|
Haber
ve Röportaj: Gülşen Kaş
Kornea Nakli ve
Göz Sağlığı
Türkiye’de
Binlerce
Kişi
Kornea
Nakli
İçin
Bekliyor
Sağlık Bakanlığı verilerine göre 6-8 bin kişi kornea
nakli için sırada bekliyor. Ülkemizde yalnızca her yıl, bin 500 kişiye
kornea nakli yapılabiliyor ve bu sayı, maalesef organ bağışı
yetersizliğinden dolayı ihtiyacı karşılayamıyor.
Türkiye’de her yıl binlerce insan, kornea nakli için sırada
bekliyor. 1979
yılında yürürlüğe giren 2238 sayılı “Organ ve Doku Alınması, Saklanması,
Aşılanması ve Nakli Hakkında bir kanun var. Ancak bu kanun, halen organ
nakli esaslarını belirliyor. Kanun, korneanın ölülerden izinsiz alınmasına
imkan veriyor. Ama
nasıl?
Kanunda ölülerden kornea
alınabilmesi için, sağlıklı
korneaya sahip kişilerin “hayatta iken” kornealarını
(öldükten sonra alınması için)
bağışlamasına ve ölümden sonra ailelerinin, kornea alımına
izin vermelerine bağlı kılıyor.
Yeditepe Üniversitesi Göz Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı
Yrd. Doç. Dr. Canan Aslı Utine,
sağlıksız
kornea’ya sahip insanlara yeniden görüş imkanı veren bu ameliyatlarda,
sağlıklı korneaların bağışlanması için konuya dikkati çekiyor.
Röportaj:
Gülşen Kaş
Gülşen:
Kornea Nedir?
Kornea gözün ön penceresi
olarak tanımlanabilir. Göze rengini veren iris dokusunu ve gözbebeğini
kaplayan ve saat camı gibi görülen dokudur.
Gülşen: Korneanın gözdeki işlevi nedir?
Kornea, gözün kırıcı
ortamları arasında en yüksek kırıcılık gücüne sahip elemandır. Korneadan
geçen ışık kırılarak gözün sinir tabakasındaki sarı nokta (maküla) üzerinde
odaklanır. Böylece kornea, görüntü oluşturulmasında aktif rol oynar.
Gülşen:
Kornea nakli nedir?
Kornea nakli, herhangi
bir hastalık veya travma neticesinde şeffaflığını kaybeden ve sağlıklı işlev
yapamayan kornea dokusunun uzaklaştırılarak, bir ölüden alınan kornea
dokusunun nakledilmesi ameliyatıdır. Günümüzde yapılan tüm nakil
ameliyatları arasında (karaciğer, böbrek, kalp, akciğer nakilleri dahil)
kornea nakli en sık yapılan ve en başarılı nakil ameliyatıdır.
Gülşen: Kornea nakli, göz nakli midir?
Halk arasında göz nakli olarak bilinen ameliyat, aslında sadece gözün ön
kısmındaki kornea naklidir. Bütün olarak göz nakli yapılması, bugünkü
teknoloji ile tıbben mümkün değildir.
Gülşen:
Kornea hangi durumlarda bozulur?
Kornea dokusu zarar
gördüğünde, şeffaflığı ve düzgün yüzey yapısı bozulur. Doku su tutarak
şişebilir, yani ödem oluşur. Kornea yüzeyinde “skatris” denilen nedbe dokusu
oluşabilir. Bunların sonucunda, kornea gelen ışığı dağıtır ve sağlıklı
biçimde odaklayamaz.
Gülşen:
Kornea nakli hangi durumlarda yapılır?
Şu
durumlardan biri olduğunda, kornea nakli gerekebilir:
•
Korneadaki düzensizlikten
dolayı görme, gözlük veya kontakt lens ile düzeltilemiyorsa,
•
Kornea dokusunun
şişmesinden kaynaklanan ağrı, damla tedavisi veya özel kontakt lensler ile
dindirilemediğinde,
•
Başka bir göz içi
cerrahisinden sonra (ör: katarakt cerrahisi) kornea yetersizliği gelişirse,
•
Keratokonus, yani gözün
kornea dokusunda ilerleyici dikleşme varsa,
•
Genetik geçişli kornea
yetersizliği (ör: Fuchs distrofisi hastalığı) varsa,
•
Enfeksiyon sonrası (ör:
Herpes virüsüne bağlı) skatris dokusu gelişmişse,
•
İlk kornea nakli
ameliyatından sonra red cevabı gelişmişse,
•
Travma sonrası skatris
gelişmişse.
