|

Haber: Gülşen Kaş
Sağlık Haberleri,
İstanbul - EKİM 2007
Stres, Beyin
ve Tedavi Yöntemleri
Stres’in pek çok tanımını
vardır. Vücudu etkileyebilen iç ve dış etmenlerin tümüne stres diyor
uzmanlar. Geçirilen üzüntüler, ameliyat, soğuk yada aşırı sıcak, kazalar,
çevre kirliliği de bizleri etkileyen faktörler arasında yer alıyor.
Dr. Güçlü Ildız’a göre bu
etkiler, insanlar üzerinde farklı sonuçlara yol açıyor. Çünkü her insan,
şahsına özel ve tektir. Benzerlikler olabildiği gibi, tıpa tıp da aynı
değillerdir diyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Güçlü Ildız’la Stres, Beyin ve Yeni
Tanı-Tedavi Yöntemleri hakkında konuştuk.

Röportaj:
Gülşen Kaş
Gülşen:
Hocam stressiz bir yaşam düşünülemez değil mi?
Dr. Güçlü Ildız:
Evet. Stresin derecesi ve çeşidinin insanlar üzerindeki etkisi farklılıklar
yaratabilse de, çok daha önemli olan, kişinin strese karşı gösterdiği
dirençtir. Bu nedenle aynı şiddetle gelişen stres, insanlarda farklı etkiler
yaratır. Etkiyi belirleyen bireysel dirençtir. İnsan çeşitliliğini sağlayan
organ beynimizdir. İnsan olma özeliğini kazandıran bölüm ise, beynin ön
bölgesidir. Beyin ön bölgesinin farklı çalışma özellikleri ile farklı duygu,
düşünce ve davranış özellikleri ortaya çıkar. Aşağıda yer alan tabloda beyin
ön bölge çalışmasıyla oluşan özellikler görülmektedir.
|
-
Dikkati sürdürme
- Sabır
-
Planlama, tasarlama
-
Yargılama
- Tepki
kontrolü
-
Düzenli olma
-
Kendini
kontrol edebilme |
-
Sorunları çözme
-
Ayrıntılı düşünme
-
Gelecekle ilgili öngörüde bulunma
-
Hatalardan ders çıkarma
-
Duyguları anlama ve ifade etme
- Empati
kurma
-
Sağduyu |
Gülşen:
Daha önceki röportajımızda beynimizin renk tonlarından da bahsetmiştiniz.
Renk koyulaştıkça beyinde nasıl farklılıklar ortaya çıkıyor?
Dr. Güçlü Ildız:
Beyin ön bölge çalışmasıyla ortaya çıkan
özelliklerimizin farklılıkları grinin tonlarına benzetilebilir. Her kişilik
özelliğinin ayrı bir tonu var. Ton farklılıkları kim olduğumuzu- kişilik
özelliklerimizi belirler. Ton açıldıkça daha normal olurken, koyulaşan
tonlar ve bunun sonucu olan duyarlılıklar farklı kişilik, duygu ve
davranışlarla ilgili yakınmalar ortaya çıkmasına neden olur.
Duyarlılıkları da ton
farkına benzetebiliriz. Beyin ön bölge yapısını etkileyen nedenler
duyarlılık derecelerini de etkileyerek farklılaşmamızı sağlar.
Beyin ön bölge çalışma
biçimi ve hacmi hayvanlarda çok daha basit ve küçüktür. Bu nedenle tüm
ceylanlar birbirinin tıpa tıp aynısıdır. Bu nedenle strese verdikleri tepki
hepsinde aynıdır. Bu nedenle doğal ortamında yaşayan hayvanlarda, insanlarda
görülen hastalıkların çoğu görülmez. Beyin ön bölge duyarlılıkları farklı
olan insanlarda, stresin yarattığı etkiler farklı, dolayısıyla hastalıklarda
farklıdır.
Gülşen:
Bunlar hangi hastalıklar?
Dr.
Güçlü Ildız: Kanserden
şeker hastalığına, kan basıncı yüksekliğinden depresyona kadar geniş bir
yelpaze içinde olan hastalıkların gelişim yeri, beyinde yer alan ve hem
hormonal hem de sinirsel yollarla vücudun çalışmasını sağlayan hipotalamusun
normal dışı çalışmasıdır. 1-15
Hipotalamus,
diğer beyin bölgeleri gibi,
beyin ön bölge
çalışmasının etkisi altındadır.16-29
HPA, HPG, HPT denilen
ve memeli hayvanlarda da bulunan yolların normal işleyişi ile vücut
bütünlüğü için gerekli olan enerji sağlanır (homestaz). Hipotalamus kaynaklı
yolların, kendini koruma içgüdüsü yaratan tehlikelerle (korku, saldırıdan
kaçma) ve çevre şartlarının çok değişmesiyle (aşırı soğuk) etkin hale gelir.
