Sayı 36|EYLÜL 2008    Anasayfa | Blog | Kurumsal | Forum | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

DUYURU!

Gazeteciliğe

hevesli misiniz?

İndigo Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır. Detaylı Bilgi

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Sonbahar

Yazar: Yasin Sarı


Zamanla Dans

Yazar: Fehmi Özçelik


Ahh Sevgili Aşkın Çok Güzel

Yazar: Hale Karaarslan

 

 

 

 

 

Haluk Tunç İlker

Mandallarda Asılı Anılar 

Bir bebek için hayat bilinmeyendir; her şeyi yeniden tanıması, hatırlaması gerekir. Tüm bebekler ışıktan ve sevgiden gelirler.

Bundan otuz yedi yıl önce ben de içimdeki nur topuyla üç buçuk kilo geldim. Yirmi gün süreyle muhtemelen on beş santim ötemi net göremedim. Nur topumu bırakmak istemedim. İlk annemi tanıdım, sonra babamı. Fotoğraflarım var; istediğimi elde etmek için çekinmeden ağladım. Her bebek bunun için ağlar, birincil amaç yaşamın kendisidir.

Büyüdükçe anne, baba, akrabalar, arkadaşlar, sınıflar olur kimliğin içinde. Gruplar, takımlar, şehirler, memleketler, düşünce kalıpları ve yaşanmışlıklardan aktarılanlar olur yaşam...

Çocukluk bazıları için neşe dolu yoğun bir hayal dünyasıdır; bahar gibidir. Bazıları için ise ilerde çözülmesi için sunulmuş sorunlar yumağı...

Çoğu genç, geçmişin şartlanmaları ve geleceğin endişesiyle yüklüdür. Böyle başlar kendini araştırmaya. Kendini bulabilmek için çocuk-ruhun ortaya çıkması gerekir, bebek olmak gerekir yeniden, herkesi ve her şeyi kucaklamak gerekir. Sadece Fenerbahçeli, sadece Rizeli, sadece mühendis, X partili, X dininden, şunu seven, bunu sevmeyen olmakla çemberin içinde yuvarlanır gideriz. Bunlar kendini fark etmek için oyunun küçük bölümleridir. Spor yapıldığının farkına varmak için fanatiklik, uçaktan bakınca şehirlerin, ülkelerin sınırlarının aslında olmadığını fark etmek için memleketçilik, bilginin evrenselliğini ve bilince göre değişkenliğini anlamak için meslekler, hizmet etmek için partiler, güzel ahlak için dinler ve sevginin koşulsuzluğunu anlatmak için kabullenemediklerimiz araç olurlar. Sadece araç.

Şu resimdeki mandallarda anılarım asılı. Unutmak için unutmaya çalışmak yetmez; şartlanmaların, kalıpların ne olduklarını anlamak gerekir. Yıkamak, güneşe bırakmak, ve sonra çamaşırları ipten indirmek, koklamak... O zaman unutmaya gerek kalmaz. Senelerdir, kirli sepetimde dolaştırdım çamaşırlarımı. Bugün bir kalıbımı daha keşfettim başkaları ne der kalıbı. Oysa ben tamım ve onaylanma beklentimi bırakabilirim. Ne temiz koktu içime atletlerim. Yeni gibi. Ben kimim; bunu, tüm çamaşırlarımı temizlediğimde biraz daha net görebilirim.

 

HEPSİ

* Ben, küçük bir kız çocuğuyum,

bebeğim benim her şeyim.

* Ergenlik sivilceli bir delikanlıyım; sarhoş babama kızmış yemin etmişim, fakirlikle mücadeledeyim.

* Şimdi sapık eğilimleri dizginleyemeyen bir zavallının bedenindeyim, pişmanlığı ve tövbeyi deneyimledim.

* Şişman, kendini sevemeyen bir kadınım, erkeklerden nefret eder, aynalardan korkarım.

* Ben bir kömür işçisiyim, aydınlığa hasretim;

öksüre öksüre atamadı toksini ciğerlerim.

* Bu kez bir trafik kazası yaptım; hayatımın hatası,

zihnim kendime yolculukta, ben mekansal bir hapisteyim

* İçmişim, kendimi ve çevremi terk etmişim;

dünyaya küs, gözlerimi yumuyorum bir ara sokakta.

