Sayı 35|AĞUSTOS 2008    Anasayfa | Blog | Kurumsal | Forum | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

 

Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

DUYURU!

Gazeteciliğe

hevesli misiniz?

İndigo Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır. Detaylı Bilgi

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Yazar: Can Duman

Suskun ve Keskin

 

Yazar: Yasin Sarı

Sirius Burada

 

Yazar: Fehmi Özçelik  

Oyun

 

Yazar: Mehmet Yapıcı

Sen Yoktun

 

Yazar: Can Duman

Bilinmezin Sensizi

 

 

 

 

 

Yazar: Asu Sanem Kaya

12 Mayıs 2008 TSİ 20:00

Greenpeace Gemisi Arctic Sunrise Akdeniz’de

“Hep birlikte Akdeniz’i Koruyoruz” 

Greenpeace gemilerinden Arctic Sunrise Mayıs ayı boyunca sürecek olan Akdeniz turuna başladı. Geminin ay sonuna doğru da Türkiye’ye gelmesi bekleniyor. Akdeniz’deki kaçak avlanma ve kirlilik üzerine bilimsel çalışmalar yapan gemi, aynı zamanda bölgenin küresel önemine dikkat çekecek.

Arctic Sunrise neden geliyor? 

Akdeniz hepimize ait küresel bir hazinedir. Zengin sualtı bitki örtüsü ve kayalık resifler kıyı bölgesini hâkimiyetine almışken, denizaltı dağları (seamounts) ve soğuk su kaynakları ve deniz yataklarını kaplar.  

Akdeniz, barındırdığı 10,000’e yakın türe rağmen dünya okyanuslarının yüzde 1’inden azını temsil eder. Üstelik bu tür sayısı dünya denizlerinin eko çeşitliliğinin yüzde 9’una yakındır. Ancak aşırı ve yıkıcı avlanma ve hala kullanılmakta olan yasadışı akıntı ağları, kirlilik, önlenmesi giderek zorlaşan kıyısal yapılaşma bu hazineyi içten içe tüketiyor. 

Greenpeace “Denizler Kampanyası” ile son üç yıldır, bu tehditlerle mücadele etmeyi sürdürüyor. Arctic Sunrise, Akdeniz’i baştan başa dolaşarak tahrip edici faaliyetlere karşı çalışmalar yürütecek ve bölgede korunması gereken alanları belgeleyerek çözümler için çağrıda bulunacak. 

Bu yolculuk, uluslararası sular ve kıyı bölgelerinde deniz rezervleri oluşturulması için yapılan çağrının bir parçası olarak planlandı. Deniz Rezervleri (denizlerdeki ulusal parklar) hiç bir yıkıcı faaliyetin gerçekleştirilmediği ve deniz hayatı için bir sığınak sağlayan bölgelerdir. 

Geminin mesajı ise oldukça açık: “Eğer yarın da balık istiyorsak, deniz rezervlerine bugün ihtiyacımız var” 

Akdeniz’in karşı karşıya olduğu tehlikeler neler?  

Çökmenin eşiğindeki mavi yüzgeçli orkinos  

Görkemli mavi yüzgeçli orkinos, Akdeniz’in en önemli sembollerinden biri. Bu inanılmaz balık, Porsche marka bir arabadan daha çabuk hızlanabiliyor ve saatte yaklaşık 70 kilometre hızla yüzebiliyor. Mavi yüzgeçli orkinos, besin zincirinin en üstünde yer alan avcılardan biri. Yani narin ekosistemin olmazsa olmazlarından. 

Ancak ne yazık ki mavi yüzgeçli orkinoslar büyük bir tehlike altında ve gerçekten de artık orkinoslar için zaman tükeniyor. 1999 yılında mavi yüzgeçli orkinos stoklarının yüzde 80 oranında gerilediğini belirlendi ve durum giderek kötüleşiyor. Durdurulamayan aşırı avlanma ve korsan avcılık bu önemli türü çöküşün eşiğine getiriyor. 

Akdeniz’deki mavi yüzgeçli orkinos avcılığı tamamen kontrolden çıkmış durumda. Orkinos popülasyonunun kendini toparlayabilmesi için  avcılığın tamamen durdurulması gerekiyor. Balıkçılığın yeniden sürdürülebilir hale gelmesi için hala bir şans varsa o da vakit kaybetmeden yumurtlama alanlarının koruma altına alındığı deniz rezerv alanları oluşturmak ve doğru bir yönetim mekanizması kurmak.  

Akıntı ağları - “Ölüm Duvarları”  

Ölüm duvarları olarak bilinen akıntı ağları stokları giderek azalan kılıçbalıklarını yakalamak için kullanılan yöntemlerden. Ancak bu ağlar bir çok balina, yunus ve kaplumbağanın da ölümünden sorumlu.  

