|
Yazar: Merve Şen
- Mart
2008
Palyaço!
Gülmelisin
.jpg) 'Yüzü
olmayan bir palyaço, elleriyle olmayan yüzünü örtüyor ve ağlıyor. İçerden
ağlıyor ve
ölüyor.
Zaman yüzünü eskitemez, çünkü yüzü yok! Yok yüzlü palyaçonun giysisi olması
gerektiği gibi oysa, kabarık yakalar ve renk renk kareli tulumu.
- Nilgün Marmara -
Palyaçolar... Yalanlara
gülümsemeyi öğrettiler bana. Çocukluğumda, ne vakit bir palyaço görsem,
gülmek zorunda hissederdim kendimi. Kırmızı kocaman burnu, boyalı gözleri,
büyük ayakkabıları, rengârenk giysisi... Hepsi, güleyim diye sanki. O tuhaf
hareketleri, yürüyüşü, bakışı...
Zaman geçtikçe, ben
attıkça üzerimden o çocuk saflığımı, ya daha dikkatli bakmaya başladım
onlara; ya da onlar kendilerini gizlemez oldular benden. Dudaklarının
etrafına yapılan kırmızı makyajmış, güldüklerini zannetmemin sebebi. Oysa
gülmüyorlarmış. Gülmek zor olsa gerek, yüzlerine bir fotoğraf gibi
bastırılmış gülüşlerin en sahtesi. Zaman geçtikçe üzerlerindeki yapaylıklar
daha net gözükür oldu gözüme. Onları anlamaya, gözlerinin altına çizilen
gözyaşını farketmemle başladım. Gülen dudaklar ve ağlayan göz, aynı suratta.
Ne acıtıcı!

Palyaço, ''sarhoş''
karakterinin canlandırılmasıyla hayat bulmuş en başta. Dengesiz yürüyüşü,
kırmızı burnu, gözyaşıyla; âşık bir sarhoş gibi, bir yandan aşkına gülerken,
bir yandan da ulaşılmazlığına ağlayan onun. Ne tuhaf, değil mi? İçlerindeki
o ince hüznü hissedebilmek.
Bizi mutlu ederler mi,
eğlendirebilirler mi? Üzüntümüzü mü alırlar? Yoksa mutsuzluklarımızın
üzerini mi örterler? Yok edici değil, kapatıcı mı onlar? Evet, var olan
hüznü kapatırlar. Anlık gülümsetirler. Birer paravandırlar, hüzünlerimizin
üzerinde. Onları ağlatan da, sağladıkları sahte mutluluktan başka bir şey
değildir esasında.
''Ateş Parçası'', bir
Türkan Şoray, Kartal Tibet filmi. Türkan Şoray, palyaço ''Azize'' rolünde.
Kimi zaman, gerçekten mutlu etmek için çıkıyor sahneye, kimi zaman da
yalnızca amacına odaklanıp ''palyaço''luk yapmaya. Film, içeriğinde çok
fazla kahkaha barındıran bir dram gibi. Renkli kıyafetler içerisinde,
genellikle ettiği danslarla ön planda olan bir karakter, nasıl taşır her bir
sözünde, gülüşünde o ince hüznü...
İşte palyaço makyajının
taşıdığı gizem. Ve palyaçolar, adını bilmedikleri insanlara sundukları
sonsuz şefkatleriyle parıldıyorlar yeryüzünde.
Hayat hepimize gösteriyor
acı yüzünü, acıtıyor hepimizi teker teker. Kimi zaman bir palyaço
oluveriyoruz işte, ayrılığımız çok tazeyken güldürebilmek için sevgilileri…
Kimi zaman da, annesinin elinden tutan bir çocuğun gülümseyişi. En azından
onlar görmezler gülümseyişlerin makyajla sınırlı olduğunu ya da bir
gözyaşının varlığını o komik palyaçonun yüzünde…
Palyaco! Gülmelisin.
.jpg)
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Merve
Şen,
1988 İstanbul doğumlu. İstanbul Üniversitesi İktisat
Fakültesi, İngilizce İktisat Bölümü birinci sınıf öğrencisi.
İki yıldır kendi web
blogunda yazıları
yayınlanıyor. Yazmayı
seviyor.
Detaylı Bilgi
|