Sayı 36|EYLÜL 2008    Anasayfa | Blog | Kurumsal | Forum | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

 

Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

DUYURU!

Gazeteciliğe

hevesli misiniz?İndigo Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır. Detaylı Bilgi

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Sonbahar

Yazar: Yasin Sarı


Zamanla Dans

Yazar: Fehmi Özçelik


Ahh Sevgili Aşkın Çok Güzel

Yazar: Hale Karaarslan

 

 

 

 

 

Haber: Mahmut Şaylıkay

Eğitim Haberleri, Kars

Hayat Okumakla Güzel

Okuma alışkanlığının olmadığı bir ortamda, çocukların hatta yetişkinlerin okuma alışkanlığı edinmesi, okuma eyleminin birçok kaynaktan destek görmesine bağlıdır.

Okuma alışkanlığını çocuk önce aile içinde, sonra okulda ve çevresinin okumaya yönelik tutumuyla edinebilir, geliştirebilir. Okula gittiğinde ilk kez kitaplarla karşılaşan çocuk evde hiç okuma uğraşı yoksa, okuma işlemiyle okulu özdeşleştirmeye başlayabilir.

Evde anne-babasını kitap-gazete okurken gören çocukta, "yaşamda kitap da varmış" imajının uyandığını vurguluyor. Evin bir köşesinde kitaplığın olması, çocuğun da isterse kendi kitaplarım bu kitaplığa koyması, hatta kendi kitaplığının olması, çocukta kitap okuma alışkanlığını sağlamak açısından büyük önem taşıyor. Yaşlara göre kitapların özellikleri ise Şöyle sıralanıyor:

1-2-3 yaş: Yarı oyuncak, yan kitaptır. Konu içermeyen eşya, insan, hayvan kitaplarıdır.

4-5 yaş: Gerçekçi öykülerden oluşmaya başlar. Mekan gerçektir. Puntolar iri olmalı, resimler konuyu anlatmalı. Bu yaş çocukları, kendilerine resimli öyküler okunmasından hoşlanır.

6-7 yaş: Kitabın ana fikri, konunun mesajı olmalı, metin uzun olmamalı. Bu yaş çocukları, doğa, hayvan ve diğer çocukların da içinde yer aldığı bol resimli kısa öykülerden zevk duyarlar. Bu dönem, bir çocuğun okumaya olan ilgisini kamçılamak için en uygun dönemdir

8 yaş: Konular doğa, insan yaşamı olabilir. Gezi, serüven,coğrafya,ilk çağlara ait öyküler,okuma konusundaki en belirgin ilgi alanlarını oluşturur.
9-10 yaş: Cinsiyet farklılaşması belirginleşmeye başlar.

11-12 yaş: Erkekler bilim ve buluşlara, kızlar okul ve aile yaşamım içeren konuların.

Çocuğunuzun "kitap kurdu" olmasını istiyorsanız, işe, ona oyuncakla birlikte kitaplar alarak, kitaplık oluşturarak, birlikte kitap okuyarak başlayabilirsiniz. FMV Özel Ayazağa Işık ilköğretim Okulu Türkçe Öğretmeni Ferhat ÖZEN, "Türkiye'deki Okuma Alışkanlığı" konulu bir araştırma yaptı. Araştırması kitap olarak da yayımlanan ÖZEN, Türkiye'de toplumsal yaşamda kitabın yerinin olmadığını, yıllardır kitaba ve kitap okuyana karşı yürütülen düşmanlığın sonuçlarının alındığını vurguluyor. ÖZ/EN'rn araştırmasına göre, Türkiye'de üniversite bitirenlerin sayısı son yıllarda 14 kat attığı halde, kitap okuyanların sayısı 1965 yılındaki oranın onda birine geriledi.

Türkiye’de kitap okuma oranı yalnızca yüzde 4,5. Japonya'da bir yılda 4 milyar 200 milyon kitap basılırken, Türkiye'de bu sayı yalnızca 23 milyon 386. Yani, Türkiye'de bir yılda basılan kitap, Japonya'da neredeyse bir günde basılıyor. Kitap okuma alışkanlığının ise çok küçük yaşlarda başladığı bir gerçek.

Şiir kitaplarını düşünün. Bizde bir şairin ilk kitabı genellikle 1000 basılıyor. İngiltere gibi bir ülkede W. H. Auden gibi ünlü bir şairin kitabının baskı sayısı 2000. Üstelik İngiltere dışında, Türkiye’de bile satılıyor bu kitaplar. Orhan Pamuk’un, Mina Urgan’ın okur yelpazesi, birçok Batılı yayıncının bile dudaklarını uçuklatır.

