Sayı 36|EYLÜL 2008    Anasayfa | Blog | Kurumsal | Forum | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

DUYURU!

Gazeteciliğe

hevesli misiniz?

İndigo Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır. Detaylı Bilgi

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Sonbahar

Yazar: Yasin Sarı


Zamanla Dans

Yazar: Fehmi Özçelik


Ahh Sevgili Aşkın Çok Güzel

Yazar: Hale Karaarslan

 

 

 

 

 

Haber: Neslihan Ayakta

Dış Haberler Editörü, California ABD

Yaratıcılık Çocuklukta Öğrenilen Bir Alışkanlık

Herkesin içinde yatan bir yaratıcılık vardır. Bu yaratıcılık her birimizin farklı düşünce tarzından ve benzersiz olmamızdan kaynaklanıyor. Fakat belli kalıpların iyi ve kötü olarak nitelendirildiği toplum hayatında bireysel yaratıcılığı ortaya çıkartmak düşünüldüğü kadar kolay değil.

Ellerinde çok fazla imkân olmayan ailelerin ve yüzlerce oyuncağı olmadan büyüyen çocukların, gençlik yıllarında yaratıcılıklarını ön plana çıkarttıkları ve hayatlarını bu şekilde kolaylaştırdıkları görülür. Bu yaratıcılıklarını her zaman için iyi yönde kullanıp kullanmadıkları toplum içindeki seçeneklere göre değişir. Bu yaratıcılığı gün ışığına çıkarmanın nasıl mümkün olduğu konusunda eğitimciler yeni yöntemler üzerinde çalışıyor.

Araştırmalar açıkça gösteriyor ki sağlıklı teşvikler esaslı ve uygun gelişim için çok önemli. Yeterince sevgi görmemiş, konuşulmamış, hikâyeler okunmamış ve yaratıcı oyunlarla büyümemiş çocukların fiziksel, duygusal ve akademik açılardan bir çok problem yaşadıkları görülüyor.

Amerika Birleşik Devletleri'nde yaygın sorunlardan birisi herkesin teknik öğrenmesi ve kalıplaşmasıdır!

ABD’de bir çok genç üniversiteden mezun olduktan sonra orta seviyeli işlerde çalışmaya başlıyor. Bunun nedeni her bir mezunun aynı seviyedeki teknik bilgiye sahip olmasıdır. Başka ülkelerden gelmiş ve farklı kültürleri görmüş mezunlar ise daha yüksek seviyelerdeki işlere sahip oluyorlar. Çünkü kendileri Amerika’daki eğitimden teknik bilgileri aldıkları gibi farklı düşünüş kalıplarına sahip olduklarından yaratıcılıklarını ortaya çıkartmakta güçlük çekmiyorlar.

Toplumda Bireysellik veya Kalıplaşma

Yaratıcılık ve yaratıcı bir şekilde düşünce tarzı çocukluktan öğrenilen bir şey. Televizyon ve bilgisayar oyunları başında büyüyen yeni nesil ne yazık ki yaratıcılığın ne olduğunu bilmiyor. Teknik bütün bilgiler yıllar boyunca çocuklarımızın beyinlerine işleniyor. İster okullarda, isterse aile içinde olsun “Bunu yapmalısın, şunu yapmamalısın” gibi öğretilerle çocukların düşünce tarzlarını geliştirmesi engelleniyor. Daha sonra farklı olmanın korkulacak bir şey olduğunun bilinci beyinlerine yerleşmiş gençler, iyisiyle ya da kötüsüyle toplumda yaratılmış kalıpların içine giriyor.

“Birazcık can sıkıntısı kötü bir şey değildir çünkü insan canının sıkıldığı ve boşlukta olduğu zamanlarda kendisini düşünmek ve yaratıcılık için zorlar.” diyen Dr. Charles Fay ailelere çocukların sevgi ve mantıkla eşit orantıda büyümesi için yardımcı oluyor.

Çocuklar kendilerini eğlendirmek için yaratıcı düşüncelerinin sonuçlarıyla geleceklerindeki akademik ve toplumsal basarı için gerekli olan ustalıklara erişirler. Çocuklarınız size gelip benim canım sıkılıyor dediği zamanlarda telaşlanmayın. Bu gibi durumlarda televizyon kanallarını karıştırmak veya yeni oyuncaklar almak yerine onlarla konuşmayı deneyin. Onlara şunu yap demek yerine sorular sorarak düşünmelerini ve yaratıcı bir faaliyet ortaya koymalarına yardımcı olun.

