Sayı 37|EKİM 2008         Reklam | Anasayfa | Blog | Kurumsal | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

DUYURU!

Gazeteciliğe

hevesli misiniz?

İndigo Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır. Detaylı Bilgi

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Sonbahar

Yazar: Yasin Sarı


Zamanla Dans

Yazar: Fehmi Özçelik


Ahh Sevgili Aşkın Çok Güzel

Yazar: Hale Karaarslan

 

 

 

 

 

arşiv | Sayı 08 | Mayıs 2006 sayı 08 | mayıs 2006 | sayı 08 | mayıs 2006 | sayı 08 | mayıs 2006 | sayı 08 | mayıs

Dünya Biyolojik Çeşitlilik Gününü Kutluyoruz!...

Üzerinde yaşadığımız dünyanın değerini biliyor muyuz sizce? Cevap ne yazık ki “Hayır”! Hatta Dünya hiç bu kadar kötü olmamıştı! Gün geçmiyor ki bu büyük mavi kürenin üzerinde bir değişiklik olmasın.

Doğal varlıklar günden güne tükenirken artan nüfusun baskısıyla doğal kaynakların yetersizliği de iyiden iyiye ortaya çıkıyor. Bizler, yani insanoğlu sürekli tüketiyoruz. Aslında geleceğimizi ve çocuklarımıza bırakacağımız yarınları tükettiğimizin farkında bile değiliz. Sizce yorgun ve yaşlı gezegenimiz bu zulme daha ne kadar dayanabilir?

Gelin 22 Mayıs Dünya Biyolojik Çeşitlilik Gününde, elimizdeki hazineye kucak açalım ve bu günü laf olsun diye değil de doğanın bir parçası, insanoğlu olmanın bilinciyle kutlayalım... [Haber: Dilhan S. Hız]

 

Bahar Alerjenlerine Karşı Akupunktur

Baharın güzel etkilerinin yanında, alerjik etkileri de var. Baharla birlikte,  pek çok alerjik hastalık ta ortaya çıkmaya başlıyor.

Bu zamanda, polenlere ve diğer alerjenlere alerjisi olan insanların, baharı rahat geçirebilmeleri için daha dikkatli olmaları gerekiyor. Bu konuda Prof.Dr. Kaya Özkuş, Akupunktur ile baharı daha rahat geçirmeleri için, bakın insanlara ne tavsiyelerde bulunuyor. [Haber: Gülşen Kaş]

 

İstanbul'da Tiyatro Günleri

15. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali, bu sene de İstanbullu tiyatroseverlere birbirinden özel yapımlar sunuyor. Bu seneki festivalin en büyük özelliği ise 4. Uluslararası Tiyatro Olimpiyatları'nın da festival kapsamına alınması!...

İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenecek olan “15. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali” dünya çapında bir tiyatro buluşmasına ev sahipliği yapıyor: 4. Uluslararası Tiyatro Olimpiyatları da bu yıl 11 Mayıs – 6 Haziran tarihleri arasında 15. İstanbul Tiyatro Festivali ile birlikte gerçekleşiyor. [Haber: Dilhan S. Hız]

 

 

Sinop'ta Nükleer Santral?

Türkiye’nin gündemindeki Nükleer Santral konusu iki yerle birlikte anılıyor. İlki Akkuyu’ydu. Şimdi çok daha güncel bir kent var; Sinop.

Yer seçimindeki kriterlerin önemli bir bölümünü geçtiğinden midir, yoksa bizim bilmediğimiz başka nedenlerden ötürü müdür bilinmez, Karadeniz’de Türkiye’nin kuzeyindeki en uç noktada duran Sinop, nükleer santral için uygun(?!) bulunmuş durumda. [Kapak Haberi: Uzay Gökerman]


Nükleer Enerji Nasıl Üretiliyor?

Nükleer Enerji Kazaları

Nükleer Enerji Daha Ucuz Mu?

 

 

Çocukları Vurmayın!

