Sayı 35|AĞUSTOS 2008    Anasayfa | Blog | Kurumsal | Forum | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

 

Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

DUYURU!

Gazeteciliğe

hevesli misiniz?

İndigo Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır. Detaylı Bilgi

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Yazar: Can Duman

Suskun ve Keskin

 

Yazar: Yasin Sarı

Sirius Burada

 

Yazar: Fehmi Özçelik  

Oyun

 

Yazar: Mehmet Yapıcı

Sen Yoktun

 

Yazar: Can Duman

Bilinmezin Sensizi

 

 

 

 

 

Yazar: Tuğçe Lale – Haziran 2008 

Okul Öncesi Eğitimi Nedir? 

Okul öncesi eğitimi veren kurumlarda anne-babaların en çok öğrenmeye ihtiyaç duydukları şey “Okul Öncesi Eğitiminin ne olduğu” oluyor. Aileler, Türkiye’de son 20 yıldır güncel olarak duydukları ve gördükleri bu eğitim hakkında araştırma yapmadan, kulaktan dolma bilgilerle bu kurumlara gelip çocuklarını kaydetmek istiyorlar. Hatta aileler bu kurumlarda kimlerin çalıştığını, nasıl bir eğitim verildiğini bile bilmiyorlar. Her anne ya da babanın amacı kendi istediği gibi bir çocuk yetiştirmek olarak gözleniyor. Bazı aileler çocuğun fiziksel olarak gelişmesine, çok yemek yiyip çok uyumasına dikkat çekerken, bazı aileler sadece matematik zekasına dikkat çekiyorlar. Bunun dışında temizliğe özen gösteren aileler olduğu gibi iletişiminin, sosyal becerilerinin, üst düzeyde olmasını bekleyen aileler de görülüyor. Sonra, bazı anne-babalar el becerilerinin, somut sonuçlar elde edilen çalışmaları istedikleri gibi “En iyi ol!” mesajını çocuklarına aksettirmektedirler. Sanki gerçekten her şeyin en iyisinin sadece bir tane olabileceği gibi!  

Bu böyle uzayıp gitmektedir. Böyle istekleri olan anne-babaların bu şekilde düşünmelerindeki temel neden “Bilinçaltlarındaki çeşitli psikolojik, olumsuz, yaşantılardır!” Bunun yansıması çocuklarına olan tutumlarından başlayıp her türlü insan ilişkisinde gözlenmektedir. Anne-babalar kendilerini tatmin edip psikolojilerini rahatlatırken bir çocuğun geleceğini etkileyen, yetişkinlikteki sorunlarının kaynağının temelini attıklarının farkında değillerdir. İşte bu noktada “Okul Öncesi Eğitimin ne olduğu?” “Çocukların nasıl geliştiklerini ve neyi geliştirebileceklerini anlamaya çalışmak” en temel ve yol gösterici bilgidir.  

Çocukların fiziksel ve genetik olarak getirdikleri becerilerin, çevrenin katkısıyla, yetişkinliğin temelindeki eğitimi “Okul Öncesi Eğitim”dir. Okul Öncesi Eğitimi oldukça kapsamlıdır, bilişsel, sosyal, duygusal ve fiziksel gelişim alanlarını kapsadığı gözlenirken; yapılan araştırmalar sonucu, duygusal zekanın ortaya çıkması ve çoklu zeka kuramlarının gelişmesiyle gelişim alanları zenginleşmiştir. Ayrıca ahlak, kişilik ve cinsel gelişim hakkında yapılan araştırmalar sonucu, hazırlanan çalışmalar Okul Öncesi Eğitimi güçlendirmektedir. Bu noktada ortalama olarak her yaşta ve her yönüyle gelişmesi beklenen davranışlar ortaya konmuştur. Tabii ki her çocuğun kendine ait bir gelişim süreci ve hazır bulunuşluk dönemi vardır. “Çocuğu doğru bir şekilde tanımak ve bu tanıdığınız yönlerini geliştirmek” temel kuraldır. Anne, baba veya eğitimcilerin istedikleri gibi çocukları yetiştirmek son derece zararlı ve çocukların kişiliklerini karıştıran bir durumdur. En kötüsü de psikolojilerinde zincirleme, geri dönüşü olmayan tahribatlar yaratmasıdır! Ayrıca bu çocuklar toplumda mutsuz, tüketici, çevresini de kendisi gibi gören yetişkinler olarak topluma zarar verirler.

