|
Meltem
Bingöl
Siyah
- Beyaz
Siyah -
beyaz rengi vardı. Tüyleri uzun mu uzun... Sevmek isterdik,
uzaktan bakar kaçardı. Alışmamıştı insanlara. Ama gene de sevgi dolu
sesimizi duyar duymaz “uzaktan” bakmak için bize, koşarak gelirdi. O
tek başınaydı bu dünyada. Yemeğini çöplerden toplar, geceleri
şanslıysa eğer uyuyabileceği bir bodrum bulurdu. Bir gün bir baktık
ağzında minnacık yavruları bizim camın altındaki depoya taşıyor. Bir
çöp gibi atmışlar yavrularını. Canından çok sevdiği, koruduğu
yavrularını.
O, çaresiz
başka bir yer buldu çocukları için. Gözüne ilk kestirdiği
yerde bizim camın altındaki depoydu.
Sevinçle
kabul ettik bu tatlı kedi ailesini. Nasıl da konuştuklarını anlamak
için âlim olmaya gerek yoktu. Çocuklar bazen
“anneeeeeee” diye ağlıyorlar, anne nerde olursa olsun koşarak
geliyor yanaklarına bir öpücük konduruyor, biraz şımartıyor onları
sonra yemek bulmak, karnını doyurmak için tekrar gidiyordu.
Fazla
sürmedi bu kedi ailesinin hikayesi. Bir sabah kalktığımızda
bahçe bomboştu. Ağlayan, şımarmak isteyen çocukların cıvıl cıvıl
sesi yoktu. Anneyi bir köpek çetesi öldürmüştü. O, kaçmamıştı.
Onlarla savaşmıştı. Bahçe ağaç doluydu.
Bir ağaca
tırmanmamıştı.
Çünkü çocuklarını depodan dışarı atmışlardı. Aile yeni
evinden de kovulmuştu. O, kaçamazdı.
Kaçmazdı....................................
Bu siyah -
beyaz uzun tüylü kedi, bir gün biz kuşları beslerken gelmiş
ve pusuya yatmıştı. Ona, karnı açsa eğer yemek verebileceğimi ama
kuşları öldürmemesini çünkü kuşların
da tıpkı onun gibi çocukları
olduğunu anlatmıştım. Uzaktan gözlerini kısarak beni dinlemiş
ve gitmişti.
Şimdi bir
insan evladına bunu anlatamıyorum. O yavruları neden dışarı
attığını sorduğumda bana
cevap
veremiyor. Oysa cevap belli... Dünyanın özeti, o anne kedinin
tüylerinde saklı. Dünya da tıpkı o tüyler gibi... Siyah - Beyaz...
Beyazın
içinde siyah, siyahın içinde beyazlar var.
Şimdi o tüyler uçuşuyor mart rüzgarıyla cansız bedende. Beyaz tüyler
siyah tüyleri şöyle bir yalayıp geçiyor. Anne kedi üşümüyor artık.
Gözlerini kısarak uzaktan bizi izlemiyor. Havada simsiyah kargalar
uçuşuyor sevinerek. Köpek çetesi uyuyor kazandığı "zafer"in
yanıbaşında. Hava kapalı ve sisli... Güneş açmıyor hala... Ölüm
siyah geliyor bana. Yavruları dışarı atan adam siyah geliyor bana.
Ölümü kutlayan siyah kargalara kızıyorum. Hava kapkaranlık.
Penceremden bu siyah filmi izlerken beyazı arıyorum. Gözüm kedinin
tüylerine takılıyor. Ben filmi beyaz perdemi çekip kapatıyorum.
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Meltem Bingöl
1977, Almanya doğumlu. Yazı yazmaya, hikaye yazarak başladı.
Uzun yıllardır Spritüel bilgilerle ve bir yıldır şifacılıkla
ilgileniyor. Ankara'da yasıyor.
|