|

Share Facebook
Tamamen gönüllülük ilkesiyle
yürütülen İndigo
Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.
Okuyucularımıza teşekkür ederiz. |
|
DUYURU!
Gazeteciliğe
hevesli misiniz?İndigo
Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır.
Detaylı Bilgi |

|

Yazar: Hale Karaarslan |
| |
arşiv |
Sayı 26 | Kasım 2007
sayı 26 | kasım 2007
| sayı 26 | kasım 2007 | sayı 26 |
kasım 2007 | sayı 26 |
|
Dünya
Felsefe Günü İstanbul’da
Bu yılki
Dünya Felsefe Günü kutlamaları, Unesco ve Türkiye Felsefe Kurumu’nun
işbirliği ile
İstanbul’da
düzenleniyor.
Günün
amacı, felsefenin kişilere
sağlayabileceği görme, sorgulama, düşünme ve eylem olanaklarına dikkat çekerek;
kamu yaşamında ve dünya
sorunlarının çözülmesinde oynayabileceği rolü üzerinde düşünmek olarak
belirlenmiş.
|
|
Düşler
Gezegeni
Evini yok etme
arifesindeki insanoğlu gözünü başka gezegenlere dikiyor.
Dünya giderek yaşanması,
nefes alması daha zor,
daha güvencesiz bir yer haline geliyor.
Nükleer silahlanma yarışının
yeniden hızlandığı günümüzde ufak çapta nükleer bir savaş bile dünyanın
sonunu getirmeye yetecek.
Nükleer savaş olmazsa bile
mevcut tarımsal ürünler küresel ısınmadan ötürü değişen iklime ayak
uydurmakta zorlanacak. Yazar:
Dr. Levent Altaş
|
|
Farklı
Olan Aynı
Bizler
Birbirimizden farklılaştırılma
politikaları içinde, bizden olan ve olmayan ikileminde sürüklenip durduk.
Bir elin parmaklarının bile farklı olduğunu unutarak
bu farklılığımızla birbirimizi sevmek yerine düşman kesildik. Başkalarının
oyunlarına gelip onların birer oyuncağı olduk. Senin benden benim senden farklı olmamız
neden bir suç ya da kabahat sayılsın ki?
Haber: Erdal Didar |
|
Hastalıkların
Ruhsal Sebepleri
II
Ekim ayı yazımızda,
“Hemen hemen her sağlık
probleminin altında mutlaka, duygusal düşünce travmaları vardır” demiştik.
Bu ay bu konuya biraz daha derinlemesine ineceğiz. Sağlığımızın olumsuz
düşünce davranışından etkilendiğini ve bu hasarların nasıl onarabileceğimizi
paylaşacağız. Haber: Burcu Akar
|
|
Her
Çekirdek Bir Ağaçtır
Mevsiminde yediğimiz meyve
çekirdekleri çöpe atılarak yok edilmektedir. Oysaki bu çekirdekler gölgede
kurutulup sonbaharda toprakla buluşturulursa, her çekirdek bir meyve ağacına
dönüştürülebilir.
Haber: Hale Karaarslan
|
|
|
|
|
|
Dördüncü Dünyaya
İtilen İnsanlık
Güneydoğumuzda büyük bir
trajedi yaşanıyor. Her gün gelen şehit haberleri ülkemizi geriyor. Çünkü bu
coğrafyada yaşayan insanlar savaşı anlayamıyor. Artık yüzyıllara sari olmuş
bu kavganın nedenini öncesini bilemiyor. Hesabı anlamıyor. Amaç bin yıl
öncesinden hiç farklı değil; yöntem farklı.
Türkiye
etrafında olup bitene duyarsız kalabilir mi?
Başyazar
Uzay Gökerman
| KAPAK YAZISI |
|
|
|
|
“Türkiye’de
Yapılacak En İyi İş Komisyonculuktur!”
