Sayı 36|EYLÜL 2008    Anasayfa | Blog | Kurumsal | Forum | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

DUYURU!

Gazeteciliğe

hevesli misiniz?

İndigo Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır. Detaylı Bilgi

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Sonbahar

Yazar: Yasin Sarı


Zamanla Dans

Yazar: Fehmi Özçelik


Ahh Sevgili Aşkın Çok Güzel

Yazar: Hale Karaarslan

 

 

 

 

 

Kristallerle Gelen Şifa

İnsanların mağaralarda yaşadıkları dönemlerden beri, taşlar dünyasıyla sezgisel bir bilişle kurdukları ilişki, günümüz insanında kristallerin enerji alanlarımızdaki etkisini, bilinçli bir şekilde kabul edişe dönüşüyor.

Kristallerle şifa yöntemini, yirmi üç yıldır başarıyla uygulayan Laureen Warrington, uyguladığı seanslarla kişilerin kendi bedenleriyle ve içinde bulundukları dönemlerle ilgili olarak farkındalık kazanmalarına destek oluyor.

Laureen Warrington ve onun, enerjilerine, güzelliklerine hayran olduğum kristalleri yaklaşık iki yıl önce hayatıma girdiler. Onun rehberliğiyle tanışmam, kristallere duyduğum aşırı çekim sayesinde gelen bir elektronik postayı merak edip açmamla başladı. Laureen son yirmi üç yıldır kristallerle çalışan bir şifacı. Ailesinin, babasının İngiliz Konsolosluğu’nda olan görevi nedeniyle geldiği İstanbul’ da doğmuş. İstanbul’un hayatındaki yeri, bu yüzden çok özel. Fransa’da yaşıyor ama sık sık kendi deyimiyle, ‘çekildiği’ İstanbul’a geliyor. Türkçe’yi de çok güzel kullanıyor. Onu, ancak zaman zaman İstanbul’da yakalamak mümkün olduğu için, yakaladığım anda da benim için özel bir deneyim olan bu şifa yöntemini, onunla bir söyleşi yaparak sizlerle paylaşmak istedim.

Laureen, çok yönlü bir rehber şifacı. Seansı sırasında kullandığı yardımcı araçlar var. Tarot kartları, renk terapisi derken bunların sonucunda uyguladığı kristallerle tedavi yönteminden sonra da ‘Yaşam Koçluğu” yaparak danışmanlık veriyor.

Özel bir not: Laureen’la seanslar sonucunda belirlediğimiz, ‘Hedeflerim’ başlıklı listem, cüzdanımın arka bölmesinde hala duruyor. O listeye her baktığımda, listeye eklediğimiz her satırı (eklerken hayal gibi görünmüştü oysa) birer birer gerçekleştirdiğimi görerek neşeyle doluyorum.

Sanem: Kristallerle tedaviye nasıl başladınız?

Laureen: Yıllar önce, bir ölüm deneyimi yaşadım. O zamana kadar, hiç birşeyi umursamayan katı bir insandım. Sadece yaşıyordum. O deneyimimle birlikte, bir ruhum olduğunun farkına vardım. Hastane odasında, bedenimden ayrılmış olarak aşağıda yatan bedenime bakar halde buldum kendimi. Bu deneyimimden sonra, hayatımda her şey değişti. Hayata bakışım farklılaştı. Kendimi bir arayış döneminde buldum. Oradan oraya sürükleniyor, ‘öğrenmeliyim, daha çok şey bilmeliyim, anlamalıyım’ diyerek türlü yöntemler deniyordum. Birden, kristallerin beni çağırdıklarını hissettim. Onlarla aramda bir bağ vardı. Beni çekiyorlardı. Araştırmaya, bu konu üzerinde yoğunlaşmaya başladım ve şimdi buradayım.

Sanem: İnsanlar size neden geliyorlar? Size gelen insanların yaşamlarında ne gibi değişimler oluyor?