Bizdeki sanat dergilerinin, edebiyat dergilerinin satışları, başka birçok ülkedeki örneklerinden daha yüksek. Ya yayımlanan kitap sayısı? Her ay yüzlerce kitap yayımlanıyor. Bunların her biri, ama az ama çok, belirli sayıda okura ulaşıyor.

Üstelik nasıl bir ortamda? Televizyonlarda kültür programlarına hasret kaldığımız bir ortamda. Düzeyi sürekli düşüren amansız bir yarışma ortamında. Bu yazının başındaki yanıtları yaratan bir eğitim düzeni (ya da düzensizliği) ortamında. Köşeyi dönmek uğruna her şeyin "mubah" sayıldığı bir ortamda. Aydın olmanın küçümsendiği, hor görüldüğü bir ortamda.

Böyle bir ortamda, aslında "Neden okumuyoruz?" diye değil, "Neden okuyoruz?" diye, "Nasıl oluyor da hâlâ okumayı becerebiliyoruz?" diye sormak gerekir.

Öğretmenlerin de okuma konusunda yetersiz olduğuna yönelik yapılan araştırmadan çıkan sonuca göre okullar, okuma alışkanlığı kazandırma konusunda son derece başarısız. Türkçe programı, ısrarla okuma alışkanlığının kazandırılması gereğini vurguluyor ama, programı uygulaması gereken öğretmenlerin sorumluluğu burada ortaya çıkıyor.

Kitapta yer alan Eğitim-Sen'in bir araştırmasına göre, öğretmenlerin yüzde 8'i hiç kitap okumuyor. Yüzde 39'u ise bu konuda bilgi vermek istemiyor. Yüzde 28'i ayda bir.

Üniversite öğrencilerinin yapmış olduğu anket formunda verilen kıssaslar şöyle:

 

1) Cinsiyetiniz
--Kız --Erkek

 
2) Okumaya (gazete, dergi, kitap vb.) günde ortalama ne kadar süre ayırıyorsunuz?
--0-0.5 saat --0.5-1 saat --1-2 saat --2'den fazla


3) Son bir yıl içinde okuduğunuz kitap sayısı kaçtır?
--Okumadım --1-5 kitap --6-20 kitap --20'den fazla


4) Aşağıda sıralanan okuma alışkanlığına etki eden nedenleri öncelik sırasına göre numaralandırınız (kutucukları 1'den 5'e kadar sıralayınız).
-- Ekonomik nedenler (kitap fiyatlarının yüksekliği veya gelir düşüklüğü)
-- Kültürel nedenler (toplum baskısı)
-- Eğitimsel nedenler (okuma alışkanlığını kazanmamış olmak)
-- Çalışma (ders, iş vb.) nedeniyle vakit bulamama
-- Gezi, eğlence (televizyon izleme, sinemaya gitme, müzik dinleme vb.) gibi nedenler


5) Doğum günü, sınıf geçme vb. nedenlerden dolayı başkalarına kitap hediye etme alışkanlığına sapip misiniz?
--Evet --Hayır


6) İlk, orta ve lise eğitimi sırasında genel olarak bakıldığında öğretmenlerinizin size okuma alışkanlığı kazandırdığına inanıyor musunuz?
--Evet --Hayır


7) Seyahate çıktığınızda yanınızda kitap, dergi, gazete türü yayınları bulundurma alışkanlığına sahip misiniz?
--Evet --Hayır


8) Büyüdüğünüz evde kitaplık bulunur muydu?
-- Evet -- Hayır


9) Ülkemizde kütüphane hizmetlerinin (özellikle üniversite kütüphanelerinde) gereğince yerine getirildiğine inanıyor musunuz?
-- Evet -- Hayır


10) Günde ortalama kaç saat müzik dinlersiniz?
-- 0-0.5 saat -- 0.5-1 saat -- 1-2 saat -- 2'den fazla


11) Günde ortalama kaç saat televizyon seyredersiniz?
-- 0-0.5 saat -- 0.5-1 saat -- 1-2 saat -- 2'den fazla

Bu ankete verilen cevaplar pek de iç açıcı değil ama yine de okuma konusunda son yıllarda etkin bir yol katedildiği de bir gerçek.

