|
Haber:
Gülşen Kaş
Sağlık Editörü,
İstanbul
Diş Rahatsızlıkları Böbrek ve Kalp
Yetmezliğine Sebep Olabiliyor
Diş
çürükleri ile diş eti iltihaplarının kalp yetmezliği, böbrek
hastalığı, sinüzit, bademcik iltihabı, solunum sistemi hastalıkları
ve sindirim sorunlarına neden olduğu bildirildi.
Uzmanlara göre, ağızdaki
olumsuzluklar diş sağlığının bozulmasına ve sindirimin olumsuz
şekilde etkilenmesine yol açıyor. Ağız ve diş sağlığına önem
verilmediği zaman birçok rahatsızlıkta beraberinde geliyor. Yapılan
araştırmalarda, diş çürükleri ve dişeti iltihapları tedavi
edilmediği zaman, diş yuvasının bulunduğu çene kemiğinin erimesine
yol açacak kadar tehlikeli boyutlara ulaşabiliyor. Bu sorun aynı
zamanda kötü ağız kokusuna da sebebiyet vererek, yaşamı son derece
olumsuz yönde etkiliyor. Diş sağlığına önem verilmemesi demek" diğer
bütün organlarınıza da önem vermiyorsunuz demektir. Diş sağlığı
bozulduğu zaman diğer organlarda etkileniyor. “Dişlerinizin
ağrımıyor olması onların sağlıklı olduğu anlamına gelmez” bunun için
diş ağrısını beklemeden ( çünkü bu çok ilerlemiş bir safhadır ) her
6 ayda bir dişlerinizi kontrol ettirmelisiniz.
Geçen sayımızda
"Eğitim düzeyi diş sağlığını etkiler"
demiştik. Bu sayımızdaki ana konulardan biri, “Diş eti
iltihaplanmaları” olacak. Bu gerçekten önemli sorunu ve çocuk ağız
sağlığı ile ilgili bilinmesi gerekenleri, Diş Hekimi Sayın Tülin
Mazlumoğlu'ndan öğrendik. Kendisine bize ayırdığı değerli vaktinden
dolayı teşekkür ediyorum.
Ağız ve Diş
sağlığı II.Bölüm
Gülşen:
Dişlerin oluşumu ve gelişimi ne zaman oluyor?
Embriyolojik hayatta (anne karnında) ağız boşluğuna ait oluşum
belirtileri 3. haftada görülmesine rağmen, dişlerin gelişimine ait
ilk belirtiler 6.haftaya rastlamaktadır. 7.haftadan itibaren
dişlerin tomurcukları hafta hafta belirmeye başlar.
Gülşen:
Süt dişlerinin önemi nedir?
Süt
dişlerinin birinci görevi çocuğun düzgün beslenmesini sağlamaktır.
Ayrıca konuşmanın düzgün gelişimi de süt dişlerinin varlığına
bağlıdır. Bunların yanında yandaki gibi bir görüntü hiç kimsenin
çocuğunda görmek istemeyeceği ciddi estetik sorunlara yol
açmaktadır. Süt dişleri kapladıkları alanı kendilerinin yerine
gelecek olan kalıcı diş için korumakta ve kalıcı diş sürerken ona
rehberlik yapmaktadırlar. Süt dişi erken çekildiği zaman bu doğal
yer tutuculuk fonksiyonu da ortadan kalkmaktadır.
Süt dişleri nasıl tanınır?
-
Süt dişleri, çocuk altı
aylıkken çıkmaya başlar ve 2.5 yaşında alt ve üst çenede 10’ardan
(20) tane olarak tamamlanır.
-
Süt kesicileri ve süt
kaninleri, kalıcı dişlere göre daha küçüktür. Süt azıları da
kalıcı azılara göre daha küçük yapıdadır.
-
Çocuk büyüdükçe, süt dişlerinin
kökleri altında yer alan kalıcı dişin kökü, sürme etkisiyle
erimeye başlar; kök tamamen eriyip dişin yalnız kuronu kalınca da
diş kendiliğinden düşer.
Gülşen:
Hangi diş ne zaman çıkar?
İlk diş
yaklaşık altı aylıkken çıkar. Akıl dişleri de 18-20 yaşında... Demek
ki diş çıkarma süreci, insanın 20 yılını alır.
