Sayı 59 | Ağustos 2010                Anasayfa  |  Kurumsal Reklam Arşiv |  Gündem |  Röportajlar |  İndigo Dünya |  İnsan |  Sağlık  |  Kültür Sanat  | Çocuk  |  Eğitim  |  Çevre |  Bilim



 Paylaş


BAĞLANTILARIMIZ

Sinema Life

Nasıl Daha İyi Yaparım?

Mor İnovasyon

Mustep

Sonsuz Us

Satranç Dünyası

Sessiz Bilgi

 

 

Jan Tober ile Bir Görüşme

Röportaj: Rick MARTIN

Büyük üstat öğretmen 2000 yıl önce söyle dedi: "Çocuklara ne mutlu. Bu çocuklar, tüm dünyayı sevgi yoluna döndürecek rehberler olacak."

 

Birçok insan için günümüzün çocuklarında çok özel bir şeyin bulunduğu yeni bir haber değildir. Bu durum bir süredir devam etmektedir. Bu modern çağ fenomeninin öncüleri "öncülerinin" yirmi yıl gibi uzun bir zaman önce dogmaya başladığını söyleyenler var. Gordon Michael Scallion gibi fütüristler yıllardır onların gezegenimize gelişinden söz etmekteydi, ve Scallion onları Mavi Çocuklar olarak isimlendirmekteydi. İnsan bedeninin aurasını görme yeteneğine sahip Nancy Ann Tappe ise onlara indigolar adini vermişti.

 

Bu "süper çocukların" mevcudiyeti ne anlama geliyor? Onların mesajları ne? Şimdi burada olmalarının amacı ne? Bu sadece hayal ürünü bir fikir mi, yoksa bir realite mi? İndigolar nedir, ve onları İndigo yapan nedir?

 

Bu görüşmeyi ayarlamak birkaç ay aldı, ama en sonunda bu büyüleyici konuyu ele alan "İndigo Çocuklar" adlı çok ilgi çeken kitabın iki yazarından biri olan Jan Tober ile görüşebildim. İndigo Çocuklar bence her ana babanın, öğretmenin ve okul yöneticisinin okuması gereken bir kitap. Eğer sizin de ele avuca sığmaz, "çok hareketli bir çocuğunuz varsa, eğer sizin çocuğunuza da Dikkat Eksikliği (ADD) ya da hiperaktiflik (ADHD) teşhisi konmuşsa, o zaman bu kitabı mutlaka okuyun! O her kütüphanede bulunması gereken bir kitaptır.

 

Kuşkusuz, bir buçuk saatlik görüşme sırasında bu konuyu ancak yüzeysel olarak ele alabildik. Ama, eğer siz dünya için hiçbir umudun olmadığını düşünüyorsanız, bu öykü kesinlikle size umut ve cesaret verecektir! Şimdi Jan Tober ile bu olağanüstü, merak uyandırıcı, güçlü, kışkırtıcı ve sık sık da sabır tüketici “yaşlı” çocuklar konusunu konuşalım.

 

Martin: Temel bir tanımlamayla başlayalım. İndigo Çocuk tam olarak nedir?

 

Tober: Bize doğru gelen tanımlama şudur: İndigo Çocuk yeni ve olağandışı psikolojik nitelikler, ve genelde görülmemiş davranış kalıpları sergileyen bir çocuktur.

Martin: Siz “İndigo Çocuklar” terimine nasıl ulaştınız?

 

Tober: İndigo Çocuklar terimi bu çocukların çevresindeki aura renginden gelir. 1970’den beri tanıdığım arkadaşım Nancy Ann Tappe 1982’de ‘Yaşamımızı Renk Yoluyla Anlama’ isimli bir kitap yayınladı. O bu kitapta bu çocukları İndigo Çocuklar olarak isimlendiriyor ve onlar hakkında bilgi veriyordu.

