Sayı 34|TEMMUZ 2008    Anasayfa | Blog | Kurumsal | Forum | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

 

Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Yazar: Yasin Sarı

Bir Semazen

 

Yazar: Efe Elmas

Düşen Melek

 

Yazar: Fehmi Özçelik

Zıtlık

 

Yazar: Mehmet Yapıcı

Kayıp Rüyalar

 

 

 

 

 

Yazar: Asu Sanem Kaya

9 Mayıs 2008 TSİ 06:00

Anneler ve Kızları

Haziran’da 32 yaşıma giriyorum… Yaş hiçbir zaman benim için pek bir şey ifade etmedi. Ama bazı şeyleri kronolojik sırasıyla anlatmanın kolaylaştırıcı ve açıklayıcı olması açısından arada bir yararlanırım kendisinden. Her neyse, esas anlatacağım şey hayatım olmadığına göre (henüz J) bu konuyu şimdilik bağlayacağım yere bağlayıp kapatacağım. 32 yaşına göz kırpan, koskocaman bir delikanlı sahibi olan bir kadın olarak hala her gece penceremden dışarı bakıp göğümü, denizimi ve ağacımı selamladıktan sonra karşı penceremdekilere “İyi geceler” dilerim; annemlere J Aslında ne kadar ilginç değil mi? Annemler aslında birden fazla kişiler. Annemler, annem ve babam demek. Ama hiçbir zaman babamlar demedim J Neden acaba? Bu dünya üzerinde yaşayan kadınların %99’unun anneleriyle karmik bağları ve dersleri olduğu içindir ya da yaklaşık 9 ay (yaşam için beklemeyi hiç sevmedim) onda yaşama hazırlandığım içindir diyebilirim/diyebilirsiniz belki basitçe…  

Birkaç gün önce oğlum, her heyecanlığında olduğu gibi kendini tutamayıp “anneler günü” için bana hazırladığı süprizleri açıkladı. O sırada ben de anneme bu anneler gününde ne yapacağımı düşünüp duruyordum. İletişimde, iletişirken bilinçli ya da bilinçsiz kullandığımız önemli bir özellik vardır. Sabahları ofise girdiğinizde karşılaştığınız arkadaşlarınıza gayet otomatik bir şekilde “Günaydın” demeniz görünürde pek bir bir anlam ifade etmez, değil mi? Otomatiktir çünkü genelde bu tip “Günaydın”lar ya da “Nasılsın?”lar. Otomatik ve gayet basit olmalarına karşın iletişimde çok önemlidirler. Kullanıldıklarında pek bir anlam ifade etmeyen bu kelimeleri hele bir kullanmayın. J Kurduğunuz tüm bağlar bir anda kopabilir… İşte özel günler de bunun gibidir. Benim için her bir gün özel, her bir gün yeni bir yaşam olduğundan normalde, anlamı yoktur aslında. Ama işte zurnanın zırt dediği yerlerdir; bu genel olarak isimlendirilmiş özel günler.  Anneler günü, sevgililer günü, doğum günü, evlilik yıldönümü vs vs… Hele bir hatırlamayın. J

Annem… Bağımsız, nasıl ve neden sevdiğimi bilmeden sevdiklerimden… Hayatımda olduğu için, annem olduğu için onur duyduğum annem. Annem çok genç evlenmiş, çok genç anne olmuş hayatını ailesine ve çocuklarına adamış bir eğitimci… Her şeyiyle yanında olmak istediği için tek bir çocuk getirmiş dünyaya. Buna rağmen yüzlerce çocuğu var annemin. J Yollarımız, hayata bakışımız genelde farklıdır annemle. Onun deyimiyle “On erkeğe bedel bir kız çocuğu”ydum ben ve sanırım hala da öyleyim. J Annem, rağmelere rağmelerin en büyüğü; kendine rağmen seven, yanında olanlardan. Küçük bir kalbe evrenleri sığdırmış pırıl pırıl bir kadın annem. Bütün küçük kalplere hiç yaşlanmayacak yüzüyle, gülüşüyle, sevgisiyle attığı bir imzası var annemin. Çok güçlü bir kadın aynı zamanda.  Mesleğine âşık. Bırakmayı denedi olmadı, emekli olmasına rağmen çalışıyor hala annem. Sabahtan akşama kadar diğer çocuklarıyla olduktan sonra her akşam eve döndüğünde evinin kadını olur yine annem. Aşk’a (oğlumun bendeki adıdır) okuldan döndükten sonra iyi beslensin, bana da döndüğümde aç kalmayayım diye yemekler hazırlar. Anne evim her daim mis gibidir, tertemiz. Güven demektir, huzur demektir, yuva demektir anne evim benim için hala. Çocukken olduğu gibi her düştüğümde kanayan yerlerimi saran, çiziklerimi öpüp koklayan ve bana her defasında bıkmadan usanmadan sarılıp sarmalayan sevdiceklerimin yeridir anne evim. Orası her yaramazlık yaptığımda sığınmak ya da yaşamıma her anlam kattığımda kutlamak için olabileceğim tek yerdir; kalbimle.