Türkiye’nin gündeminin ne
kadar yoğun olduğunu izliyoruz. Bir tarafta iç siyasi sorunlar, diğer
tarafta tarihsel temeli olan dış sorunlar. Bir ülke olmak demek sadece
“devlet” olmak olarak algılanıyor Türkiye’de. Devlet
te başlı başına hantal bir kurum
ve herkesin onunla bir sorunu var. Oysa bir ülkenin sahibi sadece devlet
değildir; hükümet, asker, bürokratlar... |
|
Brüksel Notları
İki
hafta önce hafta Türkiye’den gelen e-posta'yı görünce
şaşırdım. 24 Ekim günü Brüksel’de yaşayan Türkler, PKK terörünü protesto
etmek amacıyla gösteri düzenlemişti. Polis, gösterinin izinsiz yapıldığı
gerekçesiyle müdahalede etmiş ve yaklaşık 100 Türk
gözaltına alınmıştı. |
|
Beyin Dalgalarının Gizemi
Bütün dünyanın “Secret”
(Sır) yasasını konuştuğu son günlerde “titreşim” kelimesi günlük yaşamımızda
çok fazla yer almaya başladı. “Çekim yasası var mı, yok mu?” tartışmasını
bir tarafa bırakıp, evrendeki her şeyin titreşerek bir arada duran
parçacıklardan oluştuğu gerçeğini kabul etmeye sanırım kimsenin itirazı
olamaz.
|
|
Dişi Enerji
Yeniden Doğuyor
Dişi erkin yeniden
dengelendiği, yaşamlara tezahür etmeye başladığı bir dönemden geçmekteyiz.
Dişi erk nedir? Eril enerjinin dünya gezegeni üzerindeki etkileri;
bireylerde neden olduğu tepkimeler nelerdir? Bu değişim neden şu anda ola
gelmektedir? Hepsi de, içinde bulunduğumuz anda cevap bulmaktadır.
|
|
Fotoğraf Karelerindeki Çocuk!
Beni Affet!
Kim bilir kaç kez mendil satan bir çocuğun fotoğrafına
rastlamışızdır. Kim bilir baskülle para kazanmayı bekleyen kaçına,
otomobillerin arasında tehlikenin farkına varmaksızın, oyun oynarcasına cam
silmeye çalışan diğerlerine… Karanlık çökmemişken şehrin üstüne
aramızdayken, geceleri bir köşede büzülüp yatan çocuklar… |
|
Oyun
ve Çocuklar
Bir etkinliğin “oyun” olarak
tanımlanabilmesi için, bazı özelliklere sahip olması gerekir. Çocuklar,
seçimini kendilerinin isteyerek yapmış oldukları etkinlikleri oyun olarak
kabul etmektedirler. Ayrıca çocuklar, bir etkinliğin kontrolüne daha çok
sahip oldukça, o etkinliği oyun diye adlandırmışlardır.
|
|
Tanrının Nefesi
"Ozon"
Uzaydan
ve özellikle güneşten gelen yoğun zararlı ışınları emerek, yeryüzüne
inmesine engel olan atmosferin Stratosfer tabakasına
eski
tarihlerde Tanrının Nefesi (ozein)” adı verilmiş.
Ozon, iklimi etkilemekte ve
yeryüzündeki canlıların korunmasında önemli rol oynamaktadır.
Ülkemizde de uygulanan Ozon Terapi yöntemiyle birçok
hastalık iyileştirilebilmektedir.
EMDR ile Hayatınıza Yeni Bir Yön
Suçluluk duygunuzdan,
fobilerinizden, kaygılarınızdan ve travmalarınızdan kurtulmak ister misiniz?
Travma, duygusal sorunlar,
fobiler ve bunun gibi daha birçok sıkıntılı durum, kişinin geleceğini
istediği yönde inşa etmesine engel olmaktadır. EMDR ile, bütün bu
sıkıntılardan kurtulmak mümkün. |
|
Galata’da Sanat Var!
3 Kasım
saat 11:00 ile
akşam 23:00 arasında gerçekleşecek olan GalataPerform Görünürlük Projesi
3’te Galata Kulesi civarında yer alan performans, tiyatro ve dans
mekanlarında, galerilerde, kafelerde, restoranlarda, dükkanlarda, sanatçı
atölyelerinde, meydan ve sokaklarda gün boyunca her saat, performanslar ve
sanat etkinlikleri yer alacak.
|
|
Korkaklar
Aşksız Gömülür
Tuhaf
rastlantılar, geleceği bilen falcılar,
ihtiyaç duyduğumuz anda arayan
dostlar... Sevgiliyle aramızdaki telepati... Hislerimiz, içgörülerimiz...