Gülşen:
Ölen kişilerden kornea alabilmek için ailelerinden izin almak gerekiyor mu?
Böyle bir şart var mı?
1979 yılında yürürlüğe giren 2238 sayılı “Organ ve Doku Alınması,
Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun”, halen transplantasyonların
esaslarını belirlemektedir. Bu kanun, korneanın ölülerden izinsiz alınmasına
imkan verir. Ancak ölü, sağlığında kendisinin ölümünden sonra organ veya
doku alınmasına karşı olduğunu belirtmemişse kornea alınabilir. 2005 yılında
yürürlüğe giren “Göz bankası ve Kornea Nakli Merkezleri Yönergesi” de,
kornea alımı, saklanması ve dağıtımı konusunda yalnızca ruhsatlı göz
bankalarını yetkilendirmiştir. Bu düzenleme, kornea alımı ve
transplantasyonu (kornea nakli) konusunda hem tıbbi, hem de etik ve
deontolojik ilkelere uygun işleyişi güvence altına almaktadır.
Gülşen:
Kornea nakli öncesinde nelere dikkat etmek gerekiyor?
Göz bankasında ölüden
alınan bir kornea dokusu nakil için uygun görülerek hastaneye verilmeden
önce; korneanın saydam ve sağlıklı olduğu kontrol edilir. Korneanın
şeffaflığını sağlayan, en arkasındaki endotel adı verilen tabakanın hücre
yoğunluğu ve hücrelerin sağlıklı morfolojiye sahip olup olmadığı, speküler
mikroskopi cihazı ile incelenir. Ayrıca, bulaşıcı hastalıklara ait (Hepatit
virüsü, AIDS virüsü dahil) tarama yapılır, ve korneada bulaşıcı hastalık
virüsü olmadığından emin olunur. Ayrıca göz doktorunuz, sistemik muayeneden
ve bazı özel testlerden geçmenizi isteyebilir. Herhangi bir ilaç
kullanıyorsanız, doktorunuz bu ilaçları önceden bilmek iste yecektir.
Bu ilaçları veren doktorunuza danışarak, ilaçların bir kısmını kesmenizi
veya dozunu azaltmanızı isteyebilir.
Gülşen: Bu
ameliyatın riski var mı?
Kornea nakli
ameliyatında, tüm göziçi ameliyat riskleri söz konusudur. Enfeksiyon
gelişimi, kornea nakli sonrası katarakt gelişimi, göz tansiyonunun
yükselmesi, ameliyat sonrası astigmatizma riskleri yanısıra, nakledilen
dokuya karşı red reaksiyonunun gelişme riski de vardır. Bu risklerin oranı,
her hasta ve her göz için farklı olmaktadır.
Gülşen:
Ameliyat öncesinde bir hazırlık yapıyor musunuz?
Kornea nakli ameliyatı
genellikle hastanede yatmaya gerek olmadan yapılan bir ameliyattır. Genel
anestezi altında ameliyat yapılacağı için, ameliyat saatine göre hastaların
kahvaltı yapmaması gerekebilir. Ameliyat günü hastalara, hemşireler
tarafından öncelikle göz damlaları damlatılır ve gerginliği azaltmak için
bir sakinleştirici (sedatif) ilaç verilir. Ameliyat sırasında ise hasta,
yapılan işlemleri hiçbir şekilde fark edemez.
Gülşen:
Ameliyat hakkında bilgi verir misiniz?
Kornea ameliyatına karar
verildiğinde ve uygun kornea bulunduğunda, öncelikle nakil yapılacak gözde
göz tansiyonunun düşük olduğuna emin olunur; değil ise, düşürülür.
Nakledilecek kornea (grefon) punç adı verilen vakumlu bir sistemle,
nakledilecek boyutlarda kesilerek hazırlanır. Grefon hazır olduktan sonra
alıcı göz trefan adı verlen sistemle hazırlanır. Grefon boyutu ile alıcı
gözdeki alıcı yatak boyutu özel olarak ayarlanmaktadır. Grefon (kornea)
dokusu, daha sonra uzaklaştırılan hasta korneanın yerine sık suturlerle
(uygun boyutlarda hazırlanmış olan sağlıklı verici kornea yerine dikilir)
yerleştirilir. Sutur atma yöntemi de, hastanın gözüne göre uygun teknikle
yapılmalıdır. Hastalıklı veya travma görmüş kornea dikkatlice yerinden
alınır. Ameliyat tamamlandığında ise göz, koruyucu olarak kapatılır.
Gülşen:
Hastaların ameliyattan sonra nelere dikkat etmesi gerekiyor?
