Sayı 59 | Ağustos 2010                Anasayfa  |  Kurumsal Reklam Arşiv |  Gündem |  Röportajlar |  İndigo Dünya |  İnsan |  Sağlık  |  Kültür Sanat  | Çocuk  |  Eğitim  |  Çevre |  Bilim



 Paylaş


BAĞLANTILARIMIZ

Sinema Life

Nasıl Daha İyi Yaparım?

Mor İnovasyon

Mustep

Sonsuz Us

Satranç Dünyası

Sessiz Bilgi

 

 

Yazar: Asu Sanem Kaya

Meleklerin Sözü Var *

“Dünya üzemez beni

Ölüm korkutabilir mi

Sen olmadan bu kalp hissedebilir mi

 

Güneş batmış bana ne

Ellerin yok kime ne

Yerine koyamadım

Razı olamadım sensizliğe

 

Kalpler yanmış yağmur ıslatmış

Tanrı korumuş ya sevenleri

Son nefesimde elimi sen tutacaksın

Son sözlerimi bir sen duyacaksın

Meleklerin sözü var…” 


İstanbul’da bir deli yağmur. Karışmış, uyumuş, gezinip gelmiş, uyanmışım… Küçük bir kalbe evrenleri sığdırarak uyurken kendi yağmurumun kokusuyla sarhoşken, uyandığımda tüm sorularıma cevaplar teker taker geldiğinde, kocaman bir gülümsemeyle kutsadım kendimi. 

Kim olduğunu hatırla

Sen Tanrı’nın güçlü, sevgi dolu ve yaratıcı çocuğusun. Sen Sevilensin.

Yarattığımız oyunun, yaşamlarımıza dair en karmaşık senaryolarında öyle bir an geliyor ki tamamen yalnız, çaresiz, ne yapacağını bilmez bir halde yardım çığlıklarını savuruyoruz evrenlere: Aşk… 

En dualitik duygu; en güçlü dualitik duygu. Bizi savurup atan, zorlayan, karıştıran, sarsan, değiştiren, yetmedi mi dönüştüren kutsal yaratım aşk…  Aşk en büyük yanılsama, en büyük şifacı. Gelişimimiz için en değerli aracımız; bir diğerimiz. Bir diğerimizle kurduğumuz her türlü ilişkiyse en zorlu ama en özel rehber her birimize. Bu ilişki ister aile, ister arkadaşlık, ister sevgililik düzeyinde olsun. Ne farkeder ki? Bir diğer senle karşılaşıp kayıtlar aktive edildiğinde, aradaki senaryo da hayata geçirilmiş oluveriyor bir anda. Aşkın en büyük şifacı olmasına gelince… İki özlem çarpışıyor, iki özlem kucaklaşıyor, daha ne olsun? 

Aşk’ı tanımlamaya kalktığında, ne çok şeyle anlatılmaya çalışılacağını farkediyorsun. Derin bir sessizlik geliyor ardından. Tanımladığına bakıyorsun, yetersiz kelimeler, yetersiz duygularla olmuyor bu diyorsun.  

Bildiğim, en azından benim burada deneyimlediğim aşkın birdenbireliği. Bir’den Bir’e hemde, bir an’da hemde. Birden gözden göze, gönülden gönüle akan… Gözlerine baktığımda, gözlerime baktığında nasıl da yok olurdu herşey. Muazzam bir akış, muazzam bir dans. Kelebeklerim var benim; sevgiyle, neşeyle büyüttüğüm her bir dönemimde. Kelebeklerim karnımın tam üzerinde; yaratıcılığımla, kalbimin arasında bir yerlerde doğarlar, dans ederler, ölürler, sonra tekrar yeniden, hep yeniden doğmak için. Kelebeklerimi uçurtan, raks ettiren aşk işte benim için. Onlar dans ettikçe, her bir hücremi kutsayan, içimden fışkıran enerji beni bana hatırlatan; aşk. Nefes almakta zorlanırken, deli bir neşeyle nedensiz sürekli kahkahalar attıran, gözlerimin içini ışık ışık ışıldatan o.  

Aşk’ı yaşamak, deneyimlemek için; aşkı seçmek gerekiyor. Aşkla yaratıldık, aşkla yoğrulduk biz. Aşkla büyüdük, aşkla şifalandık biz. Her zaman ve her yerde o. Farkındalığımızı aşka yönlendirmek; aşka izin vermek, aşkı seçmek sadece, aşkla yaşamak için gerekli olan. En derin korkularınla, kendine dair gizlediğin en derin duygularınla yeniden kucaklaşmak için aşk. Ve sen cesur olduğunda havalara uçurmak için giren hayatına. 

Aşk olmasını dilediklerin, aşk bu dediklerinle gerçek aşk deneyimine hazırlanıyorsun bir zaman. Biliyorsun ki o; gerçek olan oluveriyor çünkü bir anda. Bu aşk demiyorsun bile. Yaşıyosun, çoşuyorsun, yitiyorsun, bulunuyorsun, ağlıyorsun, gülüyorsun, özlüyorsun… Oluveriyor işte.

