|
Röportaj:
Nil Otova
- Mayıs 2008
Doğada Şifa
Hasta olarak doğuyoruz; sırt
çantamızda hastalık olarak bize geri dönecek bir sürü ödev ve farkındalık
sorumluluğu ile dünyaya geliyoruz. Ama Altın Çağ’ın tüm altın bilgi ve
enerjisinde artık hastalığa gerek yok. İyileşmemiz yakınlaşıyor. Anahtar
kelime ise şifa. Ferhan Gürbüz şifa ve şifacılıkla ilgili soruları
yanıtlıyor.

Röportaj:
Nil Otova
Şifa ve şifacılık nedir?
Ferhan
Gürbüz: Şifa bana göre, evrende var
olan sonsuz sevgi titreşimine şifacının aracılık etmesidir. Bu konuda
herkesin değişik tanımları olabilir.
Şifayı
alan kişi içsel bir direnç göstermediği sürece şifa gerçekleşir. Şifa bazen
ağrının geçmesi ya da hastalık semptomlarının yok olması olarak beklenir.
Ancak şifa, daha derinde hastalığa sebep olan duygu ve düşünce kalıplarına
ulaşmalıdır. O zaman gerçek şifadan bahsedebiliriz.
Hasta olarak doğuyoruz; sırt çantamızda hastalık olarak bize geri dönecek
bir sürü ödev ve farkındalık sorumluluğu ile dünyaya geliyoruz. Bu
potansiyel, korku ve sevgisizlikle beslenip yaşamın belli süreçlerinde
bedenimiz ya da zihnimizde bir hastalık olarak karşımıza çıkıyor.
“Hastalık”lar, düzeltmemiz gereken düşünce kalıpları ve ruhumuzun yükselip
özgürleşmesi için gerekli öğretmenler. Şifa, dünyanın yükselen titreşimi ile
her gün daha çok güçleniyor.
3. boyut
gerçekliği ve içinden geçmekte olduğumuz bu özel zaman süreci Altın Çağ’a
doğru ilerlemekte. Altın Çağ’ın tüm altın bilgi ve enerjisinde artık
hastalığa gerek yok. İyileşmemiz yakınlaşıyor. Her gün yeni şifa teknikleri
ve daha güçlü etki eden deneyimler gelecek. Birkaç yıl sonra bugün mucize
olarak tanımlanan şifa gücüne erişmemiz söz konusu. Altın Çağ’ın hüküm
sürdüğü kadim Lemurya’da şifacılık çok ileri bir sevideydi. Şifa demek
kısaca hepimizde eksik olan ya da yeterli olmayan evrensel sevgi
titreşimidir ve hepimizden çok zekidir. Ne yapacağını bilir.
Buradaki planlarınız neler?
Ferhan
Gürbüz:
Beş yıl önce bu ev de yaşıyordum.
Daha sonra burayı terk ettim. Ancak şimdi hayatı kavrayışımda birçok
değişiklikler var ve bu kadar büyük bir eve daha çok anlam kazandırmak
istiyorum. Şimdilik bana ait olan özel alanın dışında beş kişilik banyolu
yatak kapasitesi var. İlk yapacağım “Acmos” ve diğer şifa seansları tabii
ki. Her ay düzenli olarak Reiki ve Ra Sheeba seminerleri vereceğim.
Uygulayabileceğim “The Reconnective Healing”, Shiatsu ve birçok başka şifa
teknikleri de var. Bunları günlük olarak uygulayacağım ancak uzak mesafeden
gelenler isterse konuk olarak kalabilecek. Daha sonra bahçeye küçük ahşap
evler katmayı düşünüyorum.
.JPG)
Yurt
dışından gelecek özel şifacı ve kişisel gelişim teknik ustalarına seminer
ortamı için çok uygun salon ve teraslarım var. Ayrıca buraya gelenler evin
dışında çok keyifli zaman geçirebilirler. Evin kuzey yönü köy yollarından
Toroslar’a çıkıyor. Yaya olarak veya patika ve diğer şose yollardan burayı
keşfedebilirler. Ağla köyü 11 km tepede ve daha yükseklerde bir krater gölü
var. Köyceğiz gölü kenarı zaten başlı başına özel bir yer. Daha da fazlasını
isteyenler için Dalaman çayında rafting, Sarıgerme plajları, Ekincik koyu,
Dalyan’da kral mezarları, İztuzu kumsalında Caretta Caretta’lar ve
Gökova’yı sayabiliriz. Bütün bunların hepsi 10 -15 dakikalık mesafelerde.
