Sayı 37|EKİM 2008         Reklam | Anasayfa | Blog | Kurumsal | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

DUYURU!

Gazeteciliğe

hevesli misiniz?

İndigo Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır. Detaylı Bilgi

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Sonbahar

Yazar: Yasin Sarı


Zamanla Dans

Yazar: Fehmi Özçelik


Ahh Sevgili Aşkın Çok Güzel

Yazar: Hale Karaarslan

 

 

 

 

 

Yazar: Yrd. Doç. Dr. Leyla Fetihi

Akademik Makale, İstanbul - KASIM 2007

Oyun ve Çocuklar

Süreç mi Sonuç mu?

Bir etkinliğin “oyun” olarak tanımlanabilmesi için, bazı özelliklere sahip olması gerektiğini belirtir. Bu özellikler şöyle sıralanabilir: 

Oyun hoş ve eğlencelidir.

Oyun belli bir amaca ulaşmak için harcanan bir çaba değildir.

Oyun, onu oynayan tarafından serbestçe seçilir, zorunlu değildir.

Oyun, oynayanın etkin katılımını gerektirir. 

Çocuklar, seçimini kendilerinin isteyerek yapmış oldukları etkinlikleri oyun olarak kabul etmektedirler. Ayrıca çocuklar, bir etkinliğin kontrolüne daha çok sahip oldukça, o etkinliği oyun diye adlandırmışlardır. 

Oyun için gereken istek, içten gelir ve oyun dıştan konulmuş katı kurallardan arındırılmıştır. Oyunda önemli olan süreçtir, sonuç değil. 

Eğer bir çocuk, hangi etkinliği yapmak istediğine, o etkinliği nasıl ve hangi türde materyallerle yapacağına kendisi karar veriyorsa ve çocuk oynuyorken, yetişkin için çocuğun etkinliği yaşaması çocuğun o etkinliği güzel ya da çirkin doğru ya da yanlış yapmasından daha önemli ise ancak o zaman çocuğun uğraştığı etkinliğe “oyun” denilebilir.

Çocuklarla oynarken öncelikle çocukların ancak yaparak, deneyerek, yaşayarak öğrendikleri unutulmamalıdır. Çocuk için kalıcı öğrenme deneyimleri, kendisinin düşünüp, karar verdiği, yaptığı ve sonuçlarını kendisinin gördüğü etkinlikler sonucu olmaktadır. Bu düşünüşten yola çıkarak bizler, yetişkinler olarak kendimizi “acaba çocuklarımız bir etkinliği ne kadar doğru ya da yanlış, güzel ya da çirkin yapıyorlar“ endişesinden arındırmaya çalışmalıyız. Unutmayalım ki gelişim, ancak bir deneme yanılma süreci sonucunda oluşmaktadır. Çocukların yaptığı, yetişkinlere komik ya da saçma gelebilecek olan hareketler, onlar için oldukça değer taşıyan, anlamlı ve önemli öğrenme yollarıdır.  

Yetişkinlerin dikkat etmesi gereken noktalardan biri de şudur; Çocuklar deneyerek öğrensinler derken, onları tamamen başıboş bırakalım denmemektedir. Bunun tam tersi olarak onları, sıkı kontroller altında tutalım da denmemektedir. Burada vurgulanmak istenen, çocuklara destekleyici ve kontrolü onlarla paylaşıcı bir ortam sağlamaktır. Böyle bir ortamda, çocukların görüşleri, güçlü noktaları, ilgileri, ihtiyaçları yetişkin için oldukça değerlidir. Burada yetişkin, çocuğu düzenli olarak gözlemler. Amaç, etkinlikler için çocukları zorlamak yerine, onlarla bir arkadaş olarak ilişkiye girmek ve yardıma ihtiyaçları olduğunda onlara destek olmaktır. Önemli olan, çocuklara karşı duyarlı bir yetişkin olmaya çalışmaktır. 

Çocuklara karşı duyarlı bir yetişkinin özellikleri şöyledir:

Çocuklara “duyarlı“ yetişkin, çocukların oyununa katılmak için fırsatlar arar. Çocukların oyununa katılan yetişkin, oyunu değiştirmeye çalışmaz. Önemli olan, çocuklar gibi ve onların hızına uygun olarak oynayabilmektir. 

Çocuklar, ilgilerine, ihtiyaçlarına, yaşadıkları deneyimlere uygunluk gösteren etkinliklerle uğraşmak isterler. Yetişkinin bu konuda duyarlı olması ve çocukların ilgi, ihtiyaç, gelişim düzeylerine uygun etkinlikler sağlanması gerekir. Böyle bir yetişkin tutumu ile çocuğa verilen mesaj şudur; “Senin ilgilerin, ihtiyaçların, bireysel özelliklerin benim için önemlidir.“ 

Duyarlı bir yetişkinle çocuk arasındaki iletişime bakıldığında, konuşmaların, karşılıklı bir alışveriş biçiminde olduğunu görülür. Yetişkinin konuşma miktarı ile çocuğun konuşma miktarı arasında, bir eşitlik, bir denge söz konusudur. Yetişkin, çocuk bir problemle karşılaştığında ona, bu problemi çözebilmesi için zaman tanır. 