Bir gece vakti rüyalarından uyanıyor, yanında rüyalara yatmış olana bakıyor, öyle dolup taşıyorsun ki. Gördüğünün her bir ayrıntısında şefkatle eriyor tüm kabukların, kalıpların bir bir. Her dokuduğunda bir diğer sen’e, o akışa, o var oluşa, dayanamayıp ağlıyorsun sular seller gibi; ağladığını bile farketmeden. Rüyalara beraber dalarken sadece “Ah şükürler olsun!” diyebiliyorsun. O hep bildik sevginin kucağında uyuyor, uyanıyorsun; hatırlıyorsun.

Deli oluyorsun, yapmam dediklerini yapıyorsun, kabullenmeyi, saygı göstermeyi öğreniyorsun. Ben buyum dediğin herşeyden sıyrılıyorsun bir bir. Tüm o benim dediklerinden sıyrılırken, iniyorsun çıkıyorsun, şaşırıyorsun. Uçlarda geziyor, yükseliyor, alçalıyor ve sonrasında tekrar huzurla, huzura yatıyorsun. 

Araya dersler, kalıplar, döngüler, seçimler giriyor sonra bir zaman. Veda vakti geldiğinde, büyümesi; büyümen için yelkenler açılıyor o anda, bilinmeze. Alınan alındıktan, paylaşılan paylaşıldıktan, herkes yoluna girdikten sonra, yeni sen’lere doğru bir yolculuğa daha başlıyorsun. Hep o canını yaktığını sandıklarını serbest bırakırken bir başka sen’le daha tanışmaya hazırlandığın; acılara, üzüntülere, özlemlere, ayrılıklara gebeliğinin dönemlerini yaşıyorsun. Hep sende olan aşkı, bir zaman sonra bir başka sen’e doğurmak için hazırlanıyorsun. Sancılarla kıvranırken bile biliyorsun; kollarına doğacak olan aşktır, mutluluktur, neşedir, Yaradan’dır. Deli bir bilme hali bu.

Keşif yolculuğu aşk. Kendini, kendinin bir diğer parçasını bir bir, bıkmadan usanmadan bulmaya yönelik arayış yolculuğu. Bilinmeze gebe; aşka gebe bir İstanbul akşamı… Dışarıda fırtınadan önceki sessizlik. Gökyüzüm benim, denizlerim önümde uzanmış sereserpe. Balkonumun o hiç kapatamadığım kapısı yine ve halen açık. “Olan ben’dendir, o yüzden hayırlıdır” deyişim, kendime daha bir sarılışımla; seçimlerimizin her birimize verilen en mucizevi hediye olduğunu hatırlayarak seçiyor ve seçime saygı duyuyorum. Yine ve yeniden…

E meleklerin sözü var…

Namaste.


* Şarkı Sözleri: Yalın, Meleklerin Sözü Var


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Asu Sanem Kaya 1976 doğumlu. İstanbul’da yaşıyor. Çeşitli okullar ve merkezlerde, yoga eğitmenliği yapıyor. EMF (Elektromanyetik Alan Dengeleme Tekniği) Master in Practice ve Usui Reiki Master olarak çalışmalarını sürdürüyor. Oğlu, işi, kitapları ve müzik, en büyük neşe kaynağı. Detaylı Bilgi


HABERLER

 

 

Küresel Isınma Oyunu


Enerji Sorunu Perspektifinden


Özgürlük Yalnızca Bir Sözcük Olunca


Sevgili Kardeşim Hrant


Yeni Nesil Gençlerin İçsel Sorunları


Dünyanın Kalbine Vize


Pedofili Vakaları Hakkında Detaylı Bir Çalışma


Kök Hücre Araştırmalarında Yeni Gelişmeler


Sağlık Bakanlığı Kuş Gribi Önlemlerini Arttırdı


Çekim Yasası


İnternet 1 Numara!


AB Proje Uygulama Merkezleri


Mikro Krediden Makro Krediye


Haydi Kızlar "Hangi" Okula?


Silvan'da Kadına Sosyal Gelişim Kursu


Bilgiye Açılan Yol


Vejetaryenlik (2.Bölüm)


Benzetmeler

 

denemeler

neyseo

 

KÖŞE YAZARLARI

Özge Gündem

Türkiye'de Opera Kültürü


M.Cem Batu

Sevgiliye Mektuplar-1


Didem Çivici

Gümüş Gözyaşları


Rüya Yüksel

Bir Yıl Daha Bitti


Didem Çivici

Onca Yoksulluk Varken


Asu Sanem Kaya

Meleklerin Sözü Var


Fırat Erdoğan

Yazmaya Dair 


Levent Altaş

Kozmik Ritim


Asu Sanem Kaya

Denemeler


Burcu Özgeçen

Korku Yolu Sevgi Yolu 

 


AnasayfaKurumsal | Reklam | Connect | Arşiv | Arama | İstatistikler | Bağlantılar | Röportajlar | Galeriler | Videolar

Gündem | Dünya | İnsan | Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim | Astroloji | İndigo | İndigonun Sesi

2005-2010 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi’nden kopyaladığınız her yazı için mutlaka yazı linki kaynak olarak gösterilmelidir.

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Künye | İçerik Politikası | Reklam | Telif ve Kopyalama Hakkı | Abonelik