|
Yazar: Nilgün Nart
- Mart
2008
İnsanlığa
Çağrı: Sistemler
Lütfen, İnsanoğlunun ve Dünya
Gezegeninin Varlığının devamı için çağrıların takipçisi olunuz. Bu Gezegen,
Bizimdir. Şimdi Burada bu Yaşam, Bizimdir. İnsanlık,
Biziz. Gelecek Bizim.
.jpg)
Çağrımızı açıklıyoruz:
• Kyoto Protokolü, ilgili
ülkeler tarafından “Vakit Geç Olmadan” imzalanmalı ve Protokol’ün her
kuralının bütün ülkeler tarafından istinasız bir şekilde ve biran önce
uygulanmaya başlanması sağlanmalıdır.
•
Salınım Ticareti: Kyoto Protokolüne göre,
ülkeler, 2008 ile 2012 yılları arasında sera gazına neden olan karbondioksit
gazı salınımlarını 1990 yılına göre %5.2 oranında düşürmekle yükümlüdürler.
Buna rağmen, pratikte birçok ülke, belirli sanayi kuruluşlarına (kağıt
endüstrisi, enerji santralleri gibi) sınırlamalar koymuştur. AB çapında bu
uygulama vardır ve birçok ülke de buna doğru kaymaktadır. Buna göre,
belirlenen seviyeden fazla salınım yapacağını anlayan bir şirket, bir
biçimde başka yerlerden Karbon Kredisi bulmak zorundadır. Bu da Karbon
Kredisi ticaretini ve borsasını ortaya çıkarmıştır.
Kyoto
Protokolünün çıkış noktasına ve “İnsan Onuruna” yakışmayan Salınım Ticareti,
ilgili ülkeler tarafından derhal durdurulmalı ve bu konuda acil önlemler
alınmalı, protokolün uygulanmasında şekilcilik terk edilerek, erdemli bir
şekilde, Dünyayı kirleten kuruluşların ve ülkelerin “Dünyayı Kirletme ve
İnsanoğlunun Geleceğini yok etme” düşünce ve eylemlerinin sorumluluğunu
almaları ve gereğini yapmaları yaptırımlarla sağlanmalıdır.
• Kyoto Protokolü’nde,
gelişmekte olan ve henüz şu anda iklim değişikliklerine neden olan gazların
salınımını gerçekleştirmeyen ülkeler başlığı altındaki ülkelerin, gelecekte
ülke sanayi ve teknolojilerini yapılandırmalarında ve gelişmelerinde,
dünyayı kirletecek daha fazla miktarda sera gazı üretmeyecekleri biçimde
sanayilerini düzenlemeleri için ek kurallar getirilmelidir.
• Gelişmekte olan
ülkelerin de refah ve gelişim hakkı gözetilerek düzenlenecek kurallar, hangi
ülkede üretilirse üretilsin, üretilen teknolojilerin bütün İnsanlığa ve
İnsan Yaşamının daha iyiye, güzele ve barışa evrimleşmesine hizmet edecek
şekilde düzenlenmelidir.
•
Teknolojilerin ortaya çıkış amacı, daha yeşil, doğal denge içindeki bir
dünya ve refah içinde bir uygarlık oluşturmak olmalıdır.
• Birleşmiş Milletler
bünyesinde ya da BM bünyesi dışında, en kısa zamanda “Birleşmiş İnsanlar”
adı altında bir yapı oluşturulmalıdır. Dünya insanlığının millet kavramını
aşma ve sadece “İnsanlık Kimliğinde” toplanma ve birleşme zamanı gelmiştir.
Bu yapının oluşturulması; gezegen için alınması gereken önlemlerin,
yapılması gereken anlaşmaların ve her türlü çıkar çatışmalarını sonlandırmak
üzere ortaya çıkacak anlayışın temeli olacaktır.
• Birleşmiş İnsanlık
örgütü, kendi finansman kaynaklarını yaratana kadar, Birleşmiş Milletler
tarafından finanse edilmelidir, ancak Birleşmiş İnsanlar örgütü üstünde
hiçbir uluslararası yapıdan gelen baskı ve etkinin bulunmaması gerekir.
• Birleşmiş İnsanlar; her
ülkenin seçeceği insanlığa hizmet eden bilim adamlarından, ülkelerdeki büyük
ve etkin sivil toplum örgütü temsilcilerinden, her ülkenin
Ekonomi-İçişleri-Eğitim Bakanlığı temsilciliklerinden ve “Gerçek
Bilgelerden(?)” oluşturulmalıdır.