Tanrı’ya sorduğumuz sorunun cevabını bir filmde, şarkıda ya da bir kitapta
buluşumuz... Tanımadığımız insanların hayatımıza yön veren cümleleri...
İşte Şule Erden’in
ilk kitabı… |
|
Üçüncü
Hareket Yasasına Hazırlıksız Tepkiler
astroloji servisi
Başlığımız, “Üçüncü Hareket
Yasası”, gündemdeki olası harekâtı çağrıştırmış olabilir ama biz Sir Isaac
Newton’nun üç kitap ve üç bölüm halinde hazırladığı “Doğa Felsefesinin
Matematik İlkeleri”(Principia) eserinde yer alan hareket yasalarından
üçüncüsü üzerinde duracağız.
|
|
Uluslararası Hegel Kongresi
Hegel’in “Tinin
Görüngübilimi”nin 200’üncü yıldönümü, Dünyanın pek çok kentinde olduğu gibi,
İstanbul’da da bir uluslararası kongre
ile kutlandı. 6-7
Ekim 2007 tarihlerinde CKM'de yapilan uluslararasi
kongreye yerli ve yabancı felsefe uzmanlarının
katılımıyla yapıldı.
|
|
Umulmayan,
İmkansız Değildir
Bundan yüzyıllar önce “Dünya
güneşin etrafında dönmektedir” diyen bir adamı yargılayan ilginç bir türün
şu andaki son nesliyiz. Galileo gibi zamanında gerçekleri görmüş ve savunmuş
kim bilir kaç bilim adamına birer deli, hayalperest, dolandırıcı damgası
vurulmuş olduğuna ve daha sonraki yüzyıllarda ‘bilimsel gerçekler’ olarak
kabul edilen tezlerine masal gözüyle bakıldığına tanık oluruz.
|
|
Tasavvuf ve Aşk
Tasavvuf, Tanrı'nın isim
ve sıfatlarını, kâinatın oluşumunu ve insanın gerçeğini “vahdeti vücud”
(varlığın birliği) görüşü ile açıklayan dini, felsefi ve mistik bir
öğretidir. Böyle başlık mı olur? Tasavvuf ve Aşk. Tasavvufu ve aşkı
birbirinden ayırıp birini diğerine göre anlatma ve izah çabası. Beyhude
uğraş. Aşksız tasavvuf olamaz. Başlığı değiştiriyorum. Yeni başlığımız
sadece ve sadece "Aşk". |
|
Sana
Verdiği "Tek Şey" Her An Gidecekmiş Hissidir
Akşamın
karmaşasının içinde, kalabalık dünyada, kendine bir hareket alanı ararken
gökyüzünü yusyuvarlak kavuniçi bir renk kaplıyordu. Günlerden beri kendini
tamamlamaya çalışan ay, son halini almış ve bütün haşmetiyle az önce güneşin
terk ettiği göğün tam aksi istikametinde yükseliyordu. Üzerinde bulut
çizgileri, krater görüntüleri ile birleşiyordu.
|
|
Aydınlanma ve Ateş Böcekleri!
Aydınlanma yolunda her
birimiz kendi yolumuzu bulmaya çalışıyoruz kendimizce. Bu konunun uzmanı da
yok… Yani bu konuda en büyük üstatlar bile yargılandığına göre, buna kim
karar verecektir? En iyisi hangisidir aydınlanmak için? Gene insanın özgür
iradesi seçimi yapacaktır ve insan kendini en iyi gösteren aynaya
bakacaktır. Ta ki olan olana dek…
|
|
Dünyanın
En Eski Aşk Şiiri
1889 yılında, Bağdat'ın 150
kilometre uzağındaki Sümer kenti Nippur'da bir tablet bulundu. 1951 yılında
Amerikalı sümerolog Samuel Noa Kramer İstanbul’a geldi ve arkeoloji
müzesinde Sümer tabletleri üzerinde çalışmaya başladı. Daha sonra bu
tabletin dünyanın en eski aşk şiiri olduğu ortaya çıktı. |
|
İstanbul, Ah İstanbul
Sırla dolu, tanımlanamayan,
anlaşılamayan efsanevi şehir. İçimi kaynağından tutuşturan aşk şehri!
