Sayı 36|EYLÜL 2008    Anasayfa | Blog | Kurumsal | Forum | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

DUYURU!

Gazeteciliğe

hevesli misiniz?

İndigo Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır. Detaylı Bilgi

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Sonbahar

Yazar: Yasin Sarı


Zamanla Dans

Yazar: Fehmi Özçelik


Ahh Sevgili Aşkın Çok Güzel

Yazar: Hale Karaarslan

 

 

 

 

 

Yazar: Mahmut Şaylıkay

Hayallerdeki İnsan Hakları

Günümüze kadar süre gelmiş onca insan hakları bildirgesi ve evrensel beyannamelere rağmen işlenen ihlaller neticesinde tüm dünya ülkeleri hep bir ağızdan aynı şeyleri haykırmışlardır: “Ülkelerimiz temelinde insan hak ve özgürlüğü bulunan olgular temelinde kurulmuştur.”

Bu demeçlerle diğer dünya ülkelerine renkli bir tablo çizimi sunulmuş ve alttan istenen sular akıtılmıştır.

Yeryüzündeki insanların altıda birinin aç olduğu; sadece açlık sonucu günde 16 bin çocuğun, ve buna ek olarak tedavi edilebilir sıradan hastalıklar nedeniyle günde toplam 30 bin yoksul çocuğun öldüğü; emperyalist sömürü politikaları nedeniyle dünya nüfusunun beşte birinin dünyada üretilen değerlerin beşte dördünden fazlasına sahip olduğu; aynı politikalar nedeniyle doğanın ve yaşam alanlarının her geçen gün daha fazla tahrip edildiği; silahlanmaya harcanan paraların yaşam için harcananları kat kat aştığı; enerji kaynakları gasp edilmek istenen halkların kentlerinin kafalarına yıkıldığı, insanların radyasyonlu mermilerle kömüre çevrildikleri; alabildiğine anormal doğumlara neden olan aynı mermilerin kalıcı radyasyon etkileri nedeniyle insan soyunun gelecek nesillerinin de tehdit altında olduğu bir dünyada, “insanların eşit onura ve haklara sahip olduklarını” söylemek ve “birbirlerine karşı kardeşçe davranmak zorunda olduklarını” ifade etmek kadar büyük bir yalan ve ikiyüzlülük olamaz.

İnsanların birbirlerine karşı nasıl ve ne ölçüde “kardeşçe” davrandıklarını ABD ve diğer güçlü emperyalist ülkeler defalarca gösterdiler ve göstermektedirler. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ni onaylamalarının hemen ardından, aynı emperyalist ülkeler, önce Kore’de, sonra Vietnam’da, Ortadoğu’da, Afrika’da, Orta ve Latin Amerika’da yağmanın ve yıkımın boyutlarının ne ölçülere varabileceğini açıkça gösterdiler. Günümüzde de aynı eylemlerini çok daha öldürücü silahları ile Balkanlar’da, Afganistan’da, Irak’ta göstermekte oldukları gibi, benzer işlerini diğer Ortadoğu, Orta Asya, Kafkasya ülkelerinde de yaşama geçirmeye hazırlanmaktadırlar.

Giderek artan ölçüde yaşamın parçası haline gelen yasadışılıklardan, politik suçlardan, mafya yöntemlerinden, söz konusu faşist uygulamalardan adının başında “demokratik” sıfatı taşıyan tüm kurumlar, medya ve öncelikle “hür ve demokratik” Batı’nın politik iktidarları sorumludur. Başta, W. Bush ve O’nun “sosyal demokrat” maskeli ortağı Blair olmak üzere Batı’nın -işkenceye ve teröre sözde karşı- tüm “demokratik” yönetimleri sorumludur. Ayrıca bu güçlerin egemeliğine girmiş olan BM’de bu ihlallere yandaşlık etmektedir.