Çocuklar anne karnına düştükleri andan itibaren kendi doğrularını algılayıp uygulamaya başlarlar.  

Anne-babaların kendi kaygıları, çocuğu güçsüz ve her an yardıma ihtiyaç duyduğunu düşünmeleri nedeniyle çocuklarına karşı yanlış tutum ve davranışlar yansıtmaktadırlar. Sonucunda da çocuklarının gelişemedikleri becerilerini ya görürler ya da görmezden gelirler!

Ancak çocuk dünyadaki en güçlü varlıktır. Dünyaya geldikleri andan itibaren beyin aktif olarak her yöne doğru hızla çalışmakta ve kolaylıkla öğrenmektedir. Okul öncesi eğitimcileri bunun farkında oldukları için çocuklara sorumluluklar verip güven duyarak yaklaşırlar. Sonucunda da “Öğretmenim sizin söylediğiniz şeyleri burada yapıyormuş ama bizim evde söylediklerimizi kesinlikle yapmıyor!” yorumu anne-babalardan sıklıkla gelmektedir. Okul öncesi eğitim çocukların kendilerini ifade etmelerine fırsat tanıdığı gibi keşfedecekleri yönlerini de fark ettirir. Bu anlamda çocukların çevresindeki herkesin, anne-baba-tüm yetişkinlerin, çocuklara güvenip onları desteklemeleri gerekmektedir.

Ailelerin, öğretmenlerin, yöneticilerin ve çocukla yaşayan herkesin “Okul öncesi eğitimini” tanıyıp anlayarak uygulaması gerekmektedir. Toplumumuzda sağlıklı, mutlu ve üretken yetişkinlerin olması için çocuklardaki cevheri ortaya çıkaran “Okul öncesi eğitimi” öğrenmek her yetişkinin çocuğuna olan borcudur.

Mutlu çocuklar, sağlıklı yetişkinlerle güzel olaylar ve yaşantılar gerçekleştirmenizi diliyorum.


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Tuğçe Lale, 1981 İstanbul doğumlu. 2002 yılından beri öğretmenlik yapıyor. İstanbul ve İzmir’de öğretmenliğin yanısıra Kocaeli’nde anaokulu müdürlüğü yaptı. 2005 yılından beri Özel İstanbul Amerikan Lisesi Çocuk İnceleme Merkezi’nde öğretmenlik yapıyor. Otizm sendromu üstüne eğitim aldı. Detaylı bilgi


 

2008 © indigodergisi.com


Daha hızlı internet ve sayfaların en iyi görüntüsü için alttaki kutuya tıklayarak Firefox’u yüklemenizi tavsiye ederiz.

 


Gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

 

YAZILAR

Tanrının Zerrecikleri


Manyetik Kent Manisa


Mars’a Yaklaşan Meteor


1 YTL Ver 1 Film Çekeyim


Kuantum Sıçraması


“Şekilsel” Türbanın Yozlaşması


Client ile Yüzde Yüz Müşteri Memnuniyeti


Türk Dil Yurdu Projesi


Fransa’nın Kuzey Şehri "Lille"


İndigo Nörolojisi


Okul Öncesi Eğitim Kurumlarında Ahlâk


Futbolcu Robotların Büyük Gösterisi


Açmazlarda Özgür Seçimler 


Sylvia Plath


İndigoların Gizli Dünyası


Zamanı Böldük ‘Yeni Yıl’ dedik


Savaş


Bir Kente Ait Olmak-2


Nasıl Görmek İstiyorsanız O Şekilde Bırakınız


Bu Gerçek Sevgi Mi?


En Son Ne Zaman Doğdun?


Sevgiliye Mektuplar


Düşlerimdeki Yaşam - 6


Bir Gül’ün Yaprakları


Pasur!


Korku Tüneli


Acı Kahve, Kar ve Tarçın


Arka Sokaklar


Rhiannon


Bizim Kavgamız


Okyanus


Bahane


denemelerneyseo


Diğer Sen

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  1 Agustos 2008 TSİ 14:00