Gülşen:
Bazı bebeklerin dişleri hemen
çürüyor” bunun nedeni ne olabilir?
Bebeklerde bazen dişlerin üzerinde sürer sürmez kahverengi lekeler
oluştuğu ya da bu dişlerin kırılıp döküldüğü gözlenir. Aslında bu
lekeler diş çürükleridir ve dişler de çürük nedeniyle kırılır. Bu
kadar erken bir dönemde çürük oluşmasının nedeni de biberon çürüğü
adı verilen çürüklerdir. Bebek beslenmesinde en önemli besin olan
anne sütü ya da inek sütü doğal olarak şeker içerir. Gece yatmadan
önce yada uyku sırasında bebek anne sütü ya da biberon emerse süt
ağızda birikerek mikropların dişleri çürütmesi için elverişli bir
ortam oluşturur. Bu nedenle özellikle gece beslenmesi sonrası
dişlerin temizliğine özen gösterilmelidir.
Gülşen:
Biberon çürüğünden korunmak için
ne yapmak gerekir?
Bebeklerde meydana gelen çürüklerin tedavisi çok güç olduğundan,
koruyucu önlemlerin erken dönemde alınması gerekir.
Bunlar
nelerdir?
-
Bebeğinizin gece ağzında
biberonla uyuma alışkanlığını önleyin. Beslendikten sonra uyutmaya
çalışın.
-
Biberondaki süte şeker, bal
pekmez gibi tatlandırıcılar ilave etmeyin.
-
Bebek beslendikten sonra
mutlaka su içirin.
-
İlk dişlerin sürmeye
başlamasıyla gece ve sabah beslenmeleri sonrası temiz, ıslak bir
tülbent ile dişlerini silerek temizleyin.
Gülşen:
Biberon çürüğünün önemi nedir?
Biberon
çürüğü görülen dişler tedavi edilmezse ağrı yapar ve iltihaplanır.
İltihaplı ya da ağrıyan dişler bebeğin huzursuzlanmasına ve beslenme
düzeninin bozulmasına neden olur. İltihap alttan gelecek kalıcı
dişler de etkileyip şekillerinin bozuk olmasına yol açar. Bu dişler
çekilmek zorunda kalırsa çocukta konuşma problemleri ortaya
çıkabilir.
Gülşen:
Bazı bebeklerin biberon
emmedikleri halde dişleri çürüyor, bunun sebebi nedir?
Biberonun yanı sıra emziklerin ağlayan bebekleri susturmak amacıyla
bal, pekmez, reçel gibi tatlandırıcılara batırılarak verilmesi de
biberon çürüklerinin başka bir nedenidir. Bunun yanı sıra, dişler
sürdükten sonra oyalanmak amacıyla bebeğin eline verilen
karbohidratlı-şekerli gıdalar da diş çürüklerine neden olur. Çocuğu
bu tür gıdaların yerine elma, havuç gibi besin değeri yüksek; diş
temizliğine yardımcı gıdalara yönlendirmek gerekir.
Süt Dişleri Nasıl
Tedavi Edilmelidir?
Süt
dişleri de tıpkı kalıcı dişlerde olduğu gibi tedavi edilmelidir.
"Nasıl olsa değişecek!" Düşüncesiyle bu dişlerin çekilmesi pek çok
problemlere neden olur. Süt dişlerinin önemini şöyle
açıklayabiliriz;
-
Süt dişlerinin beslenmede önemi
vardır. Çürük dişleri olan çocuklar dişleri ağrıdığı için doğru
dürüst yemek yiyemezler. Aynı şekilde dişleri çekilen çocuklar da
yemek yiyemedikleri için büyüyüp gelişemezler.
-
Genel vücut gelişiminin
yanısıra süt dişleri çenelerin gelişimi için de gereklidir. Çürük
ya da dişeti problemi nedeniyle dişleri çekilen çocuklarda çeneler
çöker ve yaşlı bir görünüm alır.
-
Dişler konuşmak için
gereklidir. Özellikle konuşmanın öğrenildiği dönemde ön süt
dişlerinin eksik olması f,v,s,z,t harflerinin bir alışkanlık
haline gelerek ömür boyu yanlış telaffuz edilmesine neden
olacaktır.
