|
Çeviri: Semra Ekmekçi

Yazar: Tony Wicks (21.08.2002)
Dramatik Değişimler
Neler oluyor? Yeni yönümüz ne?
Dünya medeniyetinde
meydana gelen değişimler hakkındaki izlenimler.
Birçok insana inanılmaz gibi gelse de, Dünya üzerindeki insanlık, hayatı
deneyimlememiz bakımından evrimsel bir değişim sürecinden geçiyor. Bizler;
öyle ki galaksimizdeki ve evrenimizdeki diğer birçok yıldız sistemlerindeki,
hatta diğer evrenlerdeki medeniyetlerle etkileşim içinde olacak galaktik bir
medeniyet haline gelmekteyiz. Korkuya ve rekabete dayalı bir toplumdan,
sevgiye, barışa ve uyuma dayalı bir topluma dönüşmek bizim gerçek kaderimiz.
Şu andaki kaos sadece hızlanan değişimin bir parçası.
Çoğu insanın bir tek onun varolduğuna inandığı, görünen bir evrende olduğu
kadar görünmeyen (daha çok ruhsal alemler ya da Cennet olarak kabul edilen)
bir evrende de yaşıyoruz. Hakikat bizden saklandı, böylece en sonunda kim
olduğumuzu hatırlayacak, keşfedecektik: uzaydaki ve ruhsal alemdeki
kardeşlerine yakından bağlı evrensel bilginin ve zekanın ölümsüz varlıkları…
Ne yazık ki birçok hükümet, din ve felsefe, gücü ve kontrolü ellerinde
tutmak isteyenlerin gerçeği bizlerden saklamak için amaçları doğrultusunda
yönlendirilmiştir. Amerika’daki terörist saldırılarına verilen karşılığın,
zaman içinde bizi kontrol altında tutmak için yapılan son girişimlerden biri
olduğu gösterilecek. Yine de zaman, dünyada barış isteyen insanların
göstereceği anlayıştaki büyük değişimin zamanıdır, manipüle edilen medyanın
bize sunduklarına rağmen.
Birçok insan “bir şeylerin olmak üzere” olduğunu hissetmekte, fakat
gerçekleşen değişimlerin bir çoğu ortaya çıkmadan önce görünmez evrende
gerçekleştiği için ilk seferde kavramak güçleşiyor. Aslında büyük bir
“deney”in parçasıyız; bu heyecan verici “bitiş zamanları”nda, bir
medeniyetin sonu ve bir yenisinin, birlikte yaratacağımız Yedinci Altın Çağ
başlangıcı olan “bitiş zamanları”nda, burada olmayı yüksek bir anlayışla
kabul ettik.
Geleceğimiz hakkında birçok şey yazıldı, konuşuldu ve kehanette bulunuldu.
Bu bilgilerin bazıları kaydedildiği zaman için gerçekti, fakat bugün için
değişti. Bazıları ise gerçek değildi, bizi manipüle etme niyeti ile
söylenmişti. Ve bazı bilgiler ise doğruydu ve geçerliliklerini bugün de
korumaktadırlar. Bütün bunların ayrımını yapmak en zor iş. Bu yüzden birisi
için “gerçek” olan bir diğeri için değil. Bütün bilgilere, burada size
sunduklarımla birlikte, kendi farkındalığınızı da uygulamanız gerekiyor.
Öğrenimimize devam ettikçe değişik seviyelerde insanlar uyanıyor.
