|
Haber:
Nesrin Dabağlar
– Temmuz 2008
Asrın Gıdası
Spirulina
Bir
süredir değişik sağlık problemleri nedeniyle anemi (kansızlık) ile boğuşuyor
ve demir tabletlerinin yan etkileri nedeniyle sıkıntılar yaşıyordum. Bir
doktor arkadaşım bana Spirulina yosun tableti kullanmayı önerdi. İçeriğini
bilmediğim hiçbir şeyi kullanmam, hem merakım hem tedbir gereği; hemen arama
motoruna Spirulina yazdım…
Yaptığım araştırmanın
sonuçlarında kendi sıkıntıma çare ararken çok ilginç noktalar ile
karşılaştım ve paylaşmadan duramadım.
Spiriluna'yı
bir yazıya taşımak istememdeki temel amaç; tüm dünya ve Türkiye için
duyduğum gelecek endişelerine karşı farklı bir umut kapısı yaratabileceğimiz
ve doğru değişim sağlayabileceğimiz yeni bir üretime dikkat çekmek… Küresel
ısınma ve kirlenme nedeniyle değişen dünya koşuları mevcut tarım şeklimizi
değiştiriyor. Kuraklık kapımızda, su kaynaklarımız hem azalıyor, hem
kirlendi. Yavaş yavaş eski bereketli topraklarımızı ve çok zengin olan besin
kaynaklarımızı kaybedeceğiz. Küresel ısınma ve kuraklıktan etkilenecek
birinci bölgenin içinde yer alıyoruz ne yazık ki… Ülkemizin ekonomik durumu
da meydanda, iş kaynakları yaratma konusunda kısır bir ülkeyiz ve tüketmeyi
üretmekten daha çok seviyoruz. Yoktan yaratan eski toplumsal kimliğimiz
yerine hazırı ve kolayı seçip, tüm hammadde ve işgücü zenginliğimize rağmen
üretimde dışarıya bağımlı bir toplumsal kimlik oluşturduk ya da buna zorunlu
olarak yönlendirildik. Artık pek çok konuda dış tavsiyelerle hareket eden,
bağımlı bir ülke olduğumuzdan önümüze konan aldatıcı yemekleri bir çırpıda
midemize indiriyoruz. Yeni nesil “ne üretip yaratabilirim”den çok “neyi
en kolay en hızlı şekilde tüketebilirim” bilincinde ilerliyor.
İstisnaları ayrı tutuyorum ve genel görünüm üzerinde dikkati çekiyorum.

Amacıma dikkat dedikten
sonra Spirulinanın ne olduğu, nasıl yetiştiği ve zenginliği konusunda
bilgilere geçebilirim.
Spirulina
nedir?
Spirulina mavi yeşil
alglerden mikroskobik bir yosun türü. Aslında ona asrın süper gıdası denilse
de, geçmişi yüzyıllar öncesine dayanıyor. 1500’lü yıllardan kalan kaynaklara
baktığımızda Aztekler tarafından kullanıldığı bilgisine ulaşıyoruz.
Azteklerden kalan eserler arasında spirulina toplayan kadınların resimleri
var.
Ayrıca Çad gölü kıyısında
yaşayan Kanembu kabilesi yerlileri de bu besini çok eski çağlardan beri
kullanmaktalar. Avustralya Aborjinlerinin dayanıklılığında epey çok
tükettikleri Spirulina'nın önemli etkisinin olduğu
tespit edilmiş. Bilimsel anlamda spirulina üzerine çalışmaların başlaması ve
ticari anlamda kültürlerinin yapılması 1963 yılında Fransız Petrol Araştırma
Enstitüsü tarafından olmuş. Daha sonra NASA astronotlarına besin tableti
yapılması amacıyla bu yosun çeşidi üzerinde çalışmalar yapmış. 2000’li
yıllarla birlikte Birleşmiş Milletler ve Dünya Tarım Örgütleri tarafında bu
besinin hem çocuklar hem de yetişkinler için çok faydalı olduğu kabul
edilmiş. Amerika, Japonya, İsrail, Tayvan, Tayland gibi ülkelerde üretilen
spirulina'nın üretimi ülkemizde başarılmış. Nedir ki
bu başarı demeyin; örneğin İsrail sıcak iklimine rağmen bunu başaramamış!