Akıntı ağları yıllardır Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, Uluslararası Atlantik Orkinoslarını Koruma Komisyonu (ICCAT) ve Akdeniz Balıkçılık Komisyonu (GFCM) tarafından yasaklanmış bir yöntem. Bir diğer deyişle, çoğu kullanım yasadışı gerçekleştiriliyor. 

Akıntı ağlarının kullanılmaması için harcanan milyonlarca euroya rağmen, Akdeniz’de hala oldukça yaygın biçimde kullanılıyorlar. Binlerce kilometrelik bu ağlar sularda kaybolarak deniz hayatını ayırım yapmaksızın yok ediyor. Greenpeace 2006 yılında  bir çok İtalyan filosuyla karşı karşıya gelerek bu ağlara el koydu. Bazı gemiler ekipman değişikliği için €28,000’ya yakın harcamalar yaptı. 

Kıyısal yapılaşma  

Denizçayırı yataklarına Akdeniz’deki sığ sularda oldukça sık rastlanır. Bu yataklar oldukça önemli gelişim bölgeleridir. Küçük deniz canlıları ve bitkileri için özel bir habitat yaratırlar. Ancak oteller, evler, marinalar ve limanlar nedeniyle oluşan kıyısal yapılaşma deniz çayırlarına oldukça zarar veriyor. Çayırların yokoluşu, önemli habitatların ve biyoçeşitliliğin yitirilmesine sebep oluyor. 

2005 ve 2006 yılları arasında Greenpeace İspanya 1.5 milyon yerleşim yeri ve 293 golf sahasının İspanya kıyı şeridinin 8000 kilometresi boyunca inşa edildiğini belgeledi. Varolanın üzerine 116 liman daha ve kentsel gelişimin neden olduğu bozulmaya yol açan 102 proje açığa çıkarıldı. Kıyı şeridinde yapılan kentsel gelişim projelerinin plansız ve dikkatsiz doğası ciddi erozyon ve kirliliğe sebep oluyor. 

Kirlilik 

Her yıl tonlarca toksik atık doğrudan Akdeniz’e dökülüyor. Gemi taşımacılığı, kentsel ve tarımsal kirlilik ve  turizm bu krizi giderek büyütüyor. 

Kirliliğe maruz kalan bölgelerdeki çökeltilerde civa, kadmiyum, çinko ve kurşun bulunuyor. Bu maddeler bölgede binlerce kilometre yol katedebilir, insan yaşamı ve deniz biyoçeşitliliği için geri döndürülemez risklere yol açabilir. 

Dünya’daki ticari gemilerinin yaklaşık olarak üçte biri her yıl Akdeniz’den geçiyor. Kimi zaman 370 milyon ton petrol yılda bir kez bu kalabalık denizden geçiyor. Bir yılda Akdeniz’de yaklaşık 10 petrol kazası  yaşanıyor. 

Akdeniz’i Koruyoruz”  turu bu tehlikelere ve diğerlerine karşı duracak. Greenpeace dünya denizlerinin yüzde 40’ında deniz rezervleri ağı oluşturulması için çağrıda bulunuyor ve uluslararası suları koruyacak geniş deniz rezervleri ve kıyısal bölgeleri koruyacak daha küçük ölçekli rezervler, balıkçılık alanlarının iyileşmesine olanak verebiliceğine dikkat çekiyor. Akdeniz’de oluşturulacak deniz rezervleri ağının, insanoğlunun yarattığı yıkıcı etkileri tersine çevirerek bu yıkımı durdurabileceğini de ekliyor. 

Arctic Sunrise hakkında bilgi

Greenpeace MV Arctic Sunrise gemisini almadan önce gemi ayı balığı avlamakta kullanılıyordu. Greenpeace daha önce de bu gemi Antartika'daki penguenlerin yaşam alanına küçük çapta bir havaalanı yapmayı amaçlayan Fransız hükümeti için ekipman taşırken de bu gemiyle karşı karşıya gelmişti.

Buna rağmen Greenpeace 1995'te gemiyi Arctic Sunrise Ventures Ltd adlı bir şirket aracılığı ile satın aldı çünkü geminin Norveçli sahipleri gemiyi asla Greenpeace'e satmaya yanaşmazlardı.

Tekne kısmı omurgayla çevrelenmediği için gemi buzullar tarafından parçalanmak yerine onların üzerine çıkarak yol almaktadır. 1996 yılının sonunda Greenpeace Arctic Sunrise'ı Antartika'nın buzul koşullarına hazır duruma getirdi.

Arctic Sunrise Greenpeace'teki görevine Brent Spar kampanyası sırasında petrol tesislerinin denize bırakılmasını önleyerek başladı.

Ayrıca 1997'de Antartika'daki James Ross Adasının etrafını dolaşarak, adayı kıtaya bağlayan 200m lik ince buz tabakası çökmeden önce imkansız olan bir yolculuğu gerçekleştirdi. Bu Arctic Sunrise'ın belgelenmesine yardım ettiği bir çok iklim değişikliği belirtilerinden sadece biriydi.