Bazı bilgileri özümsemek zor, mesela Yeraltının doğal yapısını ve orada hala
yaşamakta olan eski medeniyetleri. Ya da iyonlarca zaman önce insanların
gezegenimizin ve evrenin geleceğini değiştirmek için zamanda geçmişe
yolculuk yaptıkları gerçeği... Ya da 1943’de savaş gemisini görünmez yapıp
zamanda yolculuk yapabileceğimizi keşfettiğimiz gerçeği... Ve nasıl Apollo
Ay Programının yüksek teknolojinin üstünü örtmek için yapıldığını... 60’lı
yılların başında Ay’a ve Mars’a Güneş sistemimizin diğer bölümlerini
incelemek amaçlı gizli yolculuklar yapılmıştı bile. Son olarak, arzunuzu
bilemek ya da bilinçlenme yolunuzun neresinde olduğunuza bağlı olarak sizi
daha şüpheci yapmak için: Dünyanın, güneş sistemi ile birlikte Sirius yıldız
sisteminin parçası olması için uzayda taşınması ile birlikte dönüş hızını
yavaşlatması ve bir felaket gerçekleşmeden dönüş yönünü tersine değiştirmesi
bekleniyor. (Ç.N. bknz Schumann Rezonansı ve Sıfır Noktası)
Yükseliş ve boyut değişimi
Dünyanın kendisine ait bir farkındalığı var; O canlı bir varlık. Takip
ettiğimiz Yaratıcının Kutsal Planı, bilerek ya da bilmeyerek de olsa bizi,
dünyayı bildiğimiz 3. boyut gerçekliğinden, 4. boyuta (bir ara ya da geçici
varoluş) ve sonra 5. boyuta çağırmaktadır. Bunun, uzun zamandır 2012’nin
sonları gibi veya daha önce gerçekleşeceği söylenmektedir. İnsanlık ve diğer
yaşam formlarının hepsi, yükselişe hazır olmak ya da titreşimlerini
yükseltmek zorunda. Bir çok insan artık ayrı ve kişisel bir yükseliş için
200 ya da 390 yıl gibi bir zamana sahip değil. Son enkarnasyonlarını
yaşamaktalar, ve Dünyadaki ve Evrendeki yeniden yaradılışı gerçekleştirmek
için yükselmeleri gerekmektedir. Bu sahip olduğumuz bedenleri korumamız ve
yavaş yavaş 30 yaşına geri döndürmemiz demektir. Hazır olmayanlar ise başka
bir 3. boyut gezegeninde yeniden enkarne olacaklardır. Onlar yüksek
boyuttaki Dünyaya artık dönemeyecekler. Bazı insanların ise kontratları –
sözleşmeleri sona erdiği için eğer isterlerse daha önce bulundukları yıldız
sistemlerine geri dönebilecek ve hatta 5. boyuttan daha yüksek boyutlara
yükselebilecekler. Gerçekte hiçbir insan bu Dünya’dan değil.
Yükseliş, ruhun ve maddenin birleşmesi – entegre olmasıdır. Fiziksel,
duygusal, zihinsel ve bütün ruhsal bedenlerimizin, tamamen aydınlanmış
varlığımızı yaratmak için birleşmesidir. Işık bedenimize dönüşmemizdir. Biz
gerçekten insan olmayı deneyimleyen ruhsal varlıklarız. Diğer dünyalarda,
boyutlarda ve realitelerde varolan biz olan başka formlarımız bulunmakta.
Aslında, büyük bir amnezi (hafıza kaybı) problemi olan fiziksel melekleriz.
Yükseliş sayesinde, hepimizin birbirimize bağlı olduğumuzu, evrendeki diğer
bütün yaşam formları ile BİR olduğumuzun farkına varırız. Her şey bir
Yaratıcıdan gelmektedir. Aslında şu andaki dünyamızın birer parçası olan ırk
farklılıkları, savaşlar, mal sahibi olmak, arazi hakları, hepsi gerçekten
bir illüzyon. Koca bir hologramın içinde yaşıyoruz.
Düzlemler, paralel dünyalar olarak da bilinen birçok boyut aynı uzayda
varolmakta. Aralarındaki tek fark titreşim dereceleridir. Titreşimimizi
yeterince
yükselttiğimizde, boyut değiştiririz. Dünyanın titreşim oranının
bir ölçümü de bazı bilim adamları tarafından yüksek bölgelerle
kıyaslandığında farklı farklı ölçüldüğü, dünyanın kalp atışı olarak da
bilinen Schumann Rezonansıdır. Yıllarca bu oran saniyede 7.8 döngüde (hertz)
kalmıştı. Uyumlu Birleşme (Harmonic
Convergence) sürecinde
yükselmeye başladı: Ağustos 1987, ruhsal uyanışın arttığı yıl. Teori olarak,
rezonans 13’de sabitlendiğinde, 4. boyutta olacağız. Bazı kaynaklara göre,
bir süredir 12.9’dayız ve yakın gelecekte 13.8’e varacağız.
Biz ancak kendimizi tam olarak foton kuşağı enerjisine açtığımızda yükselişi
başaracağımız umulmaktadır. Bu solar sistemimizin 26000 yılda iki kere
geçtiği toroid (bir dairenin kendisiyle çakışmayan bir eksen çevresinde
döndürülmesi ile elde edilen yüzük şeklindeki bir yüzey) şekilli bir enerji
bandıdır. Daha önceki geçişlerin her biri 2000 yılda tamamlandı. Şu anda
kuşağın içindeyiz fakat ölümcül / zararlı bir erken yükselişi engellemek
için Işık Galaktik Federasyonu – Samanyolu Gala ksimizdeki diğer halklardan
olan dostlarımız – tarafından güneş sistemimizin etrafına yerleştirilen
holografik enerji alanı ile korunmaktayız. Titreşimimiz yükseldikçe, bazı
foton enerjileri yavaş yavaş güneş sistemimizin içine salınmaktadır.