Gizemli, mağrur güzelliğinde tüm çirkinliği kaybeden, bazen hüzünlü bir
bakış, bazen içten bir gülümseme… Tepeleri, kıvrımları, yollarıyla uzanmış
yatan ve sevgiliyi bekleyen, aşka susamış kadınsın sen. Ruhun, benim
ruhum, ayrı değiliz asla.
Düşlerimdeki Yaşam
-
4
Yeni bir bölüme
geçmeden özellikle belirtmek isterim ki, “Düşlerimdeki Yaşam” herhangi bir
inancın, herhangi bir
öğretinin eseri değildir. Yaşamın gerçeklerine sırtını dönüp, yok farzedip
hayalperest bir tutum içine girmek hiç değildir.
Sadece zaman zaman kendi içime yaptığım yolculuklarda
kulak verdiğim iç sesimin bana anlattıklarıdır.
Mutluluk
Zamanın birinde hükümdarın
biri bir yarışma düzenlemiş. En güzel mutluluk resmi yapan kişi en büyük
ödüle hak kazanacakmış. Duyuru tüm ülkeye yayılmış. Ne kadar ressam varsa
hepsi hazırlanmaya başlamışlar. Çok güzel eserler ortaya çıkarmışlar.
|
Ateş Et Korkak,
Yalnızca Bir İnsan Vuracaksın
Bir yıldız kaydı. Bolivya
ormanlarından karanlığa doğru... Sinsi, aç, zalim bir silah sesiydi
yankılanan… O öyle bir silahtı ki daha kaç mermi gerekecekti ya da kaç litre
kan? Kaç dilim ekmek için canlanacaktı silahlar? Karanlığa doğru kayan büyük
yıldız…
Teklif
Her şeye yönelik tüm
tepkilerimin tepkisiz kalmasıyla ilintili hepsi. Her şeye karşılık gelen
dağınıklığın ve tüm karşıt düşüncelerin bir eseri yaşadıklarım. Siyaha
karşılık, beyaz. Kötüye karşılık, iyi.
Sana karşılık, ben. An itibariyle tüm
kainattan tiksinmenin nasıl bir açılaması olabilir ki zaten?
Bakış açısına göre değişen bir sevda...
Dönüşüm
Çam sakızı
kokuları ilişiyor burnuma. Mavi düşlerle uyandığım sonbahar İstanbul’unda
kendime dair sevinçlerle karşılıyorum yağmurları.
İstiklal
yollarında santur sesleriyle ulaşırken içime, Mustafa Amca’nın yerinde
ıhlamurumu yudumlamaktayım. |
|
|
|
Meliha Başal
Artistlik
Yarışmasının Şarkıları
Öğretmenlik de zor iş canım.
Ama seviyorsun işte nedenini fazla da didiklemeden. İngilizce dersi
okutmanın ne mendebur bir şey olduğunu söylememe gerek yoktur sanırım. Artık
bıkmış durumdaki öğretmenleri ben ve anlamamaktan sıkılmış olan
öğrencilerimle sınıf içi etkinlik yapmaya karar verdik ve ‘sınıfımız
artistini seçiyor yarışması ‘düzenledik.
Adnan Çelik
Aşk ve
Yalnızlık
Aşk ve yalnızlık... İlk bakışta
yan yana getirilmesi olanaksız, birbirlerini kesinlikle dışlayan duygu
çağrışımlı iki kavram. Biri kendini dışarıya açmayı, birisine adamayı, ödün
vermeyi, katlanmayı sağlarken; diğeri, kendini içe kapatmayı, ödün
vermemeyi, kalabalıklara katlanamamayı, her şeyden soyutlanmayı ima eder.
Merve Şen
Bulutlar
Beyazdır
Gökyüzü mavidir, yaprak yeşil,
civciv sarı; bulutlar beyazdır, elma kırmızı, toprak kahverengi... Bu
gerçekleri öğrenmem uzun zaman almadı. Çocuktum ben. Küçüktüm, çok küçük.
Güneşi çizerdim her resme. Seviyordum güneşi. Sıcak,
samimi, güler yüzlüydü güneşim.