Ameliyat bitip genel
anesteziden uyandıktan sonra, istediğiniz zaman eve dönebilirsiniz.
Hastanede kalmanız gerekmemektedir; ancak, sizi eve götürecek bir
yakınınızın yanınızda bulunması önemlidir. Ameliyatın ertesi günü,
doktorunuz sizi poliklinikte tekrar muayene edecektir.
Ameliyat
sonrası hastanın yapması gerekenler:
•
Göz damlalarınızı,
doktorunuzun önerdiği şekilde kullanınız,
•
Gözlerini her türlü
travmadan korumaları
•
Gözünüzü ovmayınız veya
bastırmayınız,
•
Gerek duyuyorsanız, ağrı
kesici tablet alabilirsiniz,
•
Normal günlük
aktivitelerinize dönebilirsiniz; ancak aşırı hareket ve egzersizlerden
kaçınınız,
•
Doktorunuzun önereceği
şekilde, koruyu bir gözlük ve ya göz koruyucusu kullanınız,
•
Doktorunuza ne zaman
tekrar araba kullanabileceğinizi sorunuz,
•
Evdeki tedavinizle ilgili
herhangi bir sorunuz varsa, doktorunuza mutlaka danışınız.
Tedavinin sürekli olarak
gözün iyileşme durumuna göre ayarlanması ve dikişlerin zamanında alınması
için önemlidir. Genellikle, dikişler alınana kadar en az bir yıl
beklenmektedir. Bu süre içinde, doktorunuz sizi belirli aralıklarla düzenli
olarak kontrol etmek isteyecektir. B nedenle hastanın kontrollerini
aksatmaması son derece önemlidir.
Gülşen:
Kornea nakli yapılan hastalarda görme hangi düzeye ulaşır?
Kornea nakli sonrası
görme miktarı, hastada kornea nakline gereksinim yaratan duruma, patolojinin
ciddiyetine ve gözün gören kısmı olan retinadaki sarı noktanın patolojiden
etkilenme durumuna göre değişir.
Gülşen:
Kornea nakli yapılacak kişilerde katarakt varsa ne yapılması gerekir?
Kornea nakli yapılacak
kişilerde katarakt varsa, katarakt ameliyatı, gözün durumuna göre kornea
nakli ile birlikte, daha sonra veya öncesinde yapılabilir. Buna, gözünüz
için en iyi sonucu verecek şekilde doktorunuz karar verecektir.
Gülşen:
Kornea nakliden sonra doku reddi olabilir mi? Bu hastalar için neler
yapılabilir?
Vücuttaki tüm doku
nakillerinden sonra olabildiği gibi, kornea naklinde de red riski vardır.
Ancak, damarsız bir doku olduğu için ameliyat sonrası erken dönemde red
riski daha azdır. Ancak, ameliyat sonrası süre uzadıkça nakledilen dokunun
özellikle endotel tabakasında yıpranma ve red reaksiyonu gelişimi
olabilmektedir. Ortalama 10 yıl sonra tekrar kornea nakli yapılması
gerekebilmektedir.
Gülşen:
Kornea nakli ameliyatı olan bir kişide doku reddi olduğunda gözde nasıl
belirtiler olur?
Doku reddinin hastada ilk
belirtileri, gözde fazla miktarda yaşarma ve genel bir rahatsızlık hissidir.
Hastalar, görmelerinin giderek bozulduğunu da ifade edebilirler.
Red cevabı geliştiğine dair uyarıcı bulgular şunlardır:
•
Işık hassasiyetinde artış,
•
Gözde kızarıklık,
•
Görüntüde bulanıklık
Bu bulgulardan herhangi biri ortaya çıktığında, acilen
doktorunuza başvurmalısınız. Kornea naklinden sonra
olası diğer problemler şunlardır:
•
Enfeksiyon,
•
Kanama,
•
Retinada (gözün sinir tabakası) su tutulması sonucu ödem ve
şişme, veka yırtılma (dekolman)
•
Göz tansiyonunda artış (Glokom)
•
Astigmat
Bütün
bu komplikasyonlar, erken müdahale edildiğinde tedavi edilebilir. Tedavi
edilemeyen bir komplikasyon geliştiğinde kornea nakli tekrar edilebilir.
Tekrar kornea nakilleri de genellikle başarılı sonuç vermektedir. Ancak, red
cevabı gelişmesi için toplam risk, tekrar edilen kornea nakillerinde ilk
nakle göre daha fazla olmaktadır.