Neslihan: Çocuklar her türlü oyun oynarken zaten hayal güçlerini kullanmıyorlar mı?

Dr. Charles Fay: Ne yazık ki bir çok ebeveyn ve eğitimci eğlence/evcilik ve teşvik arasındaki farkı bilmiyorlar. Evcilik sadece izlemek ya da pasif bir obje ile etkileşimdir. Teşvik ise aktif düşünce, katılım ve etkileşim gerektiren bir durumdur. Bu karışık yüzünden, bir çok aile iki şeye inanmaktadır. Birincisi, çocuklarının canının sıkılması çok kötüdür. İkincisi ise çocuklarının sürekli bir şeylerle meşgul olması ve eğlenmesi onların sorumluluğudur. Bu ailelerin evlerinde en son model video oyunları, oyuncaklar, motorlu arabalar, bu ailelerin arabalarının arka koltuklarında da televizyonlar vardır. Çocukların yaratıcı bir şekilde kesiflere yönelmesi için zaman yok ve hiçbir zaman mücadele etmeyi öğrenemiyorlar. Bu nedenle okullarda da nasıl basarıli olunur ya da mutlu olunur bilmiyorlar. Sonuç olarak da öğrenme eksikliği, ADHD veya yaramaz olarak nitelendiriliyorlar.

Neslihan: Ebeveynler çocuklarına bu konuda nasıl yaklaşabilirler?

Dr. Charles Fay: Çocuklarınıza ve kendinize biraz zaman tanıyın. Çocuklarınıza bir şeyleri alarak mutlu olunmayacağını, bunun yerine bir şeyleri yapmaktan mutluluğun geldiğini öğretin. Bunu göstermenin en iyi yolu onlarla birlikte bir iş yapmaktır, büyüklerin de aynı şeyleri yaptıklarını görmek onları cesaretlendirecektir. Onlara birer model olun. Çocuklarınız etraftayken işlerinizden ve sorumluluklarınızdan şikâyetçi olmayın ve onlar size yardımcı oldukları zaman memnuniyetinizi gösterin. Çocuklarınız sizinle bir işi başardıkları zaman çalışmanın verdiği gururu öğrenirler. Ailece yemek hazırlanması, sofra kurulması ve oturup yenmesi bunun en kolay örneğidir.

Neslihan: Çocukların ailelerine ev işlerinde yardım etmelerinin faydaları nelerdir?

Dr. Charles Fay: Onlara sahip oldukları şeyleri hak ettiklerini öğretmektir. Mesela yedi yaşındaki oğlum bisikletine kilit istediğinde beş doları çıkartıp vermek yerine ona bunu nasıl kazanacağını sordum. Biraz düşündükten sonra belki bir iş yapabilirim dedi. Garajı biraz toparladıktan sonra ona kilidi verdim ve “çok teşekkür ederim, bunu hakkınla kazandın” dedim. Bütün hafta boyunca gülümsedi ve üst üste “bunu ben kazandım, bunu ben hak ettim” deyip durdu. Komik değil mi sizce de? Aynı iş çocuklar için istenmeyen ve tatsız iken bir anda onun kendisini çok iyi hissetmesi bir neden oldu.

Neslihan: Çocuklar yaratıcılık için nasıl teşvik edilir?

Dr. Charles Fay: Günümüzde etrafımızda o kadar çok elektronik dikkat dağıtıcılar var ki çocukların kendilerini geliştirmelerini ve yaratıcılıklarını durdurmalarını sağlayan ebeveynlerden başkaları değildir. Onların kendilerini eğlendirmek için yolar bulmalarına izin verin. Hayal güçlerini kullanmalarını sağlayın. Her gün yaklaşık 30 dakikalık bir boşluk yaratın. Sakin olmanız ve canı sıkılmış bir çocukla ilgilenebilecek bir ruhsal durumda olmanız önemlidir. İlk önce çocuklarınızın canının sıkılmasını sağlayın ve bu problemi kendi kendilerine çözmeleri için onlara yardımcı olun.

