Sayı 34|TEMMUZ 2008    Anasayfa | Blog | Kurumsal | Forum | Gündem | Röportajlar | Dünya | İnsan |  Sağlık | Kültür Sanat | Çocuk | Eğitim | Çevre | Bilim

 

Tamamen gönüllülük ilkesiyle yürütülen İndigo Dergisi’ne katkı sağlamak isterseniz reklamlarımıza tıklayabilirsiniz.

Okuyucularımıza teşekkür ederiz.

 

ANNOUNCEMENT!

International Edition of Indigo Magazine is looking for columnists and editors.

click for more information

 

Indigo Community

Facebook'ta faaliyet gosteren uluslararası bir indigo network grubudur.

Katılmak icin tıklayın

 

İndigo Dergisi’ni

Açılış sayfanız yapın

 

 


 

 

Yazar: Yasin Sarı

Bir Semazen

 

Yazar: Efe Elmas

Düşen Melek

 

Yazar: Fehmi Özçelik

Zıtlık

 

Yazar: Mehmet Yapıcı

Kayıp Rüyalar

 

 

 

 

 

Günyüz Keskin

Ertelenmiş Vakitler

Vakit ilerliyor. Yapmak istediklerimizin listesi uzadıkça uzuyor. Bazı molalar hayatta gerekliyken, bazıları da istediklerimiz listesinden çalıyor.

“Hayat ertelemeye gelmiyor anne.”

Fazla ufacık tefecik olduğu düşünüldüğünden 7 yaşında ilkokula kayıt ettirilmeyen bir çocuğun cümlesi: kendi yollarını sağlıklıca seçemeyeceği düşünülen bir çocuğun...

Birkaç sene sonra aynı çocuk, keman çalmak istiyor.

“Ders almak istiyorum anne, keman çalsam ne iyi olur değil mi? Hem de küçük yaşta başlamak daha iyi galiba... Geç kalmayayım sakın?”

Erteliyorlar.

Bulduğu her boş kağıda resim yapmaya başlıyor sonra. Her bulduğu renkli kalemle dolduruyor içlerini..

Bir şövalem, bir de yağlı boyalarım olsa… Daha iyi terapi düşünemiyorum.

Eh hayat o kadar boş vakit ve imkan sunmuyor insana değil mi? Malum sınavlar, malum eğitim sistemi ve koşturmacalar… Bütün çocuklarla birlikte koşarak, kazanabileceği bütün sınavları kazanıyor. Ne istediğine emin olacak kadar bile vakti olamıyor. Yapmak istediğine emin olduğu şeyler içinse ne vakit var ne de ona uzanan bir el...

Çocukken hep bize doğru uzanan bir ele ihtiyaç duyarız. Kendi eliyle kendi yüreğine dokunabilmeyi başarırsa çocuk, uzanan bir el beklemek yerine, el uzatan olur büyüdüğünde..Diğer çocuklara, içlerinde yükselen arzulara kulak vermeleri adına, kendilerini bulmaları için vakit ve imkan sunan bir peri bile olabilir belki..

Üniversiteyi kazandım. Gidiyorum işte... Doğru yere mi? İstediğim yola mı gidiyorum? Bundan nasıl emin olamam? Nerde eksiktim?

Gidiyor başka bir şehre,  özgürlük dendiğinde ilk akla gelen o eksik tanımlamaya uyan şekilde. Kendini özgür sanarak, yine yapmak zorunda olduğu işlerle baş başa seneler geçiriyor. Şanslıysa işaretleri tanımlıyor. İstediklerine ve pek çoğumuzun ciddiye almadığı o içerden gelen sese kulak veriyor. Evet, şanslıysa bir kemanı, bir şövalesi ve yağlı boyaları olabiliyor. Sınavlar sınavlar… Ertelenen, baskı altındaki arzular…

Kimseye anlatılamayan duygular ruhunu kemirirken, tabularla dolu bir şehrin tam ortasında şaşkın ve yalnız ilerleyen büyük bir çocuk oluveriyor artık.