Spirulina,
optimum büyüme sıcaklığı 35–37 ºC arası olan bir mikroalg türüdür. Amerika
ve Afrika’daki bikarbonat içeriği yüksek alkali göllerde doğal olarak
rastlanır. Özellikle sıcak havalarda sığ göllerde yoğun olarak ürer. Fakat
bu tip ortamlarda, hücrelerin başta ağır metaller olmak üzere istenmeyen
bazı maddeleri hücre içinde biriktirmeleri söz konusudur. Sera tipi üretimde
besin tuzları kullanılır. Bir çark yardımıyla sürekli devir daim edilirse
hücrelerin ışıktan maksimum şekilde yararlanması ve besin tuzlarının homojen
dağılımı sağlanır. Kültürler, önceden belirlenen yoğunluğa ulaştığında
süzülür ve kurutma odasına alınırlar. Ürün burada, hücre içinde bulunan
protein, pigment ve minerallerin zarar görmemesi için en kısa sürede ve
uygun sıcaklıkta kurutulur.
.jpg)
Basit bir su yosunu
görüntüsündeki spirulina, doğadaki en zengin biyolojik değerde bitkisel
proteine sahip olan besindir. İçerdiği protein oranı %65 dir ki bu rakam en
yakın rakibi olan soya fasulyesinin yaklaşık 2 katıdır. Doğadaki en zengin
organik demir oranına sahiptir. Ispanaktan 58, dana ciğerinden 28 kat daha
fazla demir içerir. Doğadaki en zengin B-12 vitaminine sahip besindir. En
yakın takipçisi dana ciğerine göre 2-6 kat fazla B-12 vitamini içerir.
Bilindiği gibi B-12 vitamini kırmızı kan hücrelerinin yapımında ve sinir
sistemi fonksiyonları için gereklidir.
Doğadaki en zengin
antioksidan kaynaklarındandır. Vitamin B-1, B-5 ve B-6, mineraller olarak
çinko, magnezyum ve bakır, aminoasitlerden methionine ve süper antioksidan
olan beta-karoten, E vitamini ve selenyum içerir.
Doğadaki en zengin E
vitamini içeren besindir. En yakınındaki buğday filizinden 3 kat yaklaşık
daha fazla E vitamini içerir.
Doğadaki
en zengin Gamma Linoleik Asit (GLA) içeren besindir. En yakın çuha
çiçeğinden 3 kat fazla GLA içerir. GLA yağ birikintilerinin çözülmesini
sağlar. Böylece kalp rahatsızlıklarının önlenmesinde rol oynar ve kötü
kolesterolü düşürür.
%1'lik klorofil oranıyla
en yüksek klorofil içeren besinlerdendir. Yeşil rengi içerdiği magnezyum
iyonundan gelir.
Sütten kat kat fazla
kalsiyum içerir. Kalsiyum kemikler ve nöral iletim için gereklidir.
Ayrıca ABD Ulusal Kanser
Enstitüsü (NCI) spirulina'daki sulfolipitlerin HIV (AIDS)
e karşı dikkat çekici ölçüde aktif olduklarını, düzenli dozlarda alınmasının
anti-viral faaliyetleri hızlandırdığını, bağışıklık sistemini teşvik
ettiğini, böbrek toksisitesini ve radyasyon kaynaklı hastalıkların şiddetini
azalttığını belirlemiştir.
Rahatlıkla sindirilebilen
Spirulina, gastrit, ülser gibi mide rahatsızlıklarında destek tedavi olarak
öneriliyor. Mide ameliyatları sonrası hastalara ilk besin olarak Spirulina
verilmesi halinde ameliyat komplikasyonlarının en aza indirgendiği de
belirlenmiş. Spirulina ilaç olmadığı için kullanımda bir üst sınır yok,
çünkü o bir besin maddesi, istediğin kadar tüketebiliyorsun.
Yosun,
bazı zehirlenmelerde de etkili. Özellikle radyasyon düzeyini düşürücü
etkisi, bilim adamlarına cazip geliyor. Çernobil kazası sonucu yüksek
radyasyon almış çocuklar üzerinde yapılan deneylerde başarılı sonuçlar elde
edilmiş. Bu yosunla beslenen çocuklarda radyasyonun diğerlerinden daha çok
düştüğü saptanmış.