Herkes tarafından bilinir ki savaş; ölüm, yıkım ve acı demektir. Her türlü savaş fotoğrafı kötüdür.

Çocuk ölümlerini yansıtanlar ise en acısı ve akıllardan silinmeyeni hatta zihinlerimize kazınan korkunç kabuslardır. Bu savaşların neden olduğu ve niçin olduğu önemli değil. Çünkü söz konusu olan çocuklardır. Ancak çocuklar vurulmaya, ölmeye, işkence görmeye ve hor görülmeye devam ediyor. Bunun bir evrensel kanun olarak bilinmesi gerek; “Hiçbir gerekçe çocuk ölümlerini haklı kılamaz”

 

Şiddet

Meclis Töre ve Namus Cinayetleri Komisyonu’nun raporuna göre, ülkede son 5 yılda kadın ve çocukları hedef alan şiddet sonucu 1230 kişi yaşamını yitirdi.

Çalışmaya göre aile içi şiddete maruz kalanların büyük çoğunluğu ev kadını. T.C. Başbakanlık Aile Araştırma Kurumunun Yaptığı araştırmaya göre; fiziksel şiddete, ailelerin % 34’ünde, sözlü şiddete ise % 53’ünde rastlanıyor. Çocuklara yönelik fiziksel şiddete rastlanma oranı ise % 46. Ailelerde cinsel şiddet ve tacize rastlama oranı % 9. Şiddete maruz kalanların % 80’i, yapacak fazla bir şey olmadığına inanıyor. Bu durum, çaresizliğin kabulü anlamına geliyor ve şiddete maruz kalanların pasif tutumuna yol açıyor.

 

Duygusal Vampirler Geliyor...

Onlar burada, aramızdalar. Gündüz vakti sokaklarda, ofisinizde, hatta sıcacık evinizde bile onlarla karşılaşabilirsiniz.

Sürekli kendi sorunlarından bahseden ama iş sizin sorunlarınıza gelince ilgisi hemen dağılan arkadaşlarınız var mı? Hasta olduğunuzu söylediğinizde, hemen sözünüzü kesip bin bir türlü rahatsızlığından dem vuran tanıdıklarınız oldu mu? Nedensiz yere kıskançlık yapıp eşlerini umutsuzluğa sürükleyen kişiler tanıyor musunuz? İşte onlar duygusal vampirler!

 

Kitap Okumak Onların da Hakkı

Dilediği tüm kitapları özgürce ve zahmetsizce okuyabilenlere ne mutlu! Çünkü diledikleri kitabı okumak isteğiyle yanıp tutuşan ama imkansızlıklar nedeniyle bu dileklerini gerçekleştiremeyenler de var aramızda. Kimler mi onlar? Toplumun çoğunluğunun görmezden geldiği, halbuki kendileri göremeseler de görülmek isteyen milyonlarca görme engelli. Sayıları hiç te az değil; tıpkı okuma istekleri gibi...

 

Kardeşini Seç

Özellikle Doğu illerinde okuyan çocuklara yardım etmek isteyenleri buluşturan kardesinisec.com internet sitesi, okumak isteyen ancak maddi durumu iyi olmayan çocuklara 'ağabeyler ve ablalar' bularak büyük işler başarıyor.

“Kardeşini Seç” projesi, Türkiye'nin 71 ilinden 1960 okulda 43 bin çocuğa ulaşarak büyük bir sosyal sorumluluk ve sağduyu çalışması yapıyor. Projenin kurucusu ve yöneticisi Cengiz Tünay, tek başına başladığı bu yolculuğu İndigo Dergisi'ne anlattı.

 

Ritalin Dosyası

“Çocuğunuz çok zeki ama çok yaramaz.”, “Çocuğunuz çok akıllı ama çok konuşuyor, dersle ilgilenmiyor” artık tüm ebeveynlerin öğretmenlerden işittikleri sözler.

