Sayı 35|AĞUSTOS 2008    Anasayfa | Blog | Kurumsal | Forum | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

 

Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

DUYURU!

Gazeteciliğe

hevesli misiniz?

İndigo Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır. Detaylı Bilgi

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Yazar: Can Duman

Suskun ve Keskin

 

Yazar: Yasin Sarı

Sirius Burada

 

Yazar: Fehmi Özçelik  

Oyun

 

Yazar: Mehmet Yapıcı

Sen Yoktun

 

Yazar: Can Duman

Bilinmezin Sensizi

 

 

 

 

 

Haber: Uzay Gökerman

Karadeniz’in Venedik’i Sinop’ta Nükleer Santral

“Nükleer Santral onların olsun, Sinop bizim!”

Türkiye’nin gündemindeki Nükleer Santral konusu iki yerle birlikte anılıyor. İlki Akkuyu’ydu. Şimdi çok daha güncel bir kent var; Sinop. Yer seçimindeki kriterlerin önemli bir bölümünü geçtiğinden midir, yoksa bizim bilmediğimiz başka nedenlerden ötürü müdür bilinmez, Karadeniz’de Türkiye’nin kuzeyindeki en uç noktada duran Sinop, nükleer santral için uygun(?!) bulunmuş durumda.

 

Nükleer Santralin Yapılacağı Alan

İnceburun yarımadasında kurulacak nükleer santral alanını DHA görüntüledi. Yarımadanın deniz kenarındaki Yalancıgerne Mevkii'ne kurulacak santral için bu bölgedeki binlerce çam ve kayın ağacı kesilecek. Atom Enerjisi Kurumu uzmanlarının Sinop Valiliği'ne haber vermeden gizlilik içinde gelip araştırma yaptığı bölge, balık potansiyelinin en çok olduğu yerlerden biri olarak gösteriliyor.

Peki Sinoplu, dahası konu Sinop, Mersin meselesi değil, kim evinin biraz ötesinde kurulacak bir santral için ne düşünür, hisseder? Kim birilerinin hayat alanı üzerinde tasarrufta bulunabilir, çok önemli, tartışılmalıdır.

Nükleer Santral olmalıdır, diyen kişilerin dayandıkları en büyük argüman, hayatımızın her alanında rasyasyon yayan şeylerle bir arada yaşadığımız gerçeğidir. Cep telefonu, televizyon, hatta güneş bile bu anlamda tehdit kaynağı iken, teknolojinin bu kadar ilerlediği çağımızda nükleer santrala karşı olmak, ne kadar mantıklı?

Peki...  

Hafıza-ı Beşeri çalıştıralım. Neler olmuş? (Bkz. Nükleer Enerji Kazaları) 

Şu bir gerçek ki, biz sahip olduğumuz teknoloji bilgisini olduğundan fazla abartıyoruz. Aslında doğa karşısında, çok da güçlü değiliz. Bilim bir çok alanda teorilerle yol alıyor; ve her geçen gün bir bilgi diğerini inkar eder duruma geçiyor.  

Böyle bir durumda Sinoplu’yu nasıl ikna edebilirsiniz?

 

Sinop'taki Dernekler, Nükleer Santrala Karşı Birleşti 

İstanbul'daki Sinoplular, Sinop'ta yapılacak nükleer santrala karşı birleşti. Sinop Dernekleri Federasyonu (SİNDEF) ile Sinoplu İşadamları Derneği (SİAD), `Nükleer Enerji Zorunlu mu, Nükleer Enerji Bir Zorunluluk mu?' konulu bir panel düzenleyerek, üyelerini ve Sinoplular'ı nükleer santrala karşı birleşmeye çağırdı. İstanbul Yenibosna'daki İhlas Koleji'nde düzenlenen panelde konuşan SİNDEF Başkanı Ramazan Ulu, gelecek hafta sonu yönetim kurulunu toplayarak, nükleer santrala karşı net bir tavır koyacaklarını kaydetti. Ulu, “Başbakan, ‘Sinop nükleerle marka olacak’ diyor. Biz zaten markayız. Nükleer santrala ihtiyacımız yok” dedi. 

 

Sinoplu bu anlamda ayakta. 29 Nisan 2006 Cumartesi günü Türkiye’nin bir çok yerinde olduğu gibi orada da büyük bir miting vardı. Ne Sinop ne de başka bir ilimiz, kentimiz; hiçbir köyümüz, mahallemiz, sokağımız Çernobil felaketini unutmadı. Unutmayacak da... Peki bu duyurlılığın arkasında ne yatıyor?  

