|
Kabul
Haluk Tunç İlker
İsteyerek
veya istemeyerek sevdiğinden ayrılmak, eski bağlarını koparmak veya
buna mecbur kalmak diye görüldüğünde ayrılıklar, duygusal yönden
yıpratıcı olabiliyor. Kapılarını yeniye kapatmış, başına gelenin
suçlusunu aramakla meşgulken zihin, yaşanan yıkıma odaklanıyor,
çünkü onun şu anda söyleyecek sözü yok, çünkü o, hep meşgul olmak
istiyor, kaçabileceği yerler, geçmiş ve gelecek.
Bu bakış
açısını değiştirmek elimizde. Yaşananları kabullenmekle başlayan bir
dönüşüm, kişiyi, geçmişten çıkartıp bu ana taşıyor. Olanın bir
değişim, yeninin başlangıcı olduğu bakış açısı, bizi akan suya
direnmekten kurtarıyor. Öncelikle kendini sevmeye başlayınca insan,
sevgiyi kabul etmeyi de öğreniyor. Burada ‘kendini sevmek’teki
kasıt, ego merkezli bir sevgi şekli değil, özün bir parçası olduğunu
fark etmekle başlayıp, vücudunu sevmek, kendine çizdiği sınırları
görmek ve onlara gülümseyebilmek, yaptığı hataları ve kendine
yapılanları affetmekle gelişen, çevredekileri de kendine dahil
etmekle yol alan bir bilinçlenme hali. Bunun sonu nereye varıyor
bilmiyorum. Ancak (yolun ortalarında bir yerlerde) yaşamı sevmek,
olanı biteniyle sevmek, olsa olsa neye benzerdi diye bir tanımlama
yapmak istiyorum: İçimden gelen tanım, yine tanımsız; hafiflik
duygusu ile zorlamasız, el, kol, bacak çırpmaksızın yüzmeye benzer
diyorum.
KABUL
Karşımdaki
iskemlede siyah, yavru bir kedi oturuyor.
Kedinin siyah
ve küçük olması değil ilgilendiğim.
İskemlenin
boşluğuna dalmış zihnim;
Sevdiğim bir
avuç insanı karşımda canlandırırken gözlerim, en son kendimi hayal
ettim: Kendim, kendime yeterim.
Evet, doğru;
yine de duymam gereken cevabı vermediğimi bildiğim an, siyah kedinin
yuvarlak küçük gözleriyle irkildim.
Patilerini
masaya koyup bana öyle bakmasından bahsetmeliyim.
Bana geldiğin
için teşekkür etmeliyim.
Teşekkür
ederim.
Kendine
güvenmek, değerini bilmek, kendini yalnızlığa itmekle olacak şey
değil.
Sevgiyi kabul
edebildiğim kadar sevebilirim.
ACI GEÇMİŞİM
Dolusun,
gözlerimden boşalan.
Öğrettiklerinle doluyum.
Acılarını
silmişim.
Seni
affetmişim, beni affetmişim.
Vız gelir
artık geçmişim; vazgeçmişim.
Mücadele bana
yenik, ben mücadeleye yeniğim.
Mühim değil;
içim ne diyor, o mühim:
Yeniyim, ben
yeniyim.
YAZAR HAKKINDA BİLGİ
Haluk Tunç İlker, 1969 İstanbul
doğumlu. Mimar, Feng-Shui danışmanı. Şiir ve çocuk masalı
çalışmaları, onun için, içsel denge arayışının ve barışa
özleminin yansımaları.
ozanilk@yahoo.com
|