Sayı 36|EYLÜL 2008    Anasayfa | Blog | Kurumsal | Forum | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

DUYURU!

Gazeteciliğe

hevesli misiniz?

İndigo Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır. Detaylı Bilgi

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Sonbahar

Yazar: Yasin Sarı


Zamanla Dans

Yazar: Fehmi Özçelik


Ahh Sevgili Aşkın Çok Güzel

Yazar: Hale Karaarslan

 

 

 

 

 

 

arşiv | Sayı 10 | Temmuz 2006 sayı 10 | temmuz 2006 | sayı 10 | temmuz 2006 | sayı 10 | temmuz 2006

 

Beyrut’tan Ayrılırken...

20 Haziran 2006 Salı günü Beyrut’ta barış vardı. Yüz binlerce insan gündelik yaşantısını sürdürüyordu. Çocuklar sokakta oynayabiliyordu. Gençler gülebiliyor, yaşlılar ömürlerinin son çeyreğinde gelmiş olan huzurun tadını çıkarabiliyordu.

Roger Waters, yıllar önce çıktığı bir Ortadoğu gezisinde yaşadığı bir anıyı şarkı yapmıştı. Şarkı sözlerine göre henüz 17 yaşında. Genç bir müzisyen... Sırtında gitarı, cebinde beş kuruş olmadan çıktığı bu yolculuğu otostopla devam ettirmek zorunda kaldığını öğreniyoruz, sonra. Beyrut’ta Arap bir ailenin misafiri olacakları gece böyle başlıyor. Roger Waters politikanın, siyasetin, din, ırk ayrımının olmadığı insani bir ilişkiyi anlatıyor; ama ona gösterilen, öğretilen ya da bizim yaşamış olduğumuz ön yargıları da düşünmeden edemiyor. Böylece muhteşem bir şarkı ortaya çıkıyor. Kuruçeşme Arena’da şarkının eşliğinde arka plandaki karikatür sunumu bizi öykünün neredeyse bir parçası haline getiriyordu.  Yazar: Uzay Gökerman

 

Diyarbakırlı Çocuklar Tatilde

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Çocuk Koordinatörlüğü, yoğun göçle başlayan ve tiner, bali, kapkaç gibi olumsuzluklarla anılan Diyarbakır’daki dezavantajlı çocukların toplumsallaşmasını sağlamak üzere bir adım daha attı.

“Artık Çocuklar Gülümseyecek” projesi çerçevesinde bu yıl kentteki yoksul ve dezavantajlı 50 bin çocuğa ulaşmayı hedefleyen belediye, Maden’in Gezin Belgesi’nde Hazar Gölü kenarında bir Çocuk Yaz Kampı kurdu. Gruplar halinde bir hafta çocuklara tatil yaptıran belediyeye, başta Eğitim Sen olmak üzere kentteki sivil toplum örgütleri de destek verdi. Haber: Mahmut Şaylıkay

 

Sadece Duyarlı Olmak Yetmiyor!

Dünya global ekonomik verilerine göre, bugün yaklaşık iki milyar insan günde 1 Dolar harcama standardı ile yıllık 365 dolar gelirle hayatta kalmaya çalışmaktadır.

Yüreği tertemiz Dubaililerin yine bir dediğini iki etmez batılı dostlarının önerdiği yeni proje 3 adet Palm Adası ve bir dünya haritası. Bu projeler denizin doldurulmasıyla gerçekleştiriliyor. Yılın üç günü yağmur bile yağmayan çölün ortasına yapay kar yağdırıp, kayak pisti kurmanın felsefi açıklamasını bugün yaşasaydı ne Sokrates, Platon, Aristo, ne Hegel, ne de Marks yapamazdı.

Haftanın en az bir günü e-posta kutumuza düşen Afrika görüntülerinin arasında bir parça ekmek için bekleşen insanların fotoğraflarına hüzünle ve acımayla, “Ah ne yazık” diyerek, duyarlılık göstermek yetmiyor. Bu bir slogan haline gelebilmeli.

 

 

                

 

Hayallerdeki İnsan Hakları

Günümüze kadar süre gelmiş onca insan hakları bildirgesi ve evrensel beyannamelere rağmen işlenen ihlaller neticesinde tüm dünya ülkeleri hep bir ağızdan aynı şeyleri haykırmışlardır: “Ülkelerimiz temelinde insan hak ve özgürlüğü bulunan olgular temelinde kurulmuştur.”

 

Küreselleşme ve Krizler

Son yıllarda yaşanan krizlere göz atarsak önümüze küresel kaynaklı yüzlerce çöküşe neden olmuş kriz felaketleri çıkar. Piyasada varolan güçlere olan büyük inancın, yaşanacak krizleri göz ardı ettiği ve toplumun ilahlaştırma politikası ile her yapılanın iyi olduğu kanısı, çöküş zeminleri hazırlamıştır.