Amacı değişen ortama bedenin uyumunu sağlamaktır. Bu yolun etkin olmasıyla
kan şekeri yükselir, kan basıncı (tansiyon) artar, kolesterol düzeyi kanda
yükselir, kalp hızı artar, vücudun savunma-bağışıklık sistemi aktif hale
gelir ve kanda bir çok maddenin düzeyi artar yada azalır. Normalde geçici
süre ve yaşantımız süresince gereken durumlarda etkin olması beklenir (allostaz).
Yolları kontrol eden beyin bölgelerinin duyarlı hale gelmesi yada kimi
gıdaların sıkça alınması sonucu etkinliği artar (allostatik yüklenme). Bu
durum çokça bilinen hastalıkların başlangıç dönemini oluşturur. Bu yolun
aşırı etkinliği sonucu duyarsız hale gelmesi (allostatik aşırı yüklenme) ile
hastalıklar ortaya çıkar. İşte hipertansiyon, diyabet, astım, guatr,
allerjik hastalıklar, kalp-damar hastalıkları, beyin-damar hastalıkları, ruh
hastalıkları, kimi cilt hastalıkları, bağışıklık (immünolojik) sistemi
hastalıkları, mide-barsak hastalıklarının altında yatan asıl neden
hipotalamus kaynaklı yollarda oluşan duyarsızlaşmadır.
Gülşen:
Stres yaşamımızı nasıl etkiliyor?
Dr. Güçlü Ildız:
Bu saptamalar ışığında sonuç olarak gelinen nokta şudur; Stresin insan
üzerinde olan etkisini (yakınma ve hastalık yaratma ölçüsünü), beyin ön
bölge duyarlılıkları belirler. Her kişilik özelliğin duyarlılık dereceleri
farklıdır. Bu farklılık strese olan direncin bir göstergesidir.
Stres altında yakınma
yaratmayan beyin, iyi çalışan beyindir. Tüm hastalıkların tedavisinde
öncelikle beyin ön bölge özellikleri değerlendirilmeli, tedaviler bu sonuca
göre şekillenmelidir.
Örneğin, yüksek kan
basıncı (hipertansiyon) olan kişi strese girdiğinde kan basıncında ani
yükselmeler gözlenir. Nedeni, duyarlı olan beyin ön bölgesidir. Bu kişiye
verilen tansiyon düşürücü ve sakinleştirici ilaçlar sadece geçici çözümdür.
Halen beyin ön bölge
çalışma özelliklerinin değerlendirilmesinde kullanılabilecek 3 objektif
yöntem vardır. (kimi nöropsikiyatrik testler beyin ön bölge özelliklerini
değerlendirebilse de sözel bildiriye dayalı olduğundan sübjektiftir)
Gülşen:
Tanı ve tedavi yöntemlerinden bahseder misiniz?
Tanı:
1.HEG (Hemoensefalografi):
Başa bağlanan bir bandın içinde bulunan verici ile sağlanan kızılötesi
ışınlar sürekli olarak beyin ön bölge kanlanmasını ölçer.
Duyarlılığı olan
kişilerde ölçüm değerleri normalin altındadır. Bu yöntem nöroterapi,
nörofeedback (geri besleme) yöntemiyle birleştirilerek, beyin ön bölge
kanlanmasını artırıcı olarak kullanılabilir.
Ölçülen değerler bir
monitör aracılığıyla kişiye gösterilir. Bu ölçümler anlık olarak iniş ve
çıkışlı bir grafik çizer. Çıkış durumunda yani beyin ön bölge kanlanmasının
arttığı anlarda nöroterapi aletinden çıkan ses pozitif feedback (olumlu geri
besleme) olarak beyni telkin eder. Yarım saatlik seanslar ile verilen ses
telkinleri beynin nasıl daha iyi kanla beslenmesi gerektiğini beyne öğretir.
