|
NİHAL
DEMİR
Yazar
/ İstanbul
nhldmr@gmail.com
Yıl 1975, bir
ilkbahar sabahı, İstanbul’da üç katlı bir evde zahmetsiz bir
doğum ile anneler gününde dünyaya geldim.. Daha çok küçük
yaşlarda her türlü insanı tanıdım. Eğitim ve öğrenimimi farklı
okullarda tamamladım. Okuldaki ilk yıllarım çok zorlu ve
adaptasyon sorunu çekerek geçti. Son yıllar da ise eğitim ve
öğrenimimi başarı ile tamamladım.
Gerek
sezgilerimin, gerekse gördüğüm rüyaları birebir yaşamaya
başladığımda henüz çok küçüktüm ve korkup, kendime dış dünyanın
kapılarını kapattım. İçimdeki çocuğu fark ettiğimde onu sürekli
beslemeye başladım. Kimi zaman 5 kimi zaman 75 yaşındaymışım
gibi hissediyordum. Küçük yaşlarımda bile akıl danışılan bir
abla olmuştum. Hiç boş durmadım sürekli çalıştım, kitaplar
okudum, onları paylaştım, resim yaptım, ahşap ve kumaş boyadım,
çamurlarla oynadım, takı ve aksesuarlar yapıp sevdiklerime
hediye ettim. Elişi, nakış, örgü vb. el ile yapılacak her şeyi
yapmaya çalıştım. Yemekler ve pastalar ile ilgilendim, şiirler
yazdım, fotoğrafçılığa merak sardım, çiçekler ektim, esma-ül
hüsnaların gücünü fark ettim, şifa enerjileri; Reiki,
EMF, EFT,
NLP, Deeksha ve çeşitli
meditasyonlar zincirine katıldım, Feng
Shui ile tanıştım ve türlü seminerler ile
bugünlere kadar geldim.
Türlü
seminerler derken; 2004 yılında Indigo Türkiye ile bir seminerde
tanıştım. Konuşmacı’nın sözlerini (Indigo çocuklar şu anda
aramızda lütfen ayağa kalkar mısınız) ve
dinleyicilerin uzaylı görmüş gibi baktıkları tepkilerini hiç
unutamayacağım bir anı olarak kalacak.
Sezgilerimi
ve içsel sesimi seviyorum. Her ne öğrenirsem öğreneyim onun
aslında benim içimde zaten var olduğunu biliyorum. Hayvanları
çok seviyorum ve evimde de cimcime adında 15 yaşında bir kedim
var. Doğada özgürce uçabilen kuşları balkonumda besliyorum.
Karıncaların çalışkanlığına ve sabrına hayranım. Şükretmeyi
unutmuyorum. Kendimi tek bir kalıbın içerisinde
sınırlandıramıyorum. Kuzey, güney, doğu, batı tek bir felsefe
ile kalamadım. Dinlerin çeşitliliği beni hiç bir zaman
bağlamadı. Ben Rabbin tekliğine inanıyor ve içimdeki onun eşsiz
parçalarını besliyorum. Yaratıcılığımın heyecanı ve ruhumun
derinliklerindeki aşk ile hep “şu an”ı yaşıyorum.
Mutluyum,
huzurluyum ve kendimi çok şanslı hissediyorum.

Feng Shui’nin Temel Prensipleri
-2
Ağustos, 2008
Feng
Shui’nin Temel Prensipleri -1
Temmuz, 2008
Feng Shui’yi
Doğru Anlamak
Mayıs,
2008 |