• Alternatif enerji
kaynaklarının araştırılması ve bu araştırmayla ilgili Birleşmiş İnsanlığa
bağlı ve her ülkeden bağımsız gezegensel bir “Bilimsel Araştırma ve Çalışma
Gurubunun” kurulması gerekmektedir. Ayrıca, hangi ülkede üretilirse
üretilsin alternatif enerji kaynakları bilgileri ve teknolojileri, sınır
gözetmeksizin, “Bilimsel Araştırma ve Çalışma Gurubunun” başkanlığında
paylaşılmaya açık hale getirilmeli, paylaşım şartları kolaylaştırılmalı ve
paylaşımın adil olmasına dikkat edilmelidir.
•
Birleşmiş Milletler’in raporlarında öngörülen, 2020-2025 tarihleri arasında
gerçekleşmesi beklenen ve arkasından kıtlığı ve açlığı da beraberinde
getirecek su sorunlarının çözümü için şimdiden uluslararası nitelikteki bir
bütünleşme örgütü olan Birleşmiş İnsanlığa bağlı her ülkeden bağımsız “Su
Kaynaklarını Araştırma ve Yaratma Gurubu” oluşturulmalıdır.
• Su sorununa acil çözüm
için dünya su rezervlerinin saptanması, susuz kalacak bölgelerde şimdiden su
kaynaklarının yeryüzüne çıkarılması ve o bölgelerdeki insanların kullanımına
sunulması gerekmektedir. Yaklaşmakta olan su savaşlarını önlemek için bütün
insanların bu projeyi karşılık beklemeden Birleşmiş İnsanlık olarak
desteklemesi gerekmektedir.
• Dünya silah sanayi ve
teknolojisi kontrol altına alınmalı ve gelecekte savaşın durdurulması için
gereken ne varsa bir an önce yapılmalıdır. Dünya Silah Sanayinin kontrol
mekanizması, Birleşmiş İnsanlık yapısında organize edilmelidir.
• İnsanoğlunu yok etmeye
yönelecek teknolojik imkânların, İnsanoğlunun “Yuvası” olan yaşadığımız
Gezegende nasıl daha huzur, barış ve sevgi içinde var oluruz “amacına” uygun
olarak ve insan onuruna yakışır bir şekilde yönlendirilmesi gerekmektedir.
•
Gezegende bulunan yeşil alanların ve Orman alanlarının korunması ile ilgili
her ülkenin ilgili Bakanlıklarında acil ve esnek olmayan önlemler
alınmalıdır. Gezegenin nefes organlarının bulunduğu bölgelerde tek bir
ağacın bile nedensiz olarak kaybına ve kesilmesine izin verilmemelidir.
• Küresel Felaketlerle
yaklaşmakta olan kıtlık ve açlığı önlemek amacıyla, her ülkede tarım ve
tohum konusunda çiftçileri bilgilendirme ve teşvik etmek için özel çaba
harcanmalıdır.
• Avrupa Birliği’nin tek
tip tohum olarak adlandırdığı endüstriyel tohum kullanımını Birlik içinde
zorunlu kılan düzenlemesi derhal iptal edilmelidir. Her ülkenin toprağı ve
havası farklı, ekolojisi farklıdır. Bu nedenle, her bölgenin tohumu da
farklı olacaktır.
.jpg)
• Kıtlığın ve açlığın
gezegene yaklaşmakta olduğu bir zamanda tohumların genetik yapısı ile
oynayarak ve bunu endüstriyel tohum diye ticari veya diğer
nedenlerle/amaçlarla ülkelere dayatmak, kıtlığa davetiye çıkarmaktır.
Bu konuda hangi ülkenin
ne sunduğunun ve neye hizmet ettiğinin artık görülmesi gerekmektedir.
• Dünya yüzeyinde bu
andan sonra nükleer santral ve fosil yakıtla çalışan santraller kurulmasına
izin verilmemelidir. Kyoto Protokolü ile birlikte, bu konunun da güvence
altına alınması gerekmektedir.
•
Birleşmiş İnsanlığın içinde bulunan Bilgelerden oluşacak bir Dünya Barışı
Grubu kurulmalıdır. Ülkeler arasındaki anlaşmazlıklarda ikili ve çoklu
görüşmeler sırasında Bilgeler ekibinin de bulunması ve önerilerini
iletmeleri sağlanmalıdır. Eğer ülkeler kabul ediyorlarsa, sorun
giderilinceye kadar birlikte çalışılmasının yolu açılmalıdır.
• Değişik ülkelerde
gerçekleştirilen genetik araştırmalar, Birleşmiş İnsanlığın denetimine açık
hale getirilmeli ve kontrol altına alınmalıdır.
• Birleşmiş İnsanlık,
Evrensel İnsan olmanın ve dünyada nasıl bütüncül bir şekilde
yaşanabileceğinin ilkelerini oluşturmalı ve bu ilkelerin yaşama
geçirilmesine çalışmalıdır.