İnönü Stadyum’unda taraftarın açtığı pankart gibi; 

“Çarşı, Nükleer Santrale de karşı!” mı?  Bir futbol fanatiğine bunu yazdıran ne? 

Avrupa Birliği ülkerinde yaşayan insanların tepkisi nedir? 

Tutumu Avrupa Birliği'nde de (AB) görmek mümkün. Yedi AB ülkesi, Danimarka, Yunanistan, İrlanda, İtalya, Lüksemburg, Avusturya ve Portekiz enerji üretimleri için nükleer teknolojiyi kullanmıyor. İspanya 1984'te aldığı kararla nükleer enerji kullanımını kademeli olarak durdurma kararı aldı. İngiltere ise son 20 yılda yeni santral inşa etmedi. Almanya 1998'de aldığı kararla önümüzdeki 20 yıl içerisinde nükleer santrallerini kapatacağını duyurdu. Belçika'da aynı Almanya gibi nükleerden ayrılma planları yapıyor. Bu ülkelerin hepsi kamuoyundan gelen olumsuz tepkiler yüzünden nükleerden uzaklaşma kararı aldı. AB bünyesinde en farklı tutumu ise İtalya ve Fransa sergiliyor. İtalya elindeki dört adet nükleer santrali 1986'da Çernobil'de yaşanan felaketin ardından kapama kararı aldı.

Türkiye, Dünya’nın 17. büyük ekonomisine sahip, mevcut ivmesiyle de önümüzdeki on yıllar içinde ilk on ülke arasına girmeye aday bir kaç ülkeden bir tanesi. Bizi bugünlere getiren dinamiğinin içinde ise nükleer enerji olmadı. Türkiye’nin önüne koyulmak istenen ve muhtemelen çok eski teknolojiye sahip bu santrallara ödeyeceği maliyeti yine enerji için, mevcutların modernizasyonu ve daha önce hiç önem verilmemiş doğaya dost olan, rüzgar, güneş, jeotermal enerji kaynaklarına yöneltmesini çok daha akılcıl bulan insanlar ellerinde düdükler, tencereler, davullarla kulakları bazı seslere kapanmışlara duyurmaya çalıştı.  

Sinop bu mitingde “Nükleer Santral onların olsun, Sinop bizim!” diye haykırdı.

 


(1) http://www.sinope.gen.tr/sinop/haber-kategorileri-3.html

(2) http://www.sinope.gen.tr/sinop/haber-kategorileri-3.html

(3) http://www.sabah.com.tr/2006/02/15/eko135.html

 

 

Nükleer Enerji Nasıl Üretiliyor?

Nükleer Enerji Kazaları

Nükleer Enerji Daha Ucuz Mu?

Çernobil Faciasının 20.Yıldönümü

Nükleer Silahsızlanma Dosyası

HABERLER

 

 

Sinop'ta Nükleer Santral?


Nükleer Enerji Kazaları


Çocukları Vurmayın!


Şiddet


Duygusal Vampirler Geliyor...


Kitap Okumak Onların da Hakkı


Kardeşini Seç


Ritalin Dosyası


Çocuklarınızın Geleceği Sizin Elinizde


Zamane İstanbul'u


Muson Mevsiminde Uttaranchal


Afrika'nın Altın Sesi: Salif Keita


Müzik Haberleri


Masajla, Rahatsızlıklara Son


Güneş Tutulması, Dünyadaki İndigolar, Küresel Barış ve Türkiye


İstanbul Tiyatro Festivali Başlıyor


Mayıs Nane'leri (astroloji)


Renkler

 

 

KÖŞE YAZARLARI

Burcu Özgeçen

Sevgi, Uyanış, Varlık


Günyüz Keskin

İntar


Funda Umut Pakkal

Gençler Nereye Koşuyor?


Uzay Gökerman

Ruh Üzerine


Haluk Tunç İlker

DeğiŞİM Şimdi.


Rüya Yüksel

Kaosu yaşamak


Didem Çivici

Yaşam Nefesi


Günyüz Keskin

Ertelenmiş Vakitler


Mahmut Şaylıkay

Güneşe Yolculuk


Uzay Gökerman

Belki üstümüzden bir Ay geçer...


Mukaddes Öztürk Odacı

Ruh Eşime

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  18 Agustos 2008 TSİ 01:00