Sayı 36|EYLÜL 2008    Anasayfa | Blog | Kurumsal | Forum | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

DUYURU!

Gazeteciliğe

hevesli misiniz?

İndigo Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır. Detaylı Bilgi

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Sonbahar

Yazar: Yasin Sarı


Zamanla Dans

Yazar: Fehmi Özçelik


Ahh Sevgili Aşkın Çok Güzel

Yazar: Hale Karaarslan

 

 

 

 

 

Rüya Yüksel

Dostluk üzerine

“İyi ki vardın sevgili dostum! İyi ki vardın. Seni seviyorum” sözleriyle uğurladı onu  son yolculuğunda. Sessizce süzülüyordu yaşlar gözlerinden, ve yanaklarındaki derin çizgilerde kayboluyordu.

Etrafındakilere belli etmemeye çalışıyordu. Herkesin üzüntü ifadesi başkaydı tabi. Ama o biliyordu ki, bu acı onun acısıydı ve etrafındakilerin bunu anlamasını bekleyemezdi. Kim teselli edebilirdi ki yüreğindeki acıyı, teselli etmeleri de gerekmiyordu. O bu acıyı da yaşamalıydı, dostluğu yaşadığı gibi...

Kaybettiği 50 yıllık dostuydu. İyi gün, kötü gün, bir ömürdü paylaşılanlar. Bir sürü yaşanmışlık gizlenmişti gözyaşlarına... Mutluluklarını paylaştığı anları anımsadı birden ve mutluluk gözyaşlarını... Yaşamda denge vardı ve şimdi acının gözyaşlarıydı akanlar. Olsun bu da yaşanmalıydı. Öyle kıymetliydi ki kaybettiği dostu, her şey değerdi ona. Bu acı da ona aitti.. Yaşamalıydı.. 

Cenaze katılımcılarıyla yavaş yavaş ilerlemekteydi. Onu görebileceği bir mesafeden izliyordu ve onun da onu izlediğini biliyordu. Ölüm var mıydı? Nereye gidiyordu sevgili dostu!.. Yaşarken de çok severdi seyahat etmeyi, işte bu da bir başka seyahat değil miydi?..

Zihni onunla ilgili anılarla dolup taşıyordu, hangisi önceydi, hangisi sonraydı. Ne çok anısı vardı hatırlanacak ve ne çok an varmış yaşanmışlığın ardında zihinde kalan. Sevinç duydu birden, ne mutluydu ki onca anı ile onu hep içinde yaşatacaktı.  Onun seyahate çıktığını düşünecek ve onu beklemeyecekti. Öyleya bazen dostlar ayrılır ve tekrar karşılaştıklarında bıraktıkları yerden yeniden devam etmezler miydi... Bunu da öyle bir şey gibi düşündü ve belki artık  bu yaşamda değil ama bir başka yaşamda yeniden bıraktıkları yerden başlayabilirlerdi.

Kimbilir? Onu nerede olsa tanırdı !!!! 

Ya onu hiç tanımasaydı, ya hiç hayatında olmasaydı. İşte o an acının yerini büyük bir hüsran ve kaybetmişlik duygusu sardı. Gerçekten kaybetmek buydu, hiç tanımamak. Oysa ki onunla tam 50 yıl paylaşmıştı. Dolu dolu bir hayatta her şeyiyle... İnsanın her ne yaşarsa yaşasın, yaşadıklarını özgürce birisiyle paylaşabilmesi ne hafifletici bir duyguydu, eleştirilmeyeceğini bilmek, her haliyle, doğrusuyla yanlışıyla, iyisiyle kötüsüyle, her haliyle kabul görmek... Ve hep sevildiğini hissetmek! Sır kalmaz aranızda, maskeler yoktur, duyguların en derinine inersiniz ve sizi dinler, dinler... İşte böyle biriydi onun için...