-
Her çocuk gülmeyi sever. Güzel
bir gülümseme için ise sağlıklı dişlere ihtiyaç vardır.
-
Güzel görünmek büyük küçük her
insanın en doğal isteğidir. Çürük ya da eksik dişleri olan
çocuklar çirkin göründüklerini düşünerek psikolojik rahatsızlık
duyarlar.
-
Süt dişlerinin bir diğer görevi
de alttan gelen daimi dişlerin yerini korumaktır. 10 çocuğun bir
sıraya yanyana oturduğunu düşünün. Bunlardan biri kalktığında
diğerleri onun yerine doğru kayarak daha rahat otururlar.Yeni bir
çocuk gelip de sıraya oturmaya kalkarsa diğerleri sıkışmak zorunda
kalacaktır. Aynı şekilde bir süt dişi zamanından önce çekilirse
yandaki dişler bu boşluğa doğru kayar. Alttan gelecek kalıcı dişe
yer kalmaz. Bu diş diğerlerini sıkıştırır, sonuç olarak
çapraşıklıklar meydana gelir. Bu nedenlerden dolayı süt dişleri de
daimi dişlerde olduğu gibi tedavi edilmelidir.!
Çocuğa
İlk Diş Hekim Muayenesi
Tavsiye edilen çocuğun birinci ve ikinci doğum günleri arasında ilk
diş hekimi ziyaretini yapmasıdır. Böylece küçük yaştan itibaren diş
hekimi koltuğu korkulacak bir şey olarak alıgılanmaktan çıkar. Bu
konuda yapılması ve yapılmaması gereken bazı şeyler; sadece muayene
yapılacak bir ilk randevu alın. Randevudan önce diş hekiminden
yapılacak şeylerle ilgili bilgi alarak, çocuğun kafasını
karıştırmayacak şekilde ayrıntıya girmeden bilgi verin. Diş
hekiminizden çocuğunuzun ağız sağlığı hakkında ve bakımı konusunda
bilgi alın.
Gülşen:
Çocuklarda diş fırçalama ne zaman başlamalıdır?
Bebek 6-8 aylıkken, (yani ilk
dişler ağızda göründüğünde) temizleme işlemi başlamalıdır. Sabah
kahvaltısı sonrası ve gece yatmadan önce dişleri (en azından çiğneme
yüzeylerini) temiz bir tülbent ya da gazlı bezi ıslatarak silmek,
temizlemek yerinde olur.
Diş fırçası kullanımına ise
çocuğun arka dişlerinin çıkmasından sonra (ortalama 2,5 - 3 yaşında
) başlanması uygundur.
Okul öncesi çocuklarda diş
fırçalama için bir teknik uygulatmak çok zordur. Bu yaşlarda önemli
olan, çocuğa diş fırçalama alışkanlığı kazandırmaktır. Çocuklar diş
fırçalarken çoğu zaman dişlerin görünen ya da kolay ulaşılan
yüzlerini fırçalar. Oysa çürüklerin önlenmesi için dişlerin ara
yüzleri ve çiğneyici yüzeylerini çok daha iyi temizlemek gerekir. Bu
nedenle fırçalamadan sonra Anne-Babanın kontrolü iyi olur.
Gülşen:
Çocuklar için nasıl bir diş fırçası seçilmeli?
Çocuğun
ağız büyüklüğüne uygun, yumuşak ve naylon kıllardan üretilmiş diş
fırçaları kullanılmalıdır. Sert fırçalar dişleri aşındıracağı için
kullanımı uygun değildir. Eskimiş bir süpürgeyle süpürme işlemi
nasıl yapılamazsa, eski bir fırçayla da dişler fırçalanamaz. Fırça
kılları aşınır aşınmaz (Ortalama 6 ay) mutlaka değiştirilmelidir.
Gülşen:
Çocuklar dişlerini günde kaç kez fırçalamalı?
Sabah
kahvaltısı sonrası ve gece yatmadan önce, sadece üçer dakikalık
etkili bir fırçalama işlemi yeterlidir. Her iyi alışkanlık gibi diş
fırçalama alışkanlığı da çocukluk döneminde kazanılacaktır.
