Sayı 37|EKİM 2008         Reklam | Anasayfa | Blog | Kurumsal | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

Share Facebook


Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

DUYURU!

Gazeteciliğe

hevesli misiniz?

İndigo Dergisi, muhabir ve editörler aramaktadır. Detaylı Bilgi

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Sonbahar

Yazar: Yasin Sarı


Zamanla Dans

Yazar: Fehmi Özçelik


Ahh Sevgili Aşkın Çok Güzel

Yazar: Hale Karaarslan

 

 

 

 

 

Yazar: Hale Karaarslan

Bir İnsan Yaratıyoruz

Çocuğu şekillendirmeye çalışıyoruz, doğduğu andan itibaren ona öğrendiğimiz her şeyi uyguluyoruz. Nasıl beslenmesi gerektiğini, o günün bilgilerine göre şekillendiriyoruz.. Hangi saatlerde meme vermek gerektiği, kaç saat arayla tekrarlanacağını. Ne giydirileceği, nasıl bakılacağı, ne zaman uyuyup, ne zaman uyanacağı… Saatlerle eğitmeye çalışıyoruz bedenini. Mama saati, uyku saati, oyun saati. Sanki bir robot yaratıyoruz.

Sevgimizden de veriyoruz. Ancak şımarmasın diye ayarlı olarak çoğu zaman. Araya hep bir mesafe koyarak. Sonra çocuk büyüyor oyun çağına geliyor. Bu arada anne- babasından gerekli ilk terbiyeyi almış oluyor. Yavaş yavaş topluma hazırlanıyor. Toplumda yaşayacak bu çok doğal. Bazı kurallar var. Okulda kurallar var. Disipline edici kurallar var. Ahlak kuralları var. Saygı kuralları vs. Tüm bunlar çocuğu belki de korumak, toplumla iç içe yaşama hazırlamak açsından gerekli de, acaba biz çocuğumuzu kendisini bulması konusunda da eğitebiliyor muyuz? O farkındalığa gelebilmesi için, ruhuna önemli tohumlar atabiliyor muyuz? Toplumla iç içe yaşarken, kendisi olabilmesini sağlıyor muyuz? İçine dönebilmesini, kalbinden düşünebilmesini öğretiyor muyuz? Kendi alanında ve merkezinde kalarak, yaşamı yaşamasına izin veriyor muyuz? Bu mükemmeliyetçi dünyada kendi mükemmelini yaşaması için teşvik ediyor muyuz? Tüm bu kuralların içinde kendi kendinin efendisi olabilmesini, ilkelerini kendisinin belirlemesini, kendisi için en iyinin ne olduğunu belirlemesine izin veriyor muyuz? Çocuklarımızın karakterlerini kendi ruhlarının güzelliği ile şekillendirmeye çalışıyor muyuz? Bir zırh giymeden o güzel insanın ortaya çıkmasına yardımcı olabiliyor muyuz?

Kurallar, toplum hayatımızda olacak. Çünkü yalnız yaşamıyoruz. Birbirimizle yaşarken birbirimizi destekleyici, yaşamı bir şölen gibi sevgi dolu bir paylaşımla yaşamayı çocuklarımıza öğretmemiz gerekiyor. Güzel toplumlar, iyi, kendini bulmuş çocuklar ve farkında yaşayan insan topluluklarıyla mümkün olur. Çocuklarımızı başkalarının ne diyeceği üzerinde bir baskıyla değil, yaşamı nasıl yaşarsa doyuma varır, benliğini destekler, yaratıcı olur düşünceleriyle yetiştirmemiz en iyisi.. Başkalarını dinleyen, kendi iç sesini duymayı unutur zamanla. Ve herkes bir konuda farklı farklı şeyler söyleyebilir, farklı görüşler ileri sürebilir. Onlara daha ufacık bir çocukken kendi iç seslerini, sezgilerini dinlemelerini, anlamaya çalışmalarını, bir konuda kendi fikirlerinin olması gerektiğini göstermeliyiz. Bunun için de onlara örnek davranış modelleri sunmalıyız. İç dünyasına önem veren insanların dıştaki zenginlikleri yaşamaması, yaratamamasına imkân yoktur. Her şey içten gelir. Bazen bir düşünce, bazen bir ilham!