Sürekli özlediğim ve ulaşmak istediğim bir yuva var, ama nerede olduğunu bilmiyorum...

Her şeyi ertelesek, soruları erteleyemeyiz. Birikimli ilerleyerek dayanılmaz noktaya gelebilirler bazen.

Artık sığdıramıyor, hapsedemiyor sorularını içinde.  Artık yapabildiği tek şey monolog. Ona hayatında çok şey öğreten bu konuşmaları teyit edecek bir dost aradığında bulamasa da, dünyada sadece onun bu şekilde hissettiğine inanmayacak kadar da gerçekçi. Yalnız olmadığının farkında olarak yalnız kalıyor.

Bitirmek üzere değil de, hep yeniden başlamak üzere ilerliyor. Aramanın bulmaktan daha eğlenceli olduğunun ayrımına varmış, istediğinde dünyanın en tepesinde oturup, istediğinde dünyevi cehennemlerin arasına karışarak aldığı nefesin hakkını veriyor. Son gördüğümde şunları söyledi:

“Her şeyi erteleyebiliriz ama kendimizi pek çok kez gerçekleştiremeyebiliriz.”

 


YAZAR HAKKINDA BİLGİ

Günyüz Keskin, 1984 Antalya doğumlu. Başkent Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümü son sınıf öğrencisi. Çocuk Esirgeme Kurumu'nda gönüllü olarak çalıştı. Bir süre tiyatroyla ilgilendi. Çağdaş Edebiyat, Mitoloji, Tarih-Edebiyat ilişkilendirmesi ve Teoloji alanlarında araştırmalar yapıyor. Ankara'da yaşıyor. Detaylı Bilgi


HABERLER

 

 

Sinop'ta Nükleer Santral?


Nükleer Enerji Kazaları


Çocukları Vurmayın!


Şiddet


Duygusal Vampirler Geliyor...


Kitap Okumak Onların da Hakkı


Kardeşini Seç


Ritalin Dosyası


Çocuklarınızın Geleceği Sizin Elinizde


Zamane İstanbul'u


Muson Mevsiminde Uttaranchal


Afrika'nın Altın Sesi: Salif Keita


Müzik Haberleri


Masajla, Rahatsızlıklara Son


Güneş Tutulması, Dünyadaki İndigolar, Küresel Barış ve Türkiye


İstanbul Tiyatro Festivali Başlıyor


Mayıs Nane'leri (astroloji)


Renkler

 

 

KÖŞE YAZARLARI

Burcu Özgeçen

Sevgi, Uyanış, Varlık


Günyüz Keskin

İntar


Funda Umut Pakkal

Gençler Nereye Koşuyor?


Uzay Gökerman

Ruh Üzerine


Haluk Tunç İlker

DeğiŞİM Şimdi.


Rüya Yüksel

Kaosu yaşamak


Didem Çivici

Yaşam Nefesi


Günyüz Keskin

Ertelenmiş Vakitler


Mahmut Şaylıkay

Güneşe Yolculuk


Uzay Gökerman

Belki üstümüzden bir Ay geçer...


Mukaddes Öztürk Odacı

Ruh Eşime

f


Anasayfa   Blog    Kurumsal   Reklam   Arşiv   Arama   İstatistikler   Forum   Bağlantılar   Röportajlar

Gündem      Dünya   İnsan   Sağlık   Kültür Sanat   Çocuk   Eğitim   Çevre   Bilim   Astroloji   Duyurular    İndigo

 

2005-2008 © İndigo Dergisi

İndigo Dergisi, FSEK ve TCK uyarınca koruma altındadır.

Yazar adı ve yazı linkini kaynak göstermek suretiyle alıntı yapabilirsiniz.

Dergimiz en iyi 1280x800 pikselde görüntülenir.

İçerik Politikası | Kurumsal | Reklam

Son Güncelleme:  4 Temmuz 2008 TSİ 08:30