İlk olarak, 12 sarmallı RNA/DNA sistemi, bedenimizin 2-sarmallı sisteminin
yerine yerleştirilmiş olacak. Bedenimizin 7 çakralı sistemini, 13 çakralı
sisteme yükseltmiş olacağız. Ayrıca beynimizin yüzde 10’unun veya 20’sinin
yerine 100’ünü bilinçli olarak kullanacağız. Tam bilinçlilik halimiz geri
dönecek. Bu neden burada olduğumuzun, gelecekte ne yapacağımızın ve geçmiş
yaşamlarımızın ne olduğunun farkındalığıdır. Parmaklarımızın ucunda ya da
daha doğrusu beyin reseptörlerimizde (uyarıcı) evrensel bilgiye ve
süper-insan yetilerine sahip olacağız.
Galaktik
İnsan
Yükselmiş galaktik insanlar (fiziksel melekler) olarak, galaksimizdeki,
evrenimizdeki, ve ötesindeki bütün sezgisel yaşam formları ile etkileşim
halinde bulunabileceğiz. Birçok yaşam evvel kaybettiğimiz dünya dışı
güçlerimizi yeniden kazanacağız. Telepati, duru görü, uzay araçları olmadan
gezegenler arası seyahat, Işık bedenimizi (merkaba) kullanarak mümkün
olacak.
Bazı insanlar geldikleri yıldız sistemlerine yeniden ziyarette bulunabilecek
ya da geri dönebilecek. Bazıları Mars, Venüs ve asteroit kuşaktan tekrar
oluşturulacak olan Maldek’te yeniden yerleşimin sağlanmasına yardım edecek.
Çoğunluk Altın Çağ için Dünyada kalacak ve Altın Çağın yaratılmasına yardım
edecek. Dünya, çevremizdeki birçok galaksinin oluşturduğu Galaksiler Arası
Birliğin ticaret, konferans, ve yönetim merkezi olacak.
Dünya nüfusunu oluşturacak olanlar onun gerçek işçileri olacak; ışığı
tutacak (demirleyecek) ve dünyanın çevresindeki büyük tapınaklardaki enerji
noktalarını ve ağlarını destekleyecekler. Uzun zamandır bu işi balinalar ve
yunuslar yapmakta. Olağanüstü (yüzeyde görünüyorlarmış gibi) kristal
şehirlerde yaşayacağız. Yüksek boyuttaki varlıkların diğer gezegenlerde
yaşadıkları şehirler gibi. Ya da Lemuryalıların ya da Atlantislilerin hala
yer kabuğunun içinde yaşadıkları gibi. Yakında onlarla tanışacağız. Yeni
halkımız, Lemuryanın genel ruhsal kavramları üzerine kurulacak, yani onun da
dayandığı Sirius B kavramlarının üzerine.
Şu andaki yönetimlerimizin yapısı son bulacak. Yüksek zekalı varlıklar,
uygun olan evrensel kurallara dayanan yeni yönetim konseyleri hazırlamamıza
yardım edecek. Şu anda hükümetlerin kontrolünü elinde bulunduranların
engellemeleri olmadan, yeni uyumlu yönetimlerde son sözü biz söyleyeceğiz.
Gölge Hükümet ve Kontrol
Gelişmemizin en büyük engelleyicilerinden biri, dünyanın “yasal”
yönetimlerini baskıcı kontrolü altında tutan gizli Gölge Hükümettir. Ayrıca
bunlar, dünya medyasından aldığımız günlük haberlerin türünü ve gerçekleri
kısıtlamaktadır. Birçok insanın medeniyetimizde meydana gelmekte ve gelecek
olan büyük değişimlerden habersiz olmasının sebebi de budur. Çoğu zaman
televizyonda ve gazetelerde korkuya dayalı haberlerin olmasının sebebi de
budur.
İnsanları korkutmak, haberlerle üzmek, finanssal sorunlar, savaşlar, vahşet,
ve zihin kontrolüne ek olarak zararlı yiyecekler, içecekler, yasal ve yasa
dışı ilaçlar, titreşimimizi düşük seviyede tutmak için kullanılan yollardan
bazıları. Bu, yükselişi gerçekleştirmeyi daha da zorlaştırıyor.
