Sayı 53 | Şubat 2010       Anasayfa  |  Kurumsal Reklam Blog |  Arşiv |  Gündem |  Röportajlar |  İndigo Dünya |  İnsan |  Sağlık  |  Kültür Sanat  | Çocuk  |  Eğitim  |  Çevre |  Bilim



 Paylaş


BAĞLANTILARIMIZ

Mustep

Sonsuz Us

Satranç Dünyası

Sessiz Bilgi

 

 

 

Yazar: Özge Gündem

Türkiye'de Opera Kültürü

Türkiye’de opera binası sayısı neredeyse yok denilecek kadar az. İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve Mersin gibi büyük şehirlerin dışında opera kültürüyle tanışmamış çok sayıda insan var. Sanat alanında bugün var olan düşüncenin değişimi için kamu alanı, özel sektör, yerel yönetimler, Kültür Bakanlığı ve operacıların zihnindeki önyargıyı yok etmeli ve onları bilinçlendirmeliyiz.

İstatiksel araştırmalara göre yurt dışında gösteri sanatları seyirci oranı o şehrin nüfusunun %38’i iken, bu sayı Türkiye’de % 5 civarında. Ülkemizde konservatuvarların güzel sanatlar bölümlerinde eğitim alan birçok öğrenci ve bunun yanı sıra yurt dışındaki kültürel faaliyetleri aratmayacak bir potansiyele sahip olan birçok sanatçı var.

Bizim ülkemizde yapılan etkinlikler belli başlı bölgelerden uzağa gidemediği için Marmara Bölgesi, Ege Bölgesi ve Akdeniz Bölgesi haricinde nüfusumuzun % 70’i opera ve diğer sahne sanatlarıyla tanışma fırsatını bulamamaktadır. Dolayısıyla Türkiye’de opera geride değil, seyirci operanın gerisindedir.  Çünkü büyük şehirlerde son derece donanımlı sahnelerde (özellikle İstanbul Atatürk Kültür Merkezi) dünyaca ünlü oyunlar sergileniyor.

Seyirci ise geride; ya büyük şehirde yaşamıyor ya da operaya gitme ihtiyacı hissetmiyor, opera hakkında bilgisi yok. Opera bu yüzden sinema kadar cazip değil, çünkü toplum bu sanatı tanımıyor. Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda operacılarla yapılan görüşmeler sonucunda onların da Türkiye’nin tüm illerine ulaşmak ve o illerde gösteri yapmak istediklerini görüyoruz.

Fakat Türkiye’deki tüm illere bir opera binası inşa etmek güç, özellikle bunların çok yüksek maliyetli yapılar olduğu göz önünde bulundurulursa... Kültür Bakanlığı bu konuda yeni yatırımlar yapmayı da düşünmüyor. Çünkü en son 1992 yılında Antalya Kültür Merkezi’nin temelleri atılmış ve yapı 1996 yılında tamamlanmış. Ülkemizde tam 15 seneden bu yana herhangi bir opera sahnesi inşa edilmemiş. Bu duruma çözüm olarak; daha düşük maliyetli mimari bir program çıkartabilirsek birçok ilde yeni yapılar inşa edebiliriz.

Metre kare düştükçe birim maliyeti de düşeceği için daha küçük binalarla daha düşük maliyetli binalar yapılabilir. Kamuoyunda opera binası olarak tanımlanan gösterişli dev sahneleri olan bir yapı yerine, cep tiyatrosunda olduğu gibi daha küçük bir sahne alanı ve daha küçük yan elemanları olan yapılar programlanabilir. Sanatçılar ve seyirciler biraz fedakarlıkta bulunup o ihtişamlı büyük salonların lüks ve konforundan vazgeçerlerse Türkiye’deki milyonlarca kişiyi opera sanatıyla tanıştırıp ülkemizi sosyal ve kültürel açıdan daha donanımlı bir hale getirebiliriz.