Yosun, krem, maske,
sabun, şampuan ve cilt renklendirici ürünlerde kullanılabiliyor.
Araştırmalar, yosunun cilt metabolizmasını desteklediğini ve keratin
oluşumunu önlediğini gösteriyor. Cilt yanıklarında da tedavi edici etkiye
sahip.
Spirulina düzenli
kullanıldığında ağız ve vücut kokularını da yok ediyor.
Doğal yeşil rengi gıda
boyası olarak kullanılıyor. Elde edilen gıda boyası, hem besleyici hem de
zararlı değil.
Yosun, ilaç yapımında da
kullanılıyor. Bazen direkt bazen de içeriğinden ekstrakte edilen karoten,
fikosiyanin, ksantofil, linoleik asit gibi maddeler ilaçlara katılıyor.
Yosunların bir özelliği
de besin olarak suda bulunan nitrat, fosfat, amonyum gibi tuzları
bünyelerine alarak organik hale dönüştürmeleri. Spirulina ile atık sular
temizlenebiliyor. Özellikle atık suların temizlenmesini sağlama özelliği ile
bulunmaz doğal bir özelliğe sahip.
Bunun
yanı sıra kırmızı ve beyaz kan hücrelerinin üretimini teşvik ediyor. Bu
nedenle kansızlık sorunu olanlar için de muhteşem bir kaynak spirulina.
Ayrıca yine içinde bulunan alfalinolenik asit sayesinde kolestrolün
seviyesini düzenlemek, kan basıncını ayarlamak, hücre yenilenmesini sağlamak
ve dinamizm kazandırmak gibi görevleri de başarıyla yerine getiriyor.
Zayıflatan yosun kapsülü
adı altında internet ve aktarlarda satılan bu ürünler, yosun özleri(
SPİRULİNA değil) yanı sıra, reçete ile satılan bazı zayıflama ilaçlarının
etken maddesi olan Sibutramin içermektedir.
Sibutramin,
açlık duygusunu azaltmak üzere merkezi sinir sistemine etki eden bir
kimyasal moleküldür. Ancak, doktor reçetesi ile ve tıbbi kontrol altında
kullanılması gereken bir ilaçtır, çünkü uygun olmayan bir kullanım sonucu
kalp ve damar sisteminde, gastro-intestinal sistemde, merkezi sinir
sisteminde, deride, duysal organlarda ağır yan etkilere yol açabilmektedir.
Ve özellikle, başka ilaçlarla birlikte (bazı anti depresanlar, bazı migren
ilaçları, öksürük, nezle tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar...) alındığında
dikkatli ve hassas olmak gerekmektedir.
Eğer kullanım kararı
alındıysa ( tabii ki bir doktor gözetiminde)yosun tabletleri içerisinde
kesinlikle, yan etkilere neden olabilecek Sibutramin ya da benzer bir
kimyasal madde bulunmamasına dikkat etmek gerekli. Özellikle yurda kaçak
giren ve haberlere konu olan sahte yosun tabletlerine karşı dikkatli
olunmalı, çünkü çoğunun içinde zararlı maddeler mevcut. Kendi üretimimiz
olan (Ege Üniversitesinin onayını alan) tabletlere güvenmemizde bir sakınca
görmüyorum.
Ege Üniversitesi ve
Çukurova Üniversitesinde özel bir proje kapsamında olan ve Tarım
Bakanlığı'ndan üretim izni bulunan bu gıda hakkında insan bünyesi için temel
besin kaynağı haline getirilmesi tartışmaları süredursun belki de hapla
beslenme çağı kapımıza dayandığı gibi gıdacıların hayali olan dünyadaki
açlık tehlikesinin de sonu gelmek üzeredir, kim bilir?
Spirulina
üretimi için, ilk olarak küçük hacimlerde laboratuvar koşullarında kültüre
alınmaktadır. Kontrollü koşullarda üretimi gerçekleştirilen kültürlerin dış
koşullara adaptasyonunun sağlanması ve yoğunlaştırılması amacıyla, kültürler
alg üretim serasında daha büyük hacimli sistemlere transfer edilmektedir.
Sera koşullarına adapte olan ve yoğunlaşan Spirulina kültürleri en son
olarak da çark yardımıyla sirkülasyon sağlanan havuzlara aktarılmaktadır.
