|
Haber:
Mahmut Şaylıkay
Eğitim Haberleri, Kars
Şiddeti Çocuklar ve Gençler
Önleyecek
Günümüz
insanoğlunu derinden yaralayan olaylardan biri de artan şiddet ve kargaşa
kültürü ve tabii olaydan en çok etkilenen varlıklar olan çocuklar.
Son zamanlara kadar önemsenmeyen bu konu
okul önlerinde baş gösteren şiddet görüntüleri ve bunu çarpıcı şekilde ele
alan medya kuruluşları sayesinde önem sırasını doruğa çıkardı. Acil eylem
planları ve seminler düzenlenerek bilinçli bir gençlik geliştirmek adına bir
yol izleme politikası hazırlandı.
Milli
Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu
(UNİCEF)'in 28-30 Mart tarihlerinde düzenlediği "1.Şiddet ve Okul"
sempozyumunun sonuç bildirgesinde çocuğun dünyasında şiddetin yeri olmadığı
belirtilerek, okul ve çevresinde şiddetin önlenmesi için herkesin
sorumluluğu bulunduğu ifade edildi.
MEB İlköğretim Genel Müdürlüğü ve
UNICEF'in birlikte düzenlediği "I.Şiddet ve Okul: Okul ve Çevresinde Çocuğa
Yönelik Şiddet ve Alınabilecek Tedbirler Sempozyumu"na katılanlar şu görüş
birliğine vardılar:
Çocuğun
dünyasında şiddetin yeri olmamalı. Şiddet önlenmesi için geliştirilecek
stratejilerde çocukların katılımı sağlanmalı. Okul ve çevresinde şiddetin
önlenmesinde toplumun her kesiminin görev ve sorumlulukları var.
28-30
Mart tarihlerinde İstanbul'da Zübeyde Hanım Öğretmenevi ve Akşam Sanat
Okulu'nda uluslararası katılımla yapılan sempozyum sonucunda, kamu kurumu
temsilcileri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları temsilcileri,
öğrenciler ve ebeveynlerin görüşleri doğrultusunda oluşturulan sonuç
bildirgesi, Feriye'deki Feyyaz Tokar Kültürevi'nde UNİCEF Türkiye Temsilcisi
Edmond McLoughney ve Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Necat Birinci
tarafından açıklandı.
McLoughney, sempozyumda çözüme dair iyi
sonuçlar elde edildiğini belirterek, şiddetin önlemesi sürecine çocukların
mutlaka dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Oluşan siyasi iradenin devamının
sağlanmasının önemine
değinen McLoughney, siyasetçilerin ve karar vericilerin gereken desteği ve
kaynağı ayırmaları gerektiğini belirtti.
Mcloughney, "Çocuk Dostu Okul" projesinin
okulların güvenli hale gelmesine büyük katkı sağlayacağını vurgulayarak,
yaşam becerileri programlarının ve çocuk dostu okul kavramının tüm okullarda
yaygınlaşması gerektiğini ifade etti.
Sonuç bildirisini okuyan Birinci,
"Sempozyumun katılımcıları olarak bizler, bildirgede belirtilen konularda
görev ve sorumlulukları yerine getirmedeki kararlılığımızı ve sempozyumda
getirilen önerilerin değerlendirilmesinin ve uygulamasının takipçisi
olacağımızı kamuoyuna duyurur ve toplumun tüm kesimlerini okul ve çevresinde
şiddeti önlemek için işbirliğine davet ederiz" dedi.
Sempozyumda
yapılan tartışmaların ve ulaşılan sonuçların, bu yıl tamamlanması beklenen
"BM Çocuğa Yönelik Şiddet Küresel Araştırması"na da önemli katkı
sağlamasının beklendiğini ifade eden Birinci, akademik çalışmaların
eşgüdümlü hale getirilmesi ve alınan tedbirlerin izlenmesi amacıyla gerekli
sistemlerin oluşturularak uluslararası çalışmalara ve ağlara katkıda
bulunulmasının, öneriler arasında yer aldığı bildirdi.
Sonuç bildirgesinde, şiddetin önlenmesi
konusunda alınan kararlar Kamu kurum ve kuruluşlarına, Milli Eğitim
Bakanlığı'na, okula, anne babalara ve medyaya düşen görevler şeklinde 5 ana
başlık altında toplandı.