* Bir rahibenin ellerinde açmışım gözlerimi, aydınlanmak uğruna dünya nimetlerini reddetmişim; bedenime zulmetmişim.

* Şimdi, inadına genelevin birinde dürüst bir işçiyim.

* Para oyuncağım bu kez ama yanıma alamadan gitmişim.

* Üsküdar’da doğmuş bir şairim, şiirin birinde izinsiz, yaşanmış hayatlarımıza girmişim.

Ne iyi etmişim.

(Ağustos ’04)

 

KARMA KARIŞIK 

Kendimi hep kendim sandım.

Sandığımı açtım: İçi boş.                                                                    

Daha önce anlamalıydım!

Hoş, sonra kırların kızını aradım yalınayak; papatyaydım.

Göklerin çeyizini biriktirdim, bulutları topladım.

Bir kuğunun boynuna sarıldım, suya uzandım,

Nilüferdim bir ara; ne yerdim, ne içerdim; çocukluk işte!

Bir böcek kadar güzeldim; bir taş kadar yerin.

Bir yerdim, bir gök.

Derdim, ne o dünkü aydı batan, ne bugünkü güneş.

Ateşimi ayırmadım, ateşinden odunun.

Kırk gün kırk gece sürdü düğünüm.

Sandığımı açtım:

İçi hoş kokularla sarmalanmış;

Doğumum yalanmış,

Yalanım yatsıya kadar yanan bir mum; ışığı gerçek.

(Ocak ’02)

 

TİYATRO

Işıklar, müzik ve perde.

Değişen kostümler,

Zaman, seyirciler, mekan,

Değişmeyen oyun

Ve perde.

(Ocak ’87)

 

 

LAHZAMANLAM

Aynadaki ben, ben baktığım an, bana baktı.

Bakmasam bakmaz mıydı?.

Aynı anda bir sır saklandı.

Sırını söktüğünde aynanın, yansıma kalktı.

Yanılmıyordun aslında,                                                           

Yanıldığın da haktı.

Aslını suretinden ayıran bir farktı.

Farkettiğin yalnız bir aşktı.

Bir, aşktı.

(Ağustos ’05)

 


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Haluk Tunç İlker, 1969 İstanbul doğumlu. Mimar, Feng-Shui danışmanı. Şiir ve çocuk masalı çalışmaları, onun için, içsel denge arayışının ve barışa özleminin yansımaları.

Detaylı Bilgi


 

HABERLER

 

 

Bu Bir Bilim Kurgu Filmi Değil!

Tarihi Değerler Dökülüyor!


Televizyon, Kadim Mitolojiler ve Aydınlanma


Avrupa Birliği Sürecinde Türkiye: Kültür


Öğretmeye Cüret Eden Kişi, Öğrenmeyi Asla Bırakmamalıdır


Ney Yolculuğu


İstanbul’da Saklı Bir Cennet: ZEYREK


Şeker mi, Tatlandırıcı mı?


Horlama Sorun Olmaktan Çıkıyor


Bir Zamanlar Normaldik


Nisan Yagmurlari


Bir Mekân: Lounge & Kitchen


Nisan Kitapları

 

KOSE YAZARLARI

Çiğdem Aksoy

Korku, Korkulanı Gerçekleştirir


Rüya Yüksel

Kendi korku ve endişeleri içinde kaybolmuş anne ve babalar, çocuklarınız neredeler? Sorun nerede?


Meltem Bingöl

Siyah - Beyaz


Haluk Tunç İlker

Mandallarda Asılı Anılar


Sibel Tugal

Ne Güzeldir Çocuk Olmak


Uzay Gökerman

Entropi


Mahmut Şaylıkay

Siyahın Esmeri


Banu Kangal

Siz Hiç Havaalanında Kayboldunuz Mu?


Asu Sanem Kaya

Anne Olmayı Öğreniyorum 


Gürhan Faik Yeğit

K'nın Öyküsü


Ü.Gülsüm Bülbül

Yuvama İndigo Bir Çocuk Geldi

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  8 Eylül 2008 TSİ 01:00