Türkiye için nasıl bir önemi olabilir?
Ülkemiz iklim koşulları
bakımından Spirulina kültürü için uygun şartlara sahip. Çanakkale Onsekiz
Mart Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesinde Spirulina ve diğer ticari öneme
sahip türlerin büyük ölçeklerde üretim çalışmaları 2005 yılının Eylül
ayından itibaren başarıyla sürdürülmüş. Bu tür, 35-38 ºC arası optimum
sıcaklığa gereksinim göstermesi nedeniyle, genelde daha ılıman iklim
şartlarına sahip Ege ve Akdeniz Bölgelerinde üretilmekteymiş, fakat
ülkemizin güney kesimlerine nazaran daha sert bir kış dönemine sahip Marmara
bölgesinde
Spirulina üretiminin mümkün olup olmadığını anlamak amacıyla, bu türün
üretimine Çanakkale`de başlanmış ve kış döneminde kültürler sera içinde
gerçekleştirilmiş.
Gerçekleştirilen
denemelerde, özellikle Ocak ve Şubat aylarındaki yoğun kar yağışına ve hava
sıcaklığının - 8 ºC gibi dondurucu değerlere ulaşmasına rağmen kültür
bozulmadan bu olumsuz koşulları atlatmayı başarmış. Spirulina`nın Marmara
Bölgesinde de tüm sene boyunca üretilebileceği görülmüş.
.jpg)
Çukurova Üniversitesinde
meslek edindirme çalışması kapsamında ev hanımlarına yönelik kurslar
düzenlenmiş ve pek çok kadın, evlerinin balkonunda, terasında ve hatta çok
küçük bidonların içinde üretim yapmayı başarmış. İş ve meslek edinme
aşamasında Spirulinanın en cazip yönü ise, çok karlı kazanç sağlaması.
Üretmeyi başaranların meslek edinip, para kazanması memnunluk verici ve
farklı ve büyük bir sektöre yönelmemiz için karşımızda açılan küçük örnek
bir pencere bence… O pencereden çok güzel bir bahçeye adım atabiliriz,
çünkü çok fazla yatırıma gerek olmadan üretilebilen bu gıdanın özellikleri
gerçekten çok cazip.
•
Vitamin, calsium ve protein deposu,
• bağışıklık
güçlendirici,
• AİDS’e karşı pozitif
etkili,
• radyasyonu vücuttan
temizleyebilen,
• mide, karaciğer, kalp
ve damar dostu,
• yan etkisiz,
• kan hücrelerini
arttırıcı,
• antidepresan etkili,
• enerji verici,
• antioksidan,
• zayıflamaya yardımcı,
• kirli suları
temizleyebilen,
• kolay ve ucuz üretilen,
• pratik
• kullanım alanı geniş
Bir gıda uzmanı değilim
ama bu özellikleri aynı anda ve yüksek oranda kendi bünyesinde toplayabilen
çok fazla besin kaynağı yok bildiğim kadarıyla dünya üzerinde…
Küresel
ısınma ve çevre kirlenmesi karşısında bir gün çaresiz kalmamak için klasik
tarıma alternatif oluşturabilecek bu tür üretimlerin hızlıca arttırılması
tüm dünya ve ülkemiz için gerekli, çünkü çok fazla şansımız kalmayacak
yakında…
Küçük araştırmam benim
için çok ilginçti; bu satırların ve konunun, kendine yeni bir üretim ve
kazanç sahası oluşturmak isteyen herkese bir çağrı olmasını diliyorum.
Kaynak:
•
www.cu.edu.tr ( Çukurova Üniversitesi Yaşam Boyu
Oğrenme Programı)
•
http://tr.wikipedia.org/wiki/Spirulina
•
www.biltek.tubitak.gov.tr
•
www.spirulina.com.tr
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Nesrin Dabağlar
1964, İstanbul doğumlu. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi
mezunu. 12 yıl devlet memurluğu yaptı. Özel sağlık
kuruluşlarında muhasebe, halkla ilişkiler ve yöneticilik
görevleri yaptı. Reiki, Karuna Ki, yoga, şiir, müzik,
tiyatro, resim, kitaplar ve yazmakla iç içe geçmiş bir yaşam
sürüyor.
Detaylı bilgi
|