösterir ve erkeklerde daha fazladır. Ayak ülserleri
diabetik hastaların hospitalize edilmelerindeki en önemli nedenlerdendir ve
yüksek oranda morbidite ve mortalite oranının yanısıra hasta ve ailesi için
ciddi problemler yaratır. Hastaların tedavi süresince başkalarına bağımlı
yaşamaları ve tedavinin çok yüksek maliyetli oluşu sosyoekonomik yönden
olumsuz diğer yönleridir.
Neden
oluşur?
Diyabetik ayak
gelişiminin nedeni damar yapısında ve kan kimyasında değişimler ile
periferik sinirlerde bozulmalar (nöropati) olarak üç ana başlıkta
değerlendirilebilir.Birçok faktörün yanısıra bu hastaların ayaklarında yara
gelişmesinin ana nedeni diyabetik nöropatidir. Diyabetik hastalarda nöropati
çok farklı şekillerde ortaya çıkabilirse de, sıklıkla önce ayaklar sonra da
eller tutulur. Genellikle, el ve ayak parmak uçlarında uyuşma ve
karıncalanma hissedilir. Bu sıkıntılar artarak uykudan uyandırmaya başlar.
Uzun zaman sonrasında ayaklardaki uyuşukluk o kadar artar ki, ayakkabıların
ayağı sıktığı, suyun sıcaklık derecesi ve ısıtıcıların yakıcı etkileri
hissedilemez hale gelir. Ayrıca el ve ayaklarda kuvvet kaybı da olur.
Nöropati ilerledikçe ağrı ile birlikte duyu kayıplarının yanında, aldıkları
uyarıların azalması nedeniyle kas erimesi de başlar. Bu durum belirgin
deformitelerle sonuçlanır. Ayaklarda pençe deformitesi oluşur. Böylece aşırı
yük özellikle metakarp denen ayak bölgelerinde yaralar açılmasına neden
olur. Son dönemlerinde ise kas desteğinden yoksun kalan ayak tabanı çöker ve
sallanan koltuğa benzer bir ayak oluşur. Bu hale gelmiş ayakta artık her an
yara açılabilir.
Nasıl
tedavi edilir?
Diyabetik ayak
hastalarındaki yaraların esas tedavisi uygun yara bakımı, doktor uygun
görürse antibioterapi ve gerekirse cerrahi müdahalelerdir. Kan damarlarının
hasarlanması ve bağışıklık sisteminin baskılanması nedeniyle yara iyileşmesi
bu hastalarda zayıftır. Ciltte, bağ ve kas dokusunda ve hatta kemikte
bakteriyel enfeksiyonlar oluşur ve bunlar gangrene dönüşebilir. Zayıflamış
kan dolaşımı nedeniyle alınan antibiyotikler de yaralara yeterince
ulaşamadığından genelde son çare amputasyona gidilir. Son zamanlarda
hiperbarik oksijen, MicroVas gibi yöntemler de denenmektedir. Bu
uygulamaların her hastada mutlaka faydalı olacağı iddia edilemez. Ancak,
diyabetik ayak gibi tıbbın çoğu zaman çaresiz kaldığı konularda bu tür
yöntemleri denemekten başka çare de yoktur.
Önleyici bakım ve kontroller:
Diabetik
ayak konusunda profilaktik (önleyici) uygulamalar da tedavi kadar önem
arzetmektedir. Şeker hastaları durumun bilincinde olarak hergün düzenli
bakım ve kontrolleri yapmalıdırlar. Amputasyonlara kadar giden ciddi ayak
problemlerinden korunmak için şu önerilere kulak vermek önemlidir.
• Ayaklarınızı hergün
inceleyin. Ayaklarınızda kesiler, kızarıklık, şişlik veya tırnak problemi
olup olmadığını kontrol edin. Bunun için ayağınızın altını gösterecek
büyüteçli aynalar kullanabilirsiniz. Eğer birşeyden şüphelenirseniz hemen
doktorunuza başvurun.(Eğer gözleriniz net görmüyorsa birinden yardım
isteyin).
• Ayaklarınızı ılık suyla
yıkayın (sıcak değil!). Böylece günlük yıkamayla ayakları her zaman temiz
tutun.
• Ayaklarınızı yıkarken
hassas davranın. Yıkama için yumuşak -sünger gibi- malzemeler kullanın.
Kurularken de aynı hassasiyeti gösterin ve parmak aralarının kuruduğundan
emin olun.
• Ayaklarınızın
kurumasını önleyin (nemlendirin). Günlük nemlendirici kullanarak kurumuş
derinin kaşınması ve çatlamasını önlemiş olursunuz. Fakat kesinlikle parmak
aralarını nemlendirmeyin. Aksi takdirde mantar enfeksiyonlarına davetiye
çıkarmış olursunuz.
• Tırnaklarınızı dikkatli
ve düz bir şekilde kesin. Çok kısa kesmeyin ki içe doğru uzamasın.
• Sakın nasırları kendi
kendinize tedavi etmeye kalkışmayın. Banyoda cerrahi müdahale yapmayın.
Bırakın bunu doktorunuz halletsin.
• Her zaman temiz ve kuru
çorap giyin ve günlük olarak değiştirin.
•
Yanlış çorap seçiminden kaçının. Sıkı lastik bandları olan (bu dolaşımı
azaltabilir) ve kalın sert (bunlar tam oturmaz ve cildi tahriş edebilir)
çoraplar kullanmayın.
• Yatarken çorap
giyebilirsiniz. Geceleri üşürseniz çorap giyin, ısıtıcı ve sıcak su
torbaları kullanmayın.
• Yanlış ayakkabı
seçiminden kaçının.Tam oturmayan ya da sıkan ayakkabılar sık rastlanan
sebeplerdendir.
• Ayakkabıları giymeden
önce mutlaka içini silkeleyin. Unutmayın ki ayağınızı tahriş edebilecek
küçük taşları hissedemeyebilirsiniz.
• Ayaklarınızı ılık ve
kuru tutun. Yağmur ve karda ıslanmasına izin vermeyin.
• Asla çıplak ayakla
dolaşmayın (hatta evde bile). Ayağınızda yara açabilecek birşeye basabilir
ve farketmeyebilirsiniz.
• Şekerinizi kontrol
altında tutun.
• Sigara içmeyin. Sigara
ayaklarınızın kan dolaşımını kısıtlar.
• Periyodik ayak
muayenesini ihmal etmeyin.
Sağlıklı günler
dileğiyle...
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Zerha Berna
Arık, 1975
Kütahya doğumlu. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp
Fakültesi'nde tıp eğitimi sonrası radyoloji ihtisası yaptı.
2003 yılı itibariyle bir devlet hastanesinde radyoloji uzman
doktoru olarak görev yapmaktadır.
Detaylı Bilgi
|