Sayı 36|EYLÜL 2008    Anasayfa | Blog | Kurumsal | Forum | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

DUYURU!

Gazeteciliğe

hevesli misiniz?

İndigo Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır. Detaylı Bilgi

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Sonbahar

Yazar: Yasin Sarı


Zamanla Dans

Yazar: Fehmi Özçelik


Ahh Sevgili Aşkın Çok Güzel

Yazar: Hale Karaarslan

 

 

 

 

 

Meltem Bingöl

Kuşlar

Kapıda, gitmeni bekliyorum. Vedalaşalım seninle. Artık yolarımız ayrılmalı  Oysa ne çok sevdim seni... Gözlerimdeki yaşı, yüreğimdeki acıyı susturamıyorum. Neler yaşadık seninle... Unutamıyorum.. Hatırlıyor musun? Sabaha karşı bir gürültüyle uyanmıştık. Hava kapalı, doğa kışa hazırlanıyor. Sese doğru kaldırmıştım kafamı pencereden. Kuşlar göç ediyordu o sabah. Ne çoktular değil mi? Ne kadar neşeli...

Demiştimya sana; keşke terketmeseler bize de sevinç verse böyle diye. Biz seninle iki ayrı trendeydik aslında o sabah. Birbirimize ellerimizle tutunuyorduk. İlahi bağ tam aramızdan geçiyordu.  Camdan sarkmışız yarı belimize kadar. Birbirimizin gözlerine bakıyorduk. Ve bu iki ayrı trenin yollarının ayrılacağı o son anı bekliyorduk.

Ne çok sevdim seni sevgili kendim. Artık gitmeni bekliyorum. Hatırlıyor musun? Kütük gibi  sarhoş olmuştum o gece? Seni de yanı alıp gece geç vakit sokaklarda yürümüştüm. Yıldızlar.... Onlar nasıl da yağmıştı üstümüze sırlarıyla... O sırları hücrelerimle emmiştim. Sen demiştin ya bana kafan hep yukarda biraz da bastığın yere bak!! Şimdi bastığım yere bakıyorum artık..Artık, yıldızları içimde arıyorum. Canım kendim, canyoldaşım, sırdaşım benim... Özlemek istemem seni. Unutulmuş zamanlara atmak istemem beni.

Zaman tünelinde gözyaşım kalsın istemiyorum. Bu tavşan tünelinin en dibini aramadan önce, herşeyi yapmış olmalıyız seninle. Kaybedilecek herşeyi kaybetmiş , ağlanacak ne varsa kan akıncaya kadar gözlerimizden ağlamış ve yaş gelinceye kadar gözlerimizden gülmüş olmalıyız... Bırakamıyorum ellerini.. Çünkü hala terketmeler acı veriyor bana. Hala sensiz ne yapacağımı bilemiyorum.

Hatırlıyor musun okuduğumuz kitapları? Sen fısıldardın kulağıma şu sayfayı tekrar oku diye. Okur, okur anlamaz sana kızardım. Sabahları sorduğum soruya cevap bulmuş olarak uyandığımda nasıl da heyecanlanırdım. .Herşeyin O olduğuna hem inanır hem bir işaret beklerdim. 

“Aşmayı” hem ister hem korkardım. Şimdi... o korkular dar geliyor bana. Sığamıyorum senin içine. Yollar uzuyor sanki yanındayken. Zamanın zamansızlığına benim yolculuğum. Aşkın en aşksızını arıyorum. Sevgili kendim, egom , bilincim , esas yaratanım benim.

Sonsuz olan benim. Sonsuz olan beni, sonlu yapıp yine sonsuza kadar sonsuz olmak içindi seninle yolculuğum. Gözlerime çektiğin perdeleri sevdim hem de çok... Karanlıklar acının yanında ışık olmuştu bana. Ama şimdi...