Bu durumda endişelenen aile ne yapıyor? Her aklı başında ve durumu uygun insanın yapacağı gibi çocuğunu alıp bir psikiyatra götürüyor. Çoğu psikiyatr da, bir-iki konuşmadan sonra teşhisi yapıştırıp kırmızı reçetelere uzanıyor. Dikkat eksikliği ve hiperaktivitenin ilacı belli ve epey popüler: Ritalin.

 

Çocuklarınızın Geleceği Sizin Elinizde

Bir çocugun kaderi, ailesi tarafından çizilir ve bu çizimin büyük çoğunluğu ilk yedi sene içerisinde gerçekleşir.

Okul oncesi egitim genellikle 3 ile 6 yas arasindaki cocuklar icin on gorulur. Bu yaslardaki cocuklar cok cabuk ogrenme yetenegine sahiptirler. Dort yasina erismis cocuklarda kelime dagarcigi ve gramer cok onemli bir konumdadir.

 

Zamane İstanbul'u

Adına nice şiirler yazılan bu güzel şehrin geçmişi ve bugününü karşılaştıralım istedim bu defa.

Şehrimiz nasıl değişmiş son 50 yılda bir bakalım ve geleceğini tahmin edelim birlikte. Çok zarar verildi bu şehre yıllardır, hâlâ da sürüyor. Toprağa gömülen zehirli varillerle, yakılan ormanlarla, yokedilen tarihle sürüyor.

 

Muson Mevsiminde Uttaranchal

Hindistan Himalayaları’nın Uttaranchal Bölgesi, geçmişten günümüze bir çok bilgeye, büyük öğretmene, kargaşadan uzakta derin sessizliğinde, doğanın gizemlerini çözmeleri için ev sahipliği yapmış. Uttaranchal’da göğe değen tepelerin altında soluduğunuz her nefeste, burada doğan saf düşüncelerin Tanrısal titreşimlerini hissediyorsunuz, bulutların üzerinde yürüyorsunuz.

 

Afrika'nın Altın Sesi

Salif Keita

Bu ay Afrika’ya gidiyoruz. Mali’ye... Oradan bir ses eşlik edecek satırlarımıza. Afrika’nın “altın sesi” Salif Keita...

Yaşantısındaki zorluklara rağmen iyimserliğinden bir şey kaybetmemiş, köklerine olan bağlılığını ve geleneklerine olan tutkusunu yaşatabilmiş bir sanatçı olan Keita, Afrikalıların kalbinde önemli bir yere sahip. Afrika’nın seslerini dinlemeyi sevenlerin de...


Müzik Haberleri

Mayıs ayı metal ve rock müzikseverler için oldukça hareketli geçecek. Dünyaca tanınan ve sevilen isimlerden Cardigans, Apocalyptica ve Blind Guardian bu ay müzikseverlerle buluşacak...

 

Masajla, Rahatsızlıklara Son

Günlük hayatın yorgunluğundan arınmak, rahatlamak, dinlenmek, enerji toplamak... Başarılı bir masaj seansı insana bütün bunları sağlayabilir.

Doğru yapıldığında masaj, pek çok rahatsızlığa iyi geliyor. Masajın nasıl yapılması gerektiğini, yararlarını, iyi geldiği rahatsızlıkları, masaj sırasında kullanılan malzemeleri ve masaja dair bilinmesi gereken pek çok yararlı bilgiyi, Anadolu ve Trakya Masörler Derneği 2. Başkanı Volkan Özünal’dan öğrendik.

 

Güneş Tutulması, Dünyadaki İndigolar, Küresel Barış ve Türkiye

Bu ülkenin dünyaya iletmekte olduğu bir görevi var. Yoksa neden Atatürk gibi görevli bir varlık buraya geldi ve burayı kurtardı sanırsınız? Bu görev o kadar ilahi bir görevdir ki bunu ne irticai ne bölücü faaliyetler engelleyebilirler. Bizim rehberimiz Mustafa Kemal’dir. Ayrıca Bursa Nutku’nu da çok iyi biliriz.