 

Niye Kadının İnsan Hakları?

“Neden kadın hakları veya insan hakları değil de kadının insan hakları?” sıkça sorulan bir soru. “Kadın hakları” yerine “kadının insan hakları” terimini kullanırken vurgulamak istediğimiz çok önemli bir nokta var.

Biz kadın hakları savunucuları olarak kadın haklarının insan hakları bütününden ayrı tutulmasına karşı çıkıyoruz. Zira kadınların talep ettiği pek çok hak aslında kadınlara özgü ayrıcalıklı haklar değil; erkek-kadın, yaşlı-çocuk, her insanın doğuştan sahip olması gereken haklar.

 

Üniversite: Girmek Mi, Çıkmak Mı Daha Zor?

Öğrenci ÖSS’de istedikleri bir fakülteye girmek için kan ter içinde kalırken, üniversiteler ise yeni mezunlarını diploma törenleriyle uğurlamaya çalışıyor. Bir yandan yenilere altyapı ve ümit sağlayamıyor üniversiteler, diğer yandan gidenlerin beklentilerini karşılamıyor diplomalar. İlköğretimden başlayan ve sınava yönelik ezbere dayalı anlayışla gelecek kuşakların yetiştirilmesi olası gözükmüyor.

 

Açlık Çoğunluktadır

Batman’da yaşayan 60 yaşındaki Ömer Ayçın, Batman Toprak Mahsulleri Ofisinin önünden geçen kamyonlardan dökülen tahıl tanelerini toplayarak kışlık yiyecek ihtiyacını karşılıyor. Ömer Amca ‘Bunu yaparken utanıyorum ama başka çarem yok’ diyor.

 

Caz'a Bakış

Klasik anlamda, caz ilk kez köleleştirilen bu siyah insanların, uygar dünyaya taşıdıkları geleneklerinden doğmuştur. Cazın en önemli türü olan “Blues” dediğimiz şey bizim sosyolojik anlamda adlandırdığımız, “kır ile kent hayatı arasına sıkışmış, acı çeken insanın müziği” arabesktir. Bizim anladığımız anlamda arabeskle temelde aynıdır; ama biçimde, ifade ediş tarzında çok çok çok farklıdır.

 

Japon Kültürü ve Café Bunka

Naturel orkide ve gül kokularına karışan yeşil çay kokusu ile sevimli mi sevimli bir Japon garson tarafından karşılanıyorum.  İçeri giriyorum ve geleneksel Japon müziği beni dinginlikle kuşatıyor.

Ayakkabılarımı çıkartıp orijinal tatami odasındaki yer sandalyesine bırakıyorum kendimi.   Havanın sakinliği üzerime oturmaya başlıyor ve ben bir çay seromonisine yavaş yavaş hazır hale geliyorum. Cafe Bunka'dayız.

 

Şifa Niyetine: Edirne Sultan II. Bayezid Külliyesi Darüşşifası 

Yaşadığımız ülkeyi sadece büyük şehirlerden, İstanbul-Ankara-İzmir’den ibaret sanmak ne büyük hata! Bu toprakların her köşesi farklı bir türkü söylüyor oysa. Kimi cıvıl cıvıl bir çeşitlilik yaratırken kimi de soluk alınacak bir köşe sunuyor bizlere.

Osmanlının bir asırlık başkenti Edirne devlete payitahtlık ettiği günden bu yana hep şifanın, huzurun ve yenilenmenin başkenti olmuş. Öyle ki padişah Sultan II. Bayezid içerisinde tüm Osmanlı ülkesince meşhur “darü’ş-şifa”nın da yer aldığı meşhur külliyesini bu şehre inşa ettirmiş. 

 

İçimizdeki Çocuğu Öldürmeyelim!

Size bir tiyatro oyununu tanıtacağım. Bu oyun, oyuncularından dolayı diğer oyunlara benzemiyor. Çünkü bu oyunu sergileyenler İstanbul'daki bir ilköğretim okulunun hem öğrencileri ve velileri, hem öğretmenleri ve okul yöneticileri hem de okul hizmetlileri.

Hiyerarşi olmaksızın herkes uyum içinde. Hem eğleniyorlar hem de harika bir oyun sergiliyorlar. Herkes çok mutlu, özellikle de çocuklar. Duyarsız ve hoşgörüsüz topluma dikkat çekiliyor. Hayatın yoğunluğunda robotlaşan yaşamlarda kaybolan sevgileri, birliktelikleri, paylaşımları ve öldürülen içimizdeki çocuğu anlatıyor.