 

Nancy Ann Tappe rengi nasıl görmekte? Bu ne kadar doğru bir görüştür? Nancy’ye, iki nörolojik sisteminin kesiştiği teşhisi konulmuştu, ve bu onun insan aurasını görebildiği bir durum yaratıyor. O bir Kirlian fotoğraf makinesi gibi, elektromanyetik alanları, renkleri ve frekansları görüyor. O harika bir insan ve olağanüstü bir danışman ve öğretmendir.

 

Nancy yıllar önce felsefe doktorası üzerinde çalışırken yeni doğan bazı çocukların bir başka aura rengine sahip olduğunu fark etti. O, 1980’den itibaren doğan çocukların yüzde 80’inin İndigo olduğunu söylüyor. Ve 1995’ten beri, bu yüzde burada ne olup bittiğine bakmamızı gerektirecek kadar çok yükseldi.

 

Gezegene yeni bir Üstatlar kuşağının geldiğini görüyoruz; onlara “Yıldız Çocuklar”, “Mavi Çocuklar” deniyordu, ve şimdi, Nancy’nin çalışmasından ötürü, onlara “İndigo Çocuklar” deniyor. Onlar bizim gelecek için umudumuzdur.

 

Biz odağı elimizden geldiği kadar pragmatik tutmaya çalışıyoruz, çünkü dışarıda küçük bedenlerde bulunan ve çoğu durumda, ana-babalarından daha çok şey bilen çok yaşlı ruhlarla başa çıkmaya çalışan birçok ana-baba var!

 

Peki, ana-babalar bu konuda ne yapabilir? Alternatifler hakkında bazı fikirleri olan metafizikçiler/ana-babalar var. Ancak, ana-görüş dünyasında, onların bizim kitabımız ve yayınlanacak olan birkaç kitabın dışında nereye başvurabileceğini bilmiyorum.

Martin: Size bir sürü standart sorunun sorulmuş olduğundan eminim, ve benim sorularımın o kadar standart olup olmayacağından emin değilim. Hemen bazı derin veçhelere girme k istiyorum. Ama önce merak ettiğim bir şeyi soracağım.: bu kitap yayınlandığından beri aldığınız karşılığın yoğunluğu sizi şaşırtıp bunalttı mı?

 

Tober: Evet ve hayır. Her zaman insan mükemmel bir zamanlamaya sahip bir şeyin ortasındayken aldığı karşılık onu biraz şaşırtıp bunaltabilir.

 

Martin: Güzel bir yanıt.

 

Tober: Çocuklarla ilgili bu bilgi bana 70’li yılların ortasında, Nancy ile karşılaştığım dönemde sezgisel olarak geldi, o sırada Nancy’nin de bu bilgiyle yakından ilgili olduğundan, Nancy İndigo Çocuklardan pek söz etmiyordu. Ancak, ben o sırada çocukların bana gelip kim olduğunu, buraya neden geldiğini, ana-babasının kim olduğunu, ve onlarla arasındaki karmik ilişkiyi anlattığı rüyalardan uyandıktan sonra değişik bebeklere ve küçük çocuklara çekildiğimi görüyordum. Onların gözlerine bakıyor, orada bu küçük bedenli yaşlı ruhları görüyordum. Sonra çevremdeki arkadaşlarıma, “Çocuklarda bir farklılık dikkatinizi çekiyor mu?” diye soruyordum. Ve onlar, “Eh, biraz...” diyordu.

 

Ben bunun bu dünyada bulunma nedenlerimizden biri olduğunu biliyordum. Ve Lee ile birlikte yaptığımız çalışmadan, bunun kesinlikle onun misyonunun da bir parçası olduğunu biliyordum. Bu açıdan, kitaba aldığım karşılık beni şaşırtmamıştı. Bunun yapılması gerektiğini biliyordum. Sanki çok güçlü iki el beni yaşamımın o anına doğru itiyordu. Ve sonra, özellikle son dört yıldır dünyayı dolaşırken, görüştüğümüz birçok ana-baba, çocuk bakıcısı ve öğretmen bazı çok olağandışı yaşlı ruhlarla çalıştığını kabul ediyor ve bu sürecin onları nasıl bunalttığını anlatıyordu. Ve ana-babalar, “Ne yapmamız gerekiyor?” diye soruyordu. Onlar çocuklarının okul sistemiyle başa çıkmasına nasıl yardımcı olabileceğini de soruyordu. Durum onları o kadar çok bunaltıyor ve ilgilerini o kadar çok çekiyordu ki, kitabı yayınladığımızda onun zamanının gelmiş olduğunu biliyorduk!