Dişeti Hastalığının Belirtileri
Dişeti hastalığının pek çok bulgusu vardır:
·
Diş fırçalama sırasında kanayan dişetleri
·
Kırmızı, şiş ve hassas dişetleri
·
Dişlerden kolaylıkla ayrılabilen, uzaklaşan dişetleri
·
Dişler ve dişetleri arasında iltihabi akıntı
·
Sallanan veya giderek birbirinden uzaklaşan dişler (dişler
arasında aralıkların oluşması veya mevcut aralıkların artması)
·
Isırma sırasında alt ve üst dişler arasındaki ilişkilerin
değişmesi
·
Bölümlü protez uyumundaki değişiklik, bozulma.
·
Sürekli kötü ağız kokusu.
Bununla
beraber, periodontal hastalık hiç bir bulgu vermeden de ileri
safhalara ulaşabilir. Bu nedenle düzenli aralıklarla dişhekimine
gitmek son derece önemlidir.
Gülşen:
Dişeti hastalığının nedeni
nedir?
Dişeti
hastalığının en önemli nedeni "bakteriyel diş plağı" adı verilen,
dişler üzerinde biriken yapışkan ve renksiz film tabakasıdır. Günlük
fırçalama ve diş ipliği kullanımı ile diş plağının uzaklaştırılması
sağlıklı bir ağız için temel gereksinimdir. Eğer plak etkin bir
şekilde dişlerden uzaklaştırılmazsa diştaşı veya tartar olarak
bilinen düzensiz yüzeyli ve geçirgen bir yapıya dönüşür. Plaktaki
bakteriler tarafından salınan zararlı ürünler dişetinde irritasyona
neden olur. Bu ürünler nedeni ile dişetini dişe sıkıca bağlayan
lifler yıkıma uğrar, dişeti dişten uzaklaşır ve periodontal cep
oluşur. Böylece bakteri ve ürünlerinin daha derin dokulara
ilerlemesi kolaylaşır. Hastalık ilerledikçe cep derinleşir,
bakteriler daha derine; kemiğe kadar ilerler ve dişi destekleyen
alveol kemiğinde de yıkım başlar. Hastalık tedavi edilmeden
bırakılırsa sonunda dişler sallanır ve çekimleri bile gerekebilir.
Gülşen:
Dişeti hastalığı nasıl önlenir?
Periodontal hastalığın önlenmesinde en önemli görev kişinin
kendisine düşmektedir. Dişleri sağlıklı bir durumda sürdürmek için,
günlük ağız bakımı işlemleri ile (diş fırçalama ve diş ipliği
kullanma) bakteriyel diş plağının uzaklaştırılması gerekmektedir.
Dişhekimine düzenli aralıklarla gidilmesi de aynı derecede
önemlidir. Günlük ağız bakımı işlemleri diştaşı oluşumunu en az
düzeye indirebilir, ancak tamamen önleyemeyebilir. Diş fırçası, diş
ipliği veya diğer temizlik araçları ile ulaşılamayan bölgelerin bir
diş hekimi tarafından değerlendirilmesi mevcut diş plağı ve/veya
diştaşının uzaklaştırılması açısından gereklidir.
Gülşen:
Dişeti hastalıklarının tedavisi nedir?
Dişeti
hastalığının erken döneminde tedavi, dişler üzerindeki eklentilerin
(plak ve diştaşı) uzaklaştırılması ve düzgün bir kök yüzeyinin
sağlanmasını kapsar. Bu işlem dişetinde iltihaba neden olan bakteri
ve irritanların uzaklaştırılmasını sağlar. Genellikle bu tedavi,
dişetinin tekrar dişe adaptasyonu veya dişetinin büzülerek cebin
elimine olması için yeterlidir. Dişeti hastalığının erken döneminde
vakaların çoğunluğunda, diştaşı temizliği, plağın uzaklaştırılması
ve düzgün bir kök yüzeyinin sağlanmasını takiben günlük etkin ağız
bakımı başarılı bir tedavi için yeterlidir. Daha ilerlemiş vakalar
cerrahi tedaviyi gerektirebilir. Bu tedavinin amacı dişleri
çevreleyen derin periodontal ceplerdeki diştaşlarını temizlemek,
cebin büzülerek eliminasyonunu ve düzgün bir kök yüzeyini sağlamak
ve daha kolay temizlenebilir bir dişeti formu oluşturmaktır.