Okuma zevki kişinin kendi düzeyine ve kendi eğilimine uygun romanların özenli yazılmış olanlarım okumasıyla gelişir. Diyelim ki okulda albenisiz kitaplardan nefret etmiş 25 yaşlarında genç bir adam, dünyayı daha iyi algılayabilmek için yavaş yavaş birşeyler öğrenme gereği duyuyor. Bu genci, okulda nefret ettiği kitaplara benzer kitaplarla okuma zevkinin içine çekemeyiz. Bu gencin önce iyi yazılmış polisiye romanlar denemesi yerinde olur. Bir kez klasiklere yönelmeden, iyi yazılmış polisiye romanlarla kötü yazılmış olanları ayıracak düzeye gelmelidir.

Yurdumuzda okuma oranı düşüyor mu? Dünyada ne kadar düşüyorsa, bizde de ancak o kadar düşüyor. Daha fazla değil. Hep örnek verilir Batı’dan... Herkes otobüste, metroda kitap okuyor diye. O kadar yolculuk ettim, öyle herkesin taşıtlarda kitap okuduğunu görmedim.

Bunlar yine içten yanıtlar. Bir de okumayı sevdiklerini, edebiyata meraklı olduklarını söyleyenler var. Bilgi yarışmalarında görüyoruz. Yaşar Kemal denilince bile uzun uzun düşünmeden edemiyorlar. Bu ad bir yerden kulaklarında kalmış... Eh, soruları hazırlayanlar da "Yerma"ın, "Bernardo Alba’nın Evi"nin yazarına Ionesco dediklerine göre, tablo tamamlanıyor.

Gelişmekte olan bir ülke konumundan çıkıp gelişmiş bir ülke olmak istiyorsak eğitime ayırdığımız payı göz önünde tutup bu doğrultuda hareket etmeliyiz.Eminim ki silaha ayrılan pay bizi düşmanlarımıza karşı korumaz fakat kitaba ayrılan pay düşmanlarımıza karşı bizim en büyük zaferimiz olur.


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Mahmut Şaylıkay 1984, Diyarbakır doğumlu. Kars Kafkas Üniversitesi İşletme ikinci sınıf öğrencisi. Kurduğu çocuk şiir grubu ile birlikte Kars’ta sahne gösterilerinde bulunuyor.

Detaylı Bilgi


HABERLER

 

 

Yaşı Tarihle Eşit: Hasankeyf


Disleksi: Özel Öğrenme Güçlüğü


Arka Sokak Modacıları


Okullarda “Beyaz Bayrak” Yarışı 


Hayat Okumakla Güzel


Tuz Gölü Lağım Olmadan!


Yeryüzünün Yüzleri


Ada Vapuru’nun İçinde...


Makrobiyotik Beslenme


Besinler Neleri İçeriyor? Hangi Besin Neye Yarıyor?


ABD'deki Okullarda Gazlı ve Şekerli İçecekler Yasaklandı


Çizgi Filmler Çocukların Karakterlerini Etkiliyor


“Oyun” Filmi Ödüle Doymuyor!


Kadıköy'de Kısa Film Günleri


Sayılardan Renk, Seslerden Şekil olur


Kendini Koruma Sanatı


Muson Mevsiminde Uttaranchal (II.Bölüm)


Bir Popüler Kültür Ürünü Olarak Yoga 


Renklerle Karakter Analizi


Ateşli Beyaz Geceler (astroloji)


Sibirya'da Bütün Bir Mamut İskeleti Bulundu

 

KÖŞE YAZARLARI

Mahmut Şaylıkay

Baban Mı Var Derdin Var


Uzay Gökerman

Kıyamet Tarikatleri mi?


Didem Çivici

Ruhun Yolculuğu


Uzay Gökerman

İnanmak


Doruk Oğuz

Ey İnsan Birey!


Meltem Bingöl

Kuşlar


Rüya Yüksel

Dostluk üzerine


Burcu Özgeçen

İlişkiler üzerine... 


Burçin İvren

Bu Sana Üstat 


Çiğdem Aksoy

Her Yerde Kar Var


Burak Kaan Kızılkan

Özgürlük


Mukaddes Öztürk Odacı

Yaradan'a Yakarış


Mahmut Şaylıkay

Düşümdeki Anneme


SEÇİLMİŞ ŞİİRLER

Nebile Ayyüce KOTANCI

Yağmur KOTANCI

Seda ÖZKARAYURT

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  2 Eylül 2008 TSİ 00:00