Tuğçe Karaarslan
Öz
Çimen yeşiliymiş o koca
dağ. Üzerinde her zaman parlayan Güneş, gözlerini kamaştırırmış kar beyazı
Bulut’un. Güneşmiş Bulutu kristal gibi parlatan ve Bulutmuş, Güneş’e
hayranlıkla bakan. Bulut’un yanından ne bulutlar geçmiş Güneş’e övgüler
yağdıran ama Bulut diyemezmiş ki Güneş bana verir asıl en güzel ışığını?
Boran Savran
Şiir Yazmak
Yaşamak Demektir
İnsan okur, okudukça
bilgilenir. Okuduklarını hayata geçirir, deneyim kazanır. Deneyimlerini
yazar, ölümsüzleştirir. Fakat bugün farklı bir şeyden bahsedeceğiz.
Deneyimlerimizi değil de duygularımızı aktarmaktan, ölümsüzleştirmekten.
Konumuz: şiir…
Didem Çivici
“Tanrı
Yağmurdadır”
Çocukken su
birikintilerine düşen yağmur damlalarının oluşturduğu kabarcıkları sayardık.
‘Asker derdik onlara; ordular yaratırdık. Yağmurda oyunlar oynardık. Uzun
zamandan sonra, kahve tadında bir İstanbul yağmuruna uyandım bu sabah.
Buse Doğan
Gözlerini Gözlerimden Ayırma Hiç
Sen hayatının arkadaşı
olmamı teklif edene kadar; Bir yolun iki farklı yönü
gibiydi öncem, Gidişi ve dönüşü farkli
manzaralar içeren... “Lezzetli
bir akşam yemeğinin üzerine içtiğim,
Sade Türk kahvesi keyfim
gibisin” diyorsun. Ve bana, aşka inanıp,
inanmadığımı soruyorsun.
Hale Kararslan
Uçup Gidiyorum
Uçup gidiyorum, yükseliyorum,
yükseliyorum. Durmadan yükseğe, en en yükseğe… Ruhum kanat çırpmış, ben
uçuyorum. Nereye? Neresi bu çok tanıdık yer? Engin denizler, okyanuslar
üzerindeyim. Mavinin o muhteşem dinginliğinde kayboluyor ruhum aşkla!
Titriyorum.
Luke Skyvolkan
Ayın Karanlık Yüzü
21.10.2007 Pazartesi.
Saat 1:57.
Tarih atarken fark ettim
bir kez daha. Yıllar ne kadar hızlı geçti. İnsan, her geçen
saniyenin ardından gelecek saniyelere de bırakıp gidecekler gözüyle bakmadan
edemiyor. Yaşananlar geriye bir yolculuk yapıyor da biz ilerlediğimizi mi
sanıyoruz?
Eray
Çetinkaya
Seni
Unuttukça Seveceğim
Bir Pazar sabahının erken
vakitlerinde niyetim dertlerimi irdelemek değil, içimde ötelemekti aslında.
Sabahın en karanlık gün ışımında, dünden kalma bir yalnızlık olgusuyla yine
ben kadar yalnız sahillere, uçsuz bucaksız dalgaların tüm gayretiyle
sensizliğimi kazıdığını görüyordu gözlerim.
Burcu Özgeçen
İnsan Olmak
Kendime rehberlik etmek
için yazıyorum şu an... Çünkü herşeyi o kadar çok seviyorum ve her şeyle
birim ama bir kutunun içindeyim; kimseye dokunamıyorum. İşte buna, ‘bedenli
olmak’ deniyor. Üzüyor ve sıkıntıya sokuyor kimi zaman... O’nun yanına
gitmek ve her şeyle bir olmak istiyorsun kimi zaman...
Didem Çivici
Kapı
Ruhun
kıyısındaki taşları toplamaya çıktı. Masmavi gökyüzünü taçlandıran pamuk
bulutlar arasında ağaçlarla sohbet ederek kayaların üzerinde yürüyordu.
Yeşil, beyaz ve karanlık taşlarla bezenmişti yeryüzü. Masumiyetin en saf
hali ile üzerindeki bez parçalarını çıkarmaya başladı, ta ki saf bilincine
ulaşana dek…
Sanatçı: Ecem Uzgör
Kendi Portresi, 2007
Ölümlü olduğunu bile bile içinde bulunduğu
yaşamı streslendirip hapishaneye çevirmeye değer mi?
~
Luke Skyvolkan
~
|
|
|
|
| |
f
|