|
Yazar: Mahmut Şaylıkay
Ne Zaman
Bitecek Bu Öykü
Haberleri izlemenin günahtan sayıldığı bu
günlerde her şey bir öykü gibi devam ediyor ve neticesinin ölümden öte
olmadığı herkese ayan. Açıkçası çözüm
önerileri sunmak kadar kolay
kahramanlıklar yapmak bu günlerde ‘IN’ ve vahşeti durdurmak ‘OUT’ oldu.
Gerek ülkemizde yaşanan olaylar, gerekse dünyada yaşanan vahşet her
geçen
gün sanki zorunluluğu varmış gibi devam ediyor ve herkes masa maşında
nutuklar atarak kahramanlık defilesi sergiliyor.
Cephedeki
askerlerine emirler yağdırıp onlara
soykırım yaptıran bu zihniyetin, cephede neler olup bittiği hakkında bir
fotoğrafları yoktur ve görmek te istemezler. Bu anlayış ise insanları sadece
verilen emirleri uygulayan robotlara dönüştürmektedir. Yanlış ta olsa
emirler ve talimatlara uyma mecburiyeti doğru bir davranış olarak kabul
edilir hale gelmiştir bugün.
Yapay ve en zararlı bile olsa arzular ve
ihtiyaçlar doğurmak, ardından da bunları tatmin etmenin çarelerini
üretmek... Batı toplumları bunu yapmaya alıştırılmış. Bu yüzden de hedeflere
varmak için tüm araçlar meşru kabul ediliyor.
Garaudy’e göre Batı medeniyeti, tarihte
hiçbir insani gaye üzerine kurulmamış tek medeniyet. Tabiatı depo ve çöplüğe
çeviren bu anlayış, aynı zamanda insanı her türlü ilahi boyuttan koparıp
sakat bıraktı.
Bugün,
Filistin topraklarında ve dünyanın
başka yerlerinde yürütülen vahşet ve katliamlar, her yolu mübah gören Batılı
bilim anlayışının ürünü. Aslında Batı için bu yeni bir durum değil.
Özellikle de son yüzyılda, insanlık tarihi boyunca emsali görülmemiş
ölçülere varan kıyımlar yaşandı. İki tane dünya savaşını ve çok sayıda
bölgesel savaşı yüzyıla sığdıran Batı dünyası, sürekli olarak felaket
tellallığı yapmakta. Ve bunların hepsi batılı bilim anlayışının tabii
sonucu. Roger Garaudy diyor ki: “Bu bilim çok dar bir uzmanlaşmaya götürür.
Ayrıca da teknokrat, yani bir çarkın dişlileri haline gelmiş uzmanların
çoğunluğunun sorumluluğu reddetmesine yol açar. Bu çarkın içindeki
uzmanlar, hedeflenen gayelerden habersizdirler ve onlar, gaye sanki
makinenin işlemesiymiş gibi, kendilerine sadece ‘nasıl’ sorusunu sorar, asla
‘niçin’ sorusunu sormazlar.”
‘Bir varmış bir
yokmuş’ derken hemen yanı
başımızda ölen insan çığlıklarıyla bölünüyor uykularımız. Her gece aynı
rüyayı görmek ceza olsa gerek. Ama rüyaların ‘Batılı’ olanını görmek
istemiyor insanlarımız...
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Mahmut Şaylıkay
1984, Diyarbakır
doğumlu. Kars Kafkas Üniversitesi İşletme ikinci sınıf
öğrencisi. Kurduğu çocuk şiir grubu ile birlikte Kars’ta sahne
gösterilerinde bulunuyor.
Detaylı Bilgi
|