 

Martin: Bu konuda yeni bir kitap yayınlamayı düşünüyor musunuz? 

 

Tober: Ah, evet. Hay House yayınevi bizden bu konuda ikinci bir kitap hazırlamamızı istedi. Ayrıca okurlarımızın bizimle Kryon Web-Sitesi vasıtasıyla temas kurabileceklerini de bildirmek isterim.

 

Martin: Kryon nedir?

 

Tober: Kryon Web-Sitesi

 

Martin: Bu İndigo Çocuklar Web-sitesinden farklı bir Web-Sitesi mi?

 

Tober: Ah! (güler) Bu sizin için bütünüyle başka bir röportaj konusu. Siz hiç Kryon kitaplarını duydunuz mu?

 

Martin: Hayır.

 

Tober: Lee ve ben İndigo Röportajlarında bu konudan pek söz etmeyiz, çünkü İndigo kitabı ana-görüş kamuoyunu hedeflemektedir. Biz yardıma ihtiyacı olan ve çocuklarına Ritalin ilacını vermeye zorlanan o ana-babalara yardım etmek istiyoruz. Ne demek istediğimi anlıyor musunuz?

 

Kryon’a gelince: Lee ve Ben tüm dünyayı dolaşıp -Üstat bir melek olan- Kryon’un öğretileri hakkında konuşuyoruz. Son üç yıldır Birleşmiş Milletler’de de konuştuk. Lee, Kryon’a kanallık yapıyor, ve ben de Kryon grubunun dişi veçhelerine kanallık yapıyorum. Meditasyonlar yaptırıyorum. Birlikte dengeleme yapıp grup enerjisinin değişmesine yardımcı oluyoruz. Bu yıl sadece Fransa ve Belçika’da iki günde dört bin insana hitap ettik. Bu hayret verici bir şeydi! Çalışmalarımız temelde “realitemizi biz kendimiz yaratırız” fikri çevresinde merkezlenir, bu kesinlikle yeni bir kavram değildir, ama bizim işimiz insanların güçlerine yeniden kavuşmasına, güçlerini hatırlamasına yardımcı olmak için bu bilginin tekrar tekrar geldiği temiz kanallar olmaktır.

 

Martin: Konu dışı bir şey ama aklıma gelmişken sorayım, siz Paul Dong ve Thomas E. Raffill tarafından yazılan Çin’in süper Psişikleri adlı kitabı duydunuz mu?

 

Tober: Bu Drunvalo Melchizedek’in sözünü ettiği kitap değil mi?

 

Martin: Evet. 

 

Tober: İnsanlar bize bu konuda mektuplar gönderiyor, ve Drunvalo seminerlerinde bizim kitabımızı tanıtıyordu. O harikulade bir öğretmen.

 

Martin: Evet, öyle.

 

Tober: Ve biz bu süper-psişiklerin hepsinin İndigo olduğu yönünde bilgiler alıyoruz.

Martin: Ben de öyle düşünmüştüm. Ve aynı şeyin her ülkede vuku bulduğunu, ama kimsenin bu konuda bir kitap yazmadığını, bu yazarların da sadece Çin’deki çocukları seçtiğini düşünüyorum.

 

Tober: Çin (ve özellikle Asya) çok ilginçtir. Nancy Tappe’e göre, şimdi Singapur’da doğan çocukların hepsi İndigo’dur. Singapur, Çin’e yakın bir bölgedir. 1998’de Singapur’da çok önemli bir seminer yaptık ve Kryon orada açılan bir kapıyı anlattı. Nancy bana söz konusu bilgiyi ben ona bu kapıdan söz etmeden önce verdi. Lee’nin benim, daha seminere başlamadan önce, bulunduğumuz alanın enerjisini temizlemek için epey çalışmamız gerekti. 