Kamu kurum ve kuruluşlarının:
-
Şiddetin önlenmesine yönelik caydırıcı
düzenlemeler yapması
-
İhtiyaç duyulan insan ve maddi
kaynakları seferber etmesi
-
Öncelikli olarak, çocuklarla çalışan
kamu görevlilerinin, şiddet olaylarının tespiti ve çözümüne yönelik uygun
eğitim almalarının sağlanması
-
Tüm sorumlu taraflar arasında
koordinasyonu sağlaması, o çocuklara yönelik her türlü şiddetin yasak
olduğu konusunda kapsamlı bir farkındalık yaratılmasını sağlaması
Milli Eğitim Bakanlığının:
-
Güvenli okullar oluşturulması amacıyla
politikalar belirlemesi
-
Standart ölçütler koyması, o başta okul
müdürleri ve öğretmenler olmak üzere tüm okul çalışanlarına şiddet ve
önlenmesine yönelik çatışma çözme,arabuluculuk, olumlu disiplin yöntemleri
gibi konularda eğitimler verilmesini sağlaması
-
Etkili ebeveynlik eğitim programlarını
yaygınlaştırması, o çocukların sorunlarını iletebilecekleri ve çözüm
üretilebilecek mekanizmaları hayata geçirmesi
-
Kaliteli eğitimi hedefleyen çocuk dostu
okul ölçütlerini geliştirerek tüm okullara yaygınlaştırması
-
Öğrencilerin etkili iletişim, karar
verme, problem çözme, çatışma yönetimi gibi temel yaşam becerilerini
geliştirmesi için gerçekleştirilen yeni eğitim programlarının etkin
uygulanmasını sağlaması
-
Okullarda sanat, spor gibi ders dışı
etkinliklerin geliştirilmesi altyapıyı sağlaması
Okulların:
-
İnsan haklarına ve onuruna saygı
ilkesini benimseyerek hayata
geçirmeleri
-
Ev, okul ve toplum arasındaki iletişimi
güçlendirmeleri
-
Öğrenciler ve personel için katılımcı
yollarla davranış kuralları belirlemeleri
-
Bireyin, gelişim dönemlerini dikkate
alan disiplin önlemlerini almaları, o şiddet olaylarına karşı net ve
tutarlı bîr tavır sergilemeleri ve
bunları görmemezlikten gelmemeleri
-
Öğrencilerin güvenliğini sağlayacak
tedbirleri almaları
-
Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin 12.
maddesi doğrultusunda çocukla n n karar verme süreçlerine aktif
katılımlarını sağlamalını
Anne babaların:
-
Çocukları için model teşkil
ettiklerinin ve çocuklarının okuldaki davranışlarının büyük bîr olasılıkla
onların evde gördükleri muameleyi yansıtacağının bilincinde olmaları
-
Kabul edilebilir ve kabul edilemez
davranışlara net sınırlar koyarak şiddet konusunda, çocuklar! için yol
gösterici ve açık kurallar belirlemeleri
-
Aile içi demokrasiye önem vererek
hayata geçirmeleri
-
Çocukları ile güven ilişkisi
oluşturarak onların arkadaşlarından,nerede olduklarından ve ne
yaptıklarından haberdar olmaları
-
Güvenli bir eğitim ortamın
sürdürülmesine ilişkin okul politikalarını ve kurallarını desteklemeleri
Medyanın:
-
Aile ve çocukların bilinçlendirilmesi
konusunda planlanan ve uygulanan çalışmalara destek vermesi
-
Şiddetle mücadele alanındaki olumlu
gelişmeler üzerinde yoğunlaşarak, okullarla ilgili haberlerin
yayınlanmasında daha özenli davranması
-
Okulun faaliyetleri ve başarıları ile
ilgili bilgileri kamuoyuyla paylaşarak okulu desteklemesi
Alınacak
bu önlemler sayesinde gençlerin daha rahat ve huzura hakim bir toplumda
yaşayarak öğrenimlerini görmeleri ve yaşadıkları hayattan tat almaları
açısından gereken doyuma ulaşıp,özenti tavırlarla süslü hayatları benimseyip
yaşamlarını sürdüren insanları örnek almamaları açısından önemli bir adım.Ve
temennimiz odur ki;hak ettiğimiz o dinamik genç nüfusa ve ülkesine sahip
çıkan gençlik kuşağı tekrardan aramıza döner.
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Mahmut Şaylıkay
1984, Diyarbakır
doğumlu. Kars Kafkas Üniversitesi İşletme ikinci sınıf
öğrencisi. Kurduğu çocuk şiir grubu ile birlikte Kars’ta sahne
gösterilerinde bulunuyor.
Detaylı Bilgi
|