Sayı 37|EKİM 2008         Reklam | Anasayfa | Blog | Kurumsal | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

DUYURU!

Gazeteciliğe

hevesli misiniz?

İndigo Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır. Detaylı Bilgi

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Sonbahar

Yazar: Yasin Sarı


Zamanla Dans

Yazar: Fehmi Özçelik


Ahh Sevgili Aşkın Çok Güzel

Yazar: Hale Karaarslan

 

 

 

 

 

Yazar: Luke Skyvolkan

Savaş

Terden sırılsıklam olmuş saçlarını parmaklarıma doladım ve ağzımdan ses çıkarmaya kaldığım yerden devam ettim. 

"Emin misin?" 

Çıkardığım sese karşı verdiği tepkiler belirliydi. Zeki olmalıydı. Söylediklerimi anlıyordu.

"Evet." deyiverdi. Sesi titriyordu. Fark ediyordum. Çünkü benim ki titremiyordu.

Ellerimi bu şekilde tutmamın yakınlaşmamıza bir fayda sağlamayacağını düşündüm ve saçlarının parmaklarımın arasından kaymasına izin verdim. 

Öylece bekledim. Yüzünde son söylediğine karşılık vermemi bekleyen bir ifade vardı.

"Neden?" dedim.

"Madem..."dedi. Cümlenin devamını dinlemeden tahmin etmiştim. Tamamlamasına fırsat vermeden elimi sol eline götürdüm ve ucu kafasına doğru bakan delikli çeliğin, üzerine bastığımız toprak parçasına bakmasını sağladım. Her şey istediğim gibi gidiyordu. Tek çaresi bendim. 

Titreyen sadece sesi değildi. Gözleri de titriyordu. Hatta vücudu da. Bir an için yatakta da titreyip titremeyeceğini merak ettim. Tam merakımı gidermek üzere ağzımı açıp içinden anlaşılabilir bir ses çıkaracaktım ki cümlesine kaldığı yerden devam etti. Geç kalmıştım. Bir sonraki merak akımını beklemekten başka çarem yoktu.

"Madem... Ölüyoruz. Bu, sonu her ne olursa olsun benim için bir işkenceden farksız. Çirkinleşmek istemiyorum. Güzelliğimden vazgeçmek istemiyorum. Yaşlanmak istemiyorum. Bunu kabullenemiyorum. Anlıyor musun? Kabullenemiyorum.Bıktım!" 

Şiirsel bir konuşma yapmıştı. Sesi bir alçalıp bir yükseliyordu. Vurgularına dikkat etmişti. İlkokulda başarılı bir öğrenci olmalıydı.

"Aferin."dedim. Avuçlarım birbirine çarpıyordu.

"Ne?"dedi.

"Madem..."dedim. "Böyle düşünüyorsan. Vursaydın ya kendini."

Sanki biri bütün duygularımı çekip benden almıştı. Düşüncelerimi suratına çarpmaktan hiç kaçınmıyordum. Duygusal handikapı umrumda değildi. İşin garip yanı ben de böyle bir insan değildim. 

Artık vücudu cansız bir manken kadar hareketsizdi. Bir an için yatakta da böyle hareketsiz kalıp kalamayacağını merak ettim. Tam merakımı gidermek üzere ağzımı açıp içinden anlaşılabilir bir ses çıkaracaktım ki cümlesine kaldığı yerden devam etti.Yine geç kalmıştım. Bir sonraki merak akımını beklemekten başka çarem yoktu. Kendimi gelenle değil de gelecek olanla tatmin etmeye alışıktım. 

Gözlerine baktım. İçinden yaş çıkarırken bir şeyler anlatmanın peşindeydi. Ve yakalamıştı. Anlamıştım. Belli etmedim.

Gözümde bir ağızla bir çift gözün düet yaptığı bir sahneden farksızdı.

"Korkuyorum."dedi. Sesine diyafram kasındaki kasılmanın etkisi sinmişti.

"Kimden?"dedim.

"Ölmekten."dedi.

Yalan söylediğini ve benimle beraber olmak istediğini düşündüm.

"O zaman doğur."dedim."Bütün ölümlere karşı koy. Savaş!"

Onu anladığımı anlamıştı.

Daha çok ağlamaya başlayıp bana sarıldı. Elleriyle omuzlarımdan başlayarak bütün sırtımı taradı. Kendimi olayları bu şekilde yorumladığım için uzaylı gibi hissediyordum. Haksız da sayılmazdım. Dünya uzayın içinde yer aldığına göre ben de bir uzaylıydım. Uzaysız olmak imkânsızdı. 

Boynuna öpücüklerimle masaj yapmaya başlamıştım. Bunca sene o kafayı taşımanın bir ödülü olmalıydı. Yorucu bir işti o kadar sene ağırlık kaldırmak. Öpüyordum ben de. Tebrik ediyordum. 

Yaklaşık bir yıl geçmişti. Ve ben onu bir kanguruya benzetiyordum. Zaten hamile kadınları hep biraz kanguruya benzetmişimdir. 

Saate baktım ölüme karşı geliştirdiğimiz savaşçının yenilmesine yaklaşık seksen yıl kalmıştı. Biran önce "Çıksa" diyordum."Geç kaldı artık".

Ama o hala bir insanın içinde kalmakta ısrarlıydı. Çok şey kaçırmadığının düşünüyor olmalıydı.

Belki o da anlamıştı öleceğini."Çıkmam" diyordu.

Herkes kadar katildi.

Öldürmeye annesiyle başlamıştı.

Adını Savaş koydum.


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Luke Skyvolkan, 1984 İstanbul doğumlu. Birçok spor dalıyla ilgilendi. Denize karşı çok büyük bir sevgi duyuyor. Yaprak sarmaya bayılıyor. Boşu boşuna hüzünlenip, sahip olunan her şeyin bir gün çöpe gideceğini, bile bile yaşanılan olumsuzlukları kafaya takarak hayatı kendine zindan eden insanlara üzülüyor. Detaylı Bilgi


 


 


 

YAZILAR

Tanrının Zerrecikleri


Manyetik Kent Manisa


Mars’a Yaklaşan Meteor


1 YTL Ver 1 Film Çekeyim


Kuantum Sıçraması


“Şekilsel” Türbanın Yozlaşması


Client ile Yüzde Yüz Müşteri Memnuniyeti


Türk Dil Yurdu Projesi


Fransa’nın Kuzey Şehri "Lille"


İndigo Nörolojisi


Okul Öncesi Eğitim Kurumlarında Ahlâk


Futbolcu Robotların Büyük Gösterisi


Açmazlarda Özgür Seçimler 


Sylvia Plath


İndigoların Gizli Dünyası


Zamanı Böldük ‘Yeni Yıl’ dedik


Savaş


Bir Kente Ait Olmak-2


Nasıl Görmek İstiyorsanız O Şekilde Bırakınız


Bu Gerçek Sevgi Mi?


En Son Ne Zaman Doğdun?


Sevgiliye Mektuplar


Düşlerimdeki Yaşam - 6


Bir Gül’ün Yaprakları


Pasur!


Korku Tüneli


Acı Kahve, Kar ve Tarçın


Arka Sokaklar


Rhiannon


Bizim Kavgamız


Okyanus


Bahane


denemelerneyseo


Diğer Sen

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  6 Ekim 2008 TSİ 07:25