|
Yazar: Mahmut Şaylıkay
Özel Askerlerin Savaşları
Yapılan savaşların ardından
‘yeni dünya düzeni’ olarak adlandırılan dönem ABD’nin gövde
gösterisiyle başladı. En büyük vaadi olan ‘Demokrasi’yi dünyada
yaygınlaştırmak adına yaptığı tüm girişimlerde müdahale edilen
yerlerde açlık, yoksulluk ve şiddetten başka bir şeyin
olmadığını tüm dünya pür dikkat izledi. Evet ne yazık ki izledi
ve bir şey yapamadı.
Uygulanan sözde insani
müdahaleler ve yardımlar 90'lardan itibaren ABD'nin ve diğer
güçlü ülkelerin, NATO ve Birleşmiş Milletler ile birlikte başka
ülkelere gerçekleştirdikleri her müdahalenin "kılıfı"nı
oluşturdu. Bu uygulama altında yapılan askeri harekatlar,
işgaller, insani değerlere, adalete, özgürlüğe "evrensel" bir
katkı olarak gösterildi.
11 Eylül sonrasında
ABD'nin "terörizm" ve ‘’ terörist devletler’’e açtığı savaş,
özel askeri şirketler için de bir dönüm noktası oldu. BM'nin
gücünü yitirdiği ve uluslararası hukukun geçersizleştiği bir
dönemde, hukuksal boşluğun bulunduğu bir alanda varlıklarını
sürdüren ve tamamen "kâr" amacı ile çalışan özel askeri
şirketler, geniş bir hareket alanı buldular. Paralı askerliğin
tarihi, savaşın tarihi kadar eski. Özel askeri şirketler ise son
on yıla özgü bir olgu ve gelecekte "uluslararası güvenlik"
sorununun önemli bir parçasını oluşturacaklar. Bu şirketler,
hakkında hâlâ kesin rakamlar bulunmayan "sır dolu" bir
endüstrinin, gizli ilişkilerin düğümlendiği siyasi ve ticari
ağların içinde varlık buluyorlar.
Özel askeri şirketler, global
piyasada oluşan özel bir iş türünü yerine getiriyorlar. Bunlar,
kâr amaçlı kuruluşlar ve savaşla ilgili konularda profesyonel
hizmet sunuyorlar. Lojistik destek, taktik saldırı
operasyonları, stratejik planlama, gizli istihbarat edinme ve
analiz etme, operasyonel destek, çatışma bölgelerinde savaşma ve
savunma,
askeri
eğitim ve askeri teknik yardım gibi askeri becerilerin tedarik
edilmesi yerine getirdikleri "hizmetler". yaklaşık olarak iki
yıllık bir araştırma sonucu elde ettiği verilere göre, dünyada
90'a yakın özel askeri şirket bulunuyor ve bunlar 110 ülkede
faaliyet gösteriyorlar. Bu şirketlerin içinde yer aldığı yıllık
100 milyar dolarlık bir endüstriden söz ediliyor. Özel askeri
şirketlerin kurulduğu ülkeler genellikle Amerika, İngiltere ve
Güney Afrika. Çalıştıkları yerlerin başında ise, Afrika, Güney
Amerika ve Asya geliyor.
Savaşın özelleşmesi öylesine
genel bir eğilim ki ve Irak savaşında öyle bir noktaya ulaşmış
durumda ki, bundan böyle özel askeri endüstrinin kollarını
uzatmadığı bir çatışma ya da savaşın mümkün olmadığı dahi
düşünülüyor. Bu endüstri devletlerden aldığı paralar sayesinde
gittikçe şişiyor. Örneğin, ABD, Orta Asya ve Afganistan'ı da
içerecek şekilde Irak'a yönelik harcamalarını bu yıl için 87
milyar dolar olarak kararlaştırmışken, özel askeri endüstriye bu
miktar içinden aktarılan pay 30 milyar dolar olarak belirlenmiş
durumda. Yani, ABD'nin askeri harcamalarının üçte bir özel
askeri şirketlere aktarılıyor. Bu durum, önümüzdeki dönemde
içinde paranın ve şiddetin dolaştığı gri bir alanın gittikçe
büyüyeceğini gösteriyor.
Daha önce belirtildiği gibi
"paralı askerlik" ve bu anlamda savaşlarda ya da çatışmalarda
"özel" güçlerin kullanımı yeni bir olgu değil. Özel askeri
şirketler, paralı asker ticaretinin, "evrim geçirmiş,
globalleşmiş ve şirketleşmiş" modelini temsil ediyorlar Bu
şirketler, global pazar içindeki güvenlik endüstrisinin yükselen
unsurları ve geleceğin güvenlik çerçevesini de büyük ölçüde
etkileyecekler.
Özel askeri şirketlerin en
fazla kurulduğu ve hükümetiyle en fazla ilişki geliştirdiği ülke
ABD'dir. Özel askeri şirketlerin, genellikle enerji ve savunma
sanayindeki büyük şirketlerin yan kuruluşu olarak ortaya
çıktıkları ve ülke ordularının giremediği ya da girmesinin
sınırlandırıldığı bölgelere kolaylıkla sızabildikleri
düşünüldüğünde, bu şaşırtıcı bir sonuç değildir. Nitekim,
Balkanlar ve Kolombiya gibi ABD ordusunun varlığının
sınırlandırıldığı bölgelerde, Pentagon özel askeri şirketlerle
sözleşme imzalayarak, onları stratejik amaçları doğrultusunda
kullanmaktadır.
Uluslararası hukukta, özel
askeri şirketlerle ilgili herhangi bir düzenlemeye
rastlanmamaktadır. Başka bir deyişle tam bir "hukuki boşluk" söz
konusudur. Aynı zamanda, özel askeri şirketler genellikle
"çökmüş devletler"de, yani yasal ve kurumsal bir çerçevenin
ortadan kalkmış olduğu ya da yok denecek kadar zayıf olduğu
ülkelerde etkinlik göstermektedirler. Geleneksel devlet
yapısının çökmüş olduğu; ancak, çokuluslu şirketlerin ya da
güçlü devletlerin ilgisini çekecek denli enerji kaynakları ya da
madenleri zengin olan ülkelerde sık sık karşımıza çıkmaları,
özel askeri şirketlerin "yeni sömürgeciliğin" bir parçası olduğu
düşüncesini doğurmaktadır. Yeni sömürgecilik bağlamında özel
askeri şirketlerin yerini ve rolünü incelemek, sömürgeciliğin
tarihinde paralı askerlerin kullanımını, sömürgeciliğin
geçirdiği değişimi ve bu değişim ile özel askeri şirketlerin
doğuşu arasındaki ilişkiyi araştırmayı gerektirir ki, böyle bir
girişim, bu makalenin sınırları dışına taşar.
Yapılan araştırmalar bize
gösteriyor ki;günümüz koşullarında artık ülkeler değil şirketler
savaşıyor ve kazanan kötü emeller oluyor.Bazen bizlerde
verdiğimiz vergilerle dolaylı yoldan olsa bile girişime destek
sunuyoruz(gelecek 20 yılda IMF’ye olan borcumuzu varsayarasak).
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Mahmut Şaylıkay
1984, Diyarbakır
doğumlu. Kars Kafkas Üniversitesi İşletme ikinci sınıf
öğrencisi. Kurduğu çocuk şiir grubu ile birlikte Kars’ta sahne
gösterilerinde bulunuyor.
Detaylı Bilgi
|