Bu olumsuz, negatif kontrol, uzun zamandır birçok din ve felsefenin de bir
parçasıydı. İyi haber ise, bu manipülasyon ve kontrol artık bir sona
yaklaşıyor. Demokratik globalizasyon programı maskesinin altına gizlenen
diktatör Yeni Dünya Düzeninin / Tek Dünya Hükümetinin, yüksek yönetimler
tarafından yapılacak olan lehimize müdahalesi ile oluşumuna izin
verilmeyecek. Bu müdahaleye enkarne olmadan önce karar vermiştik, bunun
İlahi planda yeri olmayan “özgür seçim” ile çeliştiğine inananlara rağmen.
Bir Yaratıcıya ya da bu plana inanmayanları büyük bir sürpriz bekliyor!
Nasıl manipüle edildiğimiz (yönlendirildiğimiz, kontrol edildiğimiz) yakında
açıklanacak ve bu da harika değişimleri başlatacak.
Gölge Hükümetin az bilinen özelliği ise kendisinin de negatif dünya dışı
varlıklar tarafından Dünyayı kontrol etmeleri için gelişmiş teknoloji vermek
sureti ile kontrolünde olmasıdır. Yine de toplumumuzun bu yönünden nefret
etmemeliyiz. Daha önceki yaşamlarımızda hepimiz sadece deneyim için negatif
karakterler sergilemiştik. Onlara sevgi göndermek ve seçim yapmamız
gerektiğinde onların kontrol entrikalarıyla yapacak hiçbir şeyimizin
olmaması yapılacak en iyi şey. Yakın gelecekteki Dünya üzerindeki bütün
karanlık, ışığa dönüşecek ve güçlü bir Işık yaratacak. Eskiden Gölge
Hükümetin müttefiki olan birçok dünya dışı varlık, artık Işık güçlerinin bir
parçası. Birçok Gölge Hükümetin eski üyesi de Işık’ın tarafında. Geriye
kalanlar ise aynı şeyi yapabilir ya da başka bir 3. boyut gezegeninde, daha
yüksek boyutlara yükselene kadar enkarne olmaya devam edebilirler. Bu
onların seçimi.
Yüksek Zeka
Evrenimiz yaşam ile çeşitli tekamül seviyelerinde birlikte çalışmakta.
Bizler az da olsa çok da olsa alt seviyedeyiz fakat “yukarı”ya doğru çok
büyük bir ilerleme gerçekleştireceğiz. En üst seviyedeki zeka Tanrı,
Yaratıcı ya da daha birçok başka kavramlar olarak adlandırdığımız kolektif
enerjidir. Buradan aşağıya doğru azalan seviyedeki titreşimlerde, -boyutlar,
düzlemler de denir- yaşayan birçok varlık, başlangıçta ruhsal formda daha
sonra yarı-katı ve de sonra şu anda sahip olduğumuz gibi yoğun bedenlerde
varolmaktadır. Bu varlıkları, Elohim, Başmelek, Işığın Efendisi, Melek,
Yükselmiş Üstatlar, ve son olarak insan benzeri bedenlere sahip olan ya da
sürüngen, böcek benzeri olan dünya dışı varlıklar olarak adlandırırız.
Televizyonda bu formların bazıları “Star Trek” gibi şovlarda açığa
vurulmaktadır. Hepimiz daha önce bu formlarda varolduk, fakat diğer
parçalarımız ile birlikte hareket ederek. Her birimiz yaklaşık 12 ruhtan
oluşan bir Ruh Grubunun ve yaklaşık 144 ruhtan oluşan bir Ruh Ailesinin
parçasıyız.
Milyarlarca ruh (Tanrı’nın tezahürleri), Tanrı’nın titreşimine ya da saf
Işık’a geri dönen yolu daha önce nerede olduklarını unutmuş olarak
bulabilecekler mi diye Dünya’ya gönderilmişti. Bu daha önce hiçbir yerde
denenmemişti; bu da bu deneyimin ya da deneyin eşsizliğini göstermektedir.
Dünya, bu galaksideki ve evrendeki değişimin dayanak noktasıdır. Başka bir
yerdeki tekamül biz 5. boyuta yükselmeden başarıyla devam ettirilemez.
