Sayı 35|AĞUSTOS 2008    Anasayfa | Blog | Kurumsal | Forum | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

 

Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

DUYURU!

Gazeteciliğe

hevesli misiniz?

İndigo Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır. Detaylı Bilgi

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Yazar: Can Duman

Suskun ve Keskin

 

Yazar: Yasin Sarı

Sirius Burada

 

Yazar: Fehmi Özçelik  

Oyun

 

Yazar: Mehmet Yapıcı

Sen Yoktun

 

Yazar: Can Duman

Bilinmezin Sensizi

 

 

 

 

 

Yazar: Mehmet Karaarslan

Köşe Yazısı – 4 Şubat 2008

Laiklik ve Demokrasi Bir Bütündür

Türkiye Cumhuriyetini koruyan niteliklerden biri laikliğe dayalı bir rejim olmasıdır. Laikliği ortadan kaldırırsanız devlet, cumhuriyet ve millet tehlikeye düşer. Bu tehdidi yaratan birçok gizli oluşum var. Bu oluşumlara hangi hükümet destek verirse versin milletin önünde suçludur. Laiklik, cumhuriyetimizin bekasını sağlayan en önemli niteliktir. Türk Gençliği, cumhuriyetin kutsal niteliklerini ne pahasına olursa olsun korumalıdır. Bu, Atatürk’ün vasiyetidir. Sonucu gençlere bırakmıştır. Laikliğin bu ülkede tartışılmaya açık bir yani yoktur, olmamalıdır diye düşünüyorum.

Profesör Ahmet Taner Kışlalı, Türkiye’nin en önemli aydınlarından biriydi. Beyinleri yıkanan laiklik ve cumhuriyet düşmanları tarafından bombalı suikast sonucu haince öldürüldü. Türkiye’de yıllarca Siyaset Bilimi ve İletişim bölümlerinde öğretim görevlisi olarak ülkesine hizmet etti, Kültür Bakanlığı yaptı. O bir Atatürkçüydü. Merhum Kışlalı, yazdığı kitaplar ve makalelerle, üniversitede verdiği derslerle Atatürk’ün işaret ettiği çağdaş uyarlık seviyesine giden yolu gösterdi. Başta Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Atatürkçü Düşünce Derneği olmak üzere birçok cumhuriyetçi demokratik kitle örgütünün Anadolu'nun yüzlerce köşesinde düzenledikleri toplantılarında konuşmalarla 'Ulusalcı, Laik, Atatürkçü' güçlere özgüven aşıladı... Halka, Kemalizm’in, Atatürkçülüğün bir dogma değil, bir sürekli devrimcilik olduğunu usanmadan anlattı.  Bugün, onun ölümünden üstünden 9 yıl geçti ve belki de Türkiye Cumhuriyeti’nin Laiklik ilkesi o zaman olduğundan daha büyük tehdit ile karşı karşıya.  

Bakın Profesör Ahmet Taner Kışlalı laiklikle ilgili neler söylemişti: 

Laiklik, toplum ve devlet düzeninin akla ve bilime dayalı olmasıdır. Din-devlet ayrımı ya da din ve vicdan özgürlüğü, bu bütünün birer parçasıdır. Osmanlı hiçbir zaman hırsızın kolunu kesmedi, içki içene ağır ceza vermedi, kocasını aldatan kadını taşlatarak öldürtmedi. Hatta faizi yasaklamadı. Bazı padişahlar ferman çıkararak, o yılın faiz oranlarını bile ilan ettiler. Ünlü Fatih Kanunnamesi'nin hiçbir yerinde şeriat yoktur. Osmanlı'da ''şeriat hukuku'' değil ''örfi hukuk'' egemendi. Osmanlı'nın duraklaması ve giderek gerilesi ile durum tersine döndü. Dinci güçler devlete egemen olmaya başladılar. Her ileri atılım,''din elden gidiyor'' çığlıkları ile boğuldu. Ve Atatürk laikliği getirdi. Anadolu yeniden aydınlığa döndü.

Şeriatı uygulama savında olan devletlere bakın! Hangisinin yönetimi birbirine benziyor? Hangisinin uygulamaları aynı? Var mıdır Kuran'da Suudi Arabistan'daki gibi, insanlara sokakta namaz kıldıran bir ''din polisi''? Ve var mıdır laikliği kabul etmemiş bir İslam ülkesinde demokrasi ve aydınlık? 