Laureen: İlişkileriyle ilgili olarak gelen insanlar çok oluyor. Bu sadece özel ilişkiler değil. İlişkiler deyimi; iş yaşamında, arkadaşlıklarda, ailelerde oluşan karşılıklı tüm ilişkileri kapsıyor. Mesela, ilişkilerinde problem yaşayarak gelen çoğu insanda gördüğüm ilk şey ve bu her birimiz için geçerli; suçu karşı tarafa atmak. Kendindeki problemi görmek ve çözmek için durumu yaratan o aslında. Sevilmeyi kabul edemeyen kendisi. Bu durumda genellikle kalp çakrası üzerinde çalışıyorum. Çünkü orada dengeye gelmesi gereken bir enerji blokajı var. Depresyonda olan bir insanı ele alırsak, o, dünyayı korkunç, dayanılmaz bir yer gibi görüyor. Çünkü kendi içinde çözülmeyi bekleyen korkuları var. Bu durumda da, öncelikle birinci çakrada çalışma yapıyoruz. Burada önemli bir şey daha var: Bazı taşlar, çakranın olumlu yönünü kuvvetlendirmek, enerji merkezine dengeyi getirmek ve bu merkezin gücünü yeniden kazanmasını sağlamak amacıyla kullanılırken bazı taşlar da enerji merkezini temizlemek için kullanılıyor. Sorunları, tıkanıklıkları görüp, temizleyip dengeyi sağladığımızda, kişinin titreşimi ve enerjisi de değişiyor doğal olarak. Kişinin enerji alanındaki bu değişim, etrafındaki insanları ve olayları da direk olarak etkiliyor. Kişinin kendisi değiştiği için çevresi de değişiyor yani. Aslında bu çok basit bir sistem. Değişim ve denge ilk önce kendinde başlıyor. Sonrası da geliyor zaten.

Sanem: Peki, bizim bildiğimiz manada, ‘Yaşam Koçluğu’ çalışmasını, biraz daha açar mısınız?

Laureen: Hayattan ne istediğini bilemeyen, tıkanıp kalan insanlar, enerjilerini sağa sola dağıtıp duruyorlar. Biz, kristallerle tedavi aşamasına gelmeden önce, gelen kişiyi tanımak için kullandığımız aletlerden birisi olan tarot kartlarıyla bu durumu belirleyip enerjiyi bir yöne odaklıyoruz. Sen, kendin için ne istediğini bilemezken evren sana nasıl versin? Beraberce çıkardığımız profil doğrultusunda, kişinin hayatına dair bir odaklanma yaratıyoruz. Amaçlarını belirleyip o yönde hareket etmesini sağlıyoruz.

Sanem: Size daha çok kimler geliyor? Belli bir yaş grubunuz var mı? Mesela çocuklarla da çalışıyor musunuz?

Laureen: O kadar çeşitli mesleklerden, yerlerden gelen insanlar var ki. Kendi dengesini bulamayan, ne istediğini bilmeyen, rehberliğe ihtiyaç duyan herkes geliyor diyebilirim. Buraya, kaybolmuş bir şekilde gelip bir ‘kral’ gibi dimdik bir şekilde ayrılan, o kadar çok  kişi gördüm ki... (Laureen, konuşmaları sırasında, beden dilini de oldukça sık kullanan biri. Tüm anlattığı olayları, durumları da usta bir tiyatro sanatçısı gibi canlandırıyor aynı zamanda ve bu durumda onu izlemek, dinlemek kadar keyif veriyor) Çocuklara gelince... (Bu sırada, bakışarak muzip muzip gülüşüyoruz.) Onlarla genelde okulda yaşadıkları konsantrasyon sorunları, sınavlardan önce yaşadıkları stres ve korkuları için çalışıyorum.

Sanem: Aşağı yukarı kaç seansta, bir değişim gözlemliyorsunuz?

Laureen: İlk seansta bir uyanış oluyor. Tabi herkesin problemi, derinliği farklı oluyor. Seanslar, üç ya da yedi seans arasında değişiyor. Bunlar da güçlü şifreler tabi. (Seans sayılarından bahsediyor.)

Sanem: Nasıl güçlü şifreler? Numeroloji’nin de seanslarınızın bir parçası olduğunu biliyorum.

Laureen: Dağlarda yürüyen (rehberlerden bahsettiğini anlıyorum sonra) insanlar söylerler. O sırada, orada deneyimlediğin şey her ne olursa olsun, üçüncü günün sonunda bir anlayış değişimi, bir farkındalık oluşuyor. Numeroloji'yle, doğum tarihinizi yorumlarken, ‘Arch Type Energy’nizi buluyoruz. (Laureen, bunu özellikle İngilizce belirtmek istedi. Benim yorumumla, ‘geçmişten getirdiğimiz kalıp enerji’ diyebiliriz.) Her numaranın, belirli bir özelliği, anlamı var. Numeroloji'ye göre numarası bulunan insanın, olumlu ve olumsuz özelliklerini görebiliyorsunuz. Yani, her insanın numarasına göre bir olumlu ve bir olumsuz profili var. Bu sayede sorularını, sorunlarını, hayata bakış açısını anlayabiliyor ve yorumlayabiliyorsunuz. Numeroloji, profil çıkarmada kullandığım yardımcı yöntemlerden birisi bu yüzden.