Birçok medeniyet/ırk heyecanla ve ilgiyle bizi izliyor. Yüksek boyutlar bizi
görebilirler fakat biz buradan daha yüksek boyutları göremeyiz. Son
yıllarda, insanlık, kanallar vasıtasıyla (medyumlar ile) rehberlik sağlayan
ve hatta bazen eterik ya da fiziksel formda görünen birçok yüksek Işık
varlıklarına sınırsız erişim imkanına sahip.
İlahi Müdahale
İlahi müdahalenin, ancak ruhsal gelişim engellendiği zaman meydana gelmesine
izin verilir. Aslında, diğer galaktik toplumlarla sürekli bağlantı
kurmamızdan önceki evrim aşamasında bu durumu oluşturan enkarnasyon,
kontratımızın bir parçasıdır.
Müdahale, fiziksel seviyede uzay kardeşlerimiz ile birlikte, ruhsal seviyede
ise Ruhsal Hiyerarşi tarafından gerçekleştirilir. Uzay kardeşlerimiz, bir
tür galaksimizin “Birleşmiş Milletleri” olan ve galaksimizdeki toplumların
%90’ından oluşan (200,000 adet) Işık Galaktik Federasyonu’dur. Bu federasyon
4 milyon yıldan daha fazla bir süre önce kurulmuştur. Galaksimizdeki
fiziksel varlıkların %60’ı insan benzeri görünüme sahip değildir. İki tür de
uzay araçları ile seyahat eder. Galaksiler arası gemi ve personel grubu
olan Ashtar Command (Aştar Komutası), Galaktik Federasyon ile birlikte
çalışmaktadır. Ruhsal Hiyerarşi, Elohim türleri, Zamanın Efendisi
konseyleri, melekler alemi, Yükselmiş Üstatlar, ve Devi Krallığından
oluşmaktadır. Uzay araçlarına ihtiyaçları yoktur fakat Yükselmiş Üstatlar
genellikle Ashtar Komutası gemilerinde “asılı” dururlar.
Bu arada, Zamanın Efendileri, Işık ile birlikte Yaratılışın iki unsuru olan
zamanı düzenler.
Galaktik Federasyonun güneş sistemimizin herhangi bir zamanında, güneş
sistemimizden çok daha büyük bir üsten sirkle olan 18 milyondan fazla uzay
aracı bulunmaktadır. Üyeler arasında burada bulunmak ve “bitiş zamanı”
döneminde bizlere yardımcı olmak için büyük bir rekabet bulunmakta. Bazı ana
gemiler binlerce kilometre uzunluğunda. Atmosferimizde görünenler genellikle
küçük uzay gemileridir.
Federasyonun ilk irtibat programı yaklaşık 10 yıl (2012) sonra
gerçekleştirilecek. Bu tahminen gemilerin topluca görünmeleri, dünya
düzeni/yönetimi yapısında değişim, bütün toplumların birleşmesi ve kişisel
hakimiyetimizi geri kazanmamız olarak sonuçlanacak. Daha sonra, tam
bilinçlilik haline ve yükselişe nasıl adapte olacağımız gösterilecek. Bütün
bunların bir çoğunun uzay gemilerinde ya da muhteşem yeraltı şehirlerinde
gerçekleşeceği bekleniyor.
Dünya Değişimleri
Dünyanın yükselişe hazırlanabilmesi için kendini arındırması ve dengelemesi
gerekiyor. Son yıllardaki hava şartlarındaki ekstrem değişimlerin sebebinin
bir parçası da bu hazırlık. Birçok volkanik faaliyetler ve depremler,
Pasifik Okyanusunda yaklaşık 25 bin önce batan Lemurya’nın ve Atlantik
Okyanusunda 12 bin yıl önce batan Atlantis’in sualtı kara kütlelerinin
çözülmesine sebep olmakta. Dengelenmenin parçası olarak Lemurya ve Atlantis
kıtaları tekrar su yüzüne çıkmak zorunda. Bu kıtalar üzerinde tekrar aktif
hale getirilmesi gereken çok eski tapınak ve piramitler bulunmaktadır.
Dünyanın kabuğunun içinden katı kabuğa doğru yükselen magma, okyanusları bir
süredir ısıtmaktadır. Özellikle ekvatoral bölgelerde meydana gelen El Nino
ve La Nina adı verilen etkilere neden olmaktadırlar.
İki büyük buz kristal katman – gök kubbe olarak da bilinirler – gezenin
etrafında yeniden oluşturulacak. Bu katmanlar, bazı enerjileri Dünyada
tutmaktadırlar ve bütün gezegene yarı-tropik bir iklim sağlayacaklar. Dış
uzaydan gelen zararlı ışınların Dünyaya ulaşmasını da engellemektedirler.