 

Martin: Bu anlamlı geliyor.

 

Tober: Bu yolculuk bizim için birçok yönden zorlayıcıydı, ama bu temizliği ve semineri yaparak hareketin bir kısmının odaklanmasına, İndigo çocukların oraya gelmesine yardımcı olduğumuzu bildiğimizden çok ödüllendiriciydi de.

 

Bu üstatların sağ-beyinli bireyler olarak sol-beyinli bir dünyaya gelmesi... temelde bizim başa çıkmaya çalıştığımız şey budur. Aslında, onlar sağ ve sol beyinleri bütünleşmiş  ruhlardır, ve bununla biz eskisinden daha fazla sağ-beyinli bilinci, yani gelişmiş sezgiyi vs. deneyimliyoruz.

Martin: Bu çaba gerektiren bir durum olmalı.

 

Tober: Sanırım siz de bunu bizim kadar işitiyorsunuzdur, ama biz tam bu zamanda dünyaya gelen Tanrısal Dişi enerjiden söz ediyoruz. (adeta, son üç bin yıl Tanrı’nın “nefes verişi” olmuştur, ve şimdi biz Tanrıça’nın “nefes alışına” geçiyoruz)

 

Martin: Bunların yanı sıra, sizinle Dikkat Eksikliği (ADD) ve hiperaktiflik (ADHD) şeklindeki yanlış teşhisler, ve bu çocukları uyuşturmak için kullanılan Ritalin ilacı hakkında da konuşmak istiyorum. Siz bu ilaçla uyuşturulan, ve sizin kanınızca yanlış teşhis konulan birçok indigo ile karşılaştınız mı?

 

Tober: Ben bir sezgisel danışman olarak çalışıyorum. Danışmanlık yaptığım kişilerin çoğu çocuklarına Ritalin vermiyor. Onlar doğal olarak başka alternatiflere başvuruyor. Ancak, daha geniş bir kesit içeren bazı dinleyici gruplarımızda, dinleyicilerin, kendileri bu yolu onaylamasa da, “Görümcemin çocuğu, yeğenim, komşumun çocuğu bu ilacı kullanıyor” dediği oluyor. Onlar, kendilerini öyle olmasa da başka İndigo ana-babalarını, bakıcılarını, v öğretmenlerini tanıyor.

Kitabımızda Ritalin üretimindeki artışın yüzdesini vermiştik: “Son sekiz yılda Ritalin üretimi yedi kat arttı,ve bunun yüzde doksanı Birleşik Devletler’de tüketildi.” Son birkaç yıldaki gidişat açıktır: ADD ya da ADHA teşhisi konmuş çocuklara Ritalin reçetesi yazılmasının oranı 1989’da yüzde 55’ken, bu oran 1996’da yüzde 75’e çıkmıştır.  Ve bizce gerçek yüzde bundan da yüksektir.

 

Ne olmaktadır? Olan şu ki, biz Dünya’ya gelen yeni varlıklarla, yeni bir paradigmayla karşı karşıyayız. Onlar sol beyinli olmanın onurlandırıldığı, sağ beyinli olmanın –ki bunlar sanatçılar, müzisyenler, dansçılar, ressamlar, yazarlar ya da yaratıcı düşünürlerdir- pek onurlandırılmadığı sol-beyinli bir topluma geliyor. İndigolar ise sağ ve sol beyni bütünleştirmiştir, ve onlar bizim bu beyin-yarıküreleri konusunda dengeye kavuşmamıza yardım edecektir.

 

Böylece, onlar sol-beyinli bir dünyaya gelmektedir. Onlar burada onur ve şans elde edebilmek, gerçekten saygı görebilmek için o eski sisteme uymaya çalışmak zorundadır. Bu rujlar, Üstatlar olarak, gerçeği bilmekte ve bizim sağ-beyin tarzını onurlandırmaya doğru ilerlediğimizi bilmektedir, ve onlar bu tarzın önemli bir parçasıdır. 