• Dünya Ticaret
Örgütü'nün bazı uluslararası ticaret kurallarını, uluslararası çevre
kurallarına zarar vermeyecek şekilde yeniden düzenlemesi gerekmektedir. Bu
örgüt tarafından çevreye zarar veren her alandaki faaliyetin ve ticaretin
aşamalı bir oranda azalması ve değişimi için bir an önce harekete
geçilmelidir. Her üretimde ve ticarette, çevreye ve ekolojiye uyum
sağlanması, temel ilke olarak benimsenmelidir.
• Bütün bu öneriler,
eşzamanlı olarak ve bütün bireyler ve devletler tarafından ciddiyetle ve
acil olarak yaşama geçirilmelidir.
Jim Rohn’un belirttiği
gibi, Yeteri Kadar Nedenimiz Varsa, Her Şeyi Yapabiliriz.
.jpg)
İnsanlığa çağrıların birey için anlamı
Küresel ısınmayı
önleyecek tedbirlerin bireyler tarafından “Gündem” haline getirilmesi ve
takipçisinin olunması ve nihayetinde ilgili kişiler ve yapılar tarafından
uygulamaya alınması ve başarılacağına inanılması önemlidir.
Birey, yaşadığı Dünya
Gezegenine ne olmakta olduğunu gördükten sonra yaşamının ve insanlığının
sorumluluğunu üzerine alıp değişebilir.
Çünkü bu dünyada tek
başına yaşamıyoruz. Yalnız değiliz. Çocuklarımızla beraber diğer insan
kardeşlerimize ve yüzyıllardır üzerinde yaşamaya devam etmemize izin veren
dünyaya sorumluluğumuz var.
Kısaca
“İnsan” olmanın sorumluluğunu yerine getirmeliyiz.
Çocuklarımıza
yarınlarını; onlara tertemiz bir dünya ve muhteşem, sevgiyle var olan ve
paylaşan bir insanlık medeniyeti bırakarak armağan etmeliyiz. Çocuklarımıza
yaşamlarını armağan etmeliyiz. Bizler yetişkinler olarak bundan sorumluyuz.
Ve her birimizin içindeki SEVGİNİN GÜCÜ bunun için yeterlidir.
İnsanoğlunun; Gezegene ve
İnsanlığa ne olmakta olduğunun “Kavrayışı”, her birimizdeki bilinci değişmek
üzere harekete geçirecektir.
Her bireyin
düşüncelerinin, tüketici alışkanlıklarının, eylemlerinin, gündeminin
nihayetinde kendisinin değişiminden dünya ve İnsanoğlunun hayrına olacak
şekilde muhteşem bir “Gelecek” yaratılabilecektir.
Bizler
değişirsek her şey değişmek zorundadır
Bizlerin değişimi;
karanlık sistemleri, köhnemiş kurumları, dünyayı kirleten ve yaşamımızı
tüketen üretim modellerini, insan olmanın gücünü elimizden alan çıkarcı
siyasi yapıları, kemikleşmiş ilişkileri kısaca düşünebileceğiniz HER ŞEYİ
değiştirme gücüne sahiptir.

Sistemler insanlar için
vardır. İnsanoğlu sistem için değil.
Biz yoksak, biz sisteme
katılmazsak sistem de var olamaz. Varlığını sürdüremez.
Ve İnsanoğlunun Gücü yeni
sistemleri ve yaşanabilir daha Yeşil bir dünyayı yeniden kurabilir. Eğer hep
birlikte hareket edebilirsek.
YETER Kİ SİZLER DEĞİŞİN.
YETER Kİ SİZLER DEĞİŞİME
BİR ADIM ATIN.
HER YOL BİR ADIMLA BAŞLAR
VE BİTER.
Dünyada yaşanan sefalet,
savaş, karanlık, acı, açlık; sizlerin değişime atacağınız bir adımla
başlayacak ve son adımınızla bitecektir.
İşte o zaman kendimiz
çocuklarımız, insan kardeşlerimiz ve dünyamız için her An’ımız ve
yarınlarımız muhteşem olacaktır.
Gezegenimize,
İnsanlığımıza, Yarınlarımıza ve “kendimize” sahip çıkma zamanımız gelmiştir.
Vakit şimdidir.
Dün çoktan bitti.
Yarın ise hiç gelmedi.
Şimdi Burada; harekete
geçmek ve değişmek için “Bugün”, “Bu An” bizim.
RİCA:
İnsanlığa Çağrının Dünya dillerine çevrilmesinde yardımcı olmak isteyen
arkadaşların
nilgünnart@yahoo.com.tr mail adresinden
irtibata geçmesini rica ederiz.
Küresel Isınma
ile ilgili diğer yazıları buradan okuyabilirsiniz:
http://www.kuresel-isinma.org/nilgun-nart

Yazar Nilgün
Nart ile "İnsanlığa Çağrı"
Şubat
2008 |