Sayı 34|TEMMUZ 2008    Anasayfa | Blog | Kurumsal | Forum | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

 

Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Yazar: Yasin Sarı

Bir Semazen

 

Yazar: Efe Elmas

Düşen Melek

 

Yazar: Fehmi Özçelik

Zıtlık

 

Yazar: Mehmet Yapıcı

Kayıp Rüyalar

 

 

 

 

 

Mahmut Şaylıkay

Çocukları Vurmayın!

Herkes tarafından bilinir ki savaş; ölüm, yıkım ve acı demektir. Her türlü savaş fotoğrafı kötüdür. Çocuk ölümlerini yansıtanlar ise en acısı ve akıllardan silinmeyeni hatta zihinlerimize kazınan korkunç kabuslardır. Bu savaşların neden olduğu ve niçin olduğu önemli değil. Çünkü söz konusu olan çocuklardır. Ancak çocuklar vurulmaya, ölmeye, işkence görmeye ve hor görülmeye devam ediyor. Bunun bir evrensel kanun olarak bilinmesi gerek; “Hiçbir gerekçe çocuk ölümlerini haklı kılamaz”

Geride bıraktığımız haftalarda Güneydoğu’da henüz yaşamın farkında olmayan çocuklar canice katledildi. Biri daha altısındaydı, bir diğeri dokuz ve bir diğeri ise üç yaşlarında. Hangi gerekçe bu ölümleri haklı kılabilir? Hangi yasa bunu savunabilir? Daha ne olduğunu anlamadan ve tek oyun yerleri olan o zalim sokakları kana bulamaları hangi kelimeyle anlatılabilir? Onlar oyun oynamaları gerekirken sonları vahşi bir tabut oldu. Peki neden? Birilerinin hesaplarını mı bozdular? Düşman bile olsa çocuğa silah doğrultulmaz ve doğrultan da haklı sayılmaz.

Geriye dönüp bölgeye baktığımızda feci derecede göç almış, yerlerinden yurtlarından ve o temiz köylerinden mahrum bırakılmış çocuklar adeta potansiyel suçlu olarak sokaklara terk edilmiştir. Diğer bölgelerdeki arkadaşları daha iyi koşullarda okula giderlerken, onlar okul bile bulamaz hale gelmişlerdir. 60’ar kişilik sınıflardaki öğrencilerden başarı beklenilmiş. Ve yeri geldiğinde de ‘Geri kalmışlar’, ’Kro’ diye ayıplanmışlar. O topraklarda insanı tanımlamak bu kadar ucuz olmamalı ve insan hayatıyla oynamak artık suç sayılmalı.

Yapılan araştırmaya göre bir tuvalete 200, bir laboratuara ise 8700 öğrenci düştüğü bildirildi. Okuma-yazma bilmeyenlerin oranı % 40’larda. Madde bağımlılığı ve küçük yaşta işçilik yapan nice çocuk ve kapkaç terörünün artması, bölgelerarası eğitim eşitsizliği yapılan bu raporla gözler önüne seriliyor. Bu doğrultuda karşımıza provake edilebilecek yığınla militan çıkıyor. Böylesi olayların hat safhaya geldiği bu günlerde eğitim ve öğretim yeniden gözden geçirilmeli ve yeterince ödenek ayrılmalı, yoksa elde olmadan insanları kendinden nefret ettiren bir devlet çıkar ortaya ve bunun önü kesilmez.

Şundan eminim ki; tüm insanoğlu, çocukların ölmesini ve katledilmesini tasvip etmiyor. Bütün anne ve babalar ise hergün çocuklarına iyi bir gelecek hazırlamak için tüm yolları denemekte ve her şeyi seferber etmektedir. Artık bu ülkede Mehmetler, Ayşeler ölmemeli ve herkes bunun bilincinde olmalı. Geleceğimiz onlar, Onlarsız gelecek cehennemin ta kendisi...

 

 

9 KURŞUNLUK MANZARA

Silah sesleriyle çınlıyor kulaklarım

Dışarıda vahşet en iyi gününde

Oysa iki gün önce yitirmiştim

Daha altısında olan bir arkadaşımı

Dedim ya!

Vahşet bayram yapıyor memleketimde

Memleketim çaresiz

Memleketim 6 kurşuna paramparça

Memleketim çocuksuz

 

Annem hergün ki monoton tembihlerindeydi.

Oğul sokakta çaresizlik var

Oğul sokakta karanlık gündüze mülteci

Seyre dalma bu kabusu

Düşmanını güldürme kendine

Dedim ya!

Monoton tembihlerdi.

Dinlemedim anne yüreğini

Seyre daldım o karanlık silüeti

Ve daldım gittim cehennem mesailerine

 

Şeytan kahkaha makinesiydi

Bir namlunun ucunda

Bana doğrulmuş, bana dost olmuştu kurşunu

Göğsüm cayır cayırdı artık

Ellerimde mecburi kelepçe

Dedim ya!

Seyre dalmaktı suçum memleketimi

Bir balkonluk hayatım varmış benim aslında

Hayatım feda olmuş memleketime

Geriye 9 kurşunluk taziyem kalmış

Yaşıma eşit tek kurşunla


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Mahmut Şaylıkay 1984, Diyarbakır doğumlu. Kars Kafkas Üniversitesi İşletme ikinci sınıf öğrencisi. Kurduğu çocuk şiir grubu ile birlikte Kars’ta sahne gösterilerinde bulunuyor.

Detaylı Bilgi


HABERLER

 

 

Sinop'ta Nükleer Santral?


Nükleer Enerji Kazaları


Çocukları Vurmayın!


Şiddet


Duygusal Vampirler Geliyor...


Kitap Okumak Onların da Hakkı


Kardeşini Seç


Ritalin Dosyası


Çocuklarınızın Geleceği Sizin Elinizde


Zamane İstanbul'u


Muson Mevsiminde Uttaranchal


Afrika'nın Altın Sesi: Salif Keita


Müzik Haberleri


Masajla, Rahatsızlıklara Son


Güneş Tutulması, Dünyadaki İndigolar, Küresel Barış ve Türkiye


İstanbul Tiyatro Festivali Başlıyor


Mayıs Nane'leri (astroloji)


Renkler

 

 

KÖŞE YAZARLARI

Burcu Özgeçen

Sevgi, Uyanış, Varlık


Günyüz Keskin

İntar


Funda Umut Pakkal

Gençler Nereye Koşuyor?


Uzay Gökerman

Ruh Üzerine


Haluk Tunç İlker

DeğiŞİM Şimdi.


Rüya Yüksel

Kaosu yaşamak


Didem Çivici

Yaşam Nefesi


Günyüz Keskin

Ertelenmiş Vakitler


Mahmut Şaylıkay

Güneşe Yolculuk


Uzay Gökerman

Belki üstümüzden bir Ay geçer...


Mukaddes Öztürk Odacı

Ruh Eşime

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  4 Temmuz 2008 TSİ 08:30