Çocuklarımız bizim biyolojimizden yaratılmışlardır, onların kendilerini yaratmalarını izleyelim. Biraz da biz şekil verelim ama onların özünü bozmadan. Prototip yaratmadan. Okullar, üniversiteler çocuklarımızı yanlış eğitiyor ve bizlerin bunun farkında olmamız, çocuklarımızın acı çekmesini önlememiz gerekiyor. Herkes kendine özgü ve değerli. Kimse kimseden üstün değil. Çocuklarımızı kendisi olmaya yönlendiren okullar için herkes üstüne düşen ne varsa yapmalı. Rekabet yüzünden kendilerini eksik gösteren bir sistemde eğitim yapılmamalı. Her çocuğun kendi yeteneğinin ortaya çıkarılacağı okullar yaratılmalı. Bunlar düşünülüyorsa elbette ki yaratılacaktır.

Kendini yetiştirmesi için destekleyici olalım çocuklarımıza ve onlardan öğrenmenin mutluluğunu yaşayabilelim, onlara da yaşatalım. Kendine güvenli çocuk, güvenli toplumu oluşturur bunu bilelim. Onların macera duygularına destek olup, yönlendirelim. Aşkı, sevgiyi yaşayarak, onlara da öğretelim. Yaşamlarını kendilerinin yazmasına ve oynamasına izin verelim. Bizim yazdığımız senaryoya uymadı diye yargılamadan, sevgiyle kabul edelim onları... İyi yetişmiş bir insan kendi içinde o kadar güçlüdür ki, onu hiç kimse yerinden edemez. O kendi varlığını bulmuştur, merkezindedir. Bu merkezden kimse ona hiçbir şekilde etki edemez. Kendi merkezindedir, kendisi için neyin iyi olduğunu, neyin mutluluk kaynağı olduğunu bilir. Artık dingin alanındadır. Dıştaki kaos onun içine giremez. O mutlu, doğal ve özgürdür.


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Hale Karaarslan, 1964 doğumlu, Marmaris'te yaşıyor. İndigo Türkiye grubu yöneticisi. EMF Dengeleme Tekniği uygulayıcısı. Profesyonel olarak resimle ilgileniyor. İndigo Dergisi'nde Yazı İşleri Müdürü ve Yayın Danışmanı olarak görev yapıyor. Detaylı bilgi


HABERLER

 

 

Beyin Dili Nöroterapi


Dünya Dışı Yaşam


Mutlak İktidar


Demokrasi Üzerine Bir Derleme


"Gündemimiz Çok Sığ"


Su Kıtlığı Mücadelesine Çağrı


Eğitime Gönüllü Desteği


Medyanın Şekil Verdiği Çocuk


Twixt


Bir İnsan Yaratıyoruz


Sürü ve Yetkeci Çobanlar


Çok Bilinmeyenli Dönemeçler


Eşcinsellere Eşit Hak ve Özgürlükler


Kuantum Anlayışı ile Maddeden Enerjiye


“Hiperaktif Oğlum”

 

denemeler

neyseo

 

KÖŞE YAZARLARI

Zuhal Keresteci

Bugün ve Sanki


Hale Karaarslan

Sevgi En Derinlerimde


Burcu Akar

Gerçek Kimliğimiz Tanrısallık-2


Gürhan Faik Yeğit

Kılavuzluk ve Eğitmenlik


Can Duman

Rüzgârın Hoyratlığında Mağrur Bir Yaprak Gibi Olabilmek


Buse Doğan

Sensizliğin Erguvan Hali


Didem Çivici

Martı


Rüya Yüksel

Günahlarımla Sevaplarımla Aldım Başımı Gidiyorum


Vokan Burnaz

Kristal Elma


Didem Çivici

Unicorn'a Atıf


Volkan Burnaz

Ayrılış

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  6 Ekim 2008 TSİ 07:25