Kapıda durmuş gitmeni bekliyorum. Dışarda koca bir güneş... Kapıyı yüzüme kapatmanı bekliyorum. Kapat ki; basıp gideyim. Güneşin davetine hayır demeyeyim. Sevgili kendim. Biliyorum... Tıpkı o göç eden kuşlar gibi sevinçli türküler söyleyebildiğimde terkederken, tıpkı o kuşlar gibi hiç vazgeçmeden, tıpkı o kuşlar gibi arkama bakmadan uçabildiğimde, tıpkı o kuşlar gibi hiç birşey bilmiyormuşcasına. Ama bilgeliğin en büyüğünü anlatabildiğimde, tıpkı o göç eden kuşlar gibi bunun benim için olduğunu bilebildiğimde, tıpkı kuşlar gibi ne olursa olsun her sabah sevinçle şakıyabildiğimde, tıpkı o göç eden kuşlar gibi, bu terkedişin ve terkedilişin yuvaya yolculuk olduğunu bilebildiğimde...

Terk edeceksin beni... Ben de sonunda geldiğim yere, yuvama gidebileceğim. Çünkü benim de yolculuğum, bu “göç”üm  yuvaya varmak için... Doğduğum yere dönmek için. Şimdi kapat kapıyı artık. Bu iki ayrı trenin yollarının ayrılacağı o son an, bu andır. Koca güneşin davetine hayır diyemediğim an, bu andır. Kapat kapıyı artık yüzüme... Kapat ki; basıp gideyim...


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Meltem Bingöl 1977, Almanya doğumlu. Yazı yazmaya, hikaye yazarak başladı. Uzun yıllardır Spritüel bilgilerle ve bir yıldır şifacılıkla ilgileniyor. Ankara'da yaşıyor.

Detaylı Bilgi


HABERLER

 

 

Yaşı Tarihle Eşit: Hasankeyf


Disleksi: Özel Öğrenme Güçlüğü


Arka Sokak Modacıları


Okullarda “Beyaz Bayrak” Yarışı 


Hayat Okumakla Güzel


Tuz Gölü Lağım Olmadan!


Yeryüzünün Yüzleri


Ada Vapuru’nun İçinde...


Makrobiyotik Beslenme


Besinler Neleri İçeriyor? Hangi Besin Neye Yarıyor?


ABD'deki Okullarda Gazlı ve Şekerli İçecekler Yasaklandı


Çizgi Filmler Çocukların Karakterlerini Etkiliyor


“Oyun” Filmi Ödüle Doymuyor!


Kadıköy'de Kısa Film Günleri


Sayılardan Renk, Seslerden Şekil olur


Kendini Koruma Sanatı


Muson Mevsiminde Uttaranchal (II.Bölüm)


Bir Popüler Kültür Ürünü Olarak Yoga 


Renklerle Karakter Analizi


Ateşli Beyaz Geceler (astroloji)


Sibirya'da Bütün Bir Mamut İskeleti Bulundu

 

KÖŞE YAZARLARI

Mahmut Şaylıkay

Baban Mı Var Derdin Var


Uzay Gökerman

Kıyamet Tarikatleri mi?


Didem Çivici

Ruhun Yolculuğu


Uzay Gökerman

İnanmak


Doruk Oğuz

Ey İnsan Birey!


Meltem Bingöl

Kuşlar


Rüya Yüksel

Dostluk üzerine


Burcu Özgeçen

İlişkiler üzerine... 


Burçin İvren

Bu Sana Üstat 


Çiğdem Aksoy

Her Yerde Kar Var


Burak Kaan Kızılkan

Özgürlük


Mukaddes Öztürk Odacı

Yaradan'a Yakarış


Mahmut Şaylıkay

Düşümdeki Anneme


SEÇİLMİŞ ŞİİRLER

Nebile Ayyüce KOTANCI

Yağmur KOTANCI

Seda ÖZKARAYURT

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  8 Eylül 2008 TSİ 01:00