Gök kubbelerin oluşumunda eriyen buzulların suları ve deniz suyu
kullanılacak. Bu katmanların çökmesi çok eski zamanlarda sellere ve
sonucunda birçok ölüme neden olmuştur. O zamanlarda insanlar, DNA’nın
korunması için şu andakinden iki kat daha uzundular. Bu katmanlar yerden
4,500 ila 5500 metre ve 10,700 ila 11600 metre yüksekte oluşturulacak. Kuzey
ve Güney kutuplarında bazı delikler ortaya çıkacak.
Diğer kara parçaları değişecek ve iç denizler/göller oluşacak. Tüm hayat
formları, hayvanlar, ve bitkiler bunlar gerçekleşmeden önce
uzaklaştırılacaklar. İnsanlar bütün bunlar gerçekleşirken iç Dünya (yeraltı)
şehirlerine yerleştirilecek. Hatta yükselişimiz gerçekleştikten sonra bile
bu değişimlerin devam edeceği sanılıyor.
Yakın Gelecek
Bir çok insan şu anda, olup bitenleri Yüksek Benlikleri/Ruhları/Ben’leri ile
meditasyon esnasında uyumlanarak doğruluyor. “İçe yöneliş” işlemi daha önce
Dünyada dinler ve felsefe grupları oluşmadan önce uygulanıyordu. İnsanlar,
Işığı şartsız sevgi halinde Dünyanın üstüne ve içine demirlediğini
imgeleyerek ona yardımcı olabilir. Sevgi her şeyi fetheder! Sevgi, huzur,
şifa, uyum ve birliği yaratır.
Parasal sistemdeki beklenen değişimler ve dünya borç affı, yakın gelecekte
yönetim yapılarını da değiştirecek. Gezegende geriye değişime izin vermeyen
birkaç bölücü kalırsa, uzaylı ve ruhsal dostlarımız ile irtibatımız
beklenenden çok daha önce gerçekleşebilir. Değişimler
meydana geldikçe
insanoğlu için daha fazla finanssal ve ruhsal refah imkanı oluşacak. Irklar
ve ülkeler arasındaki bölünmeler son bulacak.
Bu değişimlerin uygulanabilmesine yardım etmek için devlet yönetiminde,
yargı ve finanssal sistemlerinde çalışan birçok insan var.
Daha fazla enerji cihazı mevcut olacak, özellikle ev ve ulaşım
sistemlerimizi güçlendirmek için. Bu buluşlar bir süredir devam ediyor ve Dr
Steven Greer ve arkadaşlarının yönetimindeki İfşaat Projesi mücadelesinde
ortaya konmuştur. Bu proje bütün dünyaya 60 yıldan fazla bir süredir Dünya
dışı varlıklar ile yapılan gizli bağlantıların boyutlarını göstermekteydi.
Şu anda Hakikat Zamanındayız; Gölge Yönetimini de içeren gizli gerçeklerin
hepsi su yüzüne çıkmak zorunda.
Bugüne kadar meydana gelen değişimlerin sonucu olarak birçok insanın ölümüne
yol açan felaketler yaşandı fakat kitle bilicindeki büyük sıçrayış bu tarz
felaketlerin azalmasına neden oldu; özellikle tecrit edilmiş teröristler
tarafından değil de Amerika Yönetimini kontrol eden kişiler tarafından
hazırlanan 11 Eylül katliamından sonra. Fakat günbegün bazı volkanik olay ve
depremler yaşanmaya devam edebilir.
Seçimleri dahilindeyse eğer, öbür tarafta olan sevdiklerimiz bize yüksek
boyutlarda katılmak üzere. Öbür tarafa gitmiş ya da gidecek olan diğerleri
ise yüksek bilinçleri ile kendilerinin yükselişe daha hazır olmadıklarına
karar vermiş olanlardır. Onlar yakında Güneş Sistemimizin bir parçası olacak
olan savaş gezegeni Nibiru’da 3. boyutu deneyimlemeye devam etmek için
tekrar enkarne olacaklar.
İlginç bir yolculuğa hazır olun...
Yazının ana kaynağı:
Tony Wicks - 21 Ağustos 2002
http://www.phoenixascended.org/aoi/tw_21_aug_02.html
Tercüme: Semra
Ekmekçi
©
2003
2012 LimitSiz
|
http://www.2012limitsiz.com
Eposta:
unlimited2012@yahoo.com
|