Sayı 36|EYLÜL 2008    Anasayfa | Blog | Kurumsal | Forum | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

DUYURU!

Gazeteciliğe

hevesli misiniz?

İndigo Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır. Detaylı Bilgi

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Sonbahar

Yazar: Yasin Sarı


Zamanla Dans

Yazar: Fehmi Özçelik


Ahh Sevgili Aşkın Çok Güzel

Yazar: Hale Karaarslan

 

 

 

 

 

Hayat Eğlenceli Bir Oyundur Aslında

Rüya Yüksel

Mehmet Amca mahallenin saygın kişileri arasındaydı. Mahalle meydanında bir fırın çalıştırmaktaydı. Dükkânı hep mis gibi ekmek kokardı. Ekmekleri sevgiyle pişirir ve her zaman gülen yüzüyle müşterisini karşılardı. Aynı zamanda onu “aç doyuran ”diye bilirdik. Fakir fukaranın uğrak yeriydi dükkânı. İnsan iyisiydi Mehmet Amca, ama bir özelliği daha vardı ki insanı imrendirirdi.

Gülen gözlerinin ardındaki tertemiz kalbi seçtiği kelimelere, cümlelere, diline yansımıştı.

Sohbetlerimiz olurdu onunla mahalle kahvesinde, hikâyeler anlatırdı hayata dair, komik hikâyeler. Hem gülerdi, hem güldürürdü. Konu ne olursa olsun mutlaka mizahi yönünü bulur, eğlenir, eğlendirirdi. Birileri onu eleştirmeye kalksa o işi hemen şakaya vurur, mizahi kıvraklıkla cevap verirdi.

Peki, hiç kızmaz mıydı Mehmet Amca? Savunacağı hiçbir şeyleri yok muydu? Hiç mi ikna etmeye uğraşmazdı insanları? Peki, neydi Mehmet Amca’nın özelliği?

Mehmet amca bilge kişiydi! Kendi içsel çatışmalarını halletmiş, korku, kaygı, endişe, telaş duygularından arınmış, kendini bilen, kendini tanıyan, kendini olduğu gibi kabul eden, en önemlisi kendisini seven biriydi o. Hatta içindeki sevgi adeta dışına taşmaktaydı.

İnsan kendini gerçekten sevebildiğinde tüm zaaflarını, yaşamın mükemmelliğini, tüm insanları kabullenmiş demektir. Böyle olunca dışardan gelebilecek her türlü eleştiri onun iç dünyasında bir etki yaratmamaktadır. Artık kendi olmuştur ve kendini ifade etme ihtiyacında değildir. İçindeki çocuk ortaya çıkmıştır ve oyun oynamak ister. Hayatın mizah yönünü görebilmekse en güzel oyuncağıdır onun.

Kendi olamayan insansa hayatı ciddiye alır, İlişkilerinde analiz yapar, irdeler, yargılar, tepki verir, özetle tüm savunma mekanizmalarını kullanır. Birine bir şey anlatmak telaşındaysak; haklı çıkmaya çalışıyorsak; iki kişi tartışıyorken araya girip, içlerinden birini savunuyorsak, bilin ki içimizde bir şeyler tetiklenmektedir. Bize ait olmayan yanlış öğrenmeler, öğrenilmiş acizlikler söz konusudur.  Bu koşulda hayatın eğlenceli yanını göremeyiz. Oysa içsel temizliğimizi yapabildiğimizde, kendimiz olabildiğimizde hayat eğlenceli bir oyundur aslında.

Herkese eğlenerek geçirebilecekleri yaşamlar dilerim.

Sevgiyle kalın


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Rüya Yüksel 1957 doğumlu. İstanbul'da yaşıyor.  Mesleği İngilizce öğretmenliği, ancak, 29 yıldır özel sektörde çalışıyor. NLP İleri Derece Uygulayıcısı olmakla birlikte “Kendini Tanıma Çalışmaları” düzenliyor.

Detaylı bilgi için tıklayın


HABERLER

 

 

Ne Yapmalı?

Eşcinsellik Dosyası

Anjelika Akbar İle Bir Söyleşi

Müzik Terapi ve Türk Müziğiyle Tedavi

Gen Haritası Tamamlandı

Dubai'nin Kuleleri

Çocuklarımızdan beklentilerimiz onları zorluyor

Yeni Çocukların Bilimi: İkinci Bölüm

Kristallerle Gelen Şifa

Kuşbakışı: Ruh ve Cinsellik

Yoga Sınıfı'nda Bu Ay

Alternatif Eğitim Sempozyumu

Editörün Seçtikleri

Aralık ayı Astroloji Yorumları

Babam ve Oğlum: Ağlatan Film

Dönüşümün 7 Simyası

Aşka Göçebedir Sonbahar!

 

KÖŞE YAZARLARI

Uzay Gökerman

Beklenti Fenomeni


Rüya Yüksel

Hayat Eğlenceli Bir Oyundur Aslında


Meltem Bingöl

Aşk Ölmez Biz Ölürüz


Haluk Tunç İlker

Kabul


Funda Umut Pakkal

Gün boyunca kaç gölgeniz var?


Gürhan Faik Yeğit

Hedeflerimize Ulaşmamız için İşleyen Çabasız Güç


Doruk Oğuz

Farkındalık Notları


Tuğba Kavas

Yargısız İnfaz


Deniz Onur 

O Bir Şey İçmez


Meriç Tuncer

Bizi Fütüristler Mi Kurtaracak? 


Burak Kaan Kızılkan   

Sağırlar, Kaçanlar ve Gerçek Rehber

Google
 
Web indigodergisi.com

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  8 Eylül 2008 TSİ 01:00