Periodontal tedavi sonrası hastaların düzenli olarak dişhekimi
tarafından muayene edilmesi, plak kontrolü ve yeni diştaşı
birikimlerinin ortamdan uzaklaştırılması gereklidir. Fakat unutmamak
gerekir ki; periodontal tedavi ile elde edilenlerin sürdürülmesi
için hiçbir işlem kişinin günlük ağız bakımı işlemlerini etkin bir
şekilde uygulamasından daha yararlı olamaz.
Diş
Sağlığı ve Beslenme İlişkisi
Diş
sağlığı için zararlı olarak nitelendirilen gıda madeleri şekerli ve
asitli gıdalar ile dişler üzerine yapışıp kalan, kolay
temizlenemeyen maddelerdir. Bunları tamamen kesmek değil ancak
belirli bir düzen içinde tüketmek diş çürüğünün önlenmesi için
gereklidir.
Diş
sağlığı için önerilen beslenme şekli:
1. Şekerli, yapışkan ya da
asitli gıdalar üç ana öğün içinde tüketilmelidir.
2. Öğün aralarında elma,
havuç gibi sert dişleri temizleyip dişetine masaj yapacak gıdalar
yenmelidir.
3. Şekerli, yapışkan gıda
yendikten sonra dişlerin fırçalanması mümküm değilse ağız su ile
çalkalanmalı ya da bir bardak su içilmelidir.
4. Yine şekerli gıda
yendikten sonra ağıza atılacak bir parça peynir şekerin çürük
önleyici etkisini gidermek açısından son derece önemlidir.
Gülşen:
Diş çürüğü daha fazla mı
görülüyor? Bunun nedeni nedir?
Evet.
Özellikle bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde diş çürüğüne eskiye
oranla daha sık rastlanıyor. Bunun nedeni beslenme alışkanlıklarının
değişmesidir. Eski insanlar sert gıdalarla beslendikleri için doğal
yollarla dişlerde bir temizlik sağlanırdı. Günümüzde hazır gıda
endüstrisinin gelişmesiyle birlikte bu tür gıdaların tüketimide
arttı. Bisküvi, şeker, çukulata, kola gibi her an elimizin altında
olan bu gıda maddeleri dişlerin üzerine yapışıp kalan ve asit
oluşturan maddeler oldukları için günümüzde diş çürüğü artışının
başlıca sorumluluları olarak kabul ediliyorlar.
Gülşen:
Dişlerimize yararlı besinler
hangileridir?
Dişlerimize yararlı besinler olarak
kabul edilen gıda maddelerinin başında proteinler gelir. Vücudumuzun
temel yapı taşını oluşturan bu maddeler hem dişlerin gelişimi
sırasında, hem de dişler sürdükten sonra diş sağlığı açısından da
mutlaka tüketilmesi gereken gıda maddeleridir.
Yüksek
protein içeriğinin yanı sıra diş sağlığındaki önemi açısından peynir
özellikle şekerli gıda tüketimi sonrası şiddetle tavsiye edilen bir
besindir.
Yer
fıstığı da içeriğindeki fosfat nedeniyle çerez türü yiyecekler
arasında diş dostu olarak nitelendirilen bir besindir.
Rafine
edilmemiş hububat (beyaz undan yapılmış ekmek yerine kepekli esmer
ekmek) diş sağlığı açısından tercih edilmelidir.
Gülşen:
Yirmilik
dişin çekilmesini gerektiren haller nelerdir?
Çürük sebebiyle olabilir:
Tükürük, bakteri ve yiyecek parçacıkları
yeni çıkmakta olan dişin açtığı yuvada birikerek hem yirmilik dişi
hem de yanındaki azı dişini tehdit eder. Bu tip çürükleri fark etmek
ve tedavi etmek oldukça zordur. Ağrı ve enfeksiyona yol açan ve
apseyle sonuçlanan ağır tablolar zaman zaman meydana gelebiliyor.
