|
Röportaj:
Asu Sanem Kaya
Resimlerle Konuşun
Ekin, sanatla konuşmayı, sanatı
konuşturmayı seçen ve insanlara da içlerindeki; özlerindeki yaratıcı
sanatçıyla buluşmaları için rehberlik eden, sıcacık bir terapist.
O çalışmalarına katılmış insanlarla
sohbetleşirken her biri ayrı bir yolculuğu anlatan harika resimlerle
çevrelenmiş bir halde, aşağıdaki kısacık röportajı gerçekleştirdik onunla.
Sanem: Çalışmalarınızın ana
hatlarını neler oluşturuyor?
Ekin: İçimizdeki yorumlanmayı
bekleyen enerjiyi yorumlamak ve buna rehberlik etmek için çalışmalar
yapıyorum. Genel çalışmamız, üç aşamadan oluşuyor ilk başta. İlk adım
içimizdeki, dönüştürülmeyi bekleyen fazla
enerjiyi
dışarı atmakla ilgili. İkinci adımda, duygularımızı tecrübe ederken
içimizdeki güzelliklerle buluşuyoruz. Üçüncü adımda ise, içindeki çocuğun
masumiyetiyle buluşuyorsun. İkinci aşamada bunun güzelliğiyle tanışıyor, onu
hissediyorsun gerçi ama, tam buluşma üçüncü aşamada gerçekleşiyor. Arzuların
ve hırsın yükünden kurtulduktan sonra özümüzdeki kusursuzluğu buluyoruz.
Sanem: Çocuklarla da
çalışıyorsunuz? Çalışmalar nasıl geçiyor? Çocuklar ve boyalar, ikisi bir
araya gelince…
Ekin:
Çok eğlenceli… Çalışmalarımla, bilinçaltındaki güzelliğe ulaşmaya
çalışıyorum ben. Bu şekilde resim yapmaksa, herkes için hem terapi, hem şifa
oluyor. Bilinçdışı konuşmaya başladığı için de kişi, hayatta hangi yola
gideceğine kadar, kendiyle ilgili birçok şey öğreniyor.
Çocuklarla çalışmak bu yüzden çok zevkli.
Çocuklarda bilinç, güzelliklerini, kusursuzluklarını perdelemiyor çünkü.
Çalışmalara yine, dansı ve hareketi de dahil ediyoruz. Bu yaratıcı süreç
için bedenin gevşemesi önemli. (İki kişinin beraber, partnerlik çalışmasında
boyadığı resmi gösteriyor o sırada. Resimdeki farklılıkların uyumu,
görülmesi gereken bir birlikte yaratım süreci eseriydi.) Partnerli
çalışmalarda insanlar, aksiyon ve reaksiyon halindeyken bile uyum içinde
hareket ederek yaratabiliyorlar. Yine sırayla, aktif/pasif olma durumu da
değişiyor. Bu çalışmada, aslında kendi içini gözlemliyorsun; kendi
dirençlerini, duygularını, tepkilerini…
Sanem:
Renkler de olağanüstü!
Ekin: Evet. Genelde koyu
tonlardan, siyahtan kaçınılıyor mesela. Oysa çocuklara dikkat edin, onlar
siyahı da aynı coşkuyla kullanıyorlar. Çünkü korkmuyorlar. Siyahı
kullanmaktan korkuluyor. Oysa koyu tonları, derinlik yaratmak için
kullanabiliriz. Kendimizi kabul etmeliyiz, geçmişimizi kabul etmeliyiz.
Resmi yaratırken bir çok katlar oluşuyor kağıt üzerinde. Tüm bu katlar,
bizim katlarımız işte. Tek tek özen gösterilmeyi, bir bir çözülmeyi,
sevilmeyi bekleyen parçalarımız.
EKİN
– MARIA ISABEL STADEL KİMDİR?
Alman sanatçı Ekin
güzellik, gerçek ve kendini arayışında tüm dünyayı gezdi. Grafik
tasarımcısı olarak eğitimini bitirdikten sonra reklam ve yayıncılık
alanlarında çalıştı. 1998’den beri bağımsız bir sanatçı olarak yaşamakta
olup eserlerini Almanya, İspanya ve İtalya’da sergilemiştir. Bir sanatçı
olarak anlayışını ve ruhsal deneyimlerini, resim atölyelerinde
yetişkinlerle olduğu kadar çocuklarla da paylaşmaktadır. Ekin’in,
suluboya, akrilik ve el yapımı kağıtlar üstünde mürekkep, en sevdiği
kendini ifade etme araçları..
Daha Fazla Bilgi ve
İrtibat İçin:
www.ekinart.com
www.dassana.org
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Asu
Sanem Kaya
1976 doğumlu.
İstanbul’da yaşıyor. Çeşitli okullar ve merkezlerde, yoga
eğitmenliği yapıyor. EMF (Elektromanyetik Alan Dengeleme Tekniği)
Master in Practice ve Usui Reiki Master olarak çalışmalarını
sürdürüyor.
Oğlu, işi, kitapları ve müzik, en büyük neşe kaynağı.
Detaylı Bilgi
|