|
SAĞLIK
HABERLERİ, İSTANBUL
Editör: Gülşen Kaş
Sağlıklı
Beslenme
Canlıların büyümesi, gelişmesi ve
üremesi için sağlıklı beslenmeye ihtiyacı vardır. Sağlıklı beslenme
de ancak yeterli ve dengeli beslenme ile olur. Vücudumuzu oluşturan
hücrelerin düzenli ve dengeli çalışması için, besin öğelerinden yani
yağlar, karbonhidratlar, proteinler, vitaminler ve minerallerden
yeterli miktarda almalıyız. Vücudumuzun tüm besin maddelerine
ihtiyacı vardır. Tek taraflı beslenmek yani sadece protein veya
karbonhidratla beslenmek yanlıştır. Dengeli beslenerek vitaminler,
mineraller ve lifler gibi önemli besin maddelerinden de almış
oluruz.
Karbonhidratlar
Vücudun temel enerji kaynağı
karbonhidratlardır. Vücudun etkili bir şekilde çalışabilmesi ve
enerjisini koruyabilmesi için karbonhidratlara ihtiyacı vardır.
Karbonhidratlar vücutta yetersiz miktarda ise, vücut enerji yakmak
için protein ve yağları kullanır. Beyin, sinir sistemi ve alyuvarlar
normal koşullarda enerji gereksinimini karşılamak için, yalnızca
karbonhidrat olan glikozu (kan şekerini) kullanırlar.
Doğru beslenmek, kilonuzu korumak ve
kilo vermek için doğru karbonhidratları almak zorundasınız.
Kalori hesabı ise yağlara göre
yapılır. Çünkü yağlar, doğrudan depolanabilirler. Oysa
karbonhidratlardaki yağın depolanması sırasında enerjinin yüzde 30'u
harcanır. Besinlerle alınan yağlar hemen hemen enerji harcanmaksızın
doğrudan besinden yağ depolarına aktarılır. Bu nedenle
karbonhidratlarla kilo almak güçtür. Diyet yaparken ve diyet
sonrasında yemeklerle birlikte alınan kalorinin kısıtlanması
özellikle yağlar ile olmalıdır. Kişi kilo verirken gerçekten doyması
için, glisemik endeksi düşük olan doğru karbonhidratlarla
beslenmelidir.
Glisemik
endeksi düşük karbonhidratlar alarak hem var olan fazla kilolarımızı
verilebilir, hem de kilomuzu koruyabiliriz. Glisemik endeksi düşük
olan karbonhidratlar. Kepekli veya daha iyisi entegral olarak
adlandırdığımız ekmek, kepekli makarna, kabuklu pirinç ve
baklagiller glisemik endeksi düşük karbonhidratlardır. Yeşil
sebzeler, soya ve mantar ise çok iyi karbonhidratlardır. Glisemik
endeksi düşük karbonhidratlarla beslenmek, ensilün hormonunun daha
az salgılanmasını sağlar ve dolayısı ile vücudumuzda yağın
depolanmasını engeller.
Glisemik endeksi yüksek karbonhidrat
alındığında, vücutta sindirildikten sonra glikoza (şekere) dönüşür.
Bu da kan şekerimizin yükselmesine neden olur. Kandaki şekeri enerji
olarak hücrelere gönderme ve kan şekerini normal seviyeye indirme
görevi ensülin hormonu yapar. Pankreas tarafından üretilen ensülin
hormunu bir süpürge gibidir. Karbonhidratlardan aldığımız glikozu,
proteinlerden ve yağlardan elde edilen maddeleri de hücrelere
ensülin hormonu taşır; bir kısmını hemen, bir kısmını da ihtiyaç
halinde kullanılmak üzere depolar. Kan şekerimiz yükseldiğinde
salgılanan ensülin hormonu, yağın depolanmasına ve kolesterolün
yükselmesine sebep olmaktadır.
Bazı besinlerin karbonhidrat
değerleri:
|
Kurufasulye |
60 |
|
Nohut |
49 |
|
Bezelye |
65 |
|
Barbunya |
50 |
|
kırmızı mercimek |
40 |
|
Soya fasulyesi |
20 |
|
Havuç |
92 |
|
Patates püresi |
80 |
|
Mısır gevreği |
115 |
|
Beyaz ekmek |
100 |
|
Çavdar Ekmeği |
89 |
|
Yulaf ezmesi |
87 |
|
Pirinç |
83 |
|
Bulgur |
65 |
|
Makarna |
64 |
|
Yoğurt |
52 |
|
Süt |
49 |
|
Dondurma |
52 |
|
Şeker |
86 |
|
Bal |
126 |
|
Greyfurt |
36 |
|
Erik |
34 |
|
Elma |
53 |
|
Portakal |
66 |
|
Portakal suyu |
67 |
|
Armut |
40 |
|
Kiraz |
32 |
|
Şeftali |
40 |
Doğal oldukları halde glisemik endeksi
yüksek olan bir kaç tane de sebze bulunmaktadır. Bunlar;
patates(taze olmayanı), havuç, pancar ve mısırdır. Meyvelerden ise
karpuz, ananas ve muz kan şekerini fazla yükselten glisemik endeksi
yüksek olan karbonhidratlardır.
Kişinin günlük enerji miktarı olarak %
55 – 60 oranında karbonhidrat almaya gereksinimi vardır.
Karbonhidratları tahıllar, baklagiller, sebze ve meyvelerden şeker
ve nişasta olarak alırız.