Yeni yapılan yollarla Dalaman Havalimanı’na 10 dakika uzaklıktayız.
.jpg)
Bu bölgenin özelliği nedir?
Ferhan
Gürbüz:
En büyük özelliği dört mevsim de
yaşam zevki olması. Benim favorim ilkbahar. Ancak sonbaharda özel bir
keyif. Pastoral romanlarda anlatılan sonbahar burada yaşanıyor. Tüm günlük
ağaçları kızıla boyanıyor. Sessizlik, dinginlik ve tarifsiz bir huzur her
yeri sarıp sarmalıyor. Göl, dağlar ve orman pembeden mora muhteşem bir renk
gösterisi sunuyor. Bu tanrısal şölene tüm doğa katılıyor ve bu manzara her
köşede karşınıza değişik bir ışıkla yıkanarak çıkıyor.
Kış, hava
kararırken bacalardan tüten günlük ağacı parfümüyle en renkli mevsim. Her
şey turuncuya boyanıyor. Yer mandalina, gök portakal. Dağlardan neredeyse
başınızın üzerine dek inen bembeyaz bulutlar, bir uzak doğu adasının
egzotikliğini yansıtıyor.
Turuncu,
yaşam enerjisi veren bir renktir. Kışın karanlık günleri güneş gibi turunçla
ısınıyor. Buranın güzellikleri anlatmakta zorlanıyorum.
.JPG)
Diğer en
büyük özelliği ise içtiğimiz suyla aynı zamanda yıkanmamız. Köyceğiz’in Ağla
bölgesi Toroslar’ dan gelen kaynak suları ile besleniyor. Su, evlere ve
bahçelere özel kanallarla geliyor. Bu su o kadar temiz ve berrak ki
musluktan içme lüksümüz var. Burası Türkiye’nin en sulak ve yeşil
bölgelerinden biri. Kışın mandalina bahçesinin turuncu rengi arasından
dağlardaki karları görebilirsiniz. Kar zevkini tatmak için özellikle
gelenler var. Buraya en yakın karlı bölge Antalya’da.
Ayrıca
evin yapısal bir özelliği, yarı Bağdadi olması. Bir ahşap-sıva tekniği ile
yapılmış bu yapı tarzında hiç demir kullanılmıyor. Kat araları, tavan ve
tabanlar tamamen ahşap. Çok kuvvetli bir depreme karşı esnek bir yapısı var
ayrıca tamamen nefes alabilen bir ev. Bu yapı şekliyle eve hava giriyor ve
sürekli doğal olarak havalanıyor. Bu yapı türü çok sağlıklı ancak yapımı çok
zor olduğu için tercih edilmiyor. Böyle bir eve sahip olmak benim için de
bir şans oldu.
Neden bir şifacı olmak istediniz?
Ferhan
Gürbüz:
Şifacı olmak istemedim. Aklım da ve
yaşam programımda bir çok şey olmak vardı ancak şifacılık bunların arasında
değildi. Günün birinde bir şifacıya ihtiyacım oldu. Daha doğrusu çok hasta
olduğum bir dönemde şifa teknikleri ile iyileştim. Bu süreçte sakinleştirici
ilaçlarla yaşıyordum. Kısa süre içinde olumlu gelişmeler olunca şifacılığı
merak ettim ve bu alanda nerdeyse dört yıldır hala öğreniyorum.
.JPG)
İki yıldır
profesyonel olarak şifacılık yapsam da bu alanda gelişme hiç bitmiyor. Belki
bir noktada şifa üstü bir düzeye geçeceğiz ve o zaman şifacılık kavramının
da bir anlamı kalmayacak. Dünya üzerinde bir kaç boyutun insanları hep
birlikte yaşadığımız için bu sözlerim hiç anlaşılmayabilir. Diğer bir
tarifle, şifacılık diye bir kavramdan, şifa tekniklerinden haberi bile
olmayan insanlar ve şifaya inanmayanlarla şifayı denemeyi düşünen ve
şifacılığı merak edenler; ileri seviyede şifa yapanlar hep birlikteyiz.