İnsan onuru ve insan hakları dahil herşeyin pazara çıktığı böyle bir dünya da Batı’nın “demokratik” yönetimleri, Türkiye ve benzeri ülkelerde kendini göstermiş, bu ülkelerde varolan insan hakları ihlallerini ön plana çıkartarak, kendi asıl suçlarını bir ölçüde gizleyebilmişlerdir. Türkiye ve diğer çok problemli ülkeler üzerine kopartılan fırtınanın tozu ve dumanı emperyalist güçlerin hesapsız ölçüdeki suçlarının gizlenmesine yardımcı olmaktadır ve gerekirse emperyalist müdahalelere gerekçe yapılmaktadır.

Şüphesiz Türkiye ve benzeri ülkelerdeki insan hakları ihlallerine karşı çıkmak aydınların görevidir. Fakat bu eylem, yanlış yoldaki sınırlı birtakım örgütlenmelerin, politik çizgileri dış mihraklı yararlarla örtüşen kukla örgütlenmelerin, veya belirli zümrelerin yararları ile sınırlı tutulduğu ölçüde, haklılık ve etkinlik kazanamayacaktır. Türkiye halkının ve diğer ezilen Ortadoğu halklarının aynı zamanda son derece insancıl zengin bir kültürleri de vardır ve bu halklar söz konusu kültürlerine, haksızlıklara başkaldırma geleneklerine bağlı olarak emperyalist baskıları parçalamasını bileceklerdir. Ve insan olarak yaşamımızda gerçekten utanılacak bir şey varsa eğer, o da ABD emperyalizminin ve ortaklarının egemenliğindeki haksızlıklarla dolu bir dünyada yaşıyor olmaktır. Aydın olanların, halkların yüreğinde yer edinebilecek gerçek aydınların birinci görevleri, bu emperyalist haksızlıklara karşı çıkmak olmalıdır...

Türkiye’deki birtakım “aydınlara”, “solcu” tiplere bakınca durum ne ölçüde karamsar gözükse de, aslında dünyamızda aydınlık olan, umut vadeden bir şeyler de vardır. Eminim ki bir gün bizler de bu ülkede o çok bahsettiğimiz ‘İnsan Hakları’ olgusunun nasıl bir şey olduğunu pratikte göstererek ve kendi kültür ve birikimlerimizin bu yolda bizlere en büyük desteği verdiklerinin farkına varıp önce yurdumuzda sulhu, sonra da dünyada sulhu gerçekleştirip örnek devlet yapıları olma hayalini gerçekleştirebiliriz.


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Mahmut Şaylıkay 1984, Diyarbakır doğumlu. Kars Kafkas Üniversitesi İşletme ikinci sınıf öğrencisi. Kurduğu çocuk şiir grubu ile birlikte Kars’ta sahne gösterilerinde bulunuyor.

Detaylı Bilgi


HABERLER

 

 

Sadece Duyarlı Olmak Yetmiyor!


Niye Kadının İnsan Hakları?


Küreselleşme ve Krizler


Hayallerdeki İnsan Hakları


Üniversite: Girmek Mi, Çıkmak Mı Daha Zor?


Açlık Çoğunluktadır


Caz'a Bakış


Japon Kültürü ve Café Bunka


Şifa Niyetine: Edirne Sultan II. Bayezid Külliyesi Darüşşifası 


İçimizdeki Çocuğu Öldürmeyelim!


Müzik ve Teknoloji: Galatasaray ITM


Obezite ve Sağlıklı Beslenme


Sanatın İyileştirme Gücü


Kozmik Bilinç: TEZAHÜR


Nedir Şu Ezoterizm?


Yaşanılası Aşklar (Astroloji)


Birbirimize Kendimizi, Kendimize Birbirimizi Vermek

 

KÖŞE YAZARLARI

Can Duman

Merhaba Hayat


Didem Çivici

Var Olmaya Hazır Mısın?


Çiğdem Aksoy

Kediler Krallara Bakabilir


Funda Umut Pakkal

Birey Olmak Çok Zor Zanaat!


Rüya Yüksel

Her Özgürlüğün İçinde Bir Tutsaklık Vardır


Mahmut Şaylıkay

Kars Kadın Eğitim Vakfı Neden Olmasın?


Burçin İvren

Yaşantımdaki Küçük Bir Tezahür Öyküsü


Burçin İvren

Bir Hikaye

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  8 Eylül 2008 TSİ 01:00