 

Böylece, onlar eski tarza uymayacaktır. Onlar burada bir misyon yaşamı için bulunmaktadır, ve bu çok önemli bir bildirimdir. Onlar burada bir misyon yaşamı için bulunmaktadır! Onlar burada eski tarza uymak için bulunmamaktadır. Biz burada onları anlamak, onlardan öğrenmek, ve onların bize yeni bir varoluş biçimini öğretmesine izin vermek için bulunuyoruz.

 

Sorunuza geri dönersek: Onlar yeni ve farklı olduğundan, doktorlar nereye başvuracak? Öğretmenler nereye başvuracak? Onlar hiperaktif görünen, düşük bir dikkat süresine sahip olan, kuyrukta bekleyemeyen çocuklarla karşı karşıya. Tüm bu rahatsızlık belirtileri yumurta mı tavuktan, yoksa tavuk mu yumurtadan çıkar sorusuna uyuyor. Yani, hangisi önce gelmiştir: ADD mi, yoksa ADD’li çocuk mu? Bu bir kalıp tipine uymaktadır. Onlar bu konuda ne yapılacağını bilmemektedir.  

 

Eğer Ritalin bir rahatsızlığı iyileştirseydi, durum farklı olurdu. Ben tıbbi bir tartışmaya girmek istemiyorum ama, belki biraz daha fazla çalışmayı gerektiren birçok iyi alternatif vardır, ve çocuğunuz bu çalışmaya değer!

 

Eğer Ritalin ilacı iyileştirseydi, iyiydi. Ama iyileştiremiyor. O sadece bir yara bandı gibi belirtileri bastırıyor. Kaçınılmaz bir biçimde, bu çocukların bu ilacı bırakıp yaşam deneyimleriyle başa çıkması gerekecek. Ve bu arada uyuşturularak yitirilen zaman ne olacak? 

 

İndigo oluşumuyla karşı karşıyayız. İndigo Üstatlar, buraya bir misyonla gelip şöyle diyor: “Biz bu gezegenin şu ya da bu yolla Tanrısal Dişi’ye geçmesine yardım edeceğiz. Biz bunu dünyaya gelip bir sevgi örneği oluşturarak yapacağız. Siz bize nasıl davranacağınızı öğreneceksiniz, ve bunu öğrenirken birbirinize de sevgiyle davranmayı öğreneceksiniz.” Yani, bu tüm bunların en önemli sonucudur. Biz İndigo Çocuğu nasıl seveceğimizi, onunla nasıl birlikte olacağımızı, ve onu nasıl iyileştireceğimizi öğrendiğimizde, birbirimize de en yüksek düzeyde nasıl davranacağımızı öğrenmekte olacağız. Onların bize öğretmekte olduğu şey budur.

 

THE SPECTRUM GAZETESİ

Ocak 2001

Kaynak: İndigo Çocuklar: Yeni Çocuklar Geldiler! Lee Carroll & Jan Tober

 

indigo test

indigo türkiye

mail grubu

 

indigo dergisi kurumsal

 

indigo dergisi

genel arşiv

 

indigo dergisi forum

 

İndigoların ortak özellikleri

Dört farklı indigo tipi

Kristallerin ortak özellikleri

Yeni Çocuklar Geldi!

Kristal Titreşimli Çocukları Tanıyın

Kristalin Nitelikler

Yeni Dünyanın Çocukları

İlk Dalga İndigolar

İndigolar ve Masumiyetin Dönüşü

Yeni Çocuklar ve Mutasyon

 


AnasayfaKurumsal | Reklam | Connect | Arşiv | Arama | İstatistikler | Bağlantılar | Röportajlar | Galeriler | Videolar

Gündem | Dünya | İnsan | Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim | Astroloji | İndigo | İndigonun Sesi

2005-2010 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi’nden kopyaladığınız her yazı için mutlaka yazı linki kaynak olarak gösterilmelidir.

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Künye | İçerik Politikası | Reklam | Telif ve Kopyalama Hakkı | Abonelik