|
Haber: Mehmet Karaarslan
Çekim Yasası
Sır size her istediğinizi verir; mutluk,
sağlık, servet. Ne isterseniz yapabilir ya da sahip olabilirsiniz. Neyi
seçersek ona sahip olabiliriz. Bütün bunlar sırrın nasıl uygulanacağını
bilmekle ilgilidir.
“Ne
Biliyoruz Ki” filmi özellikle parapsikolojiyle ilgilenenler tarafından büyük
ilgi görmüştü. Şimdi “Sır” adında yeni bir film benzer ama farklı bir
kavrama değiniyor. Belgesel filmde başta Kuantum Fizikçileri olmak üzere
felsefeciler, yazarlar, psikolog ve terapistler, bir girişimci ve bir
öğretmen büyük sırrı kendi alanları kapsamında açıklamaya çalışıyor. “Ne
Biliyoruz Ki” filmindeki Kuantum Fizikçi Prof. Fred Alan Wolf bu filmde de
yer almış. Bu filmde bilimsel terimler daha az.
Hepimiz tek bir sonsuz güçle çalışıyoruz.
Hepimiz aynı şekilde yolumuzu buluyoruz. Evrenin doğası o kadar kesin ki hiç
zorlanmadan uzay gemileri yapıyor, aya insan gönderiyor, iniş anını
saniyelik bir farkla bilebiliyoruz. Kim
olduğunuz önemli değil. Hepimiz tek bir güçle çalışıyoruz. Tek yasa: Çekim
Yasası. Sır Çekim Yasası’dır.
Felsefeci Bob Proctor, 40 yıl boyunca
zeka olasılıkları üzerine çalışmış. Başımıza gelen her şeyi bizim hayatımıza
çektiğimizi söylüyor. Proctor’a göre, hepsi zihnimizde tuttuğumuz
suretlerden dolayı bize geliyor. Ne düşünürsek, kendimize çekiyoruz.
Girişimci John Assaraf, çekim yasasını
anlatırken kendisini bir mıknatısa benzetiyor. En çok neyi düşünürseniz, onu
kendinize çekiyorsunuz ve o hale geliyorsunuz. Yazar Mike Dooley, Çekim
Yasası Prensibi’ni üç basit kelimeyle açıklıyor: “Düşünceler Nesnelere
Dönüşür!”.
Her düşüncenin bir frekansı vardır. Bir
düşünceyi tekrar tekrar düşünürseniz ya sa sürekli hayalini kurarsanız
hayalini kurduğunuz arabayı, ihtiyacınız olan parayı almayı, ruh ikinizi
bulmayı, bunların hayalini kurarsanız, o düşünceyle ilgili frekansı uygun
bir temele yerleştirirsiniz.
Metafizikçi
Dr. Joe Vitale, düşüncelerin etrafa manyetik bir sinyal yaydığını, bu
sinyallerin tekrar bize geri döndüğünü söylüyor. Sorun şu ki çoğu insan
istemedikleri şeyleri de düşünür ve başlarına neden sürekli benzer olayların
geldiğini merak ederler. Sürekli park cezası ödemek gibi.
Yazar Bob Doyle: “Çekim Yasası sizin bir
şeyi iyi ya da köyü olarak algılamanızla veya olmasını isteyip istememizle
ilgilenmez. Sadece düşüncelerinize cevap verir ve eğer bir şeye bakıp
kendinizi berbat hissediyorsanız, evrene yolladığınız sinyal budur. Bunu
benliğinizin tüm katmanlarında hissedersiniz ve bu size fazlasıyla geri
döner.”
Doktor Kuantum olarak bilinen Profesör Fred Alan Wolf’a göre, Kuantum Fiziği
bu keşfi işaret etmeye başlıyor: Akıl olmadan bir evren düşünemezsiniz.
Algılanan her şeyi akıl şekilendiriyor.
Felsefeci James Arthur Ray, Çekim
Yasası’nı güzel bir örnekle anlatıyor: Sihirli lambadan cin çıkar ve cin hep
aynı şeyi söyler: “Dileğin benim için emirdir”. Dilekler üç taneyle sınırlı
değildir, tamamen limitsizdir. Evren her dileğinizi gerçekleştirecek devasa
bir cin gibidir.
Yaratım süreci üç adımdan oluşur: Birinci
adım “İstemek”. İstemek için sözcüklere ihtiyacınız yoktur. Evren tamamen
düşüncelerinize cevap verir. İkinci adım “Cevap”. Evrendeki tüm güçler
isteğinize cevap vermek için devrededir. Ve evren isteğinizin oluşması için
ayarlamalara başlar. Nasıl
gerçekleşeceğini
bilmenize gerek yok. Üçüncü adım: “Kabul Etme”. Kendinizi isteğinizle aynı
hatta getirmeniz gerekir. Bu duyguların gücüdür. Ama olumsuz duygular
hissederseniz bunlar isteğinizle aynı hatta olmadığınızın güçlü
göstergeleridir.
“Sır” filmi (The Secret) henüz Türkiye’de
vizyona girmedi ama gösterime girdiği her ülkede birçok kişinin
hayatını
etkiledi. Umarız yakında Türk seyircilerine de sunulacaktır.
The
Secret Filmi Resmi Websitesi
The Secret Filmi Tanıtım Klibi
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Mehmet
Karaarslan, 1983 Marmaris doğumlu. İstanbul Bilgi
Üniversitesi TV Gazetecilik bölümü mezunu. İstanbul'da
yaşıyor.
İndigo Dergisi'nin
kurucusu ve yayın yönetmeni. Dünyanın
olumlu yönde değişimi için, dördüncü kuvvet olarak
nitelendirilen medyayı araç olarak kullanıyor. Sosyal
sorumluluk odaklı çalışıyor.
Detaylı Bilgi
|