Dişeti hastalığı
sebebiyle olabilir (perikoronit):
Kısmen çıkmış bir yirmilik dişin dişetinde bakteri ve yiyecek
artıklarının depolandığı bir enfeksiyon odağı oluşur. Bu durum ağız
kokusu, ağrı, ödem ve trismusa (ağzın tam açılamaması hali) sebep
olur. Enfeksiyon lenfler aracılığı ile yanak ve boyuna yayılabilir.
Yirmilik dişin etrafındaki bu enfeksiyona yatkın zemin her seferinde
kolayca enfekte olmaya adaydır. (Bakınız, Dişeti hastalıkları)
Basınç
oluşmasından dolayı olabilir: Sürme
sırasında komşu dişlere de basınç uygulanıyorsa sıkışmadan dolayı da
bir ağrı hissedilebilir. Bazı durumlarda bu basınç aşınmaya yol
açar.
Gülşen:
Bazı yetişkinlerde diş gıcırdatma problemleri oluyor bunların
sebebi, belirtileri ve tedavisi nedir?
Nedenleri:
Stress, agresif, takıntı veya sıkılgan kişilik yapıları, anne-babası
diş gıcırdatan çocuklar bu alışkanlığa daha eğilimlidir.
Belirtileri: Dişlerde aşınma,
uyurken çıkartılan gıcırdatma sesleri, yüz kaslarında ağrı, çene
ekleminde problemler, baş ağrısı, dişlerde sallanma ve hassasiyet.
Tedavisi:
Öncelikle psikolojik açıdan diş gıcırdatmaya yol açan faktörler
ortadan kaldırılmaya çalışılır. Bu başarılamaz, hastaya takıp
çıkartılabilien bir gece plağı yapılır.
Diş
Beyazlatma (BLEACHING)
Beyazlatma dişlerin yapısında
(mine ve dentin tabakasında) oluşan renklenmeleri giderme işlemidir.
Şu anda bilinen iki değişik beyazlatma yöntemi vardır. Bunlardan
ilki hastanın kendi başına uygulayabileceği bir yöntemdir, aşamaları
şöyledir:
1. Hekimin ağızdan ölçü
alıp, dişlerinizin üzerine takabileceğiniz ince lastik kalıpları
hazırlatması
2. Hastanın kendisi için
hazırlanmış özel kalıbın içerisine ilaç yerleştirerek bu kalıbı
beyazlatılacak dişlerin üstüne günde en az 6 - 8 saat takması
(tercihen uykuda)
3. Tedavinin ortalama 1 -
4 hafta içinde sonlandırılması
İkinci yöntem ise klinikte bir hekim tarafından yapılan
beyazlatmadır ki aşağıdaki şekilde uygulanır:
1. Ağartıcı ilaç bu işlem
hakkında deneyimi olan bir hekim tarafından diş üzerine
yerleştirilir.
2. İlgili dişin üzerine beyaz renkli ışık kaynağı belli bir
süre tutulur.
3. İşlem bittiğinde sonuç hemen gözlenir.
|
Diş Hekimi Tülin Mazlumoğlu
İlk ve orta öğretimini
İstanbul’da tamamlamış ve 1990 yılında İstanbul Üniversitesi Diş
Hekimliği Fakültesinden mezun olmuştur. Aynı yıl Total –parsiyel
protez bilim dalında Asistan olarak göreve başlamıştır.1993–1994
yılları arasında yabancı dil eğitimi için Amerika’da
bulunmuştur. Yurt içinde ve yurt dışında birçok bilimsel
toplantıya katılmış olup, Türk Diş Hekimleri Birliği, İstanbul
Diş Hekimleri Odası, Protez Akademisi ve Gnatoloji Derneği
üyesidir. Halen kendi özel kliniğinde mesleğini sürdürmektedir. |
Geçen sayımızda yayınlanan "Eğitim Düzeyi Diş Sağlığını Etkiler Mi?"
haberi için
tıklayınız
EDİTÖR
HAKKINDA BİLGİ
Gülşen Kaş 1975
İstanbul doğumlu. Anadolu Üniversitesi AÖF. İşletme 4.sınıfta
öğrenimine devam ediyor. İndigo Türkiye ile 2005 yılında tanıştı.
Özgürlük onun için çok önemli. Hayattaki tek amacı her şeyden
özgür olmak. Detaylı bilgi için tıklayın
|