Anıtkabir’de çirkin protesto

İnsanları bu derece haddini aşan bir protesto yapmaya iten şey nedir? Bu insanların beyinleri hangi güçler tarafından yıkanmaktadır? Neye hizmet etmektedirler? Laikliği yıkmaya karşı sinsi ve kurnaz oluşumlar varlığını sürdürmektedirler ve her gecen gün güçlenmektedirler. Bu oluşumların içi boştur. Tek amaçları dini duyguları sömürerek yanlış bilgilendirmek suretiyle milleti cumhuriyetin niteliklerine düşman etmektir. Anayasayı çiğneyerek Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’na türban takmak suretiyle giren milletvekilinin “devlete meydan okuma” cesaretini göstermesi daha çok taze bir olaydır.

Demokrasi, kendini yok etmek amacıyla kullanılıyorsa artık demokrasi değildir 

Laikliğin tanımı bellidir. Atatürk tarafından oluşturulan Cumhuriyetimizin niteliklerinden biri olup değişemeyecek bir ilkedir. Laiklik din ve devlet arasındaki ince çizgiyi korur. Milletin inanç özgürlüğünün koruyucusudur. Laikliğe kastedilmeye başlandığı anda Türkiye Cumhuriyeti'nin temelleri tehlikeye düşer. Çünkü demokrasi sarsılmış olur. Demokrasi ve Laiklik tamamen birbiriyle bütün kavramlardır. Bu tehlike Atatürk zamanında bile çok parti girişimlerinde açıkça ortaya çıkmıştı. Günümüzde her fırsatta kullanılan "Demokrasi" söylemi ise ne yazık ki sömürülür hale getirilmiştir. Eğer demokrasi kendini yok etmek için kullanılıyorsa artık demokrasi değildir. Aynı şey laiklik için de geçerlidir. Laiklik olgusu laikliğin temel tanımını çiğneyerek kullanılıyorsa burada artık laiklikten söz edilemez.


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Mehmet Karaarslan, 1983 Marmaris doğumlu. İstanbul Bilgi Üniversitesi, Televizyon Gazeteciliği; Habercilik ve Programcılık bölümü mezunu. Texas A&M University’de İletişim üzerine öğrenimine devam ediyor. Kurucusu olduğu İndigo Dergisi'nin yayıncılığını ve genel yayın yönetmenliğini yapıyor. Dünyanın olumlu yönde değişimi için, dördüncü kuvvet olarak nitelendirilen medyayı araç olarak kullanıyor. Sosyal sorumluluk odaklı çalışıyor. Detaylı Bilgi


Daha hızlı internet ve sayfaların en iyi görüntüsü için alttaki kutuya tıklayarak Firefox’u yüklemenizi tavsiye ederiz.

 


Gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

 

YAZILAR

Tanrının Zerrecikleri


Manyetik Kent Manisa


Mars’a Yaklaşan Meteor


1 YTL Ver 1 Film Çekeyim


Kuantum Sıçraması


“Şekilsel” Türbanın Yozlaşması


Client ile Yüzde Yüz Müşteri Memnuniyeti


Türk Dil Yurdu Projesi


Fransa’nın Kuzey Şehri "Lille"


İndigo Nörolojisi


Okul Öncesi Eğitim Kurumlarında Ahlâk


Futbolcu Robotların Büyük Gösterisi


Açmazlarda Özgür Seçimler 


Sylvia Plath


İndigoların Gizli Dünyası


Zamanı Böldük ‘Yeni Yıl’ dedik


Savaş


Bir Kente Ait Olmak-2


Nasıl Görmek İstiyorsanız O Şekilde Bırakınız


Bu Gerçek Sevgi Mi?


En Son Ne Zaman Doğdun?


Sevgiliye Mektuplar


Düşlerimdeki Yaşam - 6


Bir Gül’ün Yaprakları


Pasur!


Korku Tüneli


Acı Kahve, Kar ve Tarçın


Arka Sokaklar


Rhiannon


Bizim Kavgamız


Okyanus


Bahane


denemelerneyseo


Diğer Sen

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  1 Agustos 2008 TSİ 14:00