Herkes ait olduğu realiteye göre deneyimlerini tamamlıyor.
Şifacılık
aslında herkesin uygulayabileceği bir şey, ancak bunu seçmiyorlar. Herkes,
eğer içinde şifa verme niyeti taşıyorsa zaten şifacıdır. Bu niyeti ve isteği
biraz geliştirmesi gerekir. Şifa da hastalık gibi anlık bir şeydir. İnsan
bir anda hasta olabileceği gibi zamanı geldiğinde bir anda da iyileşebilir.
Doğada şifa daha mı güçlü?
Ferhan
Gürbüz:
Evet, herhangi bir yerden çok daha
güçlü. Büyük kentlerde tüm şifalar kapalı mekanlarda yapılır. Açık havada
konuşlanma birçok sebepten mümkün değildir. Oysa burada ve buna benzer
yerlerde her şeyden önce tertemiz bir hava var. Açık havada güneş ve doğanın
saf ruhu, ağaç, çiçekler ve renkler doğal olarak şifayı destekler.
.jpg)
Ayrıca
ayaklarımızın toprak üzerinde ya da toprağa yakın olması zaten yüklenmiş
elektriği ve fazla enerjiyi nötrlemek için en uygun ortam. Birçok sorunun
nedeni yoğunlaşıp bloke olmuş enerjidir. Burada terapi süresi dışında
toprakta yürümek, ağaçlara sarılıp ağaç terapisi yapmak, güneşte tembelce
oturmak, sessizliği dinlemek, sabah kuş sesleri ile uyanmak, güneş batarken
terasta çay içmek, köy yolunda minik şelalelerin üstünden atlamak, kır
çiçekleri toplamak, akşam serinliğinde büyük şöminenin başında zaman
geçirmek. Bunların hepsi doğal şifa için mükemmel ortamlar. Bunların dışında
tabii ki doğada yapılan terapilerde mekanı arındırmaya gerek yok. Terapi ve
şifa yapılan yerler her seferinde enerjisel olarak arındırılmalı. Burada
açık havada bunu güneş ve temiz hava kendiliğinden yapıyor. Ayrıca bir
odanın bizi sıkıştıran dört duvarı yok, onun yerine renkli yapraklar ve
masmavi, bazen de beyaz bulutlu gökyüzü var. Çiçeklerin kokuları var.
Terapi sonrası havuz sefasıda işin cabası.
Nasıl
bir program uygulayacaksınız?
Ferhan
Gürbüz:
Ana temam Acmos. Acmos seanslarını
randevuyla yapıyorum. Paris’te “Scientific & Technical Reserch Centre” a
bağlı Acmos terapistiyim. Acmos seanslarına gerekirse yardımcı olması için
Shiatsu ve Ra Sheeba’yı da ekleyebilirim. Aslında terapiye Acmos olarak
başlıyorum ve seanslara devam edenlere gerekiyorsa tüm şifa bilgimi
açıyorum. Yapacağım seanslar içinde “TheReconnective Healing” da
bulunuyor.
Bunların
dışında Reiki ve Ra Sheeba seminerlerim olacak. Kuantum düzeyinde başka şifa
tekniklerim de var. Bu teknikleri gerektiğinde Acmos seansının içinde
uyguluyorum.
Acmos tam olarak nedir?
Ferhan
Gürbüz:
Acmos, tamamen beden zekâsından
bilgi alır ve enerji alanında modern cihazlarla ölçüm yapar. Tüm
meridyenleri ölçer ve içindeki eksik veya toksinleşmiş enerji hakkında bilgi
verir. Bu ölçümlere ve yine beden zekâsından alınan bilgiye göre enerji
alanına kuantum düzeyinde eksilen enerji transfer edilir. Bazen de
toksinlerin boşaltılması gerekir. Renk terapisi ile toksinler kısa sürede
vücuttan atılır, meridyenler de kapanmış akupunktur noktaları varsa
bunların bağlantısı sağlanır.
Acmos,
içinde homeopati, fitoterapi, mineral, iz element ve lazerli akupunktur da
olmak üzere bir çok farklı metodu bir arada bulunduran çok zengin bir
sistemdir ve en önemli tarafı terapist ezbere bir bilgiyle yaklaşmaz.