Gecenin bir yarısı ihtiyacı olduğunda, uykunun ortasında bile o sımsıcacık sesini duyardı... Ne kadındı ne erkek... Siz neyseniz o da o olurdu. Kocaman sevgi dolu bir yüreği vardı, aklından evvel gelirdi duyguları ve hissettikleri. Acıysa acıyı, sevinçse sevinci coşkuyla yaşardı benliğinde ve yansıtırdı cömertçe...

Peki bunca paylaşılmışlığın, yaşanmışlığın içinde ona sevgisini belli edebilmiş miydi? Hepimiz yaşamın hızı ve karmaşasında, zihnimizdeki önceliklerimiz, yaşamdaki önem verdiklerimiz derken zamana sıkışmış anlarımızda sevgiye yer verebiliyor muyuz? Yoksa her şeyi ertelediğimiz gibi birkaç sevgi sözcüğünü, bir sıcak kucaklaşmayı, ten temasını, sesin büyüsünü unutuyor muyuz?  Hiç mi vaktimiz yok o değerli anlar için?

Düşündüğünde tüm bunları; dostuyla her anı dolu dolu yaşadığını ve onun varlığını hep hissettiğini ve ona da hissettirdiğini anımsadı. Bazen sevgi sözcükleri aynı anda çıkardı dudaklarından... Dostluk; dost kalabilmek ve dostluğu yaşatabilmek, yaşamdaki paha biçilmez en önemli  erdemlerden biriydi onlar için... Ve dostunu; “İyi ki vardın sevgili dostum! İyi ki vardın. Seni seviyorum” sözleriyle uğurladı son yolculuğunda...

Sevgiyle ve dostlarınızla kalın.


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Rüya Yüksel 1957 doğumlu. İstanbul'da yaşıyor.  Mesleği İngilizce öğretmenliği, ancak, 29 yıldır özel sektörde çalışıyor. NLP İleri Derece Uygulayıcısı olmakla birlikte “Kendini Tanıma Çalışmaları” düzenliyor.

Detaylı Bilgi


HABERLER

 

 

Yaşı Tarihle Eşit: Hasankeyf


Disleksi: Özel Öğrenme Güçlüğü


Arka Sokak Modacıları


Okullarda “Beyaz Bayrak” Yarışı 


Hayat Okumakla Güzel


Tuz Gölü Lağım Olmadan!


Yeryüzünün Yüzleri


Ada Vapuru’nun İçinde...


Makrobiyotik Beslenme


Besinler Neleri İçeriyor? Hangi Besin Neye Yarıyor?


ABD'deki Okullarda Gazlı ve Şekerli İçecekler Yasaklandı


Çizgi Filmler Çocukların Karakterlerini Etkiliyor


“Oyun” Filmi Ödüle Doymuyor!


Kadıköy'de Kısa Film Günleri


Sayılardan Renk, Seslerden Şekil olur


Kendini Koruma Sanatı


Muson Mevsiminde Uttaranchal (II.Bölüm)


Bir Popüler Kültür Ürünü Olarak Yoga 


Renklerle Karakter Analizi


Ateşli Beyaz Geceler (astroloji)


Sibirya'da Bütün Bir Mamut İskeleti Bulundu

 

KÖŞE YAZARLARI

Mahmut Şaylıkay

Baban Mı Var Derdin Var


Uzay Gökerman

Kıyamet Tarikatleri mi?


Didem Çivici

Ruhun Yolculuğu


Uzay Gökerman

İnanmak


Doruk Oğuz

Ey İnsan Birey!


Meltem Bingöl

Kuşlar


Rüya Yüksel

Dostluk üzerine


Burcu Özgeçen

İlişkiler üzerine... 


Burçin İvren

Bu Sana Üstat 


Çiğdem Aksoy

Her Yerde Kar Var


Burak Kaan Kızılkan

Özgürlük


Mukaddes Öztürk Odacı

Yaradan'a Yakarış


Mahmut Şaylıkay

Düşümdeki Anneme


SEÇİLMİŞ ŞİİRLER

Nebile Ayyüce KOTANCI

Yağmur KOTANCI

Seda ÖZKARAYURT

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  8 Eylül 2008 TSİ 01:00