Her geçen gün daha çok insan mutluluğun iyi şeylere sahip olmakla geleceğine inanıyor. Sevgi ve Mantık Enstitüsünde inancımız mutluluğun iyi şeyler yapmakla geldiğidir. İyi haber şu ki ebeveynler çocuklarına bunu küçük adımlarla öğretebilirler. Tekrarlanan alıştırmalar ile çocuklarınız kimseden öğrenemeyecekleri bir şeyi öğrenecekler “içsel mutluluk! (ruhani haz)”


DR. CHARLES FAY KİMDİR?

Golden-Colorado/ABD deki Sevgi ve Mantık Enstitüsüyle yazar ve danışman olarak uluslararası bir ün kazandı. Ebeveynlere ve eğitimcilere yazmış olduğu kitaplar, makaleler, verdiği seminerler ve yayınlanan görüntüsel ve işitsel kasetleriyle büyük yardımlarda bulunuyor. Sevgi ve Mantık Enstitüsüyle ve Dr. Charles Fay ile ilgili daha çok bilgi edinmek isterseniz. www.loveandlogic.com

Çocuklarınızdan Daha Fazla Çalışmayın!

Dr. Charles ödev yapmakta zorlanan çocuklar içinde bazı önerilerde bulundu.

  • Her gün 30 dakikanızı “öğrenme zamanı” olarak ayırın. Çocuklarınıza bu yarım saat içerisinde televizyon, video ve bilgisayar oyunlarının olmayacağını söyleyin. Ve ailece öğrenme zamanı olduğunun üzerinde durun.

  • Eğer siz bir model olarak, zevk alarak kitap okuyorsanız ona da bunu öğretmeniz kolay olacaktır.

  • Çocuklarınızın öğrenmesi ödev yaparak, sevdikleri bir şeyleri okuyarak veya hikâyeler yazarak da olabilir. Resim yapmak veya bir müzik aletinin çalınması da bunların arasında yer alabilir.

  • Çocuklarınıza onların gerçekten ihtiyaçları olduğu zaman yardım edin. Eğer onlara sürekli yardım etmeye çalışıyorsanız bu iki taraf içinde sağlıklı değildir. Çocuklarınız siz olmadan öğrenmek için çaba sarf etmeyecektir.

  • Onlara sakin olduğunuz zamanlarda yardım edin, eğer siz sinirliyseniz veya çocuğunuz sinirliyse ödevin anlaşılması zorlaşır.

  • Çocuklarınızın size bağımlılığını önlemek için ödevlerini kendilerinin anlamalarına izin verin. Her zaman yanlarında olmayın.


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Neslihan Ayakta 1982, İstanbul doğumlu. 2001 yılından beri Amerika'da yaşamına devam ediyor. 2004 yılında Gazetecilik ve Fotoğrafçılık bölümünden mezun oldu ve şu anda California'da fotoğrafçılık üzerine  ögrenimine devam ediyor.

Detaylı bilgi için tıklayın


HABERLER

 

 

Sivil Toplum Bilinci


Aile Hekimliği 10 İlde daha Hayata Geçiyor


AIDS Üzerine Strecker Muhtırası


Avrupa Birliği Sürecinde Türkiye: Ekonomi


BİRGİ Korunması Gereken Bir Kültürel Miras


Yaratıcılık Çocuklukta Öğrenilen Bir Alışkanlık


Türkiye'nin Belgesel Kanalı İZ TV


Diş Rahatsızlıkları Böbrek ve Kalp Yetmezliğine Sebep Olabiliyor


Gençler Gelecekten Korkuyor Mu?


İşte Karşınızda Windows Vista


2005’in İlginç Buluşları

 

KÖŞE YAZARLARI

Doruk Oğuz

İnternet ve Bilincin Dönüşümü 


Deniz Onur

Dikkat Canavar Var!


Funda Umut Pakkal

Değerleri Kaybetmek, Kaybedildiğini Görmek


Rüya Yüksel

An Ve Zaman


Meltem Bingöl

Sonsuzluğa Açılan Kapı


Beyaz Özbalçık

Aşkla Niyaz Ederim


Tuğba Kavas

Sevgi 

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  8 Eylül 2008 TSİ 01:00