Terapiyi alana ne yapılması gerektiğini bedenin zekâsı söyler. Bu iletişim
Lecher anteni adı verilen frekanslara duyarlı bir antenle ve bir sorgu
protokolü çerçevesinde ortaya çıkar. Metodunu otuz beş yılda oluşturan René
Naccacian’a göre Acmos geleceğin tıbbıdır. Bu tanıma ben de katılıyorum ve
“Şimdi”, “Geleceğin Tıbbı” ile buraya, doğaya kaçtık. Bence ikisi bir arada
harika olacak.
Çevrede ne gibi olanaklar var?
Ferhan
Gürbüz:
Burada isteyen raftinge gider,
isteyen dağlara çıkar. Motorlu kayıklarla gezmek ve Dalyan’a doğru keşif
yapmak isteyenlere göl bir çok imkân sunuyor. Köyceğiz Gölü, Dalyan’dan
denize açılan oldukça büyük bir göl.
Kısaca
burada göl, deniz, dağ, tepe, çay, dere, antik tarih, kar ve güneş, köy
yaşamı var. İsteyene on beş dakika mesafede gece hayatı da var. Burada
nerdeyse yok yok. Aklıma gelmeyen daha birçok şey vardır.
Gelenler burada konaklayabilir mi?
Ferhan
Gürbüz:
Şimdilik beş yatağım var. İsteyen
günübirlik gelip çevrede başka bir yerde konaklayabilir ya da duruma göre bu
evde konuk olabilirler. Buradaki ortamın en güzel tarafı terapiyi alan
kişinin bir ev ortamında bulunmasıdır.
Eğitim ve seminerler olacak mı?
Ferhan
Gürbüz:
Her ay Ra Sheeba seminerleri
olacak. Ra Sheeba’nın kurucusu olan Merilyn Bretherick bir sonraki
programını burada yapacak. Yurt içinden ve dışından davet ettiğim başka
şifacılar da var. Herhalde gelecek yıl zengin bir program oluşturacağım.
Dünya genelinde birçok şifacı ile diyalogum var. Sürpriz çalışmalar
planlıyorum.
Gelecekte başka projeler var mı?
Ferhan
Gürbüz:
Bu bölgede “Ruhsal bir merkez”
olmak. Böyle bir şey aklımda yoktu. Bu evi satmak için çok uğraştım. Sosyal
ve maddi açıdan çok bunalımda olduğum dönemde burayı nerdeyse hediye
fiyatına satışa çıkartmıştım ancak kimse almadı ya da alamadı. Kısmet yine
banaymış ve şimdi yıllar önce aklımda olmayan bir şeyi gerçekleştiriyorum.
Demek ki böyle olması gerekiyormuş. Bu mesajı nihayet anladım. Buna göre
hareket edeceğim. Birçok insan artık güneye veya doğaya kaçıyor. Özellikle
bu bölge zaten kadim geçmişinde de mistik ve şifa bölgesiydi. Beş dönümlük
bir bahçedeyiz ancak gerekirse pratik ve minimum maliyetli başka bölgeler
yaratılabilir ve burası çekirdek merkez olabilir. Burada ayrıca doğal ve
organik beslenmek de mümkün tabii. Şimdiden ağaçlardan arta kalan bölümleri
ektik. Her şey doğal. Konuklar meyve ve sebzeleri kendileri toplayabilir.
İşlenmeyen tarlalar ve bölgeler var çevrede. Onları da değerlendirip organik
tarımla destek verebilirim. Zaten buranın en büyük sorunu her yıl tonlarca
portakal ve mandalinanın çöpe gitmesi. Burada yaşadığım yıllarda yerlere
düşen narenciyeyi kamyonla toplatıp attırmak zorunda kalıyor,
toplatabildiklerimi de ihtiyaç olan yerlere gönderiyordum. Bu bölgenin
narenciye kaderi bu. Meyveler yerlerde, belki buna bir çare
geliştirebilirim.
Ayrıca
Toroslar’ın başlangıcı kabul edilen ve Ağla yöresi denilen bu bölgede,
dağlar da Vipassana ve derin düşünme kampları organize edeceğim. Günlük veya
birkaç haftalık Chi Kung ve tamamen “doğada yaşama kampları” organizasyonu
da yapılacaklar listemde.
Doğada
buluşmak üzere. Sevgi ve Işıkla.
İletişim:
ferhan_gurbuz@yahoo.com
www.enerjibedendengesi.com |