|
Yazar:
Melda Güngül

Tarihi
Yeniden Yazma Dairesi
Şaşıramaz olduk… Şaşıramıyoruz çünkü
artık bir şekilde olacakları ya kendi muhakememizle tahmin ediyor ya da bir
nevi kehanet yeteneğine sahip olduğuna kanaat getirebileceğimiz düşünür ve
yazarların eserlerini hatırlıyor ve: “Ben bunu daha önce okumuştum… Şimdi
gerçek oldu” diyoruz… Tarih 12 Ekim 2006; Fransa meclisi genel kurulu,
Sosyalist Parti'nin sunduğu sözde Ermeni soykırımını reddetmenin suç
sayılmasını öngören yasa teklifini 19'a karşı 106 oyla kabul etti. Kendi
adıma ben şaşırmadım, şaşıramadım… Daha şimdi gerçekleşen bu tarihi
talihsizlik bana George Orwell ve 1984’ü hatırlattı: “Ben bunu daha önce
okumuştum… Şimdi gerçek oldu.”
1984
adlı romanda totaliter bir dünya betimlenir. Burada somut demokratik hak ve
özgürlüklerin; örneğin mülkiyet hakkı, çalışma hakkı, yerleşme ve seyahat
hakkı, düşünceyi açıklama ve yayma hakkı vs. gibi özgürlüklerin daha da
ötesinde, henüz dile getirilmemiş düşüncelerin bile kontrol ve baskı altında
olduğu bir düzen vardır. Her ne kadar bu kadarı dahi insanı dehşete
düşürmeye yetse de, dünyayı yönetenlerin elindeki başka bir güç ve bu gücü
etkin bir şekilde hayata geçiren kurum çok daha büyük bir tehlikenin
çanlarını çalmaktadır. Tarihi Yeniden Yazma Dairesi… Bu kurum; siyasi,
sosyal, kültürel her alandaki gelişmelere göre tarihi yeniden yazar. Böylece
vatandaşlar “hakiki” tarihi araştırıp, “hakikatleri” öğrenip “yanlış”
fikirlere kapılmaz, düzeni sorgulamaz. Gelecek nesillere, kurulu düzeni
bozmamak ve yönetici güçlerin çıkarlarının tehdit altına girmesini önlemek
için, restore edilmiş yepyeni bir geçmiş sağlanır. İşte bu çok daha büyük
bir çıkmazdır çünkü düşünce özgürlüklerinin olabilecek en katı yasalar
vasıtasıyla baskı altına alındığı bir ortamda dahi, insan “hakikat”i bildiği
takdirde, çabası ne kadar ağır olursa olsun ve ne kadar zaman alırsa alsın,
bildikleri uğruna savaşır… kendi ölümü ve değer verdiği tüm varlıkların
elinden alınmasını bile göğüsleyerek. Oysa bilme ve öğrenme yollarının tümü
kapanmışsa, daha da kötüsü tıpkı Orwell’in 1984 düzenindeki gibi bilinmesi
gereken hakikat ortadan tamamen kaldırılmışsa; artık uğruna savaşılacak bir
şey de kalmamıştır.
Bugün
Fransa’da Ermeni soykırımını reddetmenin suç sayılmasını öngören yasa
teklifi kabul edildi fakat bundan önce tam 15 ülke bu konuda çoktan karar
almıştı ve "Türkiye Ermeni soykırımı yapmıştır" demişti. Avrupa’da
Yunanistan, Kıbrıs Rum Kesimi, Belçika, Fransa, İsviçre, Slovakya, Hollanda,
Polonya, Almanya, Litvanya; Amerika’da Kanada, Arjantin, Uruguay, Venezuela;
ve Rusya. Tarihte gerçekleşmemiş bir olgunun gerçekleştiğine dair karar
dünya çapında kabul edilmeye başladı: Tarih Yeniden Yazılıyor. Türkiye’nin
gelecek nesillerine de, atalarının işlememiş olduğu bir suçun sorgusuz
sualsiz, (çünkü ortada sorgulanacak bir hakikat bırakılmıyor) “tarihi bir
gerçek” olduğuna inanıp utanmak mı kalıyor?
Tarih;
diyor Fransız düşünür Voltaire, gerçekmiş gibi tasvir edilen hikayelerden ve
hayal ürünüymüş gibi anlatılan gerçeklerden ibarettir. Bu yasa tasarısının
onaylanması, bir hikayenin gerçekmiş gibi tasvir edildiği ve insanlara zorla
kabul ettirmek istendiği ne ilk, ne de son örnektir. Bize düşen, henüz
“hakikatleri” görebiliyorken ve bazı coğrafi kısıtlamalar getirilmeye
başlasa bile, bildiğimiz “hakikati” söyleyebiliyorken; yılmamak, konuşmak ve
yazmak… tarihi hakikatleri bizden çalmalarına izin vermemek.
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Melda Güngül
1979,
İstanbul doğumlu. Galatasaray Üniversitesi İletişim Halkla İlişkiler
ve Reklam bölümünden mezun oldu. Bir süre bu alanda çalıştı. 25
yaşında eğitimini aldığı kariyerden vazgeçip Felsefe masterı yapmaya
karar verdi. Detaylı Bilgi
|