 

Müzik ve Teknoloji

Galatasaray ITM

Müzik teknolojisi son zamanlarda adını giderek daha fazla duymaya başladığımız bir alan. Bu alanda eğitim veren kurumların sayısı da artmakta. Bu kurumlardan biri de Galatasaray İletişim Teknoloji Müzik Akademisi. Galatasaray Itm’in kurucusu ise yıllardır bu işle uğraşan Süden Pamir.

 

Obezite ve Sağlıklı Beslenme

Obezite, yaşam kalitesi ve süresini olumsuz yönde etkileyen bir hastalık olup, yüzyılımızın en önemli sağlık sorunlarındandır.

Obezite sadece obez kişiyi değil, çevresindekileri yani toplumu da etkileyen fizyolojik, organik, sistemik, hormonal, metabolik, estetik, psikolojik ve sosyal sorunlara yol açan bir hastalıktır. Prof. Dr. Kaya Özkuş’a Obezin ne olduğunu, nasıl geliştiğini, kimleri etkilediğini,  akapunktur ile nasıl kilo verildiğini ve nasıl zayıf kalınacağını sorduk.

 

Sanatın İyileştirme Gücü

"Sanat, yaranın ışığa dönüşmüş halidir."(G.B)

Günümüzde “sanat terapisi” olarak bilinen ve çeşitli hastalıkların tedavisinde sanatın iyileştirme gücünden yararlanmayı içeren yeni bir uygulama hızla yaygınlaşıyor. Tarih boyunca her coğrafyada sanatın iyileştirme gücünden çeşitli şekillerde yararlanıldığı halde, sanat terapisi batıda ancak 1940’lı yılların sonlarına doğru meslek olarak kabul edilmeye başladı.

 

Kozmik Bilinç: TEZAHÜR

Tezahür denilen olay;  yüzlerce olasılık içinde, beynin ve ruhun bütünüyle yayılan dalgaların, sadece içinden kendine benzeyen ve tamamlayan olasılığı, kendisine çekmesidir.

Kuantum fiziği; her şeyin bir dalgacık olduğunu ve onlarca olasılığı aynı anda kapsadığını kanıtlar. Örneğin yaşantımızdaki küçük ve o üzerinde durmadığımız tesadüfler; birer tezahür bilgeliğini taşıyan anlamlardır oysa. 

 

Nedir Şu Ezoterizm?

“Cevizi kırıp içine bakmayan, kabuğun tamamını ceviz zanneder.” (Gazali) 

Son yıllarda, belki de özellikle 11 Eylül 2001’den sonra, genel olarak ezoterizm ilgili değil ama daha çok ezoterik kuruluşlar ve kardeşlikler hakkında gerçekten çok sayıda kitap çıktı, makale yazıldı, tartışmalar yapıldı. İnsanlar bilinmeyeni bilinir kılmak için her türlü yolu denemeye hazır hale geldiklerini gösterdiler.

 

Yaşanılası Aşklar

ASTROLOJİ SERVİSİ

Bir anda benliğimizi, bedenimizi saran ateş AŞK; yazın sıcağı gibi içimizi ısıtan, yaz yağmuru gibi birden başlayıp birden biten, ya geriye kalan? Kimi zaman buruk bir acı, kimi zamansa ömür boyu sürecek mutluluk.  

Gittikçe şiddetini arttıran doğa olayları; değişime direnen insanoğluna “Ben değişiyorum” diyen, Dünyamızın uyarıları Temmuz ayında da devam edecek.  Büyük buzul çözülmeleri, tropik kasırgalar, seller, büyük yangınlar beklenilenlerden. Önemli sayılabilecek öngörümse; San Andreas (Kaliforniya) fay hattındaki hareketlenme. Sağlık ve tıp alanında gelişmeler, hastalıkların özellikle kanserin tedavisinde yeni yöntemler bulunurken yeni bilinmedik hastalıklar da açığa çıkacak. Doğa yeni sürprizler hazırlamakta.

 

Ruh Sohbetleri

Özge Esirgen

Birbirimize Kendimizi, Kendimize Birbirimizi Vermek

Ruhsal bilgilerle ilgilenen bizlerin arasında gözlemlediğim bir şey var; bazen birbirimizle yalnızca spiritüel kalıplar aracılığı ile iletişim kuruyoruz. Çoğumuzun bu tür bilgilere ilgi duymasının sebepleri orijinaldir. Orijinal sebeplerden kastım şu ki; içimizden gelen veya –gelmesi gerekir diye düşünürken- bir türlü içimizden gelmeyen bazı duygular ve tutumlar üzerine ruhsal bilgilerde cevaplar aramaya yöneldik.