Yaramaz, meraklı bir ruhum ben, hep öyle oldum. J Var oluş skalasına her bir dikey çomak soktuğumda, dönüştürürken kendi kendimi, bıraktığım açık kapım, limanım annem benim. Görünürde aynı dili konuşmadığımız zamanlarda bile(aslında kendine) inancını gözlerinden, kalbinden bana akıtabilen o. Seçtiğim için, beni seçtiği için onur duyduğum O…

Annemle ilgili sayfalarca yazabilirim. Ne var ki yetmez ki işte kelimeler; kifayetsizler… İyi ki var’sın anne, iyi ki buradasın, iyi ki annemsin! Sen benim koruyucu meleğimsin… Anneler günün kutlu olsun anneciğim; ellerinden, yanaklarından öpüyorum…

Işıkla gelen melek… Giydiği binlerce kıyafetin ağırlığıyla yorulmuş, yorulmuş ama bir kez bile isyan etmemiş, ışığı daim olan, zamanla oynayan melek; seni tüm varlığımla, saygıyla, sevgiyle, ışıkla selamlıyorum… Sen benim can’ımsın anniş ve bak dışarıda harika bir gece var yine; sabahı belli ışık ışık…


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Asu Sanem Kaya 1976 doğumlu. İstanbul’da yaşıyor. Çeşitli okullar ve merkezlerde, yoga eğitmenliği yapıyor. EMF (Elektromanyetik Alan Dengeleme Tekniği) Master in Practice ve Usui Reiki Master olarak çalışmalarını sürdürüyor. Oğlu, işi, kitapları ve müzik, en büyük neşe kaynağı. Detaylı Bilgi


 

2008 © indigodergisi.com


Daha hızlı internet ve sayfaların en iyi görüntüsü için alttaki kutuya tıklayarak Firefox’u yüklemenizi tavsiye ederiz.

 


Gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

 

YAZILAR

Tanrının Zerrecikleri


Manyetik Kent Manisa


Mars’a Yaklaşan Meteor


1 YTL Ver 1 Film Çekeyim


Kuantum Sıçraması


“Şekilsel” Türbanın Yozlaşması


Client ile Yüzde Yüz Müşteri Memnuniyeti


Türk Dil Yurdu Projesi


Fransa’nın Kuzey Şehri "Lille"


İndigo Nörolojisi


Okul Öncesi Eğitim Kurumlarında Ahlâk


Futbolcu Robotların Büyük Gösterisi


Açmazlarda Özgür Seçimler 


Sylvia Plath


İndigoların Gizli Dünyası


Zamanı Böldük ‘Yeni Yıl’ dedik


Savaş


Bir Kente Ait Olmak-2


Nasıl Görmek İstiyorsanız O Şekilde Bırakınız


Bu Gerçek Sevgi Mi?


En Son Ne Zaman Doğdun?


Sevgiliye Mektuplar


Düşlerimdeki Yaşam - 6


Bir Gül’ün Yaprakları


Pasur!


Korku Tüneli


Acı Kahve, Kar ve Tarçın


Arka Sokaklar


Rhiannon


Bizim Kavgamız


Okyanus


Bahane


denemelerneyseo


Diğer Sen

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  4 Temmuz 2008 TSİ 08:30