|
Mahmut Şaylıkay
Baban Mı Var Derdin Var
Soğuk bir kış gününde üstüme
yağan kar tanelerinde arıyorum gülüşünü. Seni anımsatacak,
şiddetli bir dolu yağsın diyorum ama yağmıyor! Gitmen gerçeğini
kabullenmeyi yüreğim kaldırmıyor. Bu gerçeği görmek için daha
küçüğüm baba. Bana kocaman cezalar verip erken yaşta büyütme
beni.
Hep işim var dedin, hep
zorunda olduğun işleri yaptın ve benim yanımda olma
zorunluluğunu ek mesailerine bıraktın. Sana hak ettiğinden fazla
sevgimi verdim, ek mesai yapmanı, yani yanımda olmanı
beklemeden. Ama sen kendini savunacak küçük bir öyküyü bile bana
çok gördün. Bir gün fırsatın olursa, o mesaiyi benimle yapmak
istersen, her şeyi anlat bana. Tüm ayrıntıları anlat bana. Eksik
olan bir şey kalmasın ve sakın benden özür dileme. Çünkü ben özür
dilerim, her zaman yanında olamadığım için.
Hatırlar mısın? Her gelişinde
hep sarı kırmızı balkon demirlerinden seni gözetlerdim. Çünkü
ateşim kırktı ve ancak kırkı geçerse beni
hatırlıyordun. Biliyor musun bana hep aynı şekeri alırdın. Bunun
farkında mıydın? Yoksa mahalle bakkalında sadece o çeşit mi
vardı? Peki neden baba? Neden hep ben uyurken giderdin ve bir not
bile bırakmadan... Yok, düşünme babacığım. Düşünmek için vaktini
harcama, ben seni bırakıp gittiğin evin odasında bekliyorum. Her
gece senin geliş hayallerini görürdüm ve seni özlediğimi bağıra
bağıra haykırırdım o odada. Ama anladım, faydası yok, sen
dönmezsin
ki, koymuşsun kafana bir kere gitmeyi. Benim sevgim mi seni
durdurmaya yetecek? Güldürme beni. Çünkü sızın hala içimde. Ama
benim bir suçum yok. Gitmende bir suçum yok. Bu suçu kabullenmek
için çok küçüğüm baba.
Sen trenle giderdin, ben bir
jet ile takip ederdim seni rüyalarımda. Benim için bir
devdin, koca bir dev. Her şeye gücü yeten ve herkesin babasını
dövebilen. Ama sen kavga edemezsin ki, o yumuşak ellerinde taş
bile pamuk olurdu ama ben ellerinde taş bile olmaya öykünürdüm.
Hasta olmaya sevinen tek
çocuk bendim dünyada. Çünkü başka çaresi yoktu bu hükmün. Kabul
ediyorum, tebeşirleri yazı yazmak için kullanmayan tek çocuk ta
bendim. Ama ne yapayım, kırk derece ancak onlarla mümkündü ve her
defasında o küçük yatağımda ağlardım. Bu sevinçten miydi
bilmiyorum ama seni kandırmak bana ağır geliyordu ve tebeşirler
benim için çiçek olmuştu. Seni bana getiren, o büyük devi bana
getiren zümrüt taşıydı o anka kuşuna benzeyen trenle.
Biliyor musun? Seni ilk günkü
gibi seviyor ve özlüyorum babacığım. Eğer dönersen, bana şeker
alma. Çünkü şeker yemeyecek kadar büyüdüm ben.
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Mahmut Şaylıkay
1984, Diyarbakır
doğumlu. Kars Kafkas Üniversitesi İşletme ikinci sınıf
öğrencisi. Kurduğu çocuk şiir grubu ile birlikte Kars’ta sahne
gösterilerinde bulunuyor.
Detaylı Bilgi
|