 Öncelikli hedefimiz; mimari programa göre opera sahnesi boyutlarını olabilecek en fonksiyonel ve minimum boyutlara dönüştürmektir. Sahnenin, sahne arkası boyutlarının ve salonun (bugüne kadar standart sayılan) ölçülerinden sıyrılması, oyuncu kadrosunun, koronun ve orkestra üyelerinin sayılarının en aza indirgenmesi ve bununla bağlantılı olarak dekorun, sanatçı hazırlık odalarının, kulislerin, soyunma ve hazırlık odalarının da küçültülmesiyle birlikte daha düşük bütçeli birçok opera binası inşa edilebilir.

Bu binaların boyutları bulunacakları şehirlerdeki nüfus sayısıyla doğru orantılı olarak tasarlanmalıdır. Örneğin Konya’da nüfus 2 milyonu aşarken, Tunceli’de yaklaşık 100.000’dir. Dolayısıyla Tunceli gibi az nüfuslu bir şehirde olabilecek en küçük sahne kurulur ve sadece bu sahne üzerinde temsil edilebilecek oyunlar sergilenir. Farklı şehirler için farklı boyutlarda (standart ölçülerin altında olmakla beraber) opera binası prototipleri, doğru yatırımcılara ulaşılarak gerekli finansman sağlanırsa, tasarlanıp uygulanabilir. Sonuç olarak Kültür Bakanlığı ve sanatçılar bu yaklaşıma destek olursa bu problem kolaylıkla çözülecektir ve kısa zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin hem ekonomisine hem de kültürel altyapısına fayda sağlayacaktır.


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Özge Gündem, 1981 İstanbul doğumlu. Küçük yaşta bale, heykel, müzik ve resim gibi birçok sanat dalıyla tanıştı, ve kendini müzikle ifade edebildiğini keşfetti. İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası Çok Sesli Çocuk Korosu, TRT Gençlik Korosu'nda yer aldı. Akademi İstanbul’da 4 sene şan eğitimi aldı. Beykent Üniversitesi Mimarlık Fakültesi'nden mezun oldu. Müzikten kopmadan dansa devam etti. Şu anda Beykent Üniversitesi'nde Yüksek Mimarlık eğitimi alıyor. Detaylı Bilgi


HABERLER

 

 

Küresel Isınma Oyunu


Enerji Sorunu Perspektifinden


Özgürlük Yalnızca Bir Sözcük Olunca


Sevgili Kardeşim Hrant


Yeni Nesil Gençlerin İçsel Sorunları


Dünyanın Kalbine Vize


Pedofili Vakaları Hakkında Detaylı Bir Çalışma


Kök Hücre Araştırmalarında Yeni Gelişmeler


Sağlık Bakanlığı Kuş Gribi Önlemlerini Arttırdı


Çekim Yasası


İnternet 1 Numara!


AB Proje Uygulama Merkezleri


Mikro Krediden Makro Krediye


Haydi Kızlar "Hangi" Okula?


Silvan'da Kadına Sosyal Gelişim Kursu


Bilgiye Açılan Yol


Vejetaryenlik (2.Bölüm)


Benzetmeler

 

denemeler

neyseo

 

KÖŞE YAZARLARI

Özge Gündem

Türkiye'de Opera Kültürü


M.Cem Batu

Sevgiliye Mektuplar-1


Didem Çivici

Gümüş Gözyaşları


Rüya Yüksel

Bir Yıl Daha Bitti


Didem Çivici

Onca Yoksulluk Varken


Asu Sanem Kaya

Meleklerin Sözü Var


Fırat Erdoğan

Yazmaya Dair 


Levent Altaş

Kozmik Ritim


Asu Sanem Kaya

Denemeler


Burcu Özgeçen

Korku Yolu Sevgi Yolu 

 


AnasayfaKurumsal | Reklam | Connect | Blog | Arşiv | Arama | İstatistikler | Bağlantılar | Röportajlar | Galeriler | Videolar

Gündem | Dünya | İnsan | Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim | Astroloji | İndigo | İndigonun Sesi

2005-2010 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi’nden kopyaladığınız her yazı için mutlaka yazı linki kaynak olarak gösterilmelidir.

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Künye | İçerik Politikası | Reklam | Telif ve Kopyalama Hakkı | Abonelik