Sanem: Kristallerle tedavinin, sizce, ruhsal gelişim bakımından faydası nedir?

Laureen: İlk olarak, kozmik enerjiye bağlanıyorsun, yeniden. Ruhsal gelişim için bence en önemli şeylerden birisi; "dengede olmayı" öğreniyorsun. Nefesini nasıl kullanman gerektiğini öğreniyorsun. (Laureen’ın tarif ettiği nefes, yoga uygulamalarından olan, pranayama-nefes- çalışmalarındaki, ‘doğru nefes alış/veriş tekniği’ ile aynı olan nefestir.) Senin gücün, nefesini kullanışından ve ışıktan geliyor. Biz de ilk önce bunu vurguluyor, daha sonra da kristallerle destek veriyoruz.

Sanem: Sizce doğru nefes alış/veriş nasıl olur?

Laureen: Doğru nefes alış/verişi, çocuklara öğretirken en çok kullandığımız araçlardan birisi balondur. Balonu elinize alın ve şişirin. Nasıl şişirirsiniz? Balona nefes üflediğinizde karnınız iner, içe çöker. Tekrar üflemek için nefes aldığınızda ise karnınız şişer. İşte bu kadar. Doğru nefes budur. Nefes aldığınızda karnınızı şişirin, nefes verdiğinizde karnınızı içe çekerseniz, uyguladığınız yöntem doğrudur. Korktuğumuzda, genellikle nefesimizi tutarız ya da az nefes alırız. Dengeye gelmek için doğru nefes alıp vermemiz yeterli olacaktır. Evet, bu yeterli olacaktır. Örneğin ben uçağa binmekten fena halde korkardım. Şimdi, hayatım uçaklarda geçiyor. Hem pozitif, hem negatif özelliğe sahip olan kristaller var. (Bu sırada bana, iki ucu sivri, bir kristal çiziyor) Uçağa binerken iki tane böyle kristali ellerime alıyorum. Uçak istediği kadar hava boşluğuna girsin, umurumda olmuyor. Çünkü kristallerle dengemi sağlıyorum.

Sanem: Gerçek kristalin nasıl anlaşılabileceği konusu var bir de. Ve tabi kristalimizi nasıl temizlemeliyiz?

Laureen: Bu, hissedilebilecek bir şey. Genellikle gerçek kristallerin içleri doğal şekillidir. Kristaller bize çok benzerler. Farklı bakış açılarıyla, farklı görünürler. Bu bakımdan iç dünyalarımız gibidirler. Kimileri ellerinde tuttuklarında sıcaklık hissederler, kimileri soğukluk hissederler, kimileriyse karıncalanma gibi bir duygu hissederler. Aslında tüm bu kurallar insanlarda blokajlar yaratıyor. Doğru taşı, kristali hissedersin. Temizlemeye gelince... Ben genellikle, adaçayı yakıp kristalleri dumanına tutuyorum. Deniz tuzuyla hazırladığın bir solüsyonda da bekletebilirsin. Toprağa da gömebilirsin.

Sanem: Kristallerin kullanım alanlarından bahsetmiştik bir defasında.

Laureen: Evet. Mesela şeffaf kristaller, endüstride de çok sık olarak kullanılıyorlar. Çünkü bu tür kristaller, her ne yapıyorsan, onu bin kat daha güçlendirirler. Mesela lazerlerde kullanılırlar. Aynı zamanda, enerji dönüştürücüdürler. Kendini dengesiz hissediyorsan da kullanabilirsin. Çok etkilidirler. Öncelikle programlaman gerekiyor tabi. Sonuçta bunlar mucize değiller. Kristaller kullanabileceğimiz araçlardır.

Sanem: Kristallerimizi nasıl programlayacağız?

Laureen: Öncelikle, bahsettiğim yöntemlerden bir tanesini kullanarak kristalin temizlenmesi gerekiyor. Kendini de dengeye getirmen gerekiyor. Bunun için kendine özel bir yöntemin yoksa sadece nefes alırken ışığın tepe çakrandan girdiğini ve tüm vücudunu dolaşıp ayaklarından çıktığını düşün. Nefes ver. Bunu bir süre tekrarla. Sonra kristalini eline al, sana uygun olan bir törenle ve en önemlisi, saygıyla niyetini söyle: “Seni denge için programlıyorum.” Bunun yerine: “Seni, ...... için programlıyorum.” da diyebilirsiniz. Niyeti ve programlama işlemini kristaliniz için bir kez yapmanız yeterlidir. Yalnızca kimsenin sizin özel kristalinize dokunmamasına dikkat etmeniz gerekir. Çocuğunuz varsa, bu dikkat onun için geçerli değildir.