Karbonhidratlar; karmaşık
karbonhidratlar (patates, taze sebzeler, ekmek, pirinç, bulgur da)
ve basit karbonhidratlar olarak da (glikoz ve früktoz; taze
meyvelerde, sebzelerde ve laktoz; sütte) olmak üzere 2 çeşittir.
Önerilen karbonhidratlar, karmaşık karbonhidratlardır. 1 gram
karbonhidratta 4 kalori vardır. Son zamanlarda karbonhidrattan
zengin, yağlardan fakir diyetler önerilmektedir. Trigliseridleri
yüksek olan (150 mg.dan fazla) diyabetik hastalarda ise daha düşük
oranda (%45) karbonhidrat önerilmektedir.
Glisemik Endeks besinlerdeki
karbonhidrat miktarını gösteren değerdir. Glisemik endeksi yüksek
besinler zayıflamaya engel olur. Bunlar kan şekerini hızla
yükseltir, ensülin salgılanır sonra da şeker hızla düşer. Bu da
insanı daha çok acıktırır. Her zaman glisemik endeksi düşük
karbonhidratlarla beslenmeliyiz.
Proteinle gücünüze güç katın
Proteinler vücudun temel yapı
taşlarıdır. Kişinin büyüme ve gelişmesine katkıda bulunan en önemli
besin kaynağıdır. Dokularımızın sağlıklı bir şekilde oluşabilmesi,
hücrelerimizin yenilenmesi, kaslarımızın gelişmesi, onarılması, saç
ve tırnaklarımızın sağlıklı olması, Cildimizin daha genç, canlı ve
pürüzsüz olabilmesi için yeterli miktarda protein almaya ihtiyacımız
vardır. Proteinin yukarıda saydığımız gibi pek çok yararı vardır.
Kişi protein aldığında kendisini çok daha canlı ve dayanıklı
hisseder. Vücuda yeterli miktarda karbonhidrat alınmadığı zamanlarda
vücudumuz yakıt olarak proteini kullanır. Protein neredeyse
vücudumuzun tüm yapısını oluşturmaktadır. Kimyasal olarak
proteinler; 22 amino asitten oluşurlar. Amino asitler yaşam için
gerekli olan 4 elementi, yani karbon, hidrojen, oksijen ve azot
içerirler.
Vücut
amino asiterin hepsini üretemez, bunun için dışarıdan amino asit
almaya ihtiyacı vardır. Proteinler vücudumuzda toplam 22 amino
asitten yalnızca 12 tanesini üretmektedir, geri kalan 10 amino asidi
dışardan almak zorundadır. Bu 10 amino asidi mutlaka besinlerle ve
gıdalarla birlikte almalıyız.
Besinlerle aldığımız proteinler enerji
kaynağıdırlar. Bunlar; et, balık, tavuk, yumurta, kuru baklagiller
ve süt ürünleri gibi zengin protein kaynaklarıdır. Bitkisel kaynağı
en iyi olan proteinler; soya, mercimek, kuru baklagiller (nohut,
kurufasulye, barbunya vs.) ve badem, fındık, fıstık, ceviz, kabak
çekirdeği, susam gibi gıdalardır.
Yüksek kaliteli proteinleri hayvansal
gıdalardan, düşük kaliteli proteinleri bitkisel kaynaklardan, orta
derecede ki bitkisel proteinleri de, tahıllar ve sebzelerden alırız.
Yapılan
araştırmalar gösteriyor ki hayvansal ve bitkisel proteinler bir
arada alındığında veya bitkisel proteinler iyi kombine edildiğinde
vücuda olan yararlılıklarının arttığı gözlemlenmiştir.
Beslenmemizde bu tür kombinasyonlar
oldukça ağırlıklıdır. Örneğin; yumurtalı sebze yemekleri yoğurtlu
mantı, etli sebze yemekleri, hayvansal-bitkisel proteini bir arada
sağlarlar. Mercimekli bulgur köftesinin tüketilmesi, Kurufasulye
pilavın bir arada yenmesi de bitkisel kaynaklı iyi
kombinasyonlardır. Sağlıklı bir yaşam sürdürmek istiyorsak, bitkisel
ve hayvansal protein kaynaklarını bilinçli bir şekilde tercih
etmeliyiz.
Kişinin günlük protein gereksinimi;
kilo başına 0.8 gramdır. Sağlıklı 70 kilo ağırlığındaki bir erkeğin
günlük ihtiyacı 56 gramken, sağlıklı 57 kilo gelen bir kadının
ihtiyacı 45 gramdır. Diğer bir ifadeyle günde 2000 kalori alan
bireyin 50 gram kadar protein alması gerekir. ( 2000 kalori. %10 =
200 kalori, proteinde gram başına 4 kalori vardır, 200 / 4 = 50 gram
protein)
EDİTÖR
HAKKINDA BİLGİ
Gülşen Kaş 1975
İstanbul doğumlu. Anadolu Üniversitesi AÖF. İşletme 4.sınıfta
öğrenimine devam ediyor. İndigo Türkiye ile 2005 yılında tanıştı.
Özgürlük onun için çok önemli. Hayattaki tek amacı her şeyden
özgür olmak. gulsen@medyaajans.com

Müzik
Yeni Çağın Şifa Kaynağı
Doğal
Bir Tedavi Yöntemi: Homeopati
Kanserden
Kimse Ölmeyecek! |