Yazar: Hale
Karaarslan
– Mayıs 2008
Duyguları
Ehlileştiren Benlik Dağını Yıkan Aşkı Görür
Duyguları
bir beden edip zırh gibi giymek mi yoksa o duyguları olgunlaştırıp ulvi
duygularla, aşkla yaşama geçirip yaşamak mı en güzeli?
Aşk, hayatın aslı,
nihayetimizse; buna varmak gayretiyle yanıp tutuşan Mevlana, Şems, Yunus
gibi kişilikler en güzel örnekler yaşamımızda. Ne mutlu ki onlar hala
yaşamaya, bizlere rehberlik etmeye devam etmeye devam ediyorlar. “Âşıklar
ölmez, mezara girmez” sözü bir anlamda burada da kendini gösteriyor anlayan
için. Şan, şöhret için, mal-mülk için, benlik için kalpler kıran insan.
Kendini de kaybetmede her daim. Tüm hırslarının benliğini doyurmaya olduğunu
anlayabilse insan… Anlayabilse hiçbir zaman doymayacağını benliğin…
Benliği aşanda sevginin
ileri derecesi olan aşk bedenlenir. Aşkın olabilmesi için de benlik dağını
yıkmak yoldur. Ve bu yolda;
Mevlana’nın yokluk
üzerine en güzel sözü:
Ne
Hristiyan, ne Musevi, ne Müslüman, ne Hindu, ne Budist, ne Sûfî, ne de Zen.
Hiçbir dini veya kültürel sistem! Ben ne Doğu, ne de Batı, ne okyanus dışı,
ne de toprağın üstü, ne dünyevi, ne de semavi âlem, hiçbir parçadan
oluşmadım. Ben yokum. —
Mevlana Celaleddin Rumi
Benlik, insanın önündeki en büyük engel! Bir bilebilse insan. Benlikten,
nefsanî duyulardan geçilerek aşka erilir. Günümüzdeki aşkların, yaşanan
aşkların benlikler içinde savaşırken kaybolup, bittiğini biliyoruz.
Aşk,
renge ve kokuya bağlı olursa, o aşk değildir, kişiye bir utançtır.
(Mesnevi, I/224)
"Faniye olan aşk ebedi değildir. Çünkü insan bu düzenin hükmüne, ebediliğe
müsait değildir…
Ancak
örnek aşklar yaşanmıştır ki onlarda da görülen o büyük yaratıcıya, ilahi,
sonsuz olanadır. Sevgilide görülen O’dur!
Mevlana;
Anam
aşk, babam aşk,
Peygamberim aşk, Allah'ım aşk,
Ben bir aşk çocuğuyum,
Bu aleme aşkı ve sevgiyi söylemeye geldim.
sözleriyle özünü ne güzel yansıtmıştır.
Dünya sevmenin, aşkın
gerçek değerini bilse. Aşkla manalansa yaşam…

Hazret-i Mevlana, Allah aşkının dışındaki sevgilere aşk denemez;
Her
an gönüle aşk şarkıları söyleten, gonca gülden daha taze, gözün ferahlığı
ve ruhun ilacı olan İlahi aşk sonsuzdur.
Aşk yüzünden elbisesi yırtılanın, hırstan ve ayıptan temizlendiğini, aşkın
bütün hastalıkların hekimi, kibir ve azametin ilacı olduğunu, topraktan
yaratılan bedenin aşkla yüceldiğini (Mesnevi, I/22-25) söyleyen Mevlana;
insanların hırs, özenti, kibir, kıskançlık ve kin gibi huylardan ancak İlahi
aşk ile arındığını belirtmek ister. Ve Tüm bunlar insana ağır gelen
elbiselerdir. Toplumda İlahi sevgi ile dünyevi yaşam hâkim olursa ve böyle
yaşayanlar çoğunlukta
olursa yaşam düzelir,
dünyaya huzur hakim olur.
Daima
diri ve sonsuz olana âşık olan, daima diri olur aşkla! O aşkın sırrıyla
nurlara kavuşur. O’nun aşkını isteyen bütün peygamberler, veliler bu aşkı,
iksirin, ilacın ta kendisi bilenler olmuşlar.
Her birimize aşkın kanatlarıyla uçabilmeyi diliyorum…
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Hale Karaarslan,
1964 doğumlu, Marmaris'te yaşıyor. İndigo Türkiye grubu
yöneticisi. EMF Dengeleme Tekniği uygulayıcısı. Profesyonel
olarak resimle ilgileniyor. İndigo Dergisi'nde Yazı İşleri
Müdürü ve Yayın Danışmanı olarak görev yapıyor.
Detaylı bilgi
|