Ancak savaşçı değiliz. Barışçıyız. Küresel barışın kalıcılığını sağlıyoruz. Bunu Dünya’ya öğretecek olan ülke Türkiye’dir. Her bir Türk vatandaşı kendi içsel barışına sahip çıkmaya karar verdiğinde, küresel barışın her gediği dolacaktır. Çünkü içeride barışı bulan bunu dışarıya da yansıtmaya başlar.

 

İstanbul Tiyatro Festivali Başlıyor

11 MAYIS - 6 HAZİRAN 2006

İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen 15. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali 11 Mayıs’ta başlıyor. Aygaz ve Opet sponsorluğunda düzenlenecek olan festival, bu yıl 4. Uluslararası Tiyatro Olimpiyatları ile birlikte gerçekleşecek.

 

Mayıs Nane'leri

aSTROLOJI SAYFASI

Unutulmaya başlasa da eski toprak dediğimiz büyüklerimiz kışın kullanmak üzere Mayıs Nane’si kuruturlardı.

Her yerde bahar hissediliyor. Sokaklar, caddeler çiçek dolu. Her yanı, laleler, sümbüller çeşitli kokular sardı. Renk, ahenk içinde doğa. Mevsim meyveleri bir biri ardına tezgahlarda görülmeye başladı. Tüm canlık yaza hazırlarken bizleri, kışlıklarda çıktı. Kışlık hazırlıkları Nane’yle başlar.

 

Renkler

Günlük yaşantınızdaki renk tercihlerinizi, o günkü psikolojiniz oldukça etkiler. İhtiyaç duyduğunuz renk enerjilerini içsel hissettiğinizde, bu duygunuzu dinler ve doğru renkleri seçerseniz; enerjinizi, auranızı güçlendirirsiniz. Bu noktada ikili renk seçimlerinde uyumlu renkleri birlikte kullanmanız çok önemlidir.

KÖŞE YAZILARI

Burcu Özgeçen

Sevgi, Uyanış, Varlık

‘Su gibi akmak’ bu kadar zor mu? Neden ve neyi paylaşamıyoruz biz?!...

Sorular ve sınırlarda boğulurken bir sevgilinin gözlerine nasıl bakabilirsin? Nasıl, ‘an’da kalıp tüm nefesi içine çekebilirsin? Koşulsuz sevmek gerçekten zor mudur?.. Net olabilsek... Önce net olmayı öğrenebilsek, estetik kaygılar daha anlam bulmaz mıydı?


Günyüz Keskin

İntar

Mutluluktan korkulur bazen. Mutluyken kaybedecek bir şeyleri vardır insanların çünkü, ama mutsuzken öyle mi? Dünyanın en cesur ve gözü kara insanları oluveririz mutsuzken, zira kaybedecek bir şeyimiz kalmamıştır. Belki bu da, -saçma görünse de- gözü kara hallerini ve dünyanın karanlık tarafını daha çok sevip, orada daha uzun sure konuşlanmak isteyen insanların işidir.


Funda Umut Pakkal

Gençler Nereye Koşuyor?

Günümüzde gençlerin davranışlarıyla, kendi gençliğini karşılaştırmayan var mı? Ben sık sık yaptığım için, sanıyorum ki herkes yapıyor. Belki kıyaslamayanız da vardır. Ancak ben bu ayki yazımda bir kıyaslama içersine gireceğim.


Uzay Gökerman

Ruh Üzerine

Ruh üzerinde düşünmeye çalışalım. Onun nitelikleri, özellikleri, yapısı... İçimizde olması, bize hayat vermesi, yaşamı deneyimlemesi, “sanskarları” (bu kelimeyi de zamanı geldiğinde daha detaylı tartışıp, konuşacağız; kestirmeden gidersek, karmaların ruhumuzun üzerine bıraktığı izler, diyebiliriz) taşımasına karşın zihnimizin en zor kavrayabildiği bir varlık değil mi, “ruh” dediğimiz şey?


Haluk Tunç İlker

DeğiŞİM Şimdi.