Kornea nakli sonrası görme, zaman içinde giderek artış
gösterir. Özellikle kornea yüzeyinde düzensizliğe bağlı astigmat gelişimi
sonucu görme azalması, zamanla düzelmektedir. Genel olarak, kornea naklinden
sonraki bir yıl içinde kendiliğinden görme artışı beklenmektedir. Ayrıca,
geriye kalan sabit refraktif kusura ikinci bir müdahale yapılarak (ör:
astigmatik keratektomi, LASIK vb), görme artırılabilmektedir.
Kornea nakli başarılı olsa dahi gözde bulunan diğer durumlar
(ör: yaşa bağlı maküla dejenerasyonu, glokom, diyabete bağlı retina hasarı
gibi), ameliyat sonrası görme miktarını sınırlayabilmektedir. Bu tip
problemler de bulunsa dahi, kornea naklinden yarar görüp görmeyeceğinizi
doktorunuz değerlendirecektir. Bu konuda, aklınıza gelen soruları
doktorunuzla ameliyattan önce tartışmalısınız.
Başarılı
bir kornea nakli, hem hastanın hem doktorun dikkat ve ilgisini
gerektirmektedir. Korneanın tüm tabakaları hasar görmüş ise, başka hiçbir
cerrahiden yarar görmeyebilir.
Unutulmaması gereken diğer bir nokta da kornea naklinin,
sağlıklı korneaya sahip binlerce insanın hayatta iken, kornealarını öldükten
sonra alınması için bağışlamasına ve ölümden sonra ailelerinin, kornea
alımına izin vermelerine bağlı olmasıdır. Bu nedenle, sağlığını kaybeden
korneaya sahip insanlara yeniden görüş imkanı veren
bu ameliyatı tanıtırken, sağlıklı korneaların bağışlanması konusuna da
dikkatinizi çekmek istiyoruz.
Gülşen: Kornea nakli yapılan gözde renk değişikliği olabilir
mi?
Kornea nakli sonrası
kullanılan damlalara bağlı olarak göz renginde değişim görülebilmektedir. Bu
durumun tıbbi olarak bir sakıncası yoktur.
Gülşen:
Tıptaki son gelişmelerden bahseder misiniz?
Standart yöntemde bir
vakum-bıçak sistemi olan punç ve trefan ile kornea grefonu ve alıcı göz
hazırlanırken; günümüzde bu işlem femtosaniye laser ile (Intralase)
yapılabilmektedir. Böylece, kesilerin kenar düzgünlüğü daha fazla olmakta,
ameliyat sonrası yara iyileşmesi daha hızlı ve biyomekanik olarak daha
kuvvetli olabilmektedir. Ayrıca, bu yöntemle hazırlanan dokularda ameliyatta
gerekli sutur sayısı azaldığı için, postoperatif astigmatizma miktarı da
azalmaktadır.
|
Yrd.
Doç. Dr. Canan Aslı Utine Kimdir?
Uzmanlık
Alanı: Göz Hastalıkları Yan Dal Uzmanlık Alanı : Hacettepe
Üniversitesi Tıp Fakültesi (İng Tıp) 2001 yılında mezun oldu.
Uzmanlığını 2005 yılında Beyoğlu Göz Eğitim ve Araştırma Hastanesi
yaptı. Boğaziçi Üniversitesi, Biyomedikal Mühendislik Enstitüsü (Master
programı) yaptı.
Dernek / Kulüp
Üyelikleri : Turk Oftalmoloji Derneği (TOD),
TOD Katarakt ve Refraktif Cerrahi Birimi Aktif
Üyeliği, Türki Cumhuriyetler Oftalmoloji
Derneği (TCOD), European Society of Cataract
and Refractive Surgery (ESCRS), American
Society of Cataract and Refractive Surgery (ASCRS),
American Academy of Ophthalmology (AAO),
International Society of Refractive Surgery of the
American Academy of Ophthalmology
(ISRS/AAO),
European Vitreoretinal Society
(EVRS)
Yayınlanan
makaleleri:
Yabancı Yayın
Sayısı : 8
Türkçe Yayın
Sayısı : 12
Uluslararası
bildiri sayısı : 34
Ulusal bildiri
sayısı : 25 |
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Gülşen Kaş
1975 İstanbul doğumlu. Anadolu
Üniversitesi
AÖF
İşletme mezunu. İndigo Türkiye ile 2005 yılında tanıştı. Uzun
yıllardır sağlıkla ilgili araştırmalar yapıyor. Dünyayı gezmek
ve farklı kültürleri tanımak istiyor. Özgürlük herkes gibi onun
içinde çok önemli.
Detaylı Bilgi
|