|
Yazar:
Jean Adrienne
-
Mayıs
2008
Çeviri ve Düzenleme:
Saffet Güler
Yeni Çocuklara
Ebeveynlik Etmek
Şimdi
doğmakta olan çocuklar onların anne babaları olarak doğanlarımızdan radikal
şekilde farklıdır, ama yirmi yıl önce çocuk – yetiştirmeye uygulanan aynı
kurallar bugün hala uygulanıyor. Gerçekte, bu kurallar daha öncekinden çok
daha önemli, çünkü bu yeni çocuk “türü”, indigo/kristal çocuklar,
ebeveynlerin tarafında ilave bakım gerektiriyor.
Bu yeni
çocuklar çok özel armağanlara sahipler. Düşünebileceğimizden çok daha
fazlasını yapmak için zihinlerini kullanıyorlar: nesneleri hareket ettirmek,
başkalarının zihinlerini okumak, ebeveynlerine ve büyükanne ve
büyükbabalarına görünmeyen şeyleri görmek… Melekler, belki de? Hissettikleri
enerjiyi büyütme yeteneklerine sahipler. Onlara yabancı olan şey korkudur.
Onlar saf sevgi varlıklarıdır. Çevresel toksinlere aşırı hassastırlar, tıp
doktorlarının yanıtını bulamadıkları “hastalıklar” yaratıyorlar. Çoğu
otistik veya asperger (Asperger sendromu) olarak yanlış teşhis ediliyor.
Herhangi
bir çocuk ve “içsel çocuklarımız” hisleri ile aldıkları her şeyin gerçek
olduğuna inanır. Bu yaklaşık beş yaşına kadar devam eder. Bu her zaman doğru
oldu, ama bugünün çocuklarının anne ve babalarının onları kollarken daha
çok önemsedikleri şey, çocuklarının neyi almalarına izin verecekleri
hususunda
sağduyulu olmaları konusudur çünkü bu çocuklar sadece geleneksel beş duyu
ile algılamanın ötesinde telepatik olarak da bazı şeyleri alabilmektedirler.
Her çocuk
bu dünyaya temiz bir sayfa ile gelir ve bu dünyanın duyuma dayandığı fikrini
geliştirmeye başlar. Ebeveynlerin çocuğa zarar gelebileceği korkusundan, bu
duyumsamaları hemen “hayır” ile sınırlamaya başlarız. Hayır, bu çocuğun
öğrendiği ilk sözcüklerden biridir! Ve, sadece olmanın çocuk için “okey
olmadığı” öğretisinin süreci başlar.
İşte bir
örnek: yeni yürümeye başlayan bir çocuk işten eve döndüğü zaman babasına
koşar ve bebek konuşması ile sevinçle ona oyuncaklarını göstermeye başlar.
Babanın işte zorlu bir günü geçmiştir ve tükenmiştir, bebeği iter ve
karısına “lütfen gelip çocuğu alır mısın, biraz sessizliğe ve sakinliğe
ihtiyacım var” diye bağırır. Çocuk reddedilmeyi hisseder ve sevildiğini
hissetmez. Öğrenilecek ders, “babam ile konuşmak ve paylaşmak doğru değil”
olabilir. Şüphesiz, zihninde olan bu değildir ve muhtemelen asla onun başına
gelmemiştir, ama bununla birlikte bir derstir. İçsel konuşma, tedavi
çalışmalarımda bulduğum travmaların çoğu bunun gibi önemsiz görünen
örneklerden kaynaklanıyor!
Korku
bu çocukların yapısının bir parçası olmadığı için, korku ile karşılaştıkları
zaman onıu büyütürler ve geldiği yere geri gönderirler. Bu onların anne
babaları için ilginç bir fenomen önerir! Bizler, üzgün, alt üst olmuş bir
çocukla ilgilenirken korkuya sevgi olmayan herhangi bir duygu diye
yaklaşırsak, çocuğun bu dağılmış halinin anne ve babayı da üzmesi, ortalığı
sakinleştirme ve durumu düzeltme işini daha da zora sokacaktır.