İnsanın, çevresini ve yaşamını arzu ettiği şekle sokması, yine kendine, düşünce ve duygularına bakması ile mümkündür. Kendini değişime açmayan, yeniye direnen pek çok insan tanıdım yakın çevremde. Değişim kalıbının sevgiye dönüşmesi, her çeşit yargının, korkunun, değersizliğin hayatımızdan çıkması için bir başlangıçtır. Ve anahtar: Niyet ve Niyetin Sürekliliğidir.


Rüya Yüksel

Kaosu yaşamak

Kaosun ortasında dimdik duran bir çiçek olabilmek ne güzel. 

Yağmurun sesi giderek şiddetleniyordu. Bazen yağmurun sesini bastırıyordu göğün  gürültüsü. Camdan dışarı baktığında şimşeğin gökyüzünde çizdiği çizgileri gördü. Su damlaları şiddetle dökülüyordu  etrafa, bazen öylesine şiddetleniyordu ki, bir şeylere kızmış ta öfkesini boşaltıyor gibiydi.  Gözü bahçedeki çimenlere ilişti, daha da mı yeşillenmişlerdi ne?..


Didem Çivici

Yaşam Nefesi

Birkaç gün önce tatile çıktık. Ege'den güneye doğru yol alırken bir günümüzü Selçuk'ta geçirdik. İlk durağımız Bülbül Dağı'ydı; Meryem Ana Evi. Gitmiş olanlar bilir, muhteşem bir doğaya ve büyüleyici bir enerjiye sahiptir o bölge. Heybetli dağın eteklerinden süzülerek çıkarken, çevrenizdeki ihtişamı şaşkınlıkla gözlemlersiniz.


Günyüz Keskin

Ertelenmiş Vakitler

Vakit ilerliyor. Yapmak istediklerimizin listesi uzadıkça uzuyor. Bazı molalar hayatta gerekliyken, bazıları da istediklerimiz listesinden çalıyor. “Hayat ertelemeye gelmiyor anne.” Fazla ufacık tefecik olduğu düşünüldüğünden 7 yaşında ilkokula kayıt ettirilmeyen bir çocuğun cümlesi: kendi yollarını sağlıklıca seçemeyeceği düşünülen bir çocuğun...


Mahmut Şaylıkay

Güneşe Yolculuk

Günümüz Türkiyesi'nde ataerkil bir yapının varolması, erkeklere daha çok eğitim hakkının verilmesini ve kızların ikinci plana bırakılmasını sağlıyor. Yurdumuzun en ücra köşesinde bile erkek çocukların eğitim ve öğretimine önem verilirken, kız çocuklarının durumu görmezden geliniyor ve ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapılıyor.


Uzay Gökerman

Belki üstümüzden bir Ay geçer...

Kış çok üzün sürdü; ama bahar tam zamanında geldi. İstanbul’u bir görsen; sanki hiç bitmeyecekmiş gibi yağan yağmurların arkasından peşi sıra tomurcuklar açan ağaçların içinde en çok leylaklar ve yaz yeşili yaprakları yürek şeklindeki erguvanlar dikkat çekiyor, gözünün önünde canlandırabiliyor musun; İstanbulda şimdi erguvan zamanı.

 

AYIN ŞİİRLERİ

Mukaddes Öztürk Odacı

Ruh Eşime


neyse o


Okuyucu Yorumları

 

Ruh Sohbetleri

Özge Esirgen

Ölümün Doğumu

Kuşbakışı

Kerem Türer

Yere selam!

Secdede alın yere değdirilir, bu hareket başı yani aklı vurgulamakta ve insanın varlığını sembolize etmektedir. Bu pozisyonda kalp, baştan yukarıdadır. Kan kalpten beyne akar ve bu da Sufizm'in temel prensiplerinden olan akıl ve kalp uyumunu çağrıştırır. Geceleri yatış biçimimizin kalbimiz üzerinde olmamasına dikkat etmeli der bilgi. Hz. Muhammed hep sağ yanına yatar sağ elini de yanağının altına koyarmış.

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  6 Ekim 2008 TSİ 07:25