|
Yazar:
Yrd. Doç. Dr. Leyla Fetihi
Akademik
Makale,
İstanbul
- KASIM 2007
Çocuklarla İlişkilerimizde Teşvik ve
Önemi
Günlük yaşantımızda
çocuklarımızla birlikteyken şu tür ifadeler kullanabiliyoruz:
“Aferin!”, “Bravo
doğrusu!”, “Harika bir iş becerdin!”, “Süper!” gibi ifadeleri çocuklarla
iletişim halindeyken kullanıyoruz. Pek çok yetişkin, yukarıda sözü edilen
ifadelerin yararlı olduğuna inanarak, bunları sıklıkla kullanmayı tercih
etmektedir.
Kamii’e (1984) göre, bu
tür ifadeler çocuğun neyin doğru, neyin yanlış olduğuna kendisinin karar
vermesi yeteneğinin gelişmesine yardımcı olmaz, çocukta bir tür bağımlılığa
yol açar. Çocukta otorite olarak kabul edilen yetişkinin sürekli olarak
kendisine neyin doğru ya da yanlış, neyin iyi ya da kötü olduğunu söylemesi
gibi bir beklentiye neden olur.
Chandler (1981), Hitz ve
Driscoll’a (1988) göre, eğer otorite kişi çocuğu olumlu yargılayabiliyorsa,
olumsuz da yargılayabilir. Bu durum, çocukta kaygı doğurabilir, bağımlılığa
davet eder, kendine güvenmeye, kendini yönetmeye, kendini kontrol etmeye
olanak vermez.
Brophy’e (1981) göre, bu
tür ifadeler çocuğun kendini değerli hissetme duygusunu yok edebilir ve
çocuğun bağımsızlık mücadelesini olumsuz etkiler.
Ohanian’a (1982) göre, “Senin
dinleyiş şeklini beğendim” gibi ifadeler, çocuklarda öfke duygusuna
neden olabilmekte, ayrıca çocuklar, çok küçük yaşlardan başlayarak bu tür
ifadelerdeki samimiyetsizliği anlayabilmektedirler (Tompkins, 1991).
Hiç bir çocuk her zaman
iyi, her zaman hoş, her zaman akıllı olamaz. Çocuklar kendilerine yöneltilen
olumsuz değerlendirmeleri önlemek için zor işleri denemeye kalkışmak
istemeyeceklerdir (Tompkins, 1991).
Teşvik, harcanan çabaya
veya yapılan işin özelliklerine odaklaşan olumlu bir cevaptır (Tompkins,
1991). Teşvik ifadelerinin özelliklerine baktığımızda; teşvik belirlidir,
örneğin, “Görüyorum ki resminde pek çok kırmızı renk kullanmışsın” gibi.
Burada çocuğun yaptığı resmin belirli bir özelliğinin vurgulandığını
görüyoruz.
Teşvik, bitmiş “ürüne”
değil, “sürece” odaklaşır. Bu noktada şöyle bir örnek verebiliriz; çocuk
öğretmenine bir “uzay gemisi” yaptığını söylüyor. Öğretmen de “Peki uzay
gemisini nasıl yaptın bana anlat” diyor. Bu örnekte öğretmen, kullandığı
ifade ile uzay gemisi yapma sürecine olan ilgisini, çocuğa açıkça belirtmiş
oluyor.
Teşvik çocuklar arasında
“kıyaslamayı” ve “yarışı” önler. Örneğin; merdivenleri çıkmayı öğrenmekte
olan çocuğumuza “Dün, merdivenin üçüncü basamağına kadar çıktın, bugün
tepeye kadar çıktın” şeklinde bir ifade kullanabiliriz. Burada görüldüğü
gibi çocukları birbiri ile kıyaslamak veya bir yarış ortamına sokmak yoktur.
Sadece çocuğun yaptığı şeyin üzerinde durulmaktadır.
Teşvik, çocukları
“oldukları gibi kabul etmektir.” Teşvik aracılığı ile çocuklara
yaptıklarının önemli olduğu ve bunun kendi kişilik değerleriyle hiç bir
ilişkisi olmadığı mesajını verebiliriz. Teşvik sayesinde, çocuklar,
yanlışlar yapabileceklerini ve bu yanlışlıklardan da çok şeyler
öğrenebileceklerini anlayacaklardır. Böyle bir ortamda yetişen çocuk,
ileride risk almaktan korkmayan bir yetişkin olabilecektir.
Çocuklarla ilişkimizde
teşviki kullanma yolları:
Çocukların oyunlarına
katılalım: Yetişkinin, oynamakta olan çocukların oyunlarında rol alması
demek, davranışlarıyla çocuklara, yaptıklarının değerli olduğu ve kendisi
tarafından kabul edildiği mesajını vermesi demektir ki bu da teşviktir.
Çocukların çabalarını ve
yaptıklarını tarif etmelerini sağlayalım: Örneğin; “Ne kadar güzel bir
resim” yerine “Bana resmini biraz anlatır mısın?” ifadesi kullanılabilir. Bu
tür bir ifade yoluyla çocuğu yaptığı resmi anlatmaya yüreklendirmekteyiz.
Burada herhangi bir yargılama yoktur.
Yorumlarımızla,
çocukların yaptıklarını/görüşlerini kabul edelim; Örneğin “Aferin” yerine,
“İlk defa bu yap-bozu doğru yaptığını görüyorum. Gerçekten onun üzerinde
uzun zaman çalıştın” diyebiliriz. Bu tür bir yorum, çocukla yetişkin
arasındaki konuşmayı başlatmada ve sürdürmede olumlu bir rol oynayacaktır.
Geleceğin kendine
güvenen, bağımsız, yardımlaşan, atılımcı yetişkinlerini yetiştirebilmek için
teşviki günlük hayatımızda daha fazla kullanalım...
Kaynaklar:
Brophy, J.E. (1981). Teacher Praise: A functional analysis, Review of
Educational Resarch, 51(1) 5-32.
Chandler, T.A (1981), What’s wrong with sucess and praise?. Aritmetic
Teacher, 29 (4), 10-12.
Hitz, R.,& Driscoll, A. (1988). Praise or encouragement? Young Children,
6-14.
Kamii, C. (1984). Viewpoint: Obedience is not enough. Young Children, 39(4)
11-14.
Tompkins, M. (1991). In praising less. Extensions 6(1) 1-8.

Oyun ve Çocuklar
Kasim, 2007
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Leyla
Fetihi,
Marmara
Üniversitesi, Okulöncesi Eğitimi Ana Bilim Dalı,
Öğretim Üyesidir.
Boğaziçi Üniversitesi,
Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü Lisans derecesi aldı.
Boğaziçi Üniversitesi, Okul Öncesi Eğitimi Bölümü Yüksek
Lisans derecesi aldı. High/Scope Educational Research
Foundation (Ypsilanti, Michigan, A.B.D), High/Scope Okul Öncesi Eğitim
Programı eğitimi aldı. Marmara Üniversitesi, Örgütsel
Davranış (Organizational Behavior) Bilim Dalı Doktora Derecesi aldı.
leylafetih@hotmail.com
|