Sanem: Kristallerin, özel kullanımına örnek verebilir misiniz?

Laureen: Stresten kurtulmak, rahat bir uyku uyumak, dinlemiş bir şekilde enerji dolu olarak uyanmak için Ametist kristalini kullanabilirsiniz. Yatağınızın baş ucuna bir tane, ayak uçlarına da birer tane olmak üzere üç tane ametist taşını alın ve onları bir üçgen oluşturacak şekilde yerleştirin. Bu, çocuklarda çok sık rastladığım korkutucu rüyalara da çok etkili olan bir çözümdür. Sabah kalktığınızda, tüm yorgunluğunuzun, geriliminizin uçup gittiğini göreceksiniz.

Sanem: Sizce, sağlıklı bir insan nasıldır?

Laureen: Dengeli, kendine ve dünyaya karşı saygılı insan, sağlıklı bir insandır.

Sanem: Son olarak, bizlere, tavsiye edeceğiniz bir şey var mı ?

Laureen: Evlerinizde kendinize ait küçük bir yer, bir alan yaratın. “Burası, benim güçlenme, canlanma, dengelenme, huzur yerim.” deyin. Burada dört elementi kullanın. (Ateş, Su, Toprak, Hava) Özel yerinizi canlandırın, oraya hayat verin. Gün içinde, bir süreyi orada meditasyon yaparak geçirin. Çocuklarınıza olup olmadık cezalar vereceğinize, onları özel yerinizde oturmaları için davet edin. O zaman göreceksiniz ki dengeleniyorlar ve sakinleşiyorlar.

Kahkahalarla, bazen fısıldaşmalarla devam eden sohbet sonrasında, ‘yarın için alınacaklar’ listeme, sayıca eksik olan, Ametist kristallerini de ekledim. Laureen’ın bahsettiği, uyuduğumuz yer için üçgen dinlenme kalkanını deneyeceğim. İlgilenenler ve Laureen’la tanışmak isteyenler için:

E-posta: laureenwm@wanadoo.fr


EDİTÖR HAKKINDA BİLGİ

Asu Sanem Kaya, 1976 doğumlu. İstanbul’da yaşıyor. Çeşitli okullar ve merkezlerde, yoga eğitmenliği yapıyor. EMF (Elektromanyetik Alan Dengeleme Tekniği) Master in Practice ve Usui Reiki Master olarak çalışmalarını sürdürüyor. anasuyasanem@hotmail.com


HABERLER

 

 

Ne Yapmalı?

Eşcinsellik Dosyası

Anjelika Akbar İle Bir Söyleşi

Müzik Terapi ve Türk Müziğiyle Tedavi

Gen Haritası Tamamlandı

Dubai'nin Kuleleri

Çocuklarımızdan beklentilerimiz onları zorluyor

Yeni Çocukların Bilimi: İkinci Bölüm

Kristallerle Gelen Şifa

Kuşbakışı: Ruh ve Cinsellik

Yoga Sınıfı'nda Bu Ay

Alternatif Eğitim Sempozyumu

Editörün Seçtikleri

Aralık ayı Astroloji Yorumları

Babam ve Oğlum: Ağlatan Film

Dönüşümün 7 Simyası

Aşka Göçebedir Sonbahar!

 

KÖŞE YAZARLARI

Uzay Gökerman

Beklenti Fenomeni


Rüya Yüksel

Hayat Eğlenceli Bir Oyundur Aslında


Meltem Bingöl

Aşk Ölmez Biz Ölürüz


Haluk Tunç İlker

Kabul


Funda Umut Pakkal

Gün boyunca kaç gölgeniz var?


Gürhan Faik Yeğit

Hedeflerimize Ulaşmamız için İşleyen Çabasız Güç


Doruk Oğuz

Farkındalık Notları


Tuğba Kavas

Yargısız İnfaz


Deniz Onur 

O Bir Şey İçmez


Meriç Tuncer

Bizi Fütüristler Mi Kurtaracak? 


Burak Kaan Kızılkan   

Sağırlar, Kaçanlar ve Gerçek Rehber

Google
 
Web indigodergisi.com

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  8 Eylül 2008 TSİ 01:00