HEG
yöntemi ile beyin ön bölgesinde hücrelerin çalışması sonucu açığa çıkan
maddeler beyinden daha hızlı bir biçimde temizlenir. Beyin hücrelerinin daha
çok oksijen, glukoz vb.. maddeleri daha verimli kullanması sağlanır. Sonuçta
daha iyi çalışan bir beyin ön bölgesi ile bu bölgenin kontrol ettiği diğer
beyin bölgelerinin ve vücudun daha sağlıklı olması amaçlanır.
2.TOVA
testi: Beyin ön bölge duyarlı çalışmasıyla 2
özellik özellikle etkilenir. Dikkati sağlama ve sürdürme ile tepki kontrol.
TOVA testi bir bilgisayar programı ile çalışır. Program içinde yer alan veri
tabanında normal kişileri ve hastaların test sonuçları bulunur. Testi olan
kişinin sonuçları, veri tabanında bulunan sonuçlarla karşılaştırılır. Tanı
ve takipte faydalıdır.
3.QEEG
(Beyin haritalama yöntemi); Başa bağlanan 19 elektrot ile alınan beyin dalga
özellikleri bilgisayar programı ve veri tabanında yer alan normal ve
hastaların sonuçlarıyla karşılaştırılır.
Her 3 yöntem başta ABD
olmak üzere dünyada kullanım yaygınlığı giderek artmaktadır. Ancak ülkemizde
ne yazık ki doktorlar tarafından hala bilinmemektedir. Özellikle subjektif
temeller üzerine oturmuş olan psikiyatri bilimi, ülkemizde bu 3 objektif
tanı yöntemine şüpheyle baktığı görülmektedir. Reçete ettikleri ilaçlarla
beyin çalışma özelliklerini değiştiren nöroloji uzmanları ve
psikiyatristlerin, beyin çalışma özelliklerini değerlendiren objektif
yöntemlere daha sıcak bakmaları dileğimdir.
Tedavi
Beyin duyarlılığının en
uç noktası (gri tonunun siyaha yaklaştığı) şizofrenidir. Dikkat eksikliğini
de duyarlılığın kendini göstermeye başladığı sınır olarak varsayabiliriz. Bu
iki klinik özellik arasında kalan pek çok duyarlılık dereceleri hemen tüm
hastalıklara eşlik eder (sinirlilik hali, gerginlik, yorgunluk, baş ağrısı,
baş dönmesi, unutkanlık, uykusuzluk, depresif ruh hali vb.)
Beyin ön bölge
duyarlılıklarını azaltarak ve bu bölge çalışmasını güçlendirerek doğrudan
yada dolaylı olarak pek çok hastalığa fayda sağlanabilir.
İlaçlar, beyin ön
bölgesini tedavi edemezler, sadece kullanıldıkları süre içinde beyni
baskılayarak yakınmaları hafifletebilirler.
Ülkemizde yeni gelişen
tedavi yöntemlerinden biri olan nöroterapi, yukarıda anılan 3 tanı ve takip
yöntemi ışığında uygulanarak, beyin ön bölge duyarlılığının azaltılması
yönünde ümit vermektedir.
Nöroterapi:
Tamamen kişinin kendi kontrolü ile, kendi beynine nasıl
doğru çalışması gerektiğini gösterir. Yan etkisi yoktur. 30 dakika süren
seanslar halinde uygulanır.
Biyografi:
Dr. Güçlü Ildız:
14 Ekim
1965 doğumluyum. Çukurova Ün. Tıp Fakültesi mezunuyum. Ankara Hastanesi
Uzmanlığımı aldım. (1998) 7 yıllık uzmanlık sonrası yapılan tedavilerin
aslında bir işe yaramadığını düşünüp arayışa girdim. 3 yıl önce Nöroterapi
yöntemini internet aracılığıyla tanıdım. Önce 2 yıllık teorik sonra da 1
yıl önce Amerika, İngiltere ve Hollanda eğitim ve deneyim turunun ardından
Osmanbey’de bulunan Medİstanbul kliniğinde Nöroterapi uygulamaya başladım.
İletişim: 0212, 296 48 48 / 0212 669 11 98 / 0555 566 97 07
www.noroterapi.com
YAZAR
HAKKINDA BİLGİ
Gülşen Kaş
1975 İstanbul doğumlu. Anadolu
Üniversitesi
AÖF
İşletme mezunu. İndigo Türkiye ile 2005 yılında tanıştı. Uzun
yıllardır sağlıkla ilgili araştırmalar yapıyor. Dünyayı gezmek
ve farklı kültürleri tanımak istiyor. Özgürlük herkes gibi onun
içinde çok önemli.
Detaylı Bilgi
|