KÖŞE YAZILARI

Can Duman

Merhaba Hayat

Merhaba haya, yaşlı dünya, merhabta okyanuslar, merhaba topraklar, dağlar ve ovalar, çiçekler ve kuşlar... Hepinize merhaba...  Sebep aramayın bu ölçüsüz coşkuma... İçimden geldiği gibi konuşmak istiyorum sizlere ben... Başımdan geçenler yüzlerce yazıya konu olabilir... Yorucu ve öğretici bir yolculuktan evime geri döndüm.  Ama tek dileğim düşüncelerimi paylaşmak, ötesini değil...


Didem Çivici

Var Olmaya Hazır Mısın?

Yaşamı anlamlı kılan ne? Ya da şöyle demeliyim belki de: Yaşamak nedir? Her an sorgulamak ve düşüncelere dalmak mı; yoksa o an'da olarak keyfine varmak mı hayatının? Elbette hayatımızı belli zamanlarda kendimizi sorgulayarak, yaşamı değerli kıldığımızı, isteklerimizi yönlendirdiğimizi düşünerek ilerliyor ve ilişkilerimizi bu olgulara göre yönlendiriyoruz bir yerde.


Çiğdem Aksoy

Kediler Krallara Bakabilir

Her insanın farklı bir hayvana kendini daha yakın hissetmesi, bazı hayvanlardan hoşlanırken, diğerlerini itici bulması ya da onlardan korkması her zaman ilgimi çekmiştir. Üzerinde hayvan resmi olan bir tişört alacaksanız hangi hayvanın resmini seçersiniz?


Funda Umut Pakkal

Birey Olmak Çok Zor Zanaat!

Birçok düşünür ve edebiyatçı birey için yorumlarda bulunmuştur; özellikle Batılı yazar ve düşünürler, tek-biricik olmanın ne denli önemli olduğunu vurgulamışlardır. Epiktetos “Kendi efendin olmadıkça özgür olamazsın”, Emerson “Kendinden başka hiçbir şey sana huzur veremez.” 19. yy. drama yazarı Henrik Ibsen “Dünyanın en güçlü kişisi, en yalnız ayakta durabilendir” diyerek bu konuya ilgili birbirine benzer görüşlerini sunmuşlardır.


Rüya Yüksel

Her Özgürlüğün İçinde Bir Tutsaklık Vardır

Yazımın başlığı 9 yaşındaki Ege Topçu adlı bir küçük kardeşimizin çizdiği karikatürden alıntıdır. Küçük kardeşimin sözleri ile aşağıdaki yazıyı hazırladım sizlerle paylaşmak üzere. Çizdiği resim de yazının sonunda... Geçtiğimiz günlerde 50. yaş günümü kutladım büyük bir coşkuyla... Yarım asır. Dile kolay.  Çocukluğumu anımsadım, elli yaşına gelmiş insanları düşünürdüm...


Mahmut Şaylıkay

Kars Kadın Eğitim Vakfı Neden Olmasın?

Günümüz dünyasının sürekli geçirdiği evrim sonucu insanoğlu devamlı değişen bilgi kültürlerine karşı günün her saatinde bilgiye ve bilginin getirdiklerine aç bir vaziyette hayatlarını devam ettirmektedirler. Kimi zaman kütüphanelerdeki tozlu raflarda, kimi zaman da ellerine verilen gazete parçaları ile aç olan beyin midelerini doldurmaya çalışırlar. Tabii bu, kişiden kişiye değişen bir doyumluluk noktasıdır.


Burçin İvren

Yaşantımdaki Küçük Bir Tezahür Öyküsü

Lisedeyken,  ‘Adı Aylin’ adlı kitabı bulmam gerekiyordu çünkü o 2 gün içinde sayısal mı seçsem psikiyatrist olsam, eşit ağırlık mı seçsem psikolog olsam diye düşünürken, istek duyduğum mesleğe göre bölüm seçmem gerekiyordu. Kitap bir bayan psikiyatristin hayatını anlattığı için, bana yolumda karar vermem hakkında yardımcı olabileceğini düşünmüştüm.


Burçin İvren

Bir Hikaye

Yorgundu. Artık kıyısına bile gelmediği, şu yaratmak istediği hayatın düş dünyasındaki mutlu hayalleri, ama gerçek hayatın sıradanlığı ve tıkanmışlığı içinde, kendisini anlamlı hissediyordu. Yeni biriyle tanışmıştı ve onu dinlemişti. Onu dinlerken ne kadar da farklı hayatlar var diye düşündü ve kendi hayatını yargıladı.

 

AYIN ŞİİRLERİ

Işık Oyunu

Mukaddes Öztürk Odacı


Gün Ağarmadan

Mahmut Şaylıkay


 

neyse o


Okuyucu Yorumları

 

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  8 Eylül 2008 TSİ 01:00