Arctic Sunrise, BP'nin bu hassas bölgeye petrol dökülmesine ve uzun vadede küresel ısınmaya neden olacak olan Northstar adlı yeni deniz dibinden petrol çıkarma projesine karşı çıkmak için tekrar Kuzey Kutbu'na geri döndü.

Güney Pasifik Okyanusunda Japonların sözde bilimsel balina avcılığı programı girişimlerini engelledi ve korsan olarak Patagonya Toothfish balığını avlayan gemileri en büyük korsan balıkçılık limanı olan Mauritius'a kadar takip etti.

2000'de nükleer silahlanma yarışının yeniden başlamasına neden olabilecek ABD'nin "Yıldız Savaşları" füze savunma sistemi denemelerini doğrudan füzelerin alanına manevra yapmasına rağmen engelleyemedi.

Neyseki Arctic Sunrise kurtularak Arjantin'e devam etti ve 1998 Latin Amerika Toksik Turu'nu gerçekleştirdi.

Geminin özellikleri

Bağlı olduğu Liman: Amsterdam, Hollanda
Önceki adı: Polarbjorn
Satın alınış tarihi: 1995
Ranza Sayısı: 28
Şişirilebilen Botlar: 2 Ribs ve 2 Şişme bot
Helikopter inebilir mi: Evet
Gemi Tipi: Motorlu deniz taşıtı
Çağrı İşareti: PCTK
Yapımı: 1975'te AS Vaagen Verft
Tonajı: 949 ton
Uzunluğu O.A.: 49.62 m
Genişliği: 11.50 m
Maksimum derinlik: 5.30m
Maksimum hız: 13 deniz mili.
Ana motor: MAK 9M452AK 2495 İHP 1619 Kw
Yardımcı motorlar: 2 x Deutz BF6M716 208hp (175 kva)
Baş ve Kıç İticileri: 400 hp (herbiri)

Arctic Sunrise'ın kaptanı Arne Sorensen’den:

"Aralık 1999'da Güney Pasifik Okyanusu yolculuğu sırasındaydı. Güçlü bir çarpışma sesi duyup gemi şiddetle sallandığında Antartika yakınlarındaki sularda Japonlar'ın yasadışı balina avcılığını barışçıl yollarla protesto ediyorduk. Çarkçıbaşı David de Jong köprüye koşarak bağırdı 'Bu buzul çarpması sesine benzemiyor!'

Haklıydı, ne buz tabakasıydı, ne de buz dağıydı. Bize vuran Arctic Sunrise'ın 10 katı büyüklüğündeki Nisshin Maru Japon balina avcılığı gemisiydi.

İki tarafın da mürettebatının yaşamlarının tehlikeye atıldığı olayda neyse ki kimse yara almadı.”


Kaynak: Greenpeace Arşivi

Banu Dökmecibaşı, Greenpeace Denizler Kampanyası Sorumlusu

Daha fazla bilgi için Greenpeace Türkiye web sitesine bir göz atabilirsiniz.


2008 © indigodergisi.com


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Asu Sanem Kaya 1976 doğumlu. İstanbul’da yaşıyor. Çeşitli okullar ve merkezlerde, yoga eğitmenliği yapıyor. EMF (Elektromanyetik Alan Dengeleme Tekniği) Master in Practice ve Usui Reiki Master olarak çalışmalarını sürdürüyor. Oğlu, işi, kitapları ve müzik, en büyük neşe kaynağı. Detaylı Bilgi


Daha hızlı internet ve sayfaların en iyi görüntüsü için alttaki kutuya tıklayarak Firefox’u yüklemenizi tavsiye ederiz.

 


Gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

 

YAZILAR

Tanrının Zerrecikleri


Manyetik Kent Manisa


Mars’a Yaklaşan Meteor


1 YTL Ver 1 Film Çekeyim


Kuantum Sıçraması


“Şekilsel” Türbanın Yozlaşması


Client ile Yüzde Yüz Müşteri Memnuniyeti


Türk Dil Yurdu Projesi


Fransa’nın Kuzey Şehri "Lille"


İndigo Nörolojisi


Okul Öncesi Eğitim Kurumlarında Ahlâk


Futbolcu Robotların Büyük Gösterisi


Açmazlarda Özgür Seçimler 


Sylvia Plath


İndigoların Gizli Dünyası


Zamanı Böldük ‘Yeni Yıl’ dedik


Savaş


Bir Kente Ait Olmak-2


Nasıl Görmek İstiyorsanız O Şekilde Bırakınız


Bu Gerçek Sevgi Mi?


En Son Ne Zaman Doğdun?


Sevgiliye Mektuplar


Düşlerimdeki Yaşam - 6


Bir Gül’ün Yaprakları


Pasur!


Korku Tüneli


Acı Kahve, Kar ve Tarçın


Arka Sokaklar


Rhiannon


Bizim Kavgamız


Okyanus


Bahane


denemelerneyseo


Diğer Sen

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  1 Agustos 2008 TSİ 14:00