Duyarlı bir yetişkin, çocukların başarma duygusunu yaşayabilmeleri için, onlara çok kolay ya da çok zor gelen etkinlikler sağlamamaya çalışır. Yetişkinin bunu yapabilmesi için çeşitli yaş gruplarındaki çocukların gelişim özellikleri ile ilgili bilgisinin olması gerekir. 

Çocuklarla oynarken, önemli olan noktalardan biri de onlarla aynı fiziksel seviyede olmaktır. Onlar yerde oturarak oynuyorlarsa, yere oturup onlarla oynamak, konuşurken, onlarla yüz yüze olup, göz kontağı kurmaya çalışmak gibi. 

Çocuklarla oynarken, onların bize saçma veya garip gelebilecek açıklamalarını, görüşlerini kınamadan, yargılamadan kabul etmemiz önemlidir. Bu kural, çocuklar materyallerle oynarken de geçerlidir. Bize saçma ya da komik gelebilecek bir resim yapabilirler. Ancak önemli olan bir çocuğun herhangi bir etkinliği yaparken yaşadıklarıdır. Bizim için çocukların yaşadıklarının önemli olduğunu, onların yaptıklarını, söylediklerini, kısacası onları oldukları gibi kabul ederek iletebiliriz.

Sağlıklı yetişkinler olabilmeleri için, bugün çocuklarla olan ilişkilerimiz önem taşımaktadır. Yazıda paylaşmaya çalıştığım noktaları, çocuklarla oynarken yerine getirmeye çalışmak, bu yönde atılmış yapıcı adımlardan biri olacaktır. Hep birlikte sağlıklı nesilleri yetiştirmek için el ele verelim.


Kaynaklar:

- Garvey, C. (1977). Play. Massachusetts: Harvard University Press.

- Hohmann, M., Banet, B.& Weikart, D.P. (1979). Young children in action. Ypsilanti, Michigan: The High/Scope Press.

- Mc Donald, B. (1987). Commnication. Extensions, 1(3), 1-8

- Powell, A. (1990). Be responsive. Extensions, 5(2), 1-8Rogers, C.S.&

- Sawyers, J.K. (1988) Play in the lives of children. Washington D.C.:NAEYC.

- Singer, D.S.& Revenson, T.A. (1978). A Piaget primer : How a child thinks. Canada: Penguin Books.

 

Çocuklarla İlişkilerimizde Teşvik Ekim, 2007


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Leyla Fetihi, Marmara Üniversitesi, Okulöncesi Eğitimi Ana Bilim Dalı, Öğretim Üyesidir. Boğaziçi Üniversitesi, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü Lisans derecesi aldı. Boğaziçi Üniversitesi, Okul Öncesi Eğitimi Bölümü Yüksek Lisans derecesi aldı. High/Scope Educational Research Foundation (Ypsilanti, Michigan, A.B.D), High/Scope Okul Öncesi Eğitim Programı eğitimi aldı. Marmara Üniversitesi, Örgütsel Davranış (Organizational Behavior) Bilim Dalı Doktora Derecesi  aldı. leylafetih@hotmail.com


 

HABERLER

Dördüncü Dünyaya İtilen İnsanlık


“Türkiye’de Yapılacak En İyi İş Komisyonculuktur!”


Brüksel Notları


Beyin Dalgalarının Gizemi


Dişi Enerji Yeniden Doğuyor


Fotoğraf Karelerindeki Çocuk!

Beni Affet!


Oyun ve Çocuklar


Tanrının Nefesi "Ozon"


EMDR ile Hayatınıza Yeni Bir Yön


Galata’da Sanat Var!


Korkaklar Aşksız Gömülür


Üçüncü Hareket Yasasına Hazırlıksız Tepkiler


Uluslararası Hegel Kongresi


Umulmayan, İmkansız Değildir


Tasavvuf ve Aşk


Sana Verdiği "Tek Şey" Her An Gidecekmiş Hissidir


Aydınlanma ve Ateş Böcekleri!


Dünyanın En Eski Aşk Şiiri


İstanbul, Ah İstanbul


Düşlerimdeki Yaşam Bolum 4


Mutluluk


Ateş Et Korkak, Yalnızca Bir İnsan Vuracaksın


Teklif


Dönüşüm

 

denemeler

neyseo

 

KÖŞE YAZARLARI

Meliha Başal

Artistlik Yarışmasının Şarkıları


Adnan Çelik

Aşk ve Yalnızlık


Merve Şen

Bulutlar Beyazdır


Tuğçe Karaarslan

Öz


Boran Savran 

Şiir Yazmak Yaşamak Demektir


Didem Çivici

“Tanrı Yağmurdadır” 


Buse Doğan

Gözlerini Gözlerimden Ayırma Hiç


Hale Kararslan

Uçup Gidiyorum


Tuğba Yaman

Hasret


Volkan Burnaz

Ayın Karanlık Yüzü


Eray Çetinkaya

Seni Unuttukça Seveceğim


Burcu Özgeçen

İnsan Olmak


Didem Çivici 

Kapı

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  7 Ekim 2008 TSİ 19:20