İndigolar/kristaller için davranış değişikliği araçları bulmak biraz meydan
okuyucu olacaktır, çünkü eski yöntemler işlemez. Eğer çocuk anne babasının
enerjisine “fişi takabiliyorsa” veya bunun tersi oluyorsa, negatiflik artar.
Başarılı olduğunu kanıtlanan tek araç sevgiye ve pozitif geri beslemeye
dayanan araçtır. Ortaya çıkan durum ne olursa olsun “hayır” yerine “evet”e
götüren bir tarzda ele alınmalıdır.
Bazı
indigolar/kristaller geç konuşmaya başlarlar. Ancak, telepatik olarak
iletişim kurabilirler, bu nedenle konuşma ihtiyacı çocuklar için geçmişte
olduğu kadar kuvvetli değildir. Onları etiketlemek ve ilaçla tedavi etmeye
ayartılmaya direnmeliyiz ve kendi hızlarında gelişmelerine izin vermeliyiz.
Çocuğunuzun “işitmeyi” istediği bilgiyi aldığınız kendi sezginize güvenin ve
farklı iletişim yöntemi nedeniyle ona yanlış bir şeyler yapma ayartılmasına
direnin.
Bu yeni
enerji çocukları aşırı derecede meraklıdır. Alanlarını sınırlamak yerine,
onlar için daha çok sorular ile bu hevesi besleyin. Bu çocuklar neyin doğru
olduğunu neyin olmadığını bilirler. Rüşvet vermek ve yalan söylemek
işe yaramaz, çünkü zihninizdekileri içgüdüsel olarak bilirler. Artık yalanın
olamayacağı bir zamana doğru ilerliyoruz. Bu çocuklar bizleri daha sevgi
solu bir dünyaya götürmek için geliyorlar. Daha iyi bir planı kim
isteyebilirdi? O zaman, her anne ve babanın görevi bireysel gelişimleri için
yaratıcı ve sevgi dolu ortamlar sağlayarak çocukları desteklemektir.
Jean
Adrienne şifacı, öğretmen, konuşmacı ve kuantum değişim yaratıcısıdır.
Florida Eyalet Üniversitesi Psikoloji Bölümünden BA ile mezundur. Ayrıca
South Üniversitesinin dört yıllık Eğitim programını bitirdi. İçselKonuşma
İşlemini geliştirdi ve ayrıca Usui Reiki Master/Öğretmeni, Karuna Ki Master/Öğretmeni
ve Yedi Işın Master/Öğretmenidir. Atlanta’daki ofisinde ve ayrıca telefon
ile okuma ve arınma seansları vermektedir. Kitabı Ruhun Maceraları ve İçsel
Konuşma Kartlarının sitesinden satın alabilirsiniz. www.inner-speak.com.
VoiceAmerica.com’da haftalık radyo şovuna evsahipliği yapıyor.
Jean
Adrienne uluslar arası tanınan yazar, radyo şovmeni, konuşmacı ve
öğretmendir. Daha fazla bilgi için sitesini ziyaret edin:
www.jeanadrienne.com.
2008 ©
indigodergisi.com

İndigo
Beslenme ve
Şifa Desteği Nisan, 2008
Ergenlik
Dönemi
Mart, 2008
İndigo
Nörolojisi
Ocak, 2008
İndigo
Çocuklar:
Ateş Altındaki Konu!
Aralik, 2007
Dünya
Dışı
Varlıklarla İletişim
Kurmayı
Öğrenme
Ekim, 2007
İndigolar ve Masumiyetin Dönüşü
Nisan, 2007
İndigo Anna Nisan, 2007
İndigo
Çocuklar: Bilim Uçup Gitti Mi?
Mayıs, 2005
Yeni Çocukların Bilimi:
Bölüm 2 Aralik, 2005
Yeni Çocukların Bilimi: Bölüm 1
Kasim, 2005
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Saffet Güler, 1965 Ankara doğumlu. Ege
Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği 1987 mezunu.
1995’ten beri Parapsikoloji alanında araştırmalar yapıyor. Enerji
dengeleme yöntemleri ve bütünleyici terapiler ile ilgileniyor.
Profesyonel olarak makale ve